Ali Baturay

 

Yasa yapmak, uygulamak ya da uygulamamak

22 March 2014, Saturday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

   Hayatta beni en çok üzen şey; çok iyi niyetle yaptığım bir hareketin, bir eylemin, bir çalışmanın yanlış anlaşılmasıdır.

Birilerini mutlu etmeye çalışırken, tam tersine onlara mutsuzluk veya huzursuzluk vermek beni çok üzer.

İş yaşamınızda veya sıradan günlük ilişkilerinizde de olabilir. Bazen çok iyi niyetle sevdiklerinize bir sürpriz yaparsınız ama bırakınız beğenmemelerini bir tarafa, krizlere bile sebebiyet verebilirsiniz.

Dostum Tufan Erhürman da “Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası” konusunda benzer bir konumdadır. Derin bilgi birikimi, özverisi ve iyi niyetiyle emek verdiği yasanın, kendisine yoğun bir tepkiyle dönmesi onu üzmüştür.

Erhürman’ı televizyon programlarında dinledim, gazeteci arkadaşlara verdiği demeçleri okudum. Eleştiriler karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını gözlemledim. Milletvekilliğini bırakmayı düşünebilecek kadar demoralize olmuş durumda.

Bazı başka yasalarla ilgili eleştirilere de bozuldu ama kendisine yakın basın camiasından “Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası” ile ilgili eleştiriler onu çok yaraladı. (Gerçi önceki gece BRT’deki söyleşide Erhürman’ı normal ruh haline dönmüş gördüm ve sevindim.)

Aslında çeşitli kesimlerden gelen bazı eleştiriler, eleştiri sınırlarını aşıp, saldırıya dönüşmüş durumda.

Bizim, yani basın camiasının eleştirilerini basamak yapıp haddini aşanlar da vardır. Nitekim Gazeteciler Birliği Başkanı Hüseyin Güven, bu konuda açıklama yapma gereği duymuş, camianın Erhürman ile bir derdi bulunmadığını, amacın bağcıyı dövmek olmadığını vurgulamak zorunda kalmıştır.

Televizyonda Erhürman’ın o üzgün halini gördüğümde ve “milletvekilliğimi gözden geçireceğim” sözünü işittiğimde, yasaya eleştiri getiren birisi olarak, gerçekten üzüldüm; benim de bunda bir payım var mı diye düşündüm. Ancak geçen hafta yazdığım yazımı tekrar okuduğumda, eleştirilerimin rencide edici olmadığına karar verdim.

Yasaya eleştiri yapan ve ceza bölümlerinin yeniden ellenmesini isteyen birisi olarak, Erhürman’a kızgın değilim, milletvekilliğini veya meclisteki görevlerini bırakmasını istemiyorum. Eleştiriler karşısında pes etmemesini tavsiye ederim. Hiçbir zaman alışılmış milletvekili profilinde olmamıştır ve olmayacaktır da. Erhürman, yasayı yaparken basını bilgilendirmeyi unuttuğu için kaç kezdir özür diliyor. Bizde kaç milletvekili gördünüz özür dileyen?

Elbette farklı olanı yaparsanız, sizi anlamakta zorlanırlar ya da anlarlar da işlerine gelmez, önemli olan da o farklılığınızı koruyup, çoğunluğa bunu kabul ettirmektir. Bu memlekette iş yapan azdır ama eleştiren çoktur, herkes eleştirmendir. Hemen her konuda herkesin eleştirisi vardır ama “gel sen elini taşın altına koy”, “gel sen bir şeyler üret”, “gel öneri yap” dediğinizde kimse yanaşmaz. Bizde kimse bir şey yapmak istemez ama iş konuşmaya gelince bir milyon kişi bulursunuz.

Sırf haksız eleştiriler de var diye pes etmek Erhürman’ın mücadeleci kişiliğine uymaz. Tufan Erhürman’ın parlamentoda daha birçok yararlı iş yapacağına inanıyorum. Tepki varsa da bazı şeyler iyi anlatılmamış demektir.

Yasalar genelde toplumun iyiliği içindir ama bazı kesimleri de rahatsız edebilir, bu son derece doğaldır.

“Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası”nın direkt basın için yapılmadığı halde basın camiasını rahatsız ettiği gibi. Önemli olan yasanın çekince yaratan bölümlerinin düzeltilebilmesidir ki bu konuda Erhürman, önerileri değerlendireceğini söylemiştir.

Bu ülkenin önemli bir sorunu, yasaların uygulanmamasıdır. Yasa yapmak önemli değildir, önemli olan yapılan yasanın uygulanmasıdır. “Eskidi” denilen yasalar gerçek anlamda uygulansa bugün ülkemiz çok daha iyi durumda olurdu. Örneğin çalışma yasaları layıkıyla uygulansa birçok emekçi bugün karşı karşıya kaldığı sorunları yaşamayacaktı. Önemli yasalar yapılıyor son dönemde ama vatandaşlar buna fazla ilgi göstermiyor. Bugün birçok yasanın tam uygulanmaması nedeniyle halk, bunlara kayıtsız davranıyor.

Birçok kişi yapılan yasaların ülkeye bir çözüm geldikten sonra, ülke gerçek anlamda legal olduğu zaman, uluslararası hukukun içine girdiğinde yararı olacağını düşünüyor.

Şimdi aklınıza bir soru geliyor değil mi? Diyeceksiniz ki; “Madem bu ülkede yasalar layıkıyla uygulanmıyor niye korkuyorsun Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası’ndan?”.

Evet, yerinde bir soru. Ancak yıllardır bu ülkeyi yönetenler, halkın yararına olan ancak uygulanmayan yasaların peşine düşmezler ama kendilerine dokunacak olanlarda hep hassas oldular. O nedenle “Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası” bizi korkutuyor.

Elbette ki yasa yapıcılar, yasaları mahkemelerin veya ülkeyi yönetenlerin güvenilir olup olmadığını düşünerek yapmaz ama biz yine de bu ülkenin normal bir ülke olmadığını dikkate alarak, gelin en azından “kamu yararı içerdiğinde” hapislik olmaması için bir düzenleme yapalım.

Sevgili Erhürman, her ne kadar da bizi rahatlatmaya çalışsa ve bariz örneklerle de çok net ve anlaşılır açıklamalar yapsa da biz şüpheciyiz arkadaş. Hani o klişe söz var ya; “gazeteci annesinin sevgisinden bile şüphe etmeli” diye. İşte o hesap... Ne olur ne olmaz!

“Biz tedbirimizi alalım” diyeyim ve o çok klasik sözle bitirelim yazıyı: Burası KKTC, hiç belli olmaz.

Yazarın Tüm Yazıları
Devletseniz Koordinasyon Ofisi’ne ihtiyacınız olamaz 
Hükümetin en büyük derdi Kıbrıs sorunu 
Toplumu hazırcılığa alıştırmayın 
Bir insanın “sahibi” olabilir mi? 
Eğitim sendikalarının can yakıcı sözleri 
Çözüm istemenin yeni adı ‘saplantı’ mı oldu? 
Hataların bedelini niye halk ödesin? 
İnsan odaklı düşünememek 
İlla ki kara gözlükleri takmaya gerek yok 
Bir de böyle bakın dünyaya 
Akıntıya kapıldık gidiyoruz 
Markulli’nin özrü 
Her şeyi erken unuttukça daha başımıza çok iş gelecek 
Günah keçileri 
Kavuşmakla kaybetmek aynı kefeye sığar mı? 
“Af”, eşitsizlik demektir 
Kıbrıs’ta FETÖ’cü ve darbe yanlısı gazeteci yoktur 
Masada kavga, demeç savaşı ne kazandırdı ki bize bugüne kadar? 
İki belediye: Hangisi eleştirilmeli? 
Yatırımcılar bu ülkeyi araştırmadan gelmiş olamaz 
Merdiveni arızalı itfaiye aracı 
Belediyelerde batmış sistemin üzerine bina kurulamaz 
Hayatımızın her döneminde ispiyoncular olmuştur 
Bir ihale süreci ve ilkesizlik   
Mitingin zaman ve mekanının kaydığı an 
Demokrasinin “düşünce ve ifade hürriyeti” bölümcüğünü kullanabilir miyim? 
Çevre Koruma Dairesi ne işe yarar? 
Polis 
Her şeyi kabullenirsek, ne değişir ki? 
 “Biz ve diğerleri” değil “hepimiz” olsun 
Sanki ortaya bir şey çıktı da tuttu UBP’yi gaile 
Sözünüzü tutun, yasayı boş verin 
Yasaya uyacaklarına, illa ki yasa onlara uyacak 
Amerikalıların raporundan mı öğrendik bunları? 
Yine Sayıştay 
 “Nefret” ve “intikam” mutluluk getirmez 
Bilgi akışı sağlayan bir makam olmalı   
Dönelim bakalım bizim mahalleye... 
İlla ki Kıbrıs’ı da darbe girişimiyle ilişkilendirecekler 
Bakalım OHAL neler getirecek? 
İnsanlığın sakıncalı halleri 
İdam tehlikeli bir oyuncaktır 
Demokrasinin gerçek anlamda kazanması için 
Ne kısık demokrasi olsun ne de askeri rejim 
“Yok olmak istemiyorum” demek ırkçılık değil 
Türkiye’deki Suriyelilere tepki size neyi hatırlatıyor? 
Ölenler ve yaşayan ölüler 
Kamu zor ıslah edilir 
Her şey okurlarımız için 
8 Mart... Kadın Sığınma Evi... Samimiyetsizlik 
Mehmet Ali Akpınar’ın verdiği dersler 
 “Vermem” diyenler, Güzelyurt için ne yaptı? 
50 bin Sterlinlik otomobilin penceresinden çöp fırlatmak 
Geçmişe özlem 
Başkalarının dertleri bizi niye mutlu etsin ki? 
Üniversite enflasyonu fayda getirir mi? 
Koşan adam ile motosiklet kullanan adamın farkı 
Sayıştay 
Lanet olsun o bavulların yerine gitmesini engelleyenlere 
Eğitimde hazırcılığa alıştırma çok tehlikeli 
Korktuğumuz başımıza geldi 
Bir avantaj kazandırıyorsa, benim de Erdoğan’la fotoğrafım var 
Irkçılığa tedbir alınmalı, misillemeye fırsat verilmemeli 
Çözüm olacakmış! 
Yardım etmek iyidir ama... 
Politikacılar sizi şaşırtıyor mu? 
“TAK’ta sansür” meselesi 
Ayinlerden niye rahatsız olalım ki? 
Beynimize kazılanları hafife almayın 
“İşe gelmeyenle”, “gelip de iş yapmayan” ya da “iş beceremeyen” arasında ne fark var? 
Müthiş bir tekrar duygusu 
Saklı gerçekler 
Milletvekilinin bedeli 
Çıldırtan dağınıklık 
Aman eleştirme yıpratırsın! 
Yasalar karşısında herkes eşitse 
Anahtarı çoktan kaptırdık 
İstifa ve özür çok kıymetlidir 
Referandumdan neden “hayır” çıktı 
Hiçbiri başarılı değil 
Hep birlikte batmak için uğraşıyorlar 
Gazeteci: Söküğünü dikmekten aciz terzi gibi 
İğrençliğin cazibesi! 
Hak ederek bir yere gelebilmek 
Ceza baskısıyla gazetecilik yapılamaz 
Ölümden korkar mısınız? 
denemem 
Ölümden korkar mısınız?