Derviş Deniz

 

Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü

27 March 2014, Thursday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Geçmişten günümüze ekonomik hayatı etkileyen en önemli faktörün siyaset ve diplomasi şartları olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Kıbrıslı Türklerin ekonomik koşullarını Kıbrıs’taki siyasi çözümsüzlük çerçevesinde değerlendirmek en doğru hareket tarzıdır.

 

Dünya ülkelerinin ticaret ve diğer ilişkiler açısından modern ulaşım ve teknoloji araçlarının gelişmesi ile birlikte daha fazla işbirliğinde bulunmaları, bu ülkelerin bireysel ve ortak çıkarları açısından önemli bir gelişme olarak son yıllarda önümüze çıkmaktadır. Ülkelerin siyasi açıdan ne kadar farklı görüş ve politikalar geliştirse de, gelişen dünya şartlarında ekonomik olarak birbirlerine bağlılık göstermek zorundadırlar.

 

Kıbrıs sorunun çözümünde siyasi etkenler ekonomik etkenlerin önünde görülse de, her iki tarafa da bakıldığında, bugünkü statükonun devamını isteyenlerin çok azı milliyetçi nedenlerle herhangi bir çözüme karşıdırlar. Statükonun devamından yana olanların çözüm karşıtlığı büyük ölçüde ekonomik nedenlerden kaynaklanmaktadır.

 

Kıbrıs’ta mevcut durumun değişmesine olanak sağlayacak bir siyasi çözümde önemli olan Kıbrıslı Türklerin uluslararası diplomaside Kıbrıs adasını geçerli anlamda yönettiği gerçeğinin kabul edilmesidir. Bunun gerçekleşmesi de en büyük olasılıkla federal bir Kıbrıs Cumhuriyeti içerisinde ortaklık haklarının kabul edilmesi ile mümkündür. En zayıf ihtimal ise Uluslararası Kriz Grubu’nun raporunda da belirtildiği gibi bağımsız bir yeni Kıbrıs Türk Devleti’nin AB üyeliğine alınıp Kıbrıslı Türklerin devlet olma hakkının uluslararası diplomaside  kabulüdür.

 

Bana göre 1964’ten beridir Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında Kıbrıs adasının siyasi sahipliğini tek başına elinde bulunduran ve bu konuda uluslararası kabullenmişliği olan Kıbrıslı Rumların, veto hakkı olduğu AB içerisinde Kıbrıslı Türklerin ayrı bir devlet olarak üye kabul edilmesini kabul etmesine hiçbir ihtimal bulunmamaktadır. Hele de Kırım’daki gelişmeler bu konudaki reaksiyonu daha da artırmaktadır.

 

Kıbrıs’ta federal bir çözüm Kıbrıs Türkünün sadece siyasi açıdan değil de ekonomik açıdan da ada üzerinde hakim duruma getirecektir. Ekonomik kaynakların küçük bölgelerle sınırlanıp, aynı ada üzerinde yaşayan tüm toplumların ortak kullanımına verilmemesi ekonomik aktiviteleri kısıtlamaktadır. Bu nedenle Kıbrıslı Rumların 1963ten beridir Kıbrıslı Türkleri siyaseten ve ekonomik olarak yok sayma eylemlerinin federal çözümden sonra da devam edeceği tehdidinin var olacağı beklentisinde olmamıza rağmen, 1974 sonrası geliştirdiğimiz ekonomik aktivitelerin bu gibi tehditlere karşı çok da kırılgan olamayacağını da düşünüyorum.

 

Kıbrıs’ta varılacak çözümün bağımsız bir Kıbrıs Türk Devletinin kabulü ile sonuçlanmasını ekonomik açıdan Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıslı Rumların rekabetine karşı koruma olarak algılamak, ekonominin genelde işleyişi ile uyumlu değildir. Aslında Kıbrıslı Türklerin birçoğu için ekonomik tehdit, kendi varlığı olarak gördüğü ancak gerçek sahibinin Kıbrıslı Rumlar olan konut veya işyerlerinin kaybedilmesidir. Bu nedenle birçok kişi bağımsız Kıbrıs Türk Devleti’nin kabulü ile Kıbrıs’ın kuzeyinde oluşan yapının aynen devam edeceği düşüncesindedirler.   Ancak bu konuda hepimizin iyi düşünmesi gereken bir konu vardır.

 

Bugün mevcut çözümsüzlük ve KKTC’nin tanınmamışlığı çerçevesinde Kıbrıs’ın kuzeyinde Kıbrıslı Rumlara ait malların satın alınmasında uluslararası alanda muhatap Türkiye Cumhuriyeti görülmektedir. Kıbrıs Türk Devleti’nin uluslararası tanınmışlığı halinde Kıbrıslı Rumların, Kıbrıs Türk Devleti içerisindeki mallarını ödeme yükümlülüğü direk olarak Kıbrıslı Türklere geçecektir. Bu nedenle çözüm nasıl olursa olsun, Kıbrıslı Türkler uluslararası tanınmışlık ile birlikte, Kıbrıs’taki tüm olanlardan direk olarak sorumlu tutulacaktır.

 

1963’leri ve daha sonrasını yaşamış biri olarak kendilerini Avrupalı sayan ancak düşünce olarak Avrupalı olmayan Kıbrıslı Rumlarla ortaklığın çok da kolay bir şey olmadığını biliyorum. Siyasi bir imkanda da ayrı bir Kıbrıs Türk Devleti’nin  bana daha büyük bir rahatlık yaratacağı düşüncesindeyim. Ancak reel diplomaside bunun olması çok zordur. Hele bir de ekonomik olarak düşünürsek, konu daha da kritik olmaktadır.

İsteğim Kıbrıs’ta bir daha 1963’lerin yaşanmamasıdır. Bu arada toplum olarak ekonomide uluslararası alanda geçerli olan nelerdir üzerinde fikirler geliştirmemiz gerekmektedir. Federal bir yapı olsun veya bağımsız bir Kıbrıs Türk Devleti olsun, ekonomik açıdan tehditler açısından çok farklı olduğu söylenemez. Her yapının kemdi içinde tehditleri vardır. Önemli olan hangi yapıda olursa olsun Kıbrıslı Türklerin kendini küresel ekonomik aktivitenin içerisinde bulmasıdır.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi