Av. Levent Kızılduman

 

Güney’de Kriz Kıbrıs Sorununun Çözümüne katkı sağlar mı?

23 October 2013, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Güney Kıbrıs’ta yaşanan ekonomik krizin, Kıbrıs Sorununun çözümüne katkı sağlayacağını umut eden görüşler ortaya atılmaktadır.
Yarım Yüzyıllık geçmişi olan bir sorunun, çözüm senaryoları ile ilgili olarak ekonomik kriz üzerinden saptamalar yapmak ve her olay ve olguyu hayra yormak muhakkak ki doğaldır. Nitekim Kıbrıs Sorunu sadece siyasi değil aynı zamanda çok yönlü bir sorundur. Buna karşı ben Kıbrıs sorununun adada çözüme katkı sağlayacağını düşünmenin aşırı iyimser bir yaklaşım olduğunu düşünmekteyim.
Düz mantık ile, Kıbrıs Sorununun çözümünün temin edeceği ekonomik katkılar, Kıbrıslı Rumların ve liderliklerinin göz önünde bulundurarak çözüme yönelik adım atmaları veya taviz vermeleri beklenilebilir mamafih toplumlar tek bir hücre gibi hareket etmez ve toplumların siyasi eğilimleri de düz mantıkla yönelim göstermez.
Örneğin Kıbrıslı Rumlar, yıllarca ekonomik dar boğaz içinde olan Kıbrıslı Türkler ile ilgili olarak zaten sebep oldukları izalosyonlar ile taviz vereceğimizi umut etmişler mamafih Kıbrıslı Türklerde taviz eğilimi değil aksine bağımsızlık eğilimi daha fazla etkin olmuştur.
Her şeyden önce Güney ile Kuzey’in çözüme olan bakışı farklıdır.
KKTC’de sağ partiler yıllarca “çözümsüzlük çözümdür” anlayışı ile çözüm karşıtı bir tutum takınmış bugün için ise çözüm istiyoruz ancak öncelikli çabamız olmayacaktır anlayışı ile hareket etmektedir. KKTC’de sol ise sağa karşın her daim çözümü nihai hedef olarak belirlemiştir.
Güney Kıbrıs’ta ise hem sağ hem de sol, her daim çözümü öncelikli hedef olarak saptamış, ancak ‘çözümsüzlük çözümdür’ anlayışı hakim olmamış, nihai hedef olarak Kıbrıslı Türklerin taviz vermesi beklenilmiştir.
Çözüm konusunda Güney’de Sol ile Sağ arasındaki ayrımda bizdeki Sol ile Sağ kadar ayrı kutuplarda yer almamıştır.
KKTC’de 2000’li yıllarda yaşanan Bankalar Krizi, İzolasyonlar, Göç ve Fakirleşmenin yaratmış olduğu koşullarla Kıbrıs Türk Solunun, Bu Memleket Bizim Platformu çatısı altında başlattığı süreçte, Sol’un AB, Çözüm, Demokrasi ve Refah vaatleri Kuzey’de çözümün nihai hedef olmasında etkin olmuştur.
Güney’de ise ekonomik kriz sebebiyle oluşan koşullarda bizde olduğu gibi Sol Partilerinin halka vaat edebileceği AB, Çözüm, Refah gibi hedefler söz konusu değildir.
Güney zaten AB üyesi olup krizden AB’yi mesul tutmaktadır. Keza Kıbrıslı Rumlar çözüm ile refahın artacağını düşünmemektedir. 1974’ten sonra oluşan ekonomik çarklar kendi düzenini oluşturduğu için çözüm ile yaşanacak ekonomik değişimlerin Rum sermayesine yarar değil, zarar getireceğine inanılmaktadır. Nitekim 2004 Referandumu’nda Baf bölgesinin en fazla hayır oyunu ortaya koymasında başlıca bu anlayış etken olmuştur.
Gelişen Baf çözümden sonra Mağusa, Maraş, Girne gibi turizm kentleri ile hakimiyetine son verileceğine inanmaktadır.
Siyasal olarak ise Kıbrıs Sorununun zaten çözümünün ancak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönüş veya tamamıyla Rumların inşa ettiği bir temelde devlet ile olacağını Güney’in tüm partileri düşünmektedir. Bizde ise sol zaten tanınmaya karşı- barış, konfederasyona karşı federasyon gibi ciddi ayrımlar ile halka kılavuzluk edebilmektedir.
Dolayısıyla Kıbrıslı Rumlarda ekonomik çöküş Kıbrıs sorununa bizim anladığımız şekilde çözüm bulma umutlarını güçlendirmez.

Krizin sonuçları

Peki kriz nelere sebep olur diye düşünüyorsak bu takdirde de Ekonomi-Suç bağlantısını göz ardı etmemek gerekir.
Ekonomik kriz ilk olarak suç artışına sebep olur, gayrı yasal eğilimler ilk önce mafyalaşmayı ve suç patlamasını doğurur. Bu da toplumsal öfkeyi ve şiddet olaylarını artırır.
Kıbrıslı Türklerin kendi istedikleri çözüme evet demeyeceğini düşünen Rumlar, kendilerince işgal altında olup topraklarının menfaatlerinden yararlanan Kıbrıslı Türklere karşı toplumsal öfkelerini yönlendirmeleri şaşırtıcı olmayacaktır.
Kıbrıslı Rumlar’da Sağ iktidarın sağlayacağı rahatlıkta, esen ırkçı rüzgarların güçlenmesine yardımcı olacaktır.
Anastasiadis nitekim ekonomik sorunlar sebebiyle taviz verip vermeyeceği kendisine sorulduğu zaman; ekonomik sorunların Kıbrıs sorunu ile iliştirilmesine müsaade etmeyeceklerini birçok kere dile getirmiştir.
Nitekim Güneyin öncelikli gündemi de Kıbrıs sorunu değil ekonomik sorunlardır.

Petrol Kaynakları

Bu süreçte Amerika’nın Kıbrıslı Rumlara çıkarmayı planladıkları Doğal Gaz ve Petrolü Türklerle birlikte işleyip dağıtmalarını dikte edebileceği ve bu zeminde bir çözümü temin edebileceği iddia edilmektedir. Ben bu yaklaşımı da gerçekçi bulmuyorum. Aşırı milliyetçi bir topluma aykırı görüşleri baskı ile dikte edemezsiniz. Keza İsrail, Almanya gibi çözümsüzlükten kendilerine Petrol’de pay bulan devletlerin çözüme müsaade edeceğini tahmin etmiyorum.
Bu süreçte KKTC ve TC smart solution (akıllı çözüm) ile adada çözümü dikte edebilir mi? Bunun da hayal gücü ile desteklenmesi gereken bir düşünce olduğunu düşünüyorum.

Toplam Yorum sayisi : 1

ALI HUSEYIN

2014-02-16 15:50:31
Rumlar ,kibrisli turkleri ambargolarla anlasmaya zorlaycaklarni zannettiler ama Turkiyeden gelecek para yardimina birsey yapamadilar plan islemedi Simdi Rumlar ayni durumda, ayni plan rumlara islermi ,islemez cunku rumlarin arkasinda AB var rumlara para yardimi yapar, dogal kaynaklar tek secenek deyil, onlar icin .Zorla, anlasma olunmaz,anlasma iki tarafinda birbirini kabullenmesinden olur.
Yazarın Tüm Yazıları