Derviş Deniz

 

Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi

23 October 2013, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs konusunda geçmişte yaşadıkları hayal kırıklıkları dolayısı ile son günlerde gazete manşetlerini kaplayan soruna çözüm arama ile ilgili haberler toplumdan beklenilen ilgiyi görmemektedir. Halbuki, Kıbrıs sorunu ile direk veya dolaylı ilgisi olan tarafların hareketlerine ve sözlerine dikkat edilirse gerçekten önemli bir aşamaya doğru gidildiği görülebilir.

Kıbrıs adası üzerinde direk olarak söz sahibi olan beş ülke veya taraf vardır. Bunun dışında da çözüm sürecini etkileyebilecek ülkeler de bulunmaktadır. Kıbrıslı Rumlara göre söz sahibi taraf dört olsa da uluslararası anlaşmalar bunun beş olduğunu teyit etmektedir. Zaten Kıbrıslı Türkler taraf olmasa yıllardır süren görüşmelerde neden taraf olarak bulunmuşlardır.

Kıbrıslı Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek sahibi gibi davranmaları hala devam etmektedir. Bu davranış siyasi olarak Kıbrıslı Türklerinin sadece azınlık hakları olduğu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti diye bir oluşum olmadığını belirtse de aslında bu davranış ekonomik olarak Kıbrıslı Türklerin gerek adada, gerekse adanın içinde bulunduğu coğrafik bölgede, toplumsal hiçbir haklarının olmadığını ifade etmektedir.

Biz Kıbrıslı Türkler olarak ne dersek diyelim, uluslararası ticari ilişkiler ve devletler arasındaki anlaşmalar gerçeğin farklı olduğunu bize söylemektedir. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Gümrük Birliği Anlaşmasında Kıbrıslı Türklerin devleti olan KKTC yer almamaktadır. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kıyılarında bulunan gaz rezervlerinin çıkarılması ile ilgili anlaşmalarda Kıbrıslı Türkler söz sahibi değildirler. Kıbrıs Cumhuriyeti kırkın üzerinde ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması yaparken KKTC sadece Türkiye ile çok da kapsamlı olmayan bir anlaşmaya sahiptir.

Siyasi olarak bakıldığında tüm bunlara Kıbrıslı Türklere uygulanan ambargolar dense de ve biz de avazımız çıktığı kadar ambargolar altında inlediğimizi haykırsak da, kimse küçücük bir topluluğun haykırmasından dolayı büyük ticari ilişkilerini tehlikeye atma yoluna gitmez. Bu nedenle de Kıbrıslı Türklerin ekonomik yönden bir yere gelmeleri ve sürdürülebilir bir ekonomik yapıya sahip olmaları için Kıbrıs sorununa çözüm şarttır.

Kıbrıs sorununa çözüm olmaması halinde yapılması gerekenlerle ilgili uzun zamandır çeşitli yazılarımda fikir ortaya atsam da iç siyasetteki popülizm iktidara gelen partilerin kalıcı bir eylem yapmalarına engel olmaktadır. Kıbrıs sorununun çözümünden umudunu kesen toplum, artık kurtuluşu bireyselliğe indirmiştir. Bu nedenle iktidara gelen partilerin toplum adına yapacaklarından çok, kişilerin bireysel sorunlarını veya sıkıntılarını çözmesi çok daha önemlidir.

Çözüm ümidini yitirmiş ve uluslararası bağlantıları elinden alınmış Kıbrıslı Türklerin böyle düşünmelerini yadırgamamak da gerekir. Çaresiz toplumların çığlığı bireysel duyulmaktadır. Ancak toplum farkına varmalıdır ki, uluslararası ticari ilişkiler içinde olmak toplumun tümünün avantajınadır. Bunun dışında kalmak da bireysel olarak büyük halk kitlelerinin daha da fakirleşmesi ve çok az bir azınlığın kapalı ekonomiden beslenerek zengin olması demektir. Bu nedenle “ bir şey olacağı yok, ben kendi menfaatime bakayım” felsefesi toplumsal yok olma felsefesi ile aynıdır.

Kıbrıslı Rumların 1963 ten itibaren Kıbrıs’ta siyasi ve ekonomik hükümranlık sürme çalışmaları aynı şekilde devam etmektedir. Şimdi Kıbrıslı Türkler hesapta olmadan güçlü Türk ekonomisine yanaşmayı ve Türk işadamları ile bölgesel menfaatleri paylaşmayı planlamaktadırlar. Kıbrıslı Rumların, gittikçe zenginleşen Türkiye’ye büyük hayranlığı vardır. Üzülerek görüyorum ki aynı Kıbrıslı Rumlar için Kıbrıslı Türkler ekonomik yönden kayda alınacak bir topluluk değildir.

Bu aşamada bireysel umutsuzluk ve siyaseten üretemez duruma gelinmiş olmasının bizleri ileriye taşıyamayacağını görmemiz gerekir. Bunun için de artık Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik yönden bazı ezberleri bozması gerekir. Bu konuda neler yapılabileceğini gelecek hafta sizinle paylaşmaya çalışacağım.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız