Av. Hasan Sözmener

 

Kurbağanın nal hikayesi

21 April 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Belki de geçmişte bir yazımda bu hikayeyi anlatmışımdır. Galliga, dereye yakın bir yerlerde, atı nallıyormuş. Kurbağa dereden çıkmış, “bana da banada” demiş. Galliga da, “senin nerene nal çakacağız” demiş.

Galiba da biz kurbağaya benziyoruz.

Alemler anayasa değiştirir, çıkmışız “bize de bize de” diyoruz. Birisi de çıkıp bize dese, “sizin neyinize anayasa” dese, ne cevap vereceğiz.

Geçen haftaki yazımda, anayasanın başlangıcında, kurulan devletin, diğer şeylerin yanı sıra “insan hak ve özgürlüklerini” korumak için kurulduğunun yazmakta olduğunu, yazmıştım ve vicdani ret’in bir insan hakkı olduğunu ve bu hakkın tanınması için, anayasada değişikliğe de gerek olmadığını belirtmiştim.

Bakınız daha anayasanın başlarındayım. Sosyal devlet, hukuk devleti, laik devlet, demokratik cumhuriyet kavramlarını daha açmadım. 8. maddenin yan başlığı “eşitlik” , bakınız bu madde neler söylemektedir.

(1) Herkes, hiçbir ayırım gözetilmeksizin, Anayasa ve yasa önünde eşittir, Hiçbir kişi, aile, zümre veya sınıfa ayrıcalık tanınamaz.

(2) Devlet organları ve yönetim makamları, bütün işlemlerinde yasa önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek ve ayrıcalık yapmamak zorundadırlar.

(3) Ekonomik bakımdan güçsüz olanların Anayasa ve yasalar ile elde ettikleri veya edecekleri kazanımlar, bu madde ileri sürülerek ortadan kaldırılamaz.

Evet anayasanın eşitlik maddesi bu. Şimdi gelin birkaç kapı dolaşalım. Bir okula gidelim. Okulda çalışanlar, okul müdürü, müdür muavinleri, öğretmenler, temizleyici kadın ve hademe. Bir kısım öğretmenin maaşı 5-6 bin Türk Lirası, bir kısım öğretmenin maaşı, 1700-2000 TL civarı. Temizleyici kadınla hademenin maaşı 3500 Türk Lirası.

Bir polis karakoluna gidelim. Polis müfettiş muavini, amir adam, emrediyor polis memuruna ve de polis çavuşuna. “Onu yapınız”, “bunu yapınız”  diyor. Polis memurunun maaşı 4000 TL, çavuşun maaşı 4500 TL, amirimizin maaşı 2500 TL. Derken kahveler geliyor, amirimiz elini cebine atıyor kahveleri ödesin diye. Polis memuru sesleniyor, “bırakınız amirim ben ödeyim zaten sizin halinizi allah bilir” diyor.

Ercan hava alanına ben gitmiyorum. Ama duydum. Yeni sivil hizmet görevlileri alınmış oraya. Çoğu üniversite mezunu gençler. Çakı gibilermiş maşallah. Hepsi İngilizce lisanına vakıflarmış. Bu kadrolar için lise mezunu gerekiyormuş. Ama çoğu dediğimiz gibi üniversite mezunu. Bir kural varmış ki, lise mezununun yeterli olduğu kadrolara bir üniversite mezunu atandığında, üniversitedeki her yıl için bir barem içi artış verilirmiş. Ama onlara denmiş ki, size yalnızca bir barem içi artış. Yani, bu son yasadan önce girenlerin hem maaşları iki kat fazla hem de üniversite yıllarının her biri için bir barem içi artış. Bu gençlere ise, birer barem içi artış ve hatta hiç alamayanlar varmış. Bu gençlerimize, sonradan maaş düşüşü de yapılmış. Denmiş ki, “gözden kaçtı, fazla ödedik, şimdi geri alıyoruz” Peki maaş? Sormayınız, 1700 TL civarı. Vardiyalı çalışıyorlarmış ve onlar günde 60 TL alıyorlarmış ve evlerini de yarım gün çalışan temizleyici kadınlara gündelik 120 TL vererek temizlettiriyorlarmış.

Tapu dairesine gidiyoruz. 2010 yılında sınır ihtilafı için açılan dosya öylesine duruyor. Bir malın kime ait olduğunu soruyorsunuz, ilgilenmezseniz bir ayda bile cevap gelmiyor.

Tapudan sonra mahkemeye geçtik. Adam avaz avaz bağırıyor. “teminat için çek verdim yani hatır çeki, …veng götürdü bangaya, geldik mahkemeye durdutsunlar diye, meğerlim çek kurandan da betermiş, kuran değişirmiş çek değişmezmiş ve ne laf anlatabildik ne de bir şey, …evenge mahkeme işler bize işlemez.”

Siz yukarıdaki öğretmenler, polisler, sivil hizmet görevlileri, ve çekzedeler ve diğer tüm vatandaşlar, bakınız anayasanın 8. maddesi ne diyor, bir okuyunuz lütfen. Şimdi uğraşıyorlar anayasayı değişeceklermiş. Ben onlara demez miyim ki, mevcudunu uyguladınız da bir de değiştirmeye kalkıyorsunuz. Mevcudu diyor ki, hiçbir kişiye, aileye, sınıfa ve zümreye ayrıcalık tanınamaz. 2. fıkra da devlet organlarına sesleniyor, yasamasına, yürütmesine ve yargısına, sesleniyor. “Eşit davranacaksınız, yasa geçirerek ayrıcalık yapmayacaksınız, davacının dava hakkı varsa davalının da müdafaa hakkını tanıyacaksınız…” diyor. 3.fıkrayı anlatmaya yerimiz kalmadı. Şimdilik nala gerek yok. Nallanma işini sonraya bırakınız.

 

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti