Derviş Deniz

 

Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli

21 April 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kıbrıs’ta kalıcı olacak bir çözüme her iki toplumun da ihtiyacı olduğu ortada. Bunun için toplumların birbirleri ile  güven içerisinde yaşayabilmeleri, adayı ortak yönetmeleri  kadar ekonomik açıdan fayda sağlamaları da önemlidir.

Kıbrıs’ın kuzeyinde çözümün hemen olmasını isteyen büyük bir kitle olduğu kadar, bu çözümün mevcut KKTC’yi ortadan kaldıracağı ve Kıbrıslı Türklerin devletsiz kalacağını düşünen bir de kesim bulunmaktadır. Her iki kesimin de çeşitli nedenlerle haklı oldukları durumlar olabilir. Siyasi açıdan bu konular derinliğine tartışılabilir ve farklı görüşler enine boyuna ortaya konabilir. Ancak tüm tartışmaların uluslararası hukuk ve reel politika üzerine yoğunlaşması ile ancak olumlu bir sonuç ortaya çıkabilir.

Bugün Kıbrıs konusundaki tartışmalarda gerek Kıbrıslı Rumlar, gerekse Kıbrıslı Türklerin zaman zaman uluslararası yasa ve uygulamaları göz ardı ettiğini de görebiliriz.

Bugünkü yazımdaki gayem, Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün Kıbrıslı Türkler açısından yarattığı ekonomik sıkıntıları doğuran nedenleri uluslararası uygulamalar çerçevesinde ele almaktır.

 

Kıbrıs’ın kuzeyinde yatırım yapılmaması ile ilgili olarak Türkiye dışındaki tüm ülkelerin resmi duruşları olduğu ortadadır. Türkiye ile dostluk ilişkisi içinde olan ülkeler bile resmi açıdan vatandaşlarının KKTC’de yatırım yapmalarına destek vermekten kaçınmaktadırlar. Bireysel bazda kişilerin yaptıkları yatırımlar dışında kurumsal bazdaki tüm yatırımlar Türkiye Cumhuriyeti’ndeki faaliyetlere bağlı olarak yapılmaktadır. KKTC’de çok az sayıda uluslararası şirket direk olarak yatırım yapmaktadır. Yatırım yapan şirketlerin geneli biraz önce de değindiğim gibi Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin şubeleri veya tabi şirketleridirler.

 

Türkiye dışındaki ülkelerde faaliyet gösteren kurumların KKTC’de direk olarak yatırımlarının olmamasının nedenleri tamamen uluslararası yasa ve uygulamalara bağlıdır. Yabancı yatırımcı yatırım yapacağı ülkede siyasi istikrar kadar uluslararası hukukun uygulanıp uygulanamayacağının da garantisini ister. Bu nedenle birçok kurum Türkiye’deki şirketleri aracılığı ile dolaylı olarak KKTC’de yatırım yapmakta ve ana şirketin Türkiye’de olması dolayısı ile hukuk arayışını Türkiye aracılığı ile garanti altına almaya çalışmaktadır.

 

Yabancı yatırımcı açısından en önemli beklenti vergi avantajı olsa da bunu tamamlayıcı olarak hukuk sisteminin güvenirliliği ve tahkim olanağı, mülkiyet hakları, farklı ülkelerle imzalanan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları, üretilen mal ve hizmetlerin uluslararası piyasalarda serbest dolaşımı ve gümrük birliği anlaşmalarının varlığıdır. Bu istenilenlerin büyük bir çoğunluğu da bir ülkenin siyasi anlamda tanınıp tanınmadığına bağlıdır.

 

KKTC’de mevcut devlet kurumları içersinde hukuk sistemi hala güvenilirliğini korumaktadır. Ancak yabancı yatırımcı açısından çok önemli olan tahkim ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme yoktur. KKTC’nin ekonomik açıdan en büyük sıkıntısı mülkiyet sorunudur. Her ne kadar KKTC hükümetlerinin verdiği tapular ile KKTC’deki topraklar insanların mülkiyetine verilmiş olsa da, uluslararası hukukta bu malların bir kısmının gerçek sahiplerinin farklı kişiler olduğu söylenmektedir. Uluslararası alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin mülkiyet ile ilgili teyidi üç yönde yapılmaktadır. Herhangi bir mülkün bir kişi veya kuruma ait olduğu o malın fiziki varlığı, değeri ve en önemlisi sahibinin kim olduğu ile belirlenir. Bu nedenle uluslararası yatırımcılar, malların mülkiyetinin uluslararası kabul görmüş ilkeler doğrultusunda kimin olduğunu bilmek zorundadırlar.

 

Kıbrıslı Rumlar, uluslararası camianın da desteği ile yıllardır Kıbrıs’ın kuzeyinde oluşturulan devletin yasal ve uluslararası tanınmışlığı olmayan bir devlet olduğunu öne sürmekte ve bu konuda propaganda yapmaktadırlar. Herhangi bir yatırımcı bilerek veya bilmeyerek Kıbrıs’ın Güneyindeki resmi veya resmi olmayan kurumlara Kıbrıs’ın kuzeyindeki yatırım olanakları ile ilgili soru sorsa cevap daima “ Kıbrıs’ın kuzeyinin işgal bölgesi olduğu, yatırım yapanların Kıbrıslı Rumlara ait mallar üzerinde yasal olmayan şekilde yatırım yaptığı ve herhangi bir sorunla karşılaşıldığında uluslararası alanda yatırımcının hakkını arayamayacağını” yönünde olmaktadır. Hatta birçok konuda yatırımcılara yatırımları Türkiye üzerinden yapmaları tavsiyesini de yine Kıbrıslı Rumlar vermektedir.

 

Burada Kıbrıslı Türklerin dikkat etmesi gereken en önemli konu da Kıbrıslı Rumların yabancı yatırımcıyı Türkiye üzerinden Kıbrıs’a yönlendirmesidir. Kıbrıslı Rumlar yabancı yatırımcıları dünyanın her yerinde ülkelerini işgal ettiklerini ileri sürdükleri Türkiye üzerinden yatırıma neden teşvik etsinler ki? Bana göre bunun arkasında yatan neden, Kıbrıs sorunun Kıbrıslı Rumların işgali altındaki Kıbrıs Cumhuriyeti ile Türkiye arasında olduğunu öne sürmektir. Kıbrıs’ın kuzeyindeki yapıyı bir devlet olarak tanınmasına imkan vermemek için burayı Türkiye’ye bağlı bir toprak parçası gibi göstermek Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs üzerindeki haklarını yok saymaktır.    Çünkü onlar da bilmektedir ki Kıbrıs’ adasının gerçek ve eşit sahibi Kıbrıslı Türklerdir ve bu ortağın yok sayılması onların Kıbrıs’ın bir Yunan devleti olduğunun tescilini belirtmektedir.

 

Siyasi olarak Kıbrıslı Türkler çözümsüzlük dolayısı ile uluslararası yasalara göre hakkı olan durumun çok uzağındadır. Mevcut durumun devamını büyük güçler isteyebilir. Görünen odur ki yıllardır Kıbrıs’ sorunun çözümsüz kalması büyük güçlerin çözüm yönündeki isteksizlikleridir. Kıbrıslı Türklerin yasal olarak Kıbrıs’ üzerinde bu kadar hakları varken çözümsüzlüğün yarattığı koşullara sarılması doğru değildir. Bugün çözümsüzlüğü savunanlar yarın başka koşullarda çözümü savunabilirler. Bu defa da çözüm isteği dayatma ile olduğunda kaybeden taraf Kıbrıs’ Türkleri olabilir. Bu kadar haklı olduğumuz koşullar çerçevesinde tek çıkış, koşulların lehimizde olduğu dönemde sağlanacak erken çözüm.

 

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi