Av. Hasan Sözmener

 

Zorunluluk değil, mecburiyet vardır

28 April 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Sayın Nevvar Nolan, yargı ile ilgili anayasa değişiklikleri konusunda, yüksek mahkemenin görüşlerinin alınmadığını söylemiş ve arkasından da, yüksek mahkemenin görüşlerinin alınması konusunda, “zorunluluk” olmadığını eklemiş.

İşte sorun buradadır. Yıllardır söylemeye çalıştığım sorun budur. Yargı, mecliste ve yürütmede hafife alınmaktadır. Yüksek Mahkeme Başkanı, aynı zamanda Yüksek Seçim Kurulu’nun ve Yüksek Adliye Kurulu’nun da başkanıdır. En basitinden, anayasa değişiklik yasasının, mahalli seçimlerde halkoyuna sunulup sunulamayacağı, Yüksek Seçim Kurulu’na sorulmak durumundadır.

KKTC’nin demokratik bir cumhuriyet olduğu, anayasasının başlangıcında ve 1. maddesinde belirtilmektedir. Geçerli olan demokrasinin de çoğunlukçu değil çoğulcu olduğu bilinmektedir. Bu durumda, Yüksek Mahkeme Başkanı’nın, anayasa ve özellikle yargı konusundaki değişiklikler hakkında, Yüksek Mahkeme’nin görüşünün alınmadığını söylemesi gerekirdi de, bu konuda “zorunluluk” yok demesini ben şahsen anlamadım. Aslında anladım da, anlamlandıramadım.

Sayın Nevvar Nolan, bu kadar nezakete gerek yoktu bence. Yargı konusunda bir anayasal değişikliğe gidilecekse, bu konuda görüşü sorulması gereken ilk kişi sizsiniz ve görüşü sorulması gereken ilk organ ise başında bulunduğunuz yargı organıdır. Çoğulcu demokrasi bunu gerektirir. Zorunluluk yok değil, bu konuda mecburiyet vardır. Sorulması mecburidir ancak, Yüksek Mahkeme’nin görüşlerine uymak konusunda zorunluluk yoktur.

Meclisteki sayın milletvekilleri, sizler, Yüksek Mahkeme’nin görüşlerini sorarsınız, verdiği görüşleri değerlendirirsiniz, bu görüşlere uyarsınız veya uymazsınız. Uymadığınız takdirde de, sadece uymadığınızı belirtmeniz yeterli değildir. Yargının görüşlerine niçin uymadığınızın haklı ve makul gerekçelerini vermeniz de gerekmektedir. Hatta şarttır.

Geçmişte birçok defalar anayasa değişiklik çalışmaları yapılmış ve hemen hemen her defasında Yüksek Mahkeme’den görüş istenmiştir. Elimizde, geçmiş Yüksek Mahkeme başkanlarının yazılı görüşleri bulunmaktadır. Bu defa ne oldu ki, Yüksek Mahkeme’den görüşü dahi sorulmadı. Aslında ben ne olduğunu biliyorum da daha fazla ortamı germemek adına içimde tutuyorum.

Öngörülmekte olan anayasa değişiklikleri hakkındaki görüşlerimi ileride daha ayrıntılı bir şekilde yazacağım. Çünkü, bir sayfalık bir yerim var ve bu haftaki yazımda bu değişiklikler hakkındaki görüşlerimi ayrıntılı bir şekilde yazma imkanına sahip değilim.

Geçmiş Yüksek Mahkeme başkanlarının anayasa değişiklik çalışmaları ile ilgili yazmış oldukları görüşleri okudum ve özellikle Yüksek Adliye Kurulu hakkında söyledikleri konusunda şaşırdım. Bir başka şaşkınlığım da, hâlihazırda önerilmekte olan değişiklikler arasında, Yüksek Adliye Kurulu’nun oluşumuna ilişkin hiçbir önerinin bulunmamasıdır. Öneri bulunmadığı gibi, değişiklik önerilerinin gerekçelerinde, Yüksek Adliye Kurulu, en bağımsız organ olarak tanımlanmaktadır.

Yüksek Adliye Kurulu’nun bağımsızlığı nereden geliyor? 12 kişiden oluşan Yüksek Adliye Kurulu’nun 9 üyesi, görevleri nedeni ile bu kurulun üyeleridirler. Herhalde bağımsızlık buradan gelmektedir. Bağımsızlık buradan gelmektedir de, kanaatim odur ki, hiçbir demokratik devletin bir organı bu şekilde oluşturulamaz. Bence anayasaya hiç dokunulmamalıdır. Ancak değişmesi gerekiyorsa, ilk değişmesi gereken Yüksek Adliye Kurulu’nun oluşumuna ilişkin düzenlemedir. Geçmişte görüş bildirmiş olan bazı Yüksek Mahkeme başkanları, Yüksek Adliye Kurulu’nda hiçbir avukatın görev almamasını önermişlerdir. Bazıları ise, görev alsalar dahi oy kullanmalarının yasaklanmasını önermişlerdir. Yani, Yüksek Adliye Kurulu üyeleri, aralarında avukat istememektedirler. 12 kişiden oluşan Yüksek Adliye Kurulu’nun en fazla 3 tanesi avukat olabilmektedir. Dokuza üç. Toplantı yeter sayısı 8 ve karar yeter sayısı ilk 3 toplantıda 7’dir. Yani avukatların gerçekte hiçbir etkinlikleri yoktur. Görev yapmakta olan tüm yargıçların kökeni ise avukatlıktır.

Benim üzerinde durmak istediğim asıl konu, demokratik bir ülkedeki anayasal bir organın, oluşumudur. Demokrasilerde en önemli husus, her türlü oluşumda demokrasinin vazgeçilmez öğesi seçimin yer alması ve her oluşumun bir şekilde egemenliğin gerçek sahibi halkla bağlantısının kurulmuş olmasıdır. Demokratik hukuk devletinde bir organ düşününüz ki, organın oluşumunda seçim yok, organın halk ile bir bağlantısı yok ve bu organın verdiği kararların yargı denetimi yok. Ama organ bağımsızmış. Meclisi de, bakanlar kurulunu da ve tüm organları da anayasa ile bu şekilde oluşturursanız, onlar da sizlerin anladığınız manada bağımsız olurlar. Yüksek Adliye Kurulu’nun üyelerini halk seçsin diye bir iddiam yoktur. Ancak, kurulda daha fazla avukat görev almalı ve kurulda yer alacak yargıçlar, yargıçlar tarafından belirli sürelerle seçimle belirlenmelidir. Ayrıca bu kurulun kararları, yargı denetimine açık olmalıdır. O meşhur söz var ya, geçmişte kalmalıdır. Hani o yapan kadı olunca yapılacak bir şey olmadığına ilişkin söz vardı ya işte o söz.

Sayın Ferdi Sabit Soyer Bey’in, bu konudaki görüşlerini bildiğim halde bu görüşlerin anayasa değişikliklerine yansımamış olmasını anlamlandıramadım. Yüksek Adliye Kurulu’nun oluşumunun değiştirilmesi zorunlu değil, mecburidir. Bu konuda mecburiyet vardır.

 

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti