Derviş Deniz

 

Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur

26 May 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Geçen hafta Kıbrıs’ın kuzeyinde yayınlanan gazetelerin bir kısmında gençliğin gelecek umudunun olmadığı haberleri manşet olarak verilmişti. Kıbrıs Türk toplumunun kapalı bölgelere hapis olduğu, lise öğrencilerinin ve yeni lise mezunlarının yıllarca yaptıkları mücahitlik hizmetleri dolayısı ile üniversiteye gidemedikleri, Türkiye’de üniversitede okuyan gençlerin vatanları için eğitimlerini bırakıp Erenköy’de mücadeleye katıldıkları o korkunç günlerde bile böyle bir karamsarlık toplumu sarmamıştı. O zamanda Kıbrıs Türk toplumu bir bütün olarak haksızlıkla ellerinden gasp edilen Kıbrıs adası üzerindeki haklarını savunmanın sonunda bir sonuç vereceğine inanmıştı.

Bugün gençlerin içine düştüğü durumun birinci derecede sorumlusu Kıbrıs’taki siyasi çözümsüzlük olsa da, oluşturduğumuz devletin bu gençler için sağladığı ve sağlayacağı imkanların kısıtlı olması ve bu kısıtlı imkanları artırmak yolunda bir hedef çizilmiş olmaması da önemli bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır.Çıkmazın en önemli göstergesi gelecekteki ekonomik durum kaygısıdır. Birçoğu üniversite mezunu gençlerin büyük çoğunluğu ekonomik güvenceyi devlet kadrolarına girmekle sağlayabileceği inancındadır. Özel sektörde faaliyet gösteren işletmelerin büyük bir bölümünün küçük olması ve kurumsal yapıya dönüşmekte sıkıntı yaşamaları, gençlerin özel sektörden ekonomik beklenti içerisine girmelerini engellemektedir.

Devlette istihdamın ekonomik gelecek olarak görüldüğü bu ülkede, farklı bir durum yaratılması ile ilgili detaylı bir planlama yapıldığı pek görülmemiştir. Ülkemizde mevcut olan ekonomik aktivite alanları içerisinde en çok yetişmiş eleman ihtiyacına hizmet vercek sektör üniversiteler sektörü olarak görülmektedir. Bu sektör bile zaman zaman yönetimine atanan rektörlerce yerli istihdam yerine rektörün geldiği üniversite veya  çevresindeki kişilere imkanlar da sağlamaktadır. Diğer sektörlerde gençler için en önemli istihdam kapısı bankacılık olurken, bunun dışındaki işletmelerde çok az sayıda kurumsallaşmış işyeri yetişmiş gençlere imkan sağlamaktadır.

Ülkemizin mevcut işletmelerinin sağladığı istihdam olanaklarının iş hayatına atılmak isteyen birçok genç için cazip olmadığı ortadadır. Bu cazibe eksikliği çalışma şartları, verilen işin niteliği ve en önemlisi ücretlerin düşüklüğünden kaynaklanmaktadır. Mevcut şartlarda koşulları kabul edip çalışma yerine ne zaman gerçekleşeceği kesin olmayan sözlerle devletten iş beklemek birçok gencimiz için daha avantajlı görülmektedir. Ancak bu avantajlı görülen durum yıllar geçtikçe, sözlerin gerçekleşmesi de geciktikçe yerini büyük bir karamsarlığa bırakmaktadır.

KKTC’de devlete bağlı bir ekonomik yapının devamı hükümet edenler için bulunmaz bir nimettir. Bu sayede ekonomik aktivite içerisindeki kişi veya kurumlar aktiviteleri içersinde herhangi bir safhada mutlaka devlete ihtiyaç duymaktadır. Dikkat edilecek olursa KKTC’de faaliyet gösteren işletmeler birçok sorunlarını piyasa koşullarının rekabet ortamından çok , devletten aldıkları desteklerle çözmektedirler. Hatta iş daha da ileriye gitmekte ve KKTC hükümetlerinin desteğinin alınmadığı ortamlarda TC Elçiliğinin yardımı istenmektedir.

Kapalı bir ekonomik yapının varlığı devlet kurumlarına ve hükümetlere olan ihtiyacı artırmaktadır. Bunun kısa zamanda çözümlenmesi için devlet ağırlıklı ekonomik yapının yerini serbest piyasa koşullarına bırakması gerekir. Bunun için de sektörel bazda gelişimler için planlama yapılırken, ülkenin mevcut siyasi durumu ve kaynakları dikkate alınarak yetişmiş eleman ihtiyacı olan sektörlerin uluslararası piyasalarda nasıl yer alabileceğinin hesaplaması da yapılmalıdır.

Kıbrıs’ta siyasi bir çözüm olması halinde ortaya çıkması muhtemel imkanların bugün gençlerin içinde bulunduğu karamsarlığı büyük  miktarda  azaltacağı kesindir. Ancak bu çözümün gecikmesi halinde KKTC’nin izleyeceği yol üzerinde bir yol haritası çizilmelidir. Bu yol haritasının oluşmasında en büyük faktör Türkiye Cumhuriyeti’dir. Dünyaya açılma yönünde tek kapımız olan Türkiye Cumhuriyetinin KKTC’de oluşacak yeni ekonomik aktivite alanlarının çalışır duruma gelmesinde kendi içerisindeki mevzuata yapacağı değişiklikler etkili olacaktır.
Bu konuda Türkiye Cumhuriyetini ikna etmek KKTC hükümetlerinin hazırlayacağı yürütülebilir bir ekonomik ve mali plana bağlıdır. Böyle bir planın hazırlanması bile mevcut karamsarlığın önünde büyük bir umut olacaktır.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi