Av. Hasan Sözmener

 

Saat 21.53

02 June 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Cumartesi akşamı uzanmışım yatağa düşünüyorum. Ne düşündüğümü de tam olarak bilemiyorum. Düşüncelerimi serbest bırakmışım, beynim kısa kısa bir şeyler düşünüyor ama, hiçbir konu üzerinde odaklanmıyor. Gazeteye göndereceğim yazıyı da hazırlamamışım, konusunu da belirlememişim. Düşüncelerim, bu haftaki yazımda, hangi konu hakkında yazacağıma geldiği anda, güney doğu istikametinden bir ambulans siren sesi geldi. Baktım saate, saat tam 21.53. Güney doğudan gelen ses bitti bitmedi, bu defa batı taraftan siren sesleri gelmeye başladı.
Kısa kısa gezmekte olan düşüncelerim, siren seslerinden sonra birden bire, hastalıklarımıza takıldı kaldı.
Tansiyonda, şekerde, kanserde ve daha birçok hastalıkta nerede ise dünyada birinciyiz. Kendi kendime sorular arka arkaya gelmeye başladı, ancak soru tek, Neden? Neden? Neden?... Doktor değilim, psikolog, sosyolog, psikiyatrist… hayır hiçbirisi değilim.
Düşüne düşüne bir cevap buldum, “stres.”
Hakikatten biz bu güzelim memlekette niye stres içerisinde yaşamaktayız? Bırakınız çok gerilere gitmeyi birkaç hafta içerisinde olanlara bakınız. Bir anayasa değişiklik paketi getirmişler, tartışıyorlar. Birisi çıkıp diyor ki, “ayıplar olsun bize, 1985 yılından beridir anayasada bir değişiklik yapamadık.” Ötekisi çıkıp diyor ki, “demir tavında dövülür.”Bir diğeri” geçici onuncu madde kırmızı çizgimizdir” diyor. Bir başkası ise, “son anda tepki koymak adet haline getirildi” diyor.
Şimdi diyeceksiniz ki, bu saydıklarınla, stresin ne ilgisi var? Var be kardeşim var. Bir düşününüz bakalım, hangi ülkede ayıp olmasın diye anayasa değiştirildi? Ayıp oldu diye anayasa değiştiriyoruz. Niçin değiştiriyor muşuz. Uzun zaman geçtiği halde değiştirmemiş olmamız ayıp olmuş da ondan.
Demir tavında dövülürmüş. Efendim, o demir erimiş su olmuş akmış gitmiş, ortada ne demir kalmış ne de tavı, neyi döveceksiniz?
Kırmızı çizgi çekmişler da, geçici onuncu madde kırmızı çizgiymiş. Ne çizgisinden bahsediyorsunuz ki kırmızısı da olsun? Geçici onuncu maddeyi kaldırıp polisi sivile bağlayacaklarmış. Kardeşim, kimi kandırıyorsunuz? Yapınız bir yasa bağlayınız. Hem de bir günde yapabilirsiniz. Pazartesi bu işi bitirebilirsiniz. Hem de bu günkü pazartesi.
Lafa bakınız. Son anda tepki koymak adet haline getirilmiş. Kim getirdi bu adeti? Ben mi şaşırdım bilemiyorum. Bu adeti getiren, bu lafı söyleyenin ta kendisi halbuki.
Milletvekilinin birisi da, tatilde milletvekillerinin maaş almamasını önermiş. Hakikatten mahsuscuktan yapıyorlar, hakikatten, milleti strese sokup hasta etmek için yapıyorlar. Be kardeşim, biz 50 milletvekili seçip çalışsınlar diye meclise gönderiyoruz. Adamlar bize anayasa önerisi getiriyorlar ki, 33’ü gezerken, kendi şahsi işlerini yaparlarken 17 tanesi meclise gelsin da, yasa yapsınlar diye. Bırakınız tatili, adamlar, meclis açık iken gelmemek için anayasa değiştiriyorlar. Hem, bu konuda yasaya veya karara gerek yok ki. Öncelikle bu öneriyi yapan, tatil boyunca maaş almasın, belki diğerlerine örnek teşkil eder.
Aynı milletvekili, tekerleği patlar da meclise gelemez diye geceden pijamaları ile meclise gelmiş. Hakikatten pardon hem de ne pardoooooon.
Olanların belki de onda birisini bile anlatmadım. Onda bir bile stres olmamıza yetiyor. Dahası ne?
En iyisi mi ben bunları düşünmekten vazgeçeyim, çünkü batıdan bir ambulans siren sesi daha geldi, bizim kapıya da, gelme durumu ortaya çıkmadan ben uyumaya çalışayım. Kararlaştırdım yüz defa seçene da, seçilene da, diyeceğim. Söz. gelen haftaki yazımda, kaçıncı söyleyişimde uyuduğumu yazarım. Uyumamda etkili olacak mı bilmem ama, ambulansın gelmemesi konusunda faydalı olacağını zannetmekteyim.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti