Derviş Deniz

 

Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor?

03 June 2014, Tuesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Geçen hafta Avrupa Parlementosu’nda yer alacak kişileri belirlemek için Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde seçimler yapıldı. Bu seçimlerde ortaya çıkan sonuçlar Avrupa Birliğinin geleceği ile ilgili önemli mesajlar verirken, kendi ülkemiz açısından  seçim sürecinde yaşananlara bakıldığında bazı gerçeklerin hatırlatılmasını sağlamıştır.

Benim de büyük oranda destek verdiğim daha entegre olmuş bir Avrupa Birliği vizyonunun hangi yöne gittiği konusunda bu seçimler kafa karıştırma yönünden başarılı olmuştur. İkinci Dünya savaşında yaşanan acı tecrübelerin ardından barış içerisinde yaşamayı ve ekonomik menfaatleri paylaşmayı hedef edinen farklı uluslar Avrupa Birliği şemsiyesi altında bu hedefe varmak için büyük bir çaba göstermişlerdir. Gelinen aşamada daha fazla entegre olmak için yapılan çalışmaların farklı uluslarca farklı kavranması ve ekonomik durumların her ülke için farklılık arz etmesi bu entegrasyon önünde duran en önemli engeller olarak nitelendirilebilir.

Avrup’adaki ilk çatlaklığın Avrupa Birliği’nin büyümesi aşamasında değil de Güney Avrupa ülkelerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar dolayısı ile ortaya çıkmasının kökeninde etnik veya ulusal nedenlerden çok ekonomik nedenler yatmaktadır. Nitekim Yunanistan, İspanya, Portekiz, İtalya ve Güney Kıbrıs gibi ülkelerde oluşan ekonomik sıkıntılar, önce Euro bölgesinin sürdürülebilirliliği ile ilgili ciddi kuşkuların ortaya  çıkmasına neden olmuştur. Ayrıca bu ülkelerde artan işsizlik oranları da işsiz kalan insanların ekonomik menfaatleri kendi milletlerinden olmayan kişilerle paylaşma durumu karşısında durmalarını sağlamıştır. Bu nedenledir ki birçok ülkede ekonomik sıkıntılar insanları sahip olduklarına daha fazla sahip çıkmaya yöneltirken,  bu sahip çıkma sırasında kimse ile bir şey paylaşmama yönünde bir akım yaratılmış ve bu konuda söylemde bulunan ve politikalar geliştiren partiler de oylarını artırmışlardır.

Avrupa’da gittikçe yayılmakta olan milliyetçi akımlar ekonomik bir temele bağlı olsa da, sosyal hayatın getirdiği dar görüşün de bunda etkisi olduğu görüşüne de bakmak gerekir. Büyük kazanımların paylaşmadan geçtiğini düşünen insanlar yerine küçük olsun benim olsun felsefesi ile yaşamayı tercih edenlerin büyük bir ekonomik refahı yakalama şansı yoktur. Yıllarca dünyanın siyasi, ekonomik ve askeri gücü olan Amerika Birleşik Devletlerinin farklı kökenden gelmiş insanlar topluluğu ile yarattığı kültürel ve sosyal zenginliğin doğurduğu mucizevi gelişmeler bugün bu ülkeyi dünyanın bir numaralı ülkesi haline sokmuştur.

Pek tabii ki Amerika Birleşik Devletleri de etnik farklılıkların sıkıntısını yaşamıştır. Sadece zencilerin bile kölelikten kurtulması sırasında yaşanan kavgaların atlatılmasında verilen mücadelenin sonunda ülkenin önünü açmış olması da bir büyük vizyonun eseridir. Avrupa 21. yüzyılda farklı bir boyutta aynı entegrasyon ve farklılıkların giderilmesi kavgası vermektedir. Ancak görünen odur ki Avrupa insanı bu işten erken pes etmeye niyetlidir. Halbuki, yürünmesi gereken yolun ne kadar engebeli olduğuna bakmadan bir hedef için yürümek Avrupalıyım diyebilecek güçlü bir gelecek nesil oluşturmakla sonuçlanabilir.

Avrupa’da ayrılıkçı akımlar devam ederken, küçük adamızda Kıbrıs’ın hem siyasi hem de ekonomik yönden tek sahibi olduğunu düşünen Kıbrıslı Rumların kendi görüşlerini ve duruşlarını güçlendiren Avrupa Birliği Parlamento seçimlerinde Türklerin Rumlarla birlikte oy kullanması sırasında gösterdikleri tutumlar, onların hiçbir paylaşıma hazır olmadığını ortaya koymaktadır. Avrupa’da yaşanan akıl tutulması Kıbrıslı Rumlarda 1964’te başlamış ve bugüne kadar sürmüştür.

Kıbrıslı Rumların Avrupa Birliği’ne üye olduktan sonra birlikte yaşama ve birlikte paylaşma kültürünü geliştirecekleri ve bunun sonucunda da Kıbrıs’ta da bir paylaşıma daha rahat gidebileceklerini bekleyenler için bu geçtiğimiz on yıl çok da olumlu sonuçlar vermemiştir. Ben hala Avrupa Birliği üyesi olmalarına rağmen Kıbrıslı Rumların Kıbrıs’ın çözümsüzlüğüne dar bir çerçeveden baktıkları inancındayım. Bu kadar dar bir düşünceye sahip olmalarına rağmen, her yönden hala Kıbrıs adası üzerindeki söz söyleme hakkına sahip olmalarını da bizim tarafın vizyon eksikliğinde buluyorum.

Kıbrıslı Rumlarla bir anlaşma yapılamaz denerek son AB seçimlerinde olanların arkasına saklanmak Kıbrıs Türk toplumunun faydasına değildir. Siyasi alandaki çözümsüzlüğün Kıbrıs Türk ekonomisini olumsuz etkilediğini biliyoruz. Bu nedenle çözümsüzlüğün devamı halinde ekonomik yönden yapılacaklarla, çözümü zorlarken talep edileceklerin iyi bir planlaması yapılmalıdır. Mevcut durumun devamını bir güvence olarak görenler, bunun toplum üzerinde yarattığı çıkmazın da farkında olmaları gerekir. Zaten bu nedenledir ki kendisini bir çıkmazda gören Kıbrıslı Türkler toplumsal çıkarların aksine olduğunu bile bile bireysel başkaldırı olarak Güney Kıbrıs’ta Rumlarla birlikte oy kullanmaya gidebilmektedir. Bu nedenledir ki hangi yöne yönelirsek yönelenim her durumun ayrı bir analizini yapmamız gerekmektedir.

Kıbrıs’ın tümü üzerinde talep edilecek hakların ekonomik açıdan Kıbrıslı Türklere büyük bir getirisi vardır. Kıbrıslı Rumlardan bu hakları talep ederken, bizlerin de küçük olsun benim olsun gibi geleceği karanlık tutan eylem ve düşüncelerden uzaklaşmamız gerekmektedir.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi