Ali Baturay

 

Hiçbiri başarılı değil

02 July 2014, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Politikacılar, her durumda kendilerini haklı çıkarmayı çok iyi bilir. En olumsuz durumda bile kendilerince olumlu bir sonuç çıkarırlar. En ufacık haklı çıkaracak gerekçeyi, dev bir nedene dönüştürürler. Pire kadar tutunacak dalı, dev kadar ağaç gövdesine çevirirler.
Onlar hep haklıdır, onlar hep en doğrusunu yaparlar, onlar bunu yapamamışsa birileri bunu bozmaya çalıştığındandır, onlar bunu yapamadı ama o kadar da yaptıkları var, neden görmezden geldiğimizi sorarlar...
Bana göre yerel seçimlerde her partinin kendine özgü bir “başarısızlık öyküsü” bulunduğu halde, onlar anlamsız bir şekilde zafer havası estiriyorlar... Sanki biz başka yerel seçimi izledik, onlar başka seçimden söz ediyor.
CTP Genel Başkanı, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, kaybedilen üç büyük belediyeyi rakiplerin ittifakına bağlayarak, kazanılan 14 belediyenin başarı olduğunu söyledi. Ancak durum hiç de Sayın Yorgancıoğlu’nun dediği gibi değil. CTP, ülke nüfusunun yarısından fazlasına denk gelen üç büyük belediyeyi kaybetmiş, hem de ikisi övüne övüne bitiremediği, yere göğe sığdıramadığı Mağusa ve Girne...
O Mağusa ki, belediyecilikte CTP’nin örnek olmasına vesile olmuş, örnek gösterilmiş, diğer CTP’li belediyelere örnek olmuş, diğer CTP’li belediyeleri de onun gibi olma sorumluluğuna itmiş bir belediyeydi.
O Mağusa ki başkanını sırf onun mirasından, imajından yararlandırmak için kent kent, köy köy gezdirdiniz.
O Mağusa ki kimsenin yıkılmaz kale dediği bir belediye.
Ülkenin gözdesi, turizm kenti Girne de uçmuş gitmiş? Hem de seçim öncesi rakiplere baktığında parti kurmaylarının, “Hiçbiri rakibimiz olamaz” dedikleri bir seçimi kaybettiler.
Ya Lefkoşa, kaptırıp da bir türlü alamadığın amiral gemisine tam da kavuşmuşken, ellerinden kayıp gitti.
Bunun neresi başarı, neresinden baksan hezimet. Hani seçimden önce “ittifaklardan korkmayız” diyordunuz, şimdi neden şikayet ediyorsunuz? CTP’nin yetkili kurullarında mevcut belediye başkanları için oylama yaparsınız, üç büyük belediye başkanına olumsuz görüşler yoğunlukta, yani gideceğin köyün minareleri göründü, en azından ikisini değişirsin ya da başka tedbirler alırsın ama yapmadınız.
Belediye sayısını 9’dan 14’e çıkarmak elbette önemli bir şeydir, belediye meclis üyeliklerinde küçümsenemeyecek bir rakama gelmek de önemli bir şeydir ama kaptırılanlar, kazanılanlardan çok daha büyük şeylerdir.
Bu kayıpla partinin cadı kazanına dönmesi de cabası... Bu nedenle bu seçimden kazançlı çıktığını söylemek kendi kendini kandırmaktır.
UBP’nin Başkanı Sayın Hüseyin Özgürgün, elindeki 13 belediyeyi 5’e düşürmüş başarıdan söz ediyor. Koskoca UBP, Mağusa ve Girne’de kendi parti amblemi ile seçime girememiş, DP’nin ve küskün CTP’lilerin desteğiyle kazanan bağımsız adaylara sarılmış...
Ya Lefkoşa’da, DP’nin desteğini de aldığı halde TDP’nin birinci parti çıktığı başkentte UBP’nin üçüncü parti gelmesi nasıl bir başarıdır? İskele’de parti içi krizi önleyemediniz, UBP’nin adayına yine bir UBP’linin rakip çıkarak seçimi kazanması, hatta seçimi DP’ye kaptırma tehlikesi yaşanması başarı mıdır Sayın Özgürgün? Ortada çok büyük bir başarısızlık var.
Ya DP Genel Başkanı Sayın Serdar Denktaş’a ne demeli?
Elindeki dört belediyeyi bire düşürmüş, Mağusa’yı diline dolamış “başarıdan” söz ediyor.
Lefkoşa ve Mağusa’da kendi parti ambleminizin altında aday çıkaramamışsınız, “Mağusa’da zafer kazandık” diye övünüyorsunuz. Serdar Bey, Mağusa’da UBP’nin, cumhurbaşkanlığının, küskün CTP’lilerin büyük katkısıyla ve İsmail Arter’in kişisel büyük çabasıyla kazanmış olmasını, kendi başarısı gibi lanse etmeye çalışıyor.
DP’nin Girne’de büyük kampanyalarla hazırladığı aday, inanılmaz az oy alıyor, üçüncü sırada yer alıyor.
DP olarak Lefkoşa’da hiç yoksunuz, desteklediğiniz UBP’nin adayı üçüncü sırada yer aldı, tabanının oylarını kontrol edemiyor TDP’nin adayına kaptırıyorsunuz, iktidardaki DP başkentte tek belediye meclis üyesi ile yetiniyor ve buna başarı diyorsunuz ha?
TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, çok büyük laflar etmediği için onu biraz ayrı tutuyorum ama ona da birkaç sözüm var. Elbette Lefkoşa’yı, amiral gemisini elde etmek büyük başarıdır. Bu seçimin en büyük olayıdır ancak kesinlikle bununla yetinmemeleri gerekir. Diğer kentlerdeki düşük oy oranı da araştırılıp, Lefkoşa’daki formül oralarda da denenmelidir.
Yani bu seçimden “çok başarılı çıktık” diyecek bir parti yoktur. Herkes başarısızdır…
Üstelik bu dört parti oybirliğiyle halkın önüne bir “Anayasa değişikliği referandumu” koydu ki bundan da tam bir hezimetle çıktı.
Bu tablo sonunda istifa etmesi gerekenlerin başarı senaryoları ortaya koyması ancak bizim gibi ülkelerde olur herhalde.

Yazarın Tüm Yazıları
Devletseniz Koordinasyon Ofisi’ne ihtiyacınız olamaz 
Hükümetin en büyük derdi Kıbrıs sorunu 
Toplumu hazırcılığa alıştırmayın 
Bir insanın “sahibi” olabilir mi? 
Eğitim sendikalarının can yakıcı sözleri 
Çözüm istemenin yeni adı ‘saplantı’ mı oldu? 
Hataların bedelini niye halk ödesin? 
İnsan odaklı düşünememek 
İlla ki kara gözlükleri takmaya gerek yok 
Bir de böyle bakın dünyaya 
Akıntıya kapıldık gidiyoruz 
Markulli’nin özrü 
Her şeyi erken unuttukça daha başımıza çok iş gelecek 
Günah keçileri 
Kavuşmakla kaybetmek aynı kefeye sığar mı? 
“Af”, eşitsizlik demektir 
Kıbrıs’ta FETÖ’cü ve darbe yanlısı gazeteci yoktur 
Masada kavga, demeç savaşı ne kazandırdı ki bize bugüne kadar? 
İki belediye: Hangisi eleştirilmeli? 
Yatırımcılar bu ülkeyi araştırmadan gelmiş olamaz 
Merdiveni arızalı itfaiye aracı 
Belediyelerde batmış sistemin üzerine bina kurulamaz 
Hayatımızın her döneminde ispiyoncular olmuştur 
Bir ihale süreci ve ilkesizlik   
Mitingin zaman ve mekanının kaydığı an 
Demokrasinin “düşünce ve ifade hürriyeti” bölümcüğünü kullanabilir miyim? 
Çevre Koruma Dairesi ne işe yarar? 
Polis 
Her şeyi kabullenirsek, ne değişir ki? 
 “Biz ve diğerleri” değil “hepimiz” olsun 
Sanki ortaya bir şey çıktı da tuttu UBP’yi gaile 
Sözünüzü tutun, yasayı boş verin 
Yasaya uyacaklarına, illa ki yasa onlara uyacak 
Amerikalıların raporundan mı öğrendik bunları? 
Yine Sayıştay 
 “Nefret” ve “intikam” mutluluk getirmez 
Bilgi akışı sağlayan bir makam olmalı   
Dönelim bakalım bizim mahalleye... 
İlla ki Kıbrıs’ı da darbe girişimiyle ilişkilendirecekler 
Bakalım OHAL neler getirecek? 
İnsanlığın sakıncalı halleri 
İdam tehlikeli bir oyuncaktır 
Demokrasinin gerçek anlamda kazanması için 
Ne kısık demokrasi olsun ne de askeri rejim 
“Yok olmak istemiyorum” demek ırkçılık değil 
Türkiye’deki Suriyelilere tepki size neyi hatırlatıyor? 
Ölenler ve yaşayan ölüler 
Kamu zor ıslah edilir 
Her şey okurlarımız için 
8 Mart... Kadın Sığınma Evi... Samimiyetsizlik 
Mehmet Ali Akpınar’ın verdiği dersler 
 “Vermem” diyenler, Güzelyurt için ne yaptı? 
50 bin Sterlinlik otomobilin penceresinden çöp fırlatmak 
Geçmişe özlem 
Başkalarının dertleri bizi niye mutlu etsin ki? 
Üniversite enflasyonu fayda getirir mi? 
Koşan adam ile motosiklet kullanan adamın farkı 
Sayıştay 
Lanet olsun o bavulların yerine gitmesini engelleyenlere 
Eğitimde hazırcılığa alıştırma çok tehlikeli 
Korktuğumuz başımıza geldi 
Bir avantaj kazandırıyorsa, benim de Erdoğan’la fotoğrafım var 
Irkçılığa tedbir alınmalı, misillemeye fırsat verilmemeli 
Çözüm olacakmış! 
Yardım etmek iyidir ama... 
Politikacılar sizi şaşırtıyor mu? 
“TAK’ta sansür” meselesi 
Ayinlerden niye rahatsız olalım ki? 
Beynimize kazılanları hafife almayın 
“İşe gelmeyenle”, “gelip de iş yapmayan” ya da “iş beceremeyen” arasında ne fark var? 
Müthiş bir tekrar duygusu 
Saklı gerçekler 
Milletvekilinin bedeli 
Çıldırtan dağınıklık 
Aman eleştirme yıpratırsın! 
Yasalar karşısında herkes eşitse 
Anahtarı çoktan kaptırdık 
İstifa ve özür çok kıymetlidir 
Referandumdan neden “hayır” çıktı 
Hep birlikte batmak için uğraşıyorlar 
Gazeteci: Söküğünü dikmekten aciz terzi gibi 
İğrençliğin cazibesi! 
Hak ederek bir yere gelebilmek 
Yasa yapmak, uygulamak ya da uygulamamak 
Ceza baskısıyla gazetecilik yapılamaz 
Ölümden korkar mısınız? 
denemem 
Ölümden korkar mısınız?