Ali Baturay

 

Referandumdan neden “hayır” çıktı

07 July 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Anayasa değişikliği referandumunun sonucu, “anayasa değişikliğinin” öyle herhangi bir seçimin kuyruğuna bağlanamayacak kadar önemli olduğunu göstermiştir sanırım.

Meclisin, hükümetin, milletvekillerinin önce yerel seçimin, ardından da cumhurbaşkanlığı seçiminin kuyruğuna bağlayarak, referandumu daha ekonomik, daha masrafsız halletme isteği duvara toslamıştır.

Böyle bir düşünce zaten anayasanın önemi ile çelişmekte, küçümseniyor intibası vermektedir.

Hem öyle kimilerinin söylediği gibi gerçekten koskoca bir devletsek, bir referandum yapacak paramızın da olması lazım, değil mi?

Anayasa referandumu, aslına bakarsanız, tüm seçimlerden daha önemlidir, daha hayatidir.

Öyle aceleye getirilecek, seçimlerin arasına sıkıştırılacak bir mesele değildir.

Seçim beklentileriyle meşgul olan, hükümet eden de muhalefetteki de hatta seçmenler de değişikliklere tam konsantre olamaz, olmadılar da zaten.

Bize anayasa değişikliği hazırlayacak dört partinin, özellikle de CTP, UBP, DP’nin seçime girerken büyük dertleri vardı; tümü de çalkantılar yaşıyordu.

Hükümetin büyük ortağı CTP’ye bakın, partide sembol olmuş insanlar birbirini yemekle uğraşıyor.

Genel seçimden birinci parti çıkmış, hükümette yer almış bir CTP, diğer partilere göre daha sorunsuz olması gerekiyor ama iç kavgalardan, sevgisizlikten bitap olmuş, rengini, ahengini, coşkusunu yitirmiş bir camia...

UBP ile DP’de de iç kavgalar bir yana, her iki parti seçim öncesi tüm denemelerine rağmen gerçek anlamda bir “ittifak” kuramamış, birçok önemli yerde partisinin amblemini bile kullanamayarak, bağımsızlara bel bağlamış.

Konsantresi bozuk bu camialardan işimize yarayacak anayasa değişikliği beklemek bir hayaldi aslında.

Nitekim olmadı da, bazı yararlı yanlarına rağmen, özünden, amacından uzaklaşarak, “evet” diyenleri bile tatmin etmedi.

Demek ki anayasa değişikliği için özel referandum tarihi belirlemeliyiz ve onun öncesinde de yeterince tartışıp, anlayabileceğimiz bir ortam yaratmalıyız.

Halkın daha fazla dahil olabileceği ve gerçek anlamda bir değişiklik için muhafazakar parti yöneticilerine baskı unsuru olabileceği bir süreç olmalı.

Başta yapılması planlanan değişikliklerle, orası burası kırpılarak ortaya çıkarılan ucube arasında dağlar kadar fark vardı. Tabii ki bu da kimseyi tatmin etmedi.

Statükonun yılmaz bekçileri; UBP ile DP zaten anayasa değişikliğine hiç inanmadı...

Aslında onlar anayasanın tek kelimesine dokundurma taraftarı değil.

UBP ile DP, ta başından değişikliklerin halka ne getireceğini dert edinmemiş, bu anayasa değişikliği meselesinin CTP’ye imaj sağlayacağı, fayda getireceği endişesine kapılmış, kafayı buraya takmış.

Ne zihniyet ama ha, değişikliğin halka getireceği faydayı düşüneceğine, siyasi rakibinin bundan sağlayacağı faydadan korkuyor. O fayda da nasıl olacaksa?

UBP ile DP’nin, “rakibe imaj kazandırmayayım” düşüncesiyle yaptığı plan oldukça başarılı oldu.

CTP’nin “referandumu yerel seçimin kuyruğuna bağlayalım” aceleciliği ve bunu “dönülmez bir yol” olarak görmesini, UBP ile DP çok iyi kullandı.

Zaten dakika bir, gol bir; “geçici 10. madde kalacak, değişmeyecek” restiyle değişikliklerin ölü doğmasına neden oldular. Tabii bununla da kalmadılar...

UBP ile DP, bir taraftan doğru dürüst destek de vermedikleri anayasa değişikliklerinin orasını burasını ellediler, kırptırdılar, eciş bücüş hale getirdiler, diğer taraftan da perde gerisinde “hayır”a oynadılar.

CTP bu oyunu görüp, bu işten vazgeçeceğine, neredeyse konuyu namus meselesine dönüştürdü, halbuki tecavüz edilmiş değişiklikler için “namusu” mesele etmek neye yarardı ki? Yaramadı da...

Hayır için çaba gösteren örgütler büyük bir başarı elde etti.

Ancak bir şey gözden kaçmasın, oybirliğiyle referanduma sunulduğu söylenen anayasa değişikliklerine perde getirisinde UBP, DP, TDP hayır çıkması için uğraşmıştır.

Bazı demokratik örgütler, “Geçici 10. maddenin” ve diğer bazı hayati maddelerin değişmesi gerektiğini savunmuş ve haklı olarak bunların olmadığı bir referandumdan hayır çıkması için çalışma yapmıştır.

Ne acı ki “Geçici 10. maddenin” yerinde kalmasını sağlayan ve diğer bazı hayati değişikliklerin yapılmasını engelleyen UBP ile DP de referandumda “hayır”a oynamıştır. Farklı amaçlı toplulukların çabası “hayır”ı getirmiş, eğrisi doğrusuna gelmiştir.

“Hayır”ın popüler bir “protest reddetme” eylemine dönüşmesi de “hayır” çıkmasında etkili oldu.

Dua edin ki UBP ile DP, camialarını referandumda “evet” demek için inandırmaya çalışmadı, yoksa şimdi kimsenin içine sinmemiş gibi görünen değişiklikler belki de geçmiş olacaktı.

Tabii ki bu saydığım oyunlar ve ince unsurlar, meclisin oybirliğiyle halkın önüne sunduğu referandumdan “hayır” çıkmasının, bu patilerin bir başarısızlığının göstergesi olduğunu ve bu yüzden “istifa edin, bizi temsil etmiyorsunuz” diyenlerin haklılığını ortadan kaldırmaz.

Yazarın Tüm Yazıları
Devletseniz Koordinasyon Ofisi’ne ihtiyacınız olamaz 
Hükümetin en büyük derdi Kıbrıs sorunu 
Toplumu hazırcılığa alıştırmayın 
Bir insanın “sahibi” olabilir mi? 
Eğitim sendikalarının can yakıcı sözleri 
Çözüm istemenin yeni adı ‘saplantı’ mı oldu? 
Hataların bedelini niye halk ödesin? 
İnsan odaklı düşünememek 
İlla ki kara gözlükleri takmaya gerek yok 
Bir de böyle bakın dünyaya 
Akıntıya kapıldık gidiyoruz 
Markulli’nin özrü 
Her şeyi erken unuttukça daha başımıza çok iş gelecek 
Günah keçileri 
Kavuşmakla kaybetmek aynı kefeye sığar mı? 
“Af”, eşitsizlik demektir 
Kıbrıs’ta FETÖ’cü ve darbe yanlısı gazeteci yoktur 
Masada kavga, demeç savaşı ne kazandırdı ki bize bugüne kadar? 
İki belediye: Hangisi eleştirilmeli? 
Yatırımcılar bu ülkeyi araştırmadan gelmiş olamaz 
Merdiveni arızalı itfaiye aracı 
Belediyelerde batmış sistemin üzerine bina kurulamaz 
Hayatımızın her döneminde ispiyoncular olmuştur 
Bir ihale süreci ve ilkesizlik   
Mitingin zaman ve mekanının kaydığı an 
Demokrasinin “düşünce ve ifade hürriyeti” bölümcüğünü kullanabilir miyim? 
Çevre Koruma Dairesi ne işe yarar? 
Polis 
Her şeyi kabullenirsek, ne değişir ki? 
 “Biz ve diğerleri” değil “hepimiz” olsun 
Sanki ortaya bir şey çıktı da tuttu UBP’yi gaile 
Sözünüzü tutun, yasayı boş verin 
Yasaya uyacaklarına, illa ki yasa onlara uyacak 
Amerikalıların raporundan mı öğrendik bunları? 
Yine Sayıştay 
 “Nefret” ve “intikam” mutluluk getirmez 
Bilgi akışı sağlayan bir makam olmalı   
Dönelim bakalım bizim mahalleye... 
İlla ki Kıbrıs’ı da darbe girişimiyle ilişkilendirecekler 
Bakalım OHAL neler getirecek? 
İnsanlığın sakıncalı halleri 
İdam tehlikeli bir oyuncaktır 
Demokrasinin gerçek anlamda kazanması için 
Ne kısık demokrasi olsun ne de askeri rejim 
“Yok olmak istemiyorum” demek ırkçılık değil 
Türkiye’deki Suriyelilere tepki size neyi hatırlatıyor? 
Ölenler ve yaşayan ölüler 
Kamu zor ıslah edilir 
Her şey okurlarımız için 
8 Mart... Kadın Sığınma Evi... Samimiyetsizlik 
Mehmet Ali Akpınar’ın verdiği dersler 
 “Vermem” diyenler, Güzelyurt için ne yaptı? 
50 bin Sterlinlik otomobilin penceresinden çöp fırlatmak 
Geçmişe özlem 
Başkalarının dertleri bizi niye mutlu etsin ki? 
Üniversite enflasyonu fayda getirir mi? 
Koşan adam ile motosiklet kullanan adamın farkı 
Sayıştay 
Lanet olsun o bavulların yerine gitmesini engelleyenlere 
Eğitimde hazırcılığa alıştırma çok tehlikeli 
Korktuğumuz başımıza geldi 
Bir avantaj kazandırıyorsa, benim de Erdoğan’la fotoğrafım var 
Irkçılığa tedbir alınmalı, misillemeye fırsat verilmemeli 
Çözüm olacakmış! 
Yardım etmek iyidir ama... 
Politikacılar sizi şaşırtıyor mu? 
“TAK’ta sansür” meselesi 
Ayinlerden niye rahatsız olalım ki? 
Beynimize kazılanları hafife almayın 
“İşe gelmeyenle”, “gelip de iş yapmayan” ya da “iş beceremeyen” arasında ne fark var? 
Müthiş bir tekrar duygusu 
Saklı gerçekler 
Milletvekilinin bedeli 
Çıldırtan dağınıklık 
Aman eleştirme yıpratırsın! 
Yasalar karşısında herkes eşitse 
Anahtarı çoktan kaptırdık 
İstifa ve özür çok kıymetlidir 
Hiçbiri başarılı değil 
Hep birlikte batmak için uğraşıyorlar 
Gazeteci: Söküğünü dikmekten aciz terzi gibi 
İğrençliğin cazibesi! 
Hak ederek bir yere gelebilmek 
Yasa yapmak, uygulamak ya da uygulamamak 
Ceza baskısıyla gazetecilik yapılamaz 
Ölümden korkar mısınız? 
denemem 
Ölümden korkar mısınız?