Av. Hasan Sözmener

 

Cinayetle su yüzüne çıkanlar

07 July 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Allah kimseye böyle bir acı vermesin. Polis mensubu Mehmet Bayraktar’ın ve kayın pederine Allahtan rahmet ve ailelerine başsağlığı ve tanrıdan ailelerine ve sevenlerine sabırlar vermesini dilerim.

Bilindiği gibi polis mensubu Mehmet Bayraktar, Kuruova köyünde kendi evinde av tüfeği ile vurularak öldürüldü ve polis cinayeti işleyeni veya işleyenleri bulmak için, soruşturma başlattı. Bu cinayetle ve soruşturma ile ilgili olarak, basından, sağdan soldan birçok bilgiler ve duyumlar aldım. Aslında belki de bu konuda yazmayacaktım ancak, duyulanlarla ilgili ne düşündüğümü öğrenmek isteği ile çok sayıdaki kişiden talep geldiğinden, bu yazıyı duyumlarıma ve elde edebildiğim bilgilere istinaden yazmaktayım.

Bu cinayetle ilgili olarak merhumun kayın pederi tutuklanmış.  Merhumla cep telefonu ile en son konuştuğu ileri sürülen bir kadın tutuklanmış. Bu kadının, merhumdan sonra 4 kişi ile daha telefon görüşmesi yaptığı ve bu 4 kişinin polisler tarafından aranmakta olduğuna dair bilgiler duyuldu. Derken, o gece merhumun evinin sokağından geçtiği ileri sürülen bir kadın ve bir erkek daha tutuklanmış.

Kayın peder dışında tutuklanan 3 kişi, olayla bir ilgileri olmadığı için serbest bırakılmışlar. Bu tutuklamalar ve serbest bırakılmalar bize neyi göstermektedir? Bunlar bize, elde hiçbir delil olmaksızın çok basit şüphelerle kişilerin bir suçla ilgili tutuklanabileceklerini göstermektedir. Bunun dışında polisin, bir suçu soruştururken çok aceleci davrandığını ve yeterli soruşturma yapmadan apar topar kişileri tutuklamayı tercih etmekte olduğunu göstermektedir. Bu apar topar tutuklamalar, bir başka şeyi daha bize göstermektedir ki, soruşturmalarla delilden suçluya gidilmesi gerekirken, şüpheliden, delillere gidilmeye çalışılmaktadır. Böyle yapılınca da tutuklu kişilere, baskı yapıldığı, kişilerin korkutulduğu, tehdit edildiği ve kişilere şiddet uygulanmakta olduğu görüntüsü ortaya çıkmakta veya halkın bu şekilde düşünmesine sebebiyet verilmektedir. Kanaatime göre bu konuda mahkemelerimize çok büyük görevler düşmektedir. Mahkemeler, verecekleri kararlarla, bir kişinin bir suçla ilgili olarak hangi durumlarda tutuklanabileceklerinin sınırlarını, belirlemeleri, çizmeleri gerekmektedir. Aslında anayasa ve yasalar bu sınırı çizmiştirler ancak, bu sınıra uyulmamaktadır. Bu sınır “makul şüphe” sınırıdır.

Bir suç hakkında soruşturma yapmakta olan soruşturma memurunun kendi kendisine soracağı soru şudur; Bu suçu kimler işlemiş olabilir? Bu soruya cevap ararken akla birçok kişi gelebilir. Akla gelen kişi veya kişilere şüpheli denmektedir. Akla gelmekte olan şüphelilerin soruşturulmakta olan suçu işlemiş olabileceklerine dair elde yeterli delil ve bilgi olmadığı durumlarda, bu şüphelilere “basit şüpheliler” denmektedir. Çağdaş hukuk düzenlerinde basit şüphelilerin tutuklanmaları mümkün değildir. Basit şüpheli hakkında toplanan deliller ve bilgiler, o şüphelinin, suçu işlemiş olabileceğine dair makul bir şüphe ortaya koyarsa, o şüpheli, “zanlı” haline gelmiş olur ve o takdirdedir ki, şartları varsa, bir zanlı hakkında tutuklama işlemleri yapılabilir.

Yaşadığımız cinayet olayı bize, polisin istihbaratının zayıf veya hiç olmadığını da göstermektedir. Siyasi cinayetler dışındaki cinayetlere “adi cinayetler” denmektedir. Adi cinayetlerin kökeninde muhakkak sanığa göre bir öldürme sebebi vardır. Bu sebep de genellikle önceden, birçok kişi tarafından bilinmektedir. Yerine göre, akrabalar tarafından bilinmektedir, mahalleli tarafından bilinmektedir, iş arkadaşları tarafından bilinmektedir, köylüler tarafından bilinmektedir. Geçmişteki cinayetler bunun böyle olduğunu göstermiştir. Bunları niçin yazıyorum? Çünkü polisin başta gelen görevi, suçların işlenmesini önlemektir. Polis suçların işlenmesini nasıl önleyecektir? İstihbarat yaparak, önleyecektir. Gerekirse, kavgalı olanları, küs olanları bir şekilde barıştırarak, gerekirse araya girerek, gerekirse saldırıya uğraması muhtemel kişileri koruyarak önleyecektir. Ama bir gerçek var ki, çevrenize bakınca göreceksiniz ki, genellikle polis mensupları, yaşadıkları apartmanda birçok kişiye küs, mahalledeki bir çok kişi ile kavgalı durumdalar. Boşanan çiftler arasında mesleki açıdan bir sıralama yapılsa belki de polis mensupları birinci sırada yer alacaklardır. Sigara ve alkol tüketiminde de, hatırı sayılır bir dereceye gireceklerini kuvvetle tahmin edebiliyorum.

Bu olay bize polisin çalışma düzeninin yanlış olduğunu, polislerin suç soruşturmalarında sabırsız olduklarını da göstermiştir. Bir örnekle bu haftaki yazımı bitirmek zorundayım. Gelecek hafta devam edeceğim. Örneğin, deniyor ki, ovada tarlaların içerisinde bir taşın altında, kayınpedere ait olduğu zannedilen kanlı giysiler bulundu. Polis sabırlı hareket edebilir ve kayınpederi serbest bırakabilir ve kayın pederi takibe alarak, kayın pederin bu elbiselerle ilgisini rahatlıkla tesbit edebilirdi. Ancak 24-48 çalışma düzeni ile bu mümkün olamazdı.

Ama bir başka çok önemli gerçeği de gözden kaçırmamamız gerekmektedir. Genel müdür vekili, seçimden hemen sonra başbakanı ziyaretinde çok önemli bir konu üzerinde durmuştu. Genel müdür vekili, polis teşkilatında çok sayıda personel eksikliği olduğunu ve bu nedenle birçok işin başarılamadığını,  üstüne basa basa vurgulamıştı. Yani hükümetten, kadro istemişti. Yiğidi öldürelim ama, hakkını da verelim.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti