Av. Hasan Sözmener

 

Tıs yok gık yok, çıkart da görelim

21 July 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Poliste atamalar olur, terfiler olur nakiller olur, yer yerinden oynar. Atamalarda, terfilerde ve nakillerde haksızlığa uğradığını iddia edenler, siyasilere koşarlar, basına açıklamalar yaparlar, yargıya başvururlar. Basın günlerce yazarçizer, görsel basında programlar yapılır. Öğretmen atamalarında, nakillerinde ve terfilerinde, kamu görevlilerinin atamalarında, nakillerinde ve terfilerinde aynı şeyler yaşanır.
Geç de olsa yargı kararını verir ve birçok atama, terfi ve nakil işlemleri iptal edilir. Tabii, iptal edilmeyen atama, terfi ve nakil işlemlerinin olduğu da görülmektedir.
Geçen hafta basında yer alan haberler arasında, yargıda, birçok atama, terfi ve nakil işlemlerinin yapıldığı da, yer aldı. Dikkat ettiniz mi bilmem, yargıda yapılmış olan birçok atama, terfi ve nakil işlemleri ile ilgili olarak, ne tıs çıktı ne de gık çıktı. Tıs ve gık çıkmamasını nasıl yorumlayabiliriz?
Diyebiliriz ki, adamlar o kadar adil ve isabetli atama, terfi ve nakil işlemi yapıyorlar ki, bunlardan herkes memnundur ve o nedenle tıs ve gık çıkmıyor.
Bu yorum doğru mu? Dıştan sadece tıs ve gık çıkmamasına bakılarak yapılmışsa doğrudur. Ama, olayın içine doğru yaklaşılırsa, tıs ve gık çıkmamasının nedeninin, yapılan işlemlerin adil ve isabetli olduğundan değil de, tıs ve gık çıkartılamadığından, bir yerde, tıs ve gık çıkartmanın yasaklanmış olduğundan çıkartılamadığını anlarsınız. Daha doğrusu, tıs ve gık çıkartılıyor ama bunu çıkaranlar kendi odalarında üzülerek, ağlayarak bunu çıkartıyorlar ve tıslarını ve gıklarını çok samimi buldukları çok az sayıdaki kişilerle paylaşıyorlar ve o nedenledir ki, bunlar, dışarı ve basına sızmıyor. Neticede öğreniyoruz ki, yargıçlarla ilgili atamalarda, terfilerde ve nakillerde çok büyük rahatsızlıklar var ve birçok yargıç, çaresizce ve hiç bir şey yapamayacaklarının burukluğu içerisinde ve son derece üzgün olarak, yapılan bu işlemlerden adaletsizliğe ve haksızlığa uğradığını düşünmektedir.
Anayasa diyor ki, yargı bağımsızdır ve tarafsızdır. Bu nedenle yine diyor ki, yargıçların atanmaları, terfileri, nakilleri özlük işleri ve disiplin işleri, mahkemelerin bağımsızlığı ilkesine göre, yasa ile düzenlenir.
Peki bu sayılanlar, mahkemelerin bağımsızlığı ilkesine göre yasa ile düzenlenmiş midir? Ortada yarım yamalak bir yasa bulunmaktadır. Bu yasada, atamalarla ve disiplin işleri ile ilgili yetersiz birkaç düzenleme bulunmakta ancak, terfilerle ve nakillerle ilgili hiçbir düzenleme bulunmamaktadır. Terfiler ve nakiller tamamı ile keyfi olarak yapılmaktadır. Bir yargıcın hangi hal ve hareketinin disiplin suçu oluşturacağı ve cezasının ne olacağı belli değildir.
Duyumlarımıza göre, yargıçların, atama, terfi, nakil ve disiplin işlerini yapmakla görevli olan yüce kurul, bir karar üretmiş ve bu kararı ile bir disiplin suçundan dolayı uyarı cezası alan bir yargıcın, meslek hayatı boyunca terfi etmesinin mümkün olamayacağını karara bağlamış. Anladığım bu karar mevcut yarım yamalak yasaya dayanmaktaymış.
Yüce kurulun bu kararından sonra, bu kurulun yaptığı işlerden haksızlığa uğradığını iddia edenlerin ses çıkarması, tıs ve gık çıkarması mümkün mü? Hade çıkart da görelim. Çıkarttığın anda, bir uyarı cezası ve ardından, 60 yaşına kadar bulunduğun mevkide kalırsın.
Bu konuda bir başka gerçeğin bilinmesinde de fayda vardır. Bu işleri yapmakla görevli olan yüce kurulun kararları, işlemleri ve ihmalleri yargı denetimine de açık değildir. Yani bir yargıç, terfilerde, nakillerde ve disiplin işlemlerinde haksızlığa uğradığı iddiası ile dava açma hakkına sahip değildir.
Yani yargı için anayasanın öngörmekte olduğu bağımsızlık ve tarafsızlık bu mudur? Bu ise, ben bu bağımsızlıkta ve tarafsızlıkta yokum. Yargıçlar ne iş yapar? Haklıyı haksızdan ayırırlar, haksızlığa uğrayanların haklarını elde etmelerine çaba gösterirler ve adalet adına çaba gösterirler. İşleri bu olan bu yargıçlar, kendilerinin uğradıkları haksızlık karşısında hiçbir şey yapamaz hale sokulmuşlar ve bir hukuk adamı olarak hiç hazmedemediğim ve hazmedemeyeceğim bir şekilde de tüm bunların doğru olduğunu savunanlar var. İşte anayasa değişiklikleri ile bu tür durumlara çare bulunmasını bekliyorduk.
Yargıda yaratılan şu olmuştur. Yukarıdakiler ve aşağıdakiler. Yetiştirip yukarıya adımını atarsan kurtulursun. Örneğin ben, mahkemelerde onlarca davası bulunan bir iş adamının özel uçağı ile festivallere gidenler hakkında bir disiplin soruşturması açılmasını çok beklemiştim. Suçlu bulunmaları için değil, aklanmaları ve yargının almış olduğu yaranın temizlenmesi için beklemiştim. Daha geçen gün radyodan izlemekte olduğum bir programda adam bas bas bağırıyordu, bu festivale gitme işini bahane ederek böyle bir yargının olamayacağını haykırıyordu ve ben radyonun başında boynum bükük kahrolarak ve utanarak bunları dinliyordum.
Ne garip bir rastlandı ben son cümlemi yazarken Şener Elçin Bey de radyoda “onuncu köy” isimli programda, aynı konuda konuşuyor ve bu yargıçların yani bir iş adamının özel uçağı ile film festivaline giden yargıçların, halen görevlerinin başında olmalarına ilişkin şaşkınlığını dile getiriyor. Ve benim yine yüzüm kızarıyor ve ben yine utanıyorum. Disiplin soruşturması açılmamasının nedeni herhalde bu yargıçların yukarıda olmalarıdır.
Bir de iddia ediliyor ki, yargının bu halinin halk tarafından bilinmemesi lazım. Çünkü, halk bunları bilirse, yargıya olan güven azalır. Ben bu lafa gülerim ama, acı acı gülerim. Yargı yetkisi, halk adına kullanılmaktadır. Anayasamız, öyle söylemektedir. Halk adına yargı yetkisi kullanan mahkemelerde neyin nasıl yapıldığını halk bilmelidir. Gerçekler bilinerek elde edilen saygı bakidir ancak, gerçekleri gizleyerek elde edilen saygı geçicidir.
Yazımı bitirirken aklıma bir söz geldi, Alakalı mı? Değil mi? bilemiyorum ama, söyleyeyim. Adı büyük, g… kovuk.
Tıs yok, gık yok, ses yok, mahallede ölüm yok bu ne figandır. Havada bulut yok bu ne dumandır, burası KKTC’dir, her şeyi hoştur, acep bu ne iştir. Biraz sözler karıştı ama, idare ediniz işte. Eğer Serhat İncirli Bey okursa, sözlerini düzeltir diye düşünüyorum...

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti