Dr. İsmail Kemal

 

Türkiye ne düşünüyor?

07 August 2014, Thursday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Türkiye’de seçmenler 10 Ağustos’ta ülkenin cumhurbaşkanını seçecekler. Pazar gecesi üç aday (Recep Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu, Selahattin Demirtaş) arasındaki yarışın sonucunu öğreneceğiz. Bu seçimler Türkiye siyasi yaşamı açısından önemli. Seçimler öncesinde PEW araştırma kuruluşu Türkiye’nin nabzını tuttu. 11 Nisan-16 Mayıs tarihleri arasında, yüz yüze yapılan araştırmanın sonuçları ilginç. Bu sonuçlara kısaca göz atalım.
Pew, araştırmasını “Turks Divided on Erdogan and the Country’s Direction” (Türkiye Erdoğan ve ülkenin yönü konusunda bölünmüş) başlığı altında sunuyor. Araştırmada ilk sunulan tablo ülkenin temel konulara bakışı ile ilgili. Ülkenin yönünden, gidişatından memnun olmayanların oranı yüzde 51, memnun olanların oranı yüzde 44. Hükümetin etkisini kötü olarak görenler yüzde 44, iyi olarak görenler yüzde 51. Ekonominin iyi olduğuna inananlar yüzde 50, kötü olduğuna inananlar yüzde 46. Başbakan Erdoğan konusunda görüşler ortadan bölünmüş. İyi diyenler yüzde 48, kötü diyenler de yüzde 48. Pew, Gezi Parkı olayları konusunda da görüş almış. Gezi Parkı protestolarını destekleyenlerin oranı yüzde 49, karşı olanların oranı yüzde 40. Araştırmanın başlığında da vurgulandığı gibi Türkiye önemli konularda ciddi bir bölünme yaşıyor.
Türkiye’de halkın orduya bakışı her zaman önemli olmuştur. Bir zamanlar en güvenilen kurum orduydu. AK Parti iktidarı döneminde bu giderek değişti. Orduya verilen destekte düşüş eğilimi gözlemleniyor. 2007’de orduya verilen destek yüzde 85 oranındaydı. 2010’da bu destek yüzde 72’ye geriledi. 2014’te ordunun ülke üzerinde olumlu etkisi olduğuna inananların oranı yüzde 55. Bu konudaki gerileme eğilimi çok açık. Ancak, Ergenekon, Balyoz gibi süreçlere ve bu bağlamda yazılanlar ve söylenenlere rağmen halkın yarısından fazlasının orduya güvenmeye devam etmesi önemli. AK Parti iktidarı döneminde ön plana çıkan polis teşkilatına bakış orduya bakışa çok yakın. Polis teşkilatının olumlu etkide bulunduğunu düşünenlerin oranı yüzde 55, kötü olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 42. Yargıya güven daha düşük. Yargı konusunda olumsuz düşünenlerin oranı yüzde 58, olumlu düşünenlerin oranı yüzde 37. Halkın medyaya bakışı da ilginç. Medyaya güvenenlerin oranı yüzde 32, güvenmeyenlerin oranı yüzde 66. Türkiye medyası iyi puan almıyor. Bu sürpriz değil elbette. Dini liderler de aynı konumda. Dini liderlere güvenenlerin oranı yüzde 37, güvenmeyenlerin oranı yüzde 58.
Dış dünyaya bakış konusunda ilginç veriler var. Türkiye halkının ABD’ye bakışı sorulmuş. ABD konusunda olumlu düşünenlerin oranı sadece yüzde 19. Araştırma Gazze trajedisi öncesinde yapılmıştı. Şimdi yapılsa herhalde ABD’ye olumlu bakanların oranı daha da düşük olurdu. Peki, Avrupa Birliği (AB) konusunda insanlar ne düşünüyor? AB’ye olumlu bakanların oranı yüzde 25. Ancak, Türkiye’nin AB’ye üye olması gerektiğini düşünenlerin oranı daha yüksek. Bu da ilginç bir çelişki. Türkiye’nin üyesi olduğu ve her başı sıkıştığında yardım talep ettiği NATO konusunda insanların düşüncesi olumsuz. Her 10 kişiden 7’si NATO’ya olumsuz bakış içinde.
PEW, araştırmasını insanların eğitim düzeyi, dindar olup olmadığı, nerede yaşadığı (şehirde mi, köyde mi) temelinde de yapmış. Başbakan Erdoğan’a ve hükümetine destek verenlerin dindar kesimler olduğu görülüyor. İlkokul düzeyinde eğitimi olanlarla kırsal kesimlerde yaşayanlar ülkenin gidişatından ve hükümetten daha memnun. Orta eğitim ve üstünde eğitim alanlarda memnun olanların oranı düşüyor. Günde 5 kez namaz kılanların yüzde 54’ü ülkenin gidişatından ve hükümetten memnun. Pek namaz kılmayanlarda bu oran yüzde 26’ya düşüyor.
Başbakan Erdoğan’ın somut konuları ele alması konusunda görüşler şöyle: Ekonomi yönetimini onaylayanlar yüzde 46, onaylamayanlar yüzde 49. Kişisel özgürlükler konusunu ele alış şeklini onaylayanlar yüzde 39, onaylamayanlar yüzde 56. Hükümete karşı protestolar konusundaki tavrını onaylayanlar yüzde 37, onaylamayanlar yüzde 55. Yolsuzluklarla mücadele konusunda Başbakan’ın tavrını onaylayanlar yüzde 36, onaylamayanlar yüzde 55. Suriye konusunda Başbakan’ın politikasını onaylayanların oranı yüzde 36, onaylamayanların oranı yüzde 56. Somut politikalar bazında insanlar hükümetin politikalarına fazla destek vermiyor.
Türkiye’nin siyasal yaşamında dinin rolü konusundaki düşünceler epey değişmiş. AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında İslam’ın Türkiye’nin siyasal yaşamında önemli rol oynadığını düşünenlerin oranı yüzde 45, önemli rol oynamadığını düşünenlerin oranı yüzde 43’tü. 2014 yılında dinin siyasal yaşamda önemli rol oynadığına inananların oranı yüzde 69, önemli rol oynamadığını düşünenlerin oranı yüzde 26. AK Parti iktidarı döneminde bu konudaki düşünce değişimi çok bariz.
10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken düşünce bazında Türkiye’nin derin bir bölünme yaşadığı ortada. Seçimleri kazanacak olan kişinin bunu göz önünde bulundurması, daha uzlaşıya dayalı, kucaklayıcı tavırlar geliştirmesi gerekecek.

Yazarın Tüm Yazıları
Burkini ve özgürlükler 
Joe Biden ziyareti    
Halep savaşları 
Türk Akımı gerçekleşecek mi?    
Yine mülteci konusu 
Türkiye ve Rusya 
Din ve siyaset 
Rakamlarla mülteci sorunu 
Sıcaklar, kuraklık 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dünya nereye gidiyor? 
Darbe girişimi ve dış politika 
Çözüm daha çok demokrasi 
Sol nerede? 
Sırada İtalya mı var? 
NATO’nun Varşova sınavı 
Avrupa’nın asileri 
Dış politikada doğru adımlar 
İngiltere’nin işi zor 
Büyük Britanya mı, küçük İngiltere mi? 
Avrupalılar ve dünya 
Brexit: Kötü fikir 
Brexit ötesinde AB şüpheciliği 
Demografi ve Avrupa 
1916 Orta Asya ayaklanması 
Ortadoğu’da gençler ne düşünüyor? 
Avrupa ve aşırı sağ   
Doğu Akdeniz’de su sorunu 
Dünya İnsani Zirvesi İstanbul’da 
Ortadoğu’da sınırlar 
Sykes-Picot 100 yaşında 
Vize muafiyeti olacak mı? 
Rusya, Türkiye: Yapısal sorunlar 
22 Mayıs seçimleri yaklaşırken 
Vizesiz Avrupa  
Dine dayalı devlet 
100 yıl sonra Kut’ül Amare 
Irkçılık 
İslam dünyasının durumu  
Kaliteli Rusya analizi 
Panama belgeleri depremi 
BM Genel Sekreteri kim olacak? 
Terörizm ve nükleer güvenlik 
IŞİD’le mücadelede ilahiyat 
Teröre lanet 
Brüksel’den ne çıktı? 
Büyük pazarlık 
Türkiye-AB anlaşması 
Basın özgürlüğü 
Oscarlar ve Spotlight 
Türkiye-AB zirvesine doğru 
İran nereye? 
Suriye: Obama’nın iflası 
Zor günler 
Suriye açmazları 
Suriye’de ateşkes mi? Chamberlain’in hayaleti 
Su ve elektrik 
Suriye: Köyün minareleri 
AB ve gelecek 
Dördüncü endüstri devrimi 
Temelleri sarsılan AB 
Avrupa’nın kaybolan rüyası 
Ortadoğu’da bir Çinli 
İslam dünyasının durumu 
Avrupa’nın popülizm sorunu 
Suudi Arabistan-İran krizi 
ABD’de kadın başkan 
2016’ya “Merhaba” derken 
Ne olacak bu AB’nin hali? 
Dış politikada gerçekçilik 
Türkiye-İsrail ilişkileri 
Ortadoğu’da mezhep kavgaları 
Tarihi Paris anlaşması 
İslam, Müslümanlar, Batı 
Türkiye ve AB üyeliği 
Stratejik rekabet 
AB-Türkiye zirvesi 
Gerilimi düşürme zamanı 
20 yıl sonra Bosna 
Gözler Paris’te 
İklim değişikliği ve global endişe 
Yaklaşan G20 zirvesi 
Su ve İsrail 
Diğer seçimler: Azerbaycan 
Türkiye: Umut ve kaygı 
Coğrafya ve politika (jeo-politik) 
Rusya’nın artan askeri gücü 
Terörizm başaramaz 
Seçimlere doğru Türkiye 
Putin Suriye’de neyin peşinde? 
Enerji, AB, İran 
Hac faciasının düşündürdükleri 
BM başarılı oldu mu? 
Sürdürülebilir kalkınma hedefleri 
Yunanistan’a istikrar gelecek mi? 
Corbyn başarabilir mi? 
Suriye satrancında Rusya 
İnsan kaçakçıları 
Savaşların kurbanı çocuklar 
Mısır’ın enerji piyangosu 
Yine suyun önemi 
AB’nin mülteci krizi 
AB’nin mülteci krizi 
Tsipras’ın sınavı 
Türkiye’de karar halkın 
Türkiye’ye üzülmek 
Stratejik bir kaynak: Su 
Başka bir “çılgın proje” 
Çocuklar öldürülmesin! 
Enerjide Türkiye-AB işbirliği 
Türkiye ve uyanan dev 
IŞİD’le savaş 
Yunanistan: Sönen umutlar 
AB’nin geleceği 
İran’la tarihi anlaşma 
Rusya’nın ayıbı 
Evet mi, hayır mı? 
Suriye’ye dikkat 
İran’la anlaşma olacak mı? 
ABD’ye bakış 
Rakamlarla mülteci krizi 
Magna Carta 800 yaşında 
Dünyada silahlı çatışmalar 
Yunanistan’ın geleceği 
Türkiye’de yeni dönem 
Güç paylaşımı, Lübnan 
Güç paylaşımı, Kuzey İrlanda 
Güç paylaşımı, Bosna 
Geçmiş ve gelecek 
ABD’nin Irak fiyaskosu 
Arakan Müslümanlarının trajedisi 
Siyasette deprem 
Zafer günü 
İngiltere nereye? 
Akdeniz’de stratejik dengeler 
ABD’nin Türkiye’ye bakışı 
Vietnam Savaşı’nı hatırlamak 
Akdeniz trajedileri ve AB 
Yunanistan: Karar zamanı 
Seçimler ve sonrası 
Esas konu geleceğimiz 
Milletin makûs talihi 
Siyasette yeni soluk 
Siyasette yeni soluk 
Çoklukta ölüm bile tatlıymış… İnanmayın! 
İran’la satranç 
Toprakları kanlı Yemen 
Bir yıl sonra Kırım 
İnternete bakış 
Çanakkale geçilmez 
Netanyahu sınavda 
Kadın liderler zorda 
Rumlar ne düşünüyor? 
Savaş çığırtkanı Netanyahu 
Rusya ve Putin 
Demokrasi, demokratlık 
Avrupa’nın kaderi Almanya ve Rusya’nın elinde 
Türkiye’nin kadınla sınavı 
Ukrayna anlaşması kalıcı mı? 
Yunanistan’ın kader günleri 
Avrupa’nın Ukrayna sınavı 
Yakarak öldürmek 
Sina’da ne oluyor? 
Ekonomi ve siyaset 
Yunanistan kavşakta 
Dünyada demokrasi geriliyor mu? 
Euro bölgesinin sorunları 
Avrupa ne yapmalı? 
Müslümanlar ne yapmalı? 
Terörizm hepimizin düşmanı 
Risk toplumu 
Robotlar ve işçiler 
2015: Seçimler yılı 
Güzel Türkçemiz 
Enerji jeo-politiğinde LNG 
2015’te Ortadoğu 
Putin zorda 
Yunanistan’a dikkat 
Gelir uçurumu 
Enerji oyununda kritik gelişme 
Nükleer enerji 
Yeni soğuk savaş mı? 
Dünya Bankası’nın iklim raporu 
Yine iklim değişikliği 
İran’la anlaşma mümkün olacak mı? 
ABD ve Çin sürprizi 
Küreselleşmenin neresindeyiz? 
Mescid-i Aksa 
İngiltere AB’den çıkacak mı? 
ABD Kongresi için yarış 
Ukrayna ve Tunus’ta kritik seçimler 
Türkiye’nin G20 dönem başkanlığı 
Petrol fiyatları düşerken 
Eşitsizlik sorunu 
Küreselleşme ve dünya düzeni 
Ebola tehdidi  
Kurbanlar 
Türkiye’nin Ortadoğu sınavı 
Dünya düzensizliği ve BM 
IŞİD hedefte 
Barbarlar kapıdayken 
İskoçya: Kader günü 
İskoçya’dan Katalonya’ya 
İskoçya referandumu 
Kissinger’in “Dünya Düzeni” 
Kritik NATO zirvesi 
Arap dünyasında siyasal İslam 
Türkiye’de yeni dönem (mi?) 
AB ve Akdeniz 
Deneme sırası Norveçlide 
Putin, Aliyev, Sargsyan 
2014’te insani kalkınma 
Kavşaktaki Türkiye 
Uluslararası guguk 
10 Ağustos ve Kıbrıs 
İsrail kazanabilir mi? 
Yazacak ne kaldı? 
Hepimiz Gazzeliyiz 
Gazze senaryoları 
Filistin trajedisi 
Su sorunu ve uluslararası su hukuku 
Müslümanlar radikalizme karşı 
Türkiye cumhurbaşkanı 
Savaş: 100 yıl önce ve şimdi 
Çin ve Ortadoğu 
Dünyanın mülteci sorunu 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dış politikada gerçekçilik 
Dış güçler 
Bravo Obama 
AB’nin yeni açmazları 
Kapitalizm ve eşitsizlik 
Mısır nereye? 
Öteki Avrupa seçimleri 
Küresel ısınma ve güvenlik 
Avrupa nasıl yolunu kaybetti? 
Washington’dan Biden geliyor 
Batı sonrası düzen 
Türkiye’nin enerji amaçları 
Doğu Akdeniz ve Çin 
Irak’ın geleceği 
Transatlantik ilişkiler, Türkiye 
Orhan Veli 100 yaşında 
Kıbrıs- Güney Afrika 
Ukrayna bıçak sırtında 
Etnik anlaşmazlıklara çözüm 
Türkiye-AB ilişkileri nereye? 
Afganistan’da kritik seçimler 
Türkiye’de “yeni dönem” 
Türkiye seçim sınavında 
Türkiye yanlış yolda 
Yasaklarla nereye kadar? 
Kırım’ın ilhakı ve biraz tarih 
Kırım: Kritik gün 
Ukrayna, Kırım, enerji 
Eşitlik: Uzun ince yol 
Ukrayna dersleri 
Rusya Kırım’a dönüyor mu? 
Venezuela’da ne oluyor? 
Kiev “Meydan muharebesi” 
Kiev alev alev 
Rusya, Mısır, Doğu Akdeniz 
Türkiye, İsrail, Doğu Akdeniz 
Müzakereler başlarken 
Soçi Olimpiyatları başlarken 
Döviz ve durum tespiti 
Fransa-Türkiye ilişkileri 
Ukrayna: Rusya-AB rekabeti 
Gözler Cenevre 2’de 
2014’te savaş çıkar mı? 
Siyasi partilerin geleceği 
Downer başarabilecek mi? 
Cesur yeni dünya 
Avrupa’da aşırı sağa bakış  
Ekonomik beklentiler zayıf 
2014 ve Kıbrıs 
2014 ve Türkiye 
Mandela: Özgürlük meşalesi 
Ortadoğu’da Türkiye algısı 
Eleştirel ve özgür düşünce 
Fikirler, özgürlük ve hukuk