Av. Hasan Sözmener

 

İcar-satış

11 August 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Rakamların kusurlarına girmeden, anlatılanları anlatacağım. Adamın birisi, cezbeden reklamların etkisi altında kalarak, bir lüks araba satın alma kararı vermiş. Satıcı, adamın verebileceği aylık taksit miktarına göre bir hesaplama yapmış, toplamda ödenmesi gereken rakamı bulmuş, 42 bin Euro. Bu paranın aylık kaç Euro olarak ve ne kadar zamanda ödeneceğini bilmiyorum. Satıcı, tüm icar-satış sözleşmelerinde yapıldığı üzere, tek nüsha olarak, bir yazılı sözleşme hazırlamış ve taraflar yani satıcı ve adam, kahvelerini güle oynaya yudumlarlarken, adam, sekreter kızın gösterdiği yerlere imzalarını atmış. Tabii ki tüm icar-satış sözleşmelerinde olduğu gibi, imzalar, sözleşme okunmadan atılmış. Neticede, lüks araba adama teslim edilmiş ama, imzalanan sözleşme tek olduğundan, adama herhangi bir sözleşme sureti verilmemiş. Aslında koskoca lüks arabalar veriliyor, birkaç sayfalık kağıt parçasının peşine düşmek de kimsenin aklına gelmiyor.
Adam, epey bir müddet taksitlerini muntazam bir şekilde ödedikten sonra, mali bir sıkıntı içerisine düşmüş ve taksitleri ödeyemez hale gelmiş. Taksitin ödenmediği ilk ay, sekreter hanım, çok tatlı bir tavırla ve sesle adamı uyarmış. Bu tatlı uyarı karşısında adam oldukça rahatlamış. Ancak ikinci ayki uyarı bir avukattan gelmiş. Avukatın uyarısı, sekreter hanımın uyarısına hiç benzemiyormuş. Avukattan gelen uyarı sert ve tehditkar bir üslupla yapılmış. Üçüncü ayda hiçbir uyarı gelmemiş ve dördüncü ayın başlarında, işyerinin önüne RHA bilmem kaç plaka numaralı bir araba park etmiş ve arabadan iki kişi inerek adamın yanına gelmişler. Meğer bu iki adam, mahkemelerin tebliğ ve icra memurlarıymış ve mahkemenin emri ile arabayı almaya gelmişler. Nitekim de, araba adamın elinden alınmış.
Sonuçta, ortaya çıkan bu günkü tablo; Araba açık artırmada satılıyor elde edilen miktar, 5 bin Euro. Adamın şu ana kadar toplam ödediği miktar, 32 bin Euro. Geriye kalan bakiye, yani adamın ödemesi gereken para, 25 bin Euro. Bu miktar üzerine de faizler binmeye devam ediyor.
Bu anlattığım olayda en şanslı kişi kim? Luks arabayı, açık artırmada satın almış olan kişi. Bu kişi, nereden baksanız otuz-otuz beş bin Euro değerindeki bir arabayı, 5 bin Euro’ya satın almış durumda. İkinci şanslı kim? İkinci şanslı kişi satıcı oluyor. Çünkü, yüzlerce benzeri durumdaki satıcının eline bu miktarda para geçmiyor. Niye geçmiyor? Çünkü, çoğu alıcılar çok daha az para ödedikten sonra ödemekten vazgeçiyorlar ve arabalar da açık artırmada ya beleşe satılıyor ve araba gitmiş oluyor ve alıcının cebine de çok az para giriyor ve alıcı ile satıcı da yıllarca, satılıp gitmiş olan ve onlar için ortada olmayan bir arabanın satış bedeli için mahkemelerde, kavga etmeye devam ediyorlar. Üçüncü en şanslı kim? Üçüncü en şanslı kişi, alıcı adam oluyor. Niye mi? Adam benzin parasından, seyrüsefer, muayyene ve benzeri harçlardan kurtulmuş oluyor. Bu işin acı bir şakası idi.
Diyeceksiniz ki, “şimdiye kadar anlatılanları anladık da, yazının başlığı niye icar-satış, olarak konmuş.” Çünkü, o lüks arabayı alan adamın imzalamış olduğu sözleşmenin adı, icar-satış sözleşmesi oluyor. Bu memlekette taksitle mal satın almakta olan kişilerin yüzde yüzüne yakın bir kısmının imzalamakta olduğu sözleşmelere, icar-satış sözleşmeleri denmektedir. İcar-satış sözleşmesinin özelliği nedir? Bu sözleşmeye göre, satılan malın mülkiyeti satıcıda kalmaya devam eder ve alıcı, sözleşmeye uygun olarak tüm taksitlerini bir tamam ödemesi koşulu ile, malı satın alma tercihini kullanabiliyor. Tarafların anlaşmalarına göre, bir veya birkaç taksitin zamanında ödenmemesi halinde, satıcıya, sözleşmeyi feshetme yetkisi verilmektedir. Fesih olunca ne olur?
Genellikle bu tür sözleşmelerde yer almakta olan şartlara göre, satıcı malını geri alır. Bunun dışında, bu tür sözleşmelerde, geriye kalan taksitler istenebilir veya ödenen taksitler, satıcıda kalır gibi şartlar yer almakla birlikte, kanaatimize göre bu tür şartlar geçersizdir. İcar-satış sözleşmelerinin ihlal edildiği iddiası ile mahkemelerimizde binlerce dava açılmış ve açılmaya da devam etmektedir. Bu davaların yüzde yüzüne yakın bir kısmında, satışa konu mallar, mahkemelerin emri ile satılmaktadır. Satılan mallar da bir yerde ya beleşe satılmakta ve ne satıcı, malının satış bedelini alabilmekte ne de alıcı, borcundan kurtulabilmektedir. Kanaatimize göre, icar-satış sözleşmelerine konu malların mahkemelerin emirleri ile satışı, taraflar arasındaki sözleşme şartlarına, yasalara, hukuka ve adalete aykırıdır. Barolar Birliği Başkanı iken, bir öneri yapmıştım. Önerim şu idi; Madem ki, satıcı sözleşmeyi feshetmiş ve mal da zapt edilmiştir. Tarafların üzerinde uzlaşacakları bir bilirkişi heyeti, bu malların değerlerini tespit etsin ve o değer üzerinden mal, satıcıya iade edilsin ve taraflar arasında bu değer üzerinden mahsuplaşma olsun. En isabetli yöntem budur ve bu yöntem tarafların sözleşmelerine ve yasalara ve hukuka ve adalete uygundur. Tekrarlıyorum, mahkemeler, satıcıların mülkiyetinde olan malların satışına emir vermekle hatalı hareket etmektedirler ve yüzlerce, binlerce mağduriyetin sebebi olmaktadırlar.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti