Derviş Deniz

 

Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız

06 January 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

2014 yılına girerken toplum açısından ekonomik hayatla ilgili beklentiler çok da iyi görülmemektedir. Geçen yılın ortasından itibaren yükselme trendine giren döviz kurları toplum içerisinde açıkça dışa vurmasa da bir panik yaratmıştır.

Döviz kurlarındaki artış yanında geçen yılın son ayı çersinde elektriğe, benzine ve gaza yapılan zamlar da toplumun paniklemesinde önemli derecede etkili olmuştur. Ekonomik çarkların dönüşü büyük ölçüde devletten gelen memur ve emekli maaşları ve yatırım bütçesine Türkiye’den gelen katkılar yolu ile açılan ihaleler piyasaya nakit girişi sayesinde olmaktadır. Bunun dışında üniversitede okumak için gelen öğrencilerin harcamaları ve turizm gelirleri de bu kaynağın özel sektör ayağını temsil etmektedir.

Görülen odur ki ülkemizin yarattığı ve piyasanın çarklarının dönmesini sağlayan bu kaynaklar çok sınırlıdır ve bu kaynakların dağılımı ile ilgili ciddi sıkıntılar vardır. Bu sıkıntılar dolayısıyla da başta sabit gelirliler ve esnaf olmak üzere toplumun büyük bir bölümü günü geçirirken, ekonomik olarak çok zorlanmaktadır. Sabit gelirli memur ve işçiler gittikçe artan fiyatlar karşısında gelirlerinin yetip yetmeyeceğini hesap ederken, birçok esnaf ve işadamı da rekabet koşullarının gittikçe daraldığı bir ortamda nasıl ayakta kalabileceklerinin hesabını yapmaktadırlar.

KKTC’de yaşayan halkın büyük bir kısmı günlük hesaplar yaparak ay sonunu nasıl getireceklerinin hesabını yaparken, hükümet de bu kısır döngüden nasibini almaktadır. Kronik açık veren bir bütçeye sahip KKTC’nin devlet gelirlerini artırabilmesi ülkedeki ekonomik çarkların dönmesine bağlıdır.

2013 yılının Haziran ayında başlayarak yükselme gösteren döviz kurları beraberinde pahalılık da getirmiştir. KKTC hükümetlerinin döviz kur artışlarına müdahale etme gücü olmadığı için Türkiye Merkez Bankası’nın alacağı tedbirler doğrultusunda hareket etmesi dışında yapabileceği bir şey yoktur. Bu nedenle Türkiye’nin para politikaları KKTC’de yaşayan her bireyi etkilemektedir.

Türkiye’deki döviz kur artışlarının ekonomik nedenler kadar siyasi beklentilere bağlı olduğu da ortadadır. Son haftalarda Türkiye’yi saran tartışmalar siyasi istikrarın devam edip etmeyeceği sorusunu gündeme getirmektedir. Hangi siyasi görüş içersinde olunursa olunsun, Türkiye’de gelişebilecek herhangi bir istikrarsızlığın ekonomik hayatı da aksi şekilde etkileyebileceğini düşünmemiz gerekir.

Bu nedenle 2014 yılında farklı siyasi görüşte insanların kavga ve çamur atmalarla değil, daha uzlaşıcı bir yöntemle mevcut sorunların üzerine gitmesi gerekmektedir. Bu yapılmaz ve ülke siyasi bir kavganın içersine sürüklenirse Türkiye’deki her vatandaş etkilenebileceği gibi KKTC’de de her vatandaş da etkilenecektir.

Bugün Türkiye Merkez Bankası’nın döviz kur artışlarını kontrol etmek için yaptıklarına baktığımızda, döviz artışını kontrol altına almak ve faiz oranlarını yükseltmemek için piyasalara devamlı döviz sürdüğünü görmekteyiz. Bu aşamada hedef faiz oranlarını yükseltmeden dövize müdahale etmek olmasına rağmen, bunun tek başına yeterli olup olmayacağı konusunda şüpheler vardır.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın faiz artışına gitmemesinin iki önemli nedeni vardır. Bunlardan birincisi faiz artışı ile üretim ve tüketimde yavaşlama yaşanabilme ihtimali, ki bana göre bu büyük olasılıktır. İkincisi de enflasyon kaygısıdır.

Türkiye’de siyasi istikrarsızlık olmasını dilememekle beraber bugün yaşanan tartışmaların daha da süreceğini tahmin etmek yanlış olmaz düşüncesindeyim. Bu tartışmaların döviz kurlarını artırmaya devam etmesi halinde Şubat ayı sonuna kadar faiz oranlarında artış görülebilir. Bu artışların ülkemize de yansıması beklenen bir gelişmedir. Bu nedenle ülkede üretim, ticaret ve hizmet sektörlerinin finansman kaynakları daha pahalı olurken girdiler de daha pahalı olabilecektir. Bunun neticesinde de tüketimde de daralmalar olması kaçınılmazdır.

Türkiye’de para politikalarının yarattığı gelişmelerden etkilenmekte olan ülkemizde hükümetin para politikasına müdahale olasılığı olmasa da, bazı ekonomik enstrümanlar ile piyasada yaşanacak sıkıntıları aşmak imkanı vardır. Bunun için de çok acil bir şekilde vergi politikalarını gözden geçirmek ve farklı finansman enstrümanlarını devreye sokmak yönünde etkili bir çalışma ortamına girilmesi gerekmektedir. Bu olmadığı takdirde 2014 yılı hepimiz için çok sıkıntılı geçebilir.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi