Av. Hasan Sözmener

 

Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün

25 August 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Önceki gün öğle olmak üzere, oturdum bilgisayarın önüne, kendi kendime dedim, “aha oturmuşken yazayım, gazete yazımı.”
Ne yazacağımı düşünürken, bir yandan da etrafı dinliyorum. Onlarca Ağustos böceğinin çıkartmakta olduğu tiz sesler arasında, Evlerden bebek ve çocuk sesleri geliyor. Bazı evlerden gelen sesler, o evlerdeki çocukların veya bebeklerin hayatlarından memnun olduklarını gösteriyor, bazı evlerden de çocuk ve bebeklerin mızırdanma ve ağlama sesleri geliyor. Çocuk ve bebeklerin çıkartmakta olduğu seslerden, onların mutlulukları veya mutsuzlukları hakkında bir tahminde bulunabilme olanağına sahibim ancak, aynı şeyi Ağustos böcekleri için söyleyemiyorum. Çünkü çam ağacındaki de, servi ağacındaki de, zeytin ağacındaki de ve zangalak ağacındaki de aynı sesi çıkartmakta… Yalnız bazılarının sesi, diğerlerinden biraz daha kalın çıkıyor.
Çocuk ve bebek seslerinin gelmekte olduğu evlerin çoğunda yaşayan insanların, çocuk ve bebek sahibi olma yaşları çoktan geçmiş durumda.
Bu gerçek birden bire aklıma, berberlerin, çalışma günleri ve saatleri konusunda çıkmış olan ve halen devam etmekte olan tartışmaları getirdi. “Nereden nereye?” diyeceksiniz.
Berberlerin çoğunluğunun isteği nedir? Berberlerin çoğunluğu, kuaförlerle aralarındaki eşitsizliğin kaldırılmasını istiyorlar. Anladığım kadarı ile, berberler için pazar günleri çalışma yasağı getirilmiş ancak, kuaförler için böyle bir yasak getirilmemiş. Bu istek haksız mı? Asla haksız değildir ve haklıdır. Ama, benim üzerinde duracağım konu, berberlerin haklılığı veya haksızlığı değildir.
Aslında üzerinde duracağım bir konu da belirlemiş değildim. Ağustos böceklerinin, çocukların ve bebek seslerinin bana hatırlattıklarını yazmaktayım. Bunlar bana öncelikle berberlerin çalışma gün ve saatleri üzerindeki itirazlarını hatırlattı ve bilahare de, eski günlerimizi hatırlattı.
Eskiden biz nasıl okuyorduk ve nasıl çalışıyorduk? İlkokul 6 yıldı. Sabah ve öğleden sonra olmak üzere günde iki kez okula gidiyorduk. Cumartesi günleri ise, yalnızca sabahleyin okula gidiyorduk. Öğle olunca, istiklal marşını okuyup, bayrağı göndere çekiyorduk ve öğleden sonra okula gitmiyorduk. Pazar günleri de gitmiyorduk. En önemlisi, esnaf ve zanaatkarlar ve memurlar da, cumartesi günleri, öğleye kadar çalışıyorlardı ve öğleden sonra ve pazar günleri çalışmıyorlardı. Bu durumda ne oluyordu? Babalar, cumartesi öğleden sonralarını ve pazar günlerini, eşleri ve çocukları ile geçiriyorlardı. Genel olarak ailelerin en mutlu günleri, cumartesi günlerinin öğleden sonraları ve pazar günleri oluyordu. Ailenin tüm fertleri, cumartesilerin öğleden sonralarını ve pazar günlerini iple çekiyorlardı. Aile bireyleri birlikte geçirdikleri saatlerde birbirlerine daha fazla yakınlaşıyorlar ve kaynaşıyorlardı. Özellikle pazar günleri, anne, baba ve çocuklar topluca, akraba ziyaretlerine de giderler ve akrabalarla olan yakınlaşma ve kaynaşma da bu şekilde sağlanırdı. En güzel yemekler hafta sonları pişirilip yenir, en güzel giysiler hafta sonlarında giyilirdi. Havaların güzel olduğu hafta sonları piknik yapılır, yaz aylarında denize gidilir, bazen lokantalarda yemekler yenirdi. Cumartesi akşamları ise, genelde sinema geceleri olurdu.
Hafta sonlarını yalnızca anneler ve çocuklar değil, babalar da sabırsızlıkla beklemekteydiler. Acil ihtiyaç halinde dahi, babalar, hafta sonları çağrıldıkları işlere gitmezler ve kendilerini işe çağıranları da kızgın bir sesle geri çevirirlerdi.
Şimdilerde durum ne? Ağustos böceklerinin sesleri ile birlikte gelmekte olan bebeciklerin, çocukların ve gençlerin seslerinden, ve seslerin geldiği evlere bakıldığında, durumların eskisi gibi olmadığı ve hafta sonları dahi, eşlerin, çocukları ile birlikte olamadıkları anlaşılmaktadır. Pazar günleri çalışma yasağı konan berberler, bu durumu fırsat bilip, pazar günlerini eşleri ile ve çocukları ile geçirme yolunu tercih etmemektedirler.
Bence, hafta sonları, eskisi gibi olsun. Herkese, hafta sonları çalışma yasağı getirilsin. Hafta sonları, anneler, babalar, çocukları ile birlikte olsunlar.
Yazımı bitirdim, hala Ağustos böceklerinin sesleri ve bu sesler arasında, bebeklerin ve çocukların sesleri gelmeye devam ediyor. Bu seslere bir de, yaşlı kadın ve erkek sesleri de eklenmiş durumda. Yaşlı bir erkeğin sesini net duyabiliyorum “helada bulada, uyusun da büyüsün.” Yazımın başlığını, “Aha Oturdum Yazayım” şeklinde koymuştum, Şimdi değiştiriyorum. “Helada, Bulada, Uyusun Da Büyüsün.” Bunu da ben ekliyorum “…büyüsün da, cep telefonları ile mesajlaşsın, facebooklarda gezsin, acıktığında internetten yemek çağırsın benim yavrum, annenle baban bunları yapabilmen için gece gündüz işliyorlar yoksa, onlar da bilmezler mi bu böcekler gibi şarkı söyleyip saz çalsınlar, haydi uyu yavrum üç yaşında iken annenle ilk defa tanışmıştın, belki evlenmezden önce kısmet olur da babanla da tanışırsın  .”

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti