Av. Hasan Sözmener

 

Hukukumuzda yargıcın konumu (1)

08 September 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

16 Eylül’de 2014-2015 adli yılı başlayacaktır. Yani mahkemeler açılacaktır. Bu nedenledir ki, bu konuda hazırlamış olduğum bir yazıyı okuyucularla paylaşmak istedim. Bu yazımın bir hukuk dergisinde de yayınlanmasını çok arzu ediyordum ancak… Yazım oldukça uzun olduğundan bugün birinci kısmı yayınlanmaktadır. İkinci kısmı herhalde gelecek hafta yayınlanacaktır.

Bu yazımda, bilimsel incelemelere girmek niyetinde değilim. Sadece çevremde gözlemlediklerimi yazacağım.
Avukatlar yasası altında yapılmakta olan imtihanlar nedeni ile stajyer avukatların çoğu ile tanışıyorum ve dolayısı ile zaman içerisinde çok sayıda genç avukatı tanımış oldum ve onlarla çok güzel ilişkilerim vardır.
Genel olarak orta yaşlılar ve yaşlılar şimdiki gençlerden memnun değillerdir. Sanki da bu gençleri başkaları doğurdu, besledi ve büyüttü.
Bu gençler bizim çocuklarımızdır ve bizim eserlerimizdir.
Bu memlekette herhangi bir makamı işgal etmekte olan her yetkilinin veya makam sahibinin muhakkak çocukları vardır. Bu nedenle tüm yetki ve makam sahipleri, gözlemlemişlerdir ki, yirmi, otuz yıl öncesindeki sevgi ve saygı anlayışı ile şimdiki sevgi ve saygı anlayışı oldukça değişmiştir. Korkutarak, kapris yaparak, sinirlenerek ve öfkelenerek artık sevgi ve saygı sağlamak mümkün değildir. Şimdilerde sevgi ve saygı, bilgi ile, sevecenlikle ve karşıdakine değer vererek kazanılır.
Adaletin sağlanabilmesi açısından, yargıç ne kadar gerekli ise, savcı da o kadar gereklidir, avukat da o kadar gereklidir. Öncelikle tüm bu tarafların bu bilince ulaşmaları gerekir. Bu bilince ulaştıktan sonra da, tüm tarafların birbirlerine sevgi ve saygı göstermeleri ve işbirliği içerisinde çalışmaları gerekir. Birden fazla kişinin birlikte çalışması gereken tüm durumlarda, çalışmaların bir düzen ve disiplin ve işbirliği içerisinde sürdürülmesi gerekir. Bu nedenle, çalışma düzeninin ve disiplinin ve işbirliğinin sağlanması açısından, birlikte çalışması gerekenlerin bazılarına, bu konuda yetkiler verilmektedir. Hatta işbirliği içerisinde ve tüm tarafların oybirliğinin sağlanamadığı durumlarda da son sözü söyleyecek birileri belirlenmektedir.
Adaletin gerçekleştirilmesi, birden fazla kişinin çalışmasını gerektirmektedir. Bu kişiler arasında en önemli konumda olanlar, yargıçlar, savcılar ve avukatlardır. Adaletin gerçekleştirilmesinde sürekli olarak yargıçların, savcıların ve avukatların birlikte çalışmaları şarttır. Bu nedenle, çalışmaların bir düzen, disiplin ve işbirliği içerisinde sürdürülmesi gerekir. Çalışma düzeninin, disiplinin ve işbirliğinin sağlanabilmesi açısından anayasa ve yasalar, yargıçları yetkili kılmışlardır. Yargıçların sağladığı çalışma düzeni, disiplin ve işbirliği içerisinde yapılan çalışmalarda, tüm çabalara rağmen oybirliği ile bir neticeye ulaşılamaması halinde, son sözü söylemekle de yargıçlar yetkilendirilmişlerdir.
Esasen üzerinde durmak istediğim konu da, adalet çalışmalarında, yargıçlara verilmiş olan çalışma düzenini ve disiplinini sağlama yetkilerinin neleri içerdiğidir. Sadece adalet çalışmalarında değil, birden fazla kişinin birlikte çalışmasının gerekli olduğu durumlarda da ayni kurallar geçerlidir. Yargıçlar her zaman hatırlamalıdırlar ki, esas gaye işbirliği içerisinde mümkün mertebe tüm tarafları memnun edecek şekilde adaleti sağlamaktır. Eğer, avukatlar ve savcılar çalışma düzenine uyuyorlarsa, disiplini bozmuyorlarsa ve işbirliği içerisinde çalışma eğiliminde iseler, yargıçların, düzen ve disiplin sağlama yetkilerini hiç kullanmamaları ve hatta savcılara ve avukatlara bu gibi yetkilerini hatırlatmamaları gerekir.
Yargıçlara verilmiş olan bu yetkiler, yargıçların,  savcıları ve avukatları sindirmeleri, korkutmaları veya onları hakaretlemeleri, hor görmeleri, aşağılamaları ve benzeri davranışlarda bulunmaları için verilmemiştir.
Yargıçlar, huzurlarındaki savcılardan ve avukatlardan daha değişik görüşlere ve düşüncelere sahip olabilirler. Bu gayet doğal bir şeydir. Ancak yargıçlar kendi düşünce ve görüşlerini, asla savcılara ve avukatlara empoze edemezler ve etmeye de çalışmamaları gerekir. Yargıçlar, kendi görüşlerine sahip olmadığı veya kendileri gibi düşünmediği için, savcıların ve avukatların işlerine müdahale etmemelidirler ve onlara hasımane tavırlar içerisine girmemelidirler. Yargıçlar, her ne pahasına olursa olsun huzurlarındaki dosyalardan kurtulmak gibi bir tutum içerisine girmemelidirler. Konumları itibarı ile yargıçlar, savcılar ve avukatlar üzerinde baskı oluşturup gereksiz yere birçok davayı veya müracaatı geri çektirebilirler veya arzu edilmeyecek bir şekilde sonuçlandırabilirler. Bu gibi hallerde yargıçlar o dosyalardan kurtulabilirler ve bu dosyaları bitirdikleri istatistiklere de geçmiş olabilir. Ancak bu tür davranışlardan adalet büyük yaralar almaktadır.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti