Derviş Deniz

 

Şirketler yasasında artık değişim zamanı

08 September 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Bugün KKTC’de yürürlükte olan Şirketler Yasası, İngiltere’nin 1948 yılında yasalaştırdığı Şirketler Yasası’nın bir kopyasıdır. Kıbrıs’ta şirketler yasası 1951 yılında yürürlüğe konmuş ve bugüne kadar güncelliğini korumuştur.

İngiltere Şirketler Yasası’nı 1948 de geçirdikten sonra bu yasayı 1970’li yıllarda revizyona tabi tutmuş ve 1980’lerden başlayarak dünya ekonomisinin küreselleşmesi ve en önemlisi Avrupa Birliği’nin genişlemesi nedeni ile de yeni yasalar geçirtmeye devam etmiştir. Dünyanın finans merkezinin Londra olması ve kurumsal yatırımcının bir yasaya ihtiyaç duyması İngiltere’yi her zaman Şirketler Yasası’nın içeriği ve uygulanması açısından dünyanın en önemli ülkesi yapmıştır. Bugün Avrupa Birliği’nin şirketlerle ilgili direktiflerinin temelini İngilizlerin Şirketler Yasası oluşturmaktadır.

Kıbrıs’ın Güneyinde de Kuzeyinde de 1951 yılında yasallaşan Şirketler Yasası yürürlüktedir. Güney Kıbrıs yeni bir Şirketler Yasası yapmamasına rağmen Avrupa Birliği üyeliğine istinaden uyum sağlamak açısından mevcut yasada birtakım değişiklikler yapmıştır. Kıbrıs’ın Kuzeyi’nde bizler ise kendi kadrolarımız ile 2005 ve 2006 yıllarında yapılan çalışmalar dışında birşey yapmayıp çalışmaları Avrupa Birliği uzmanlarına bırakmış durumdayız.

KKTC’nin Şirketler Yasası’nda çok büyük ve radikal değişikliklere lüzum yoktur. Önemli olan 1951 geçirilen ve hala güncelliğini koruyan yasaya AB normlarından aktarma yapmaktır. Bunu belirtmek istememdeki neden İngiliz sistemi temelindeki bir yasanın İngiliz temelinden gelmeyen uzmanlarca altüst edilmemesidir. KKTC’de yürürlükteki hukuk sisteminin hala daha köken olarak İngiliz sistemi olması, ekonomik hayatın önemli bir parçası olan Şirketler Yasası’nın da bu temelde devamını gerektirmektedir. Bu mevcut yapıyı farklı ekolden gelen uzmanlarla bozarsak, her konuda yaptığımız gibi Şirketler Yasasında da bir kaosa neden olabiliriz. Bu nedenle popülizm yapma ve bilgisizce davranma gibi eylemlere rağbet etmeden kuralına göre Şirketler Yasası’nda değişime gidilmelidir.

Bugün mevcut olan Şirketler Yasası’nda temel konularda olmasa da şirketlerin işleyişine pratik getirme açısından bazı değişiklikler yapılabilir. Bugün dünyanın birçok ülkesinde tek bir hissedar ile şirket kurulabilmektedir. Halbuki, KKTC’de şirketlerin en az 2 hissedarı olması gerekmektedir. KKTC’de çok yaygın olmaması dolayısı ile Anonim Şirket kuruluşu çok da göz önünde değildir. Ancak anonim şirket kuruluşu ile ilgili kurallar çağın çok gerisinde kalmıştır. Geçmişte sermaye hareketlerinin ülke içerisinde kaldığı, uluslararası sermayenin fazla hareket etmediği zamanlarda anonim şirketlerin kuruluşunu çok katı kurallara bağlamak usulden olabilirdi. Ancak bugün bu engeller dünyadaki sermaye hareketlerindeki engellerin kaldırılması gibi kaldırılabilmelidir.

KKTC Şirketler Yasası’nın değişikliğe en çok ihtiyaç duyulan kısmı tasfiye işlemleri ile ilgili kısımdır. Bugün AB içersinde tasfiye işlemleri ile ilgili Şirketler Yasası kuralları daha sert ama daha pratik bir şekil almıştır.

KKTC Şirketler Yasası’nın özünde şirketlere sermaye koyan hissedarların yatırımlarının nasıl güvence altına alınacağı bulunmaktadır. Bu güvence de yöneticilerin şirketleri iyi ve dürüst bir şekilde yönetmesi, en önemlisi şirket faaliyetlerinin kayıtlarının eksiksiz tutulması ve eksiksiz tutulduğunun bağımsız denetçiler tarafından denetlenmesi ile sağlanmaktadır. Bu nedenle KKTC Şirketler Yasası içerisinde direktörlerin ve denetçilerin görev ve sorumlulukları çağdaş uluslararası normlara göre tekrar düzenlenmelidir.
Şirketler Yasası’ndan yola çıkarak KKTC’de şirketlerin yıllık finansal tablolarını denetlemek yetkisinde olan ve Gelir ve Vergi Dairesi tarafından yetkilendirilmiş, adına, mali müşavir, hesap uzmanı, bağımsız denetçi ve yerel ağız ile muhasip denilen kişilerin görevleri ile ilgili kuralları belirleyen meslek yasasına da değinmek istiyorum. KKTC’de maalesef Şirketler Yasası tarafından görevleri belirlenmiş bağımsız denetçilerin KKTC Maliye Bakanlığı Gelir ve Vergi Dairesi tarafından yetkilendirilirmiş gibi bir anlayış mevcuttur. Bu anlayış KKTC Şirketler Yasası’nın ruhuna aykırıdır. KKTC Şirketler Yasası’nın verdiği yetkilerin KKTC Maliye Bakanlığı’nın yetkileri gibi uygulanması ve geçirilmesi düşünülen meslek yasasında bunun temel alınması, KKTC Şirketler Yasası’nı bir yandan çağdaşlaştırmaya çalışırken diğer yandan yasanın ruhuna müdahale edilmesini sağlamaktadır. Bu nedenle ticari ilişki yapmakla yetkili kurumların, onların yönetici ve denetçilerinin KKTC Şirketler Yasası altındaki, görev, sorumluluk ve yetkilerinin farklı yasalarda delinmemesine büyük özen gösterilmelidir.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi