Derviş Deniz

 

Yeni dünya düzeni

22 September 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Amerika Birleşik Devletleri eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’in son günlerde yayınlanan Dünya Düzeni “ World Order” adlı kitabı 21. yüzyılda değişen dünya şartlarından bahsetmektedir. Bu kitap içerisinde işlenen konularda yeni dünya düzeninin başarısız olduğu ve bu başarısızlığı gidermenin yolunun ABD gibi süper bir gücün etkinliğini artırmak olduğu belirtilmektedir.
Son zamanlarda gerek Ortadoğu’da gerekse Ukrayna’da meydana gelen olaylar insanlık adına büyük tehdit oluşturmaktadır. Bu olaylar Henri Kissinger’in de iddia ettiği gibi yeni dünya düzeninin başarısızlığını yansıtabilir. Ancak bunu da unutmamak gerekir ki Amerika Birleşik Devletlerinin ve son elli yıl içinde büyüyen Avrupa Birliği’nin savunduğu demokratik düzen maalesef dünyanın birçok ülkesinin halkları tarafından kabul görmemektedir.Demokrasi adına verilen savaşlarda bu demokrasi savaşı içine giren ülkelerin halkları demokrasiyi benimsedikleri için değil de baskılara boyun eğdikleri için demokratik yaşamı tercih etmektedirler. Nitekim demokratik olmaya çalışan birçok doğu ülkesinde en sonunda gelinen nokta diktatörlüğe dönüşümdür.
Siyasi açıdan yeni dünya düzenin başarısız olduğu üzerinde bir tartışma konusu açılmışken esasen bunun ekonomik açıdan nasıl yorumlanması gerektiğine de bakmak gerekir. Yeni dünya düzeninde murat edilen tüm dünya ülkelerinin demokratik bir yapıya sahip olmalarıdır. Bunun için de insan özgürlükleri temelinde kurulan Amerika Birleşik Devletleri kendi yükselişini özgürlük ve demokrasinin yayılması olarak tanımlamaktadır. Avrupa Birliği’nin kurulmasında amaç yıllarca birbirlerine siyasi açıdan rekabetçi olarak yaklaşan ülkelerin çıkar çatışmalarından doğacak zararları engellemek için bir güç dengesi oluşturmak ve siyasete olan güvenin sürdürülmesi idi. Bu nedenle yeni dünya düzeninde demokrasi en büyük hedef olarak yer almaktadır.
Demokratik bir düzen olarak nitelenen yeni dünya düzeninde ekonomik model olarak serbest piyasa ekonomisi öngörülmüştür. Bu düzendeki düşünce serbest piyasanın şahısları yükselttiği, toplumları zenginleştirdiği ve geleneksel düşmanlıklar yerine ekonomik işbirliği ve bağımlılıkların ortaya çıkmasını sağladığıdır. Avrupa Birliği’nin oluşumunun temeli de bu felsefe üzerine inşa edilmiştir.
Dünyada ortaya çıkan siyasi sorunların temelinde küçük ulus devletlerin ulusal çıkar kavgaları olduğu görülmektedir. Ancak çok küçük devletlerin içerisinde bile ortaya çıkan siyasi kavgaların kökeninde ekonomik çıkarların önde olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bireysel ulus devletlerinin ekonomik çıkarı ile farklı uluslardan oluşan Avrupa Birliği gibi yapıların ekonomik çıkarları yeni dünya düzeninin siyasi çalkantılarının büyük bir bölümünü oluşturmaktadır.
Yirminci yüzyıl siyasi çekişmelerinde ekonomik silahtan çok ateşli silahların kullanılması önde gelmekteydi. Ancak şimdi görüyoruz ki, ülkelerin birbirlerine ekonomik bağımlılığı ekonomik yaptırımları ateşli silah kullanımı kadar etkin kılmaktadır. Yeni dünya düzenindeki siyasi çalkantıları etnik nedenler kadar ekonomik nedenlere de bağlamak artık olağan hale gelmiştir.
Bugün Ortadoğu’da yaşanan mezhep ve etnik kavgalarının çok önemli bir bölümünü ekonomik çıkarlar temsil etmektedir. Suriye ve Irak’taki iç savaşlarda farklı grupların stratejik yerler kadar ekonomik kaynakları ele geçirmek veya kaybetmemek kavgasının altında ekonomik çıkarlar yatmaktadır. İskoçya’da yapılan referandumda “Hayır” neticesi çıkması da ekonomik nedenlere bağlıdır. Kıbrıs’ta Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tek başına ele geçirmiş olması ve bunu Kıbrıslı Türklerle paylaşmaya hazır olmaması da bugünkü dünyamızda etnik nedenlerden çok ekonomik nedenlere dayalıdır. En basit örneği ile Kıbrıs’ta çıkacak gazın gelir paylaşımının siyasi bir çözüme vereceği faydanın siyasi etkilerinden çok ekonomik etkileri tartışılmaktadır. Çin’in ekonomik büyümesi de Batı’da siyasi bir tehditten çok ekonomik bir tehdit olarak algılanmaktadır.
Tüm yapılan argümanlardan anlaşılan yeni dünya düzeninin siyasi başarısızlığının ekonomik işbirliklerini de etkilediğidir. Bana göre yeni dünya düzeni ile dünyaya getirilmeye çalışılan demokratik düzen doğru bir harekettir. Bu hareketin güçlenmesi için ortaya atılan ekonomik modeller ülkeleri ekonomik menfaatlerin paylaşılmasında bir araya getirmiştir. Nitekim kim ne derse desin küreselleşme insan yaşam kalitesini artırırken, insanlar geçmişe göre daha büyük bir refah içerisine girmişlerdir. Bu işbirliği dışında kalmak için çaba gösteren insan toplulukları da her geçen gün bu refahın arkasında kalmaktadırlar. Bugün yaşanan etnik ve mezhep kavgaları çok küçük grupları refaha kavuştururken çok büyük insan topluluklarını da sefalete sürüklemektedir.
Yeni dünya düzeninin tamamlanması için tüm dünya ülkelerinin demokratik yaşam tarzını benimsemesi gerekir. Ancak tarihi ve kültürel geçmişler birçok ülke insanının bu demokratik değerleri anlamasına engeldir. Demokratik değerlerin anlaşılmaması da çıkar gruplarının bu insan topluluklarını hem siyasi hem de ekonomik yönden istismar etmesine imkan tanımaktadır. Görülen odur ki kültür değerlerini kaybetmeden birçok doğu ülkesinin batının demokrasi değerlerine sahip çıkması yeni dünya düzeninin başarısı olacaktır. Ancak bunun geçmişte olduğu gibi kaba bir güçle mi yoksa ikna ile mi yapılacağını zaman gösterecektir. Unutmayalım ki farklı kültürler olayları farklı değerlendirmektedir. Önemli olan da farklı kültürlerin ortak bir noktada kavgasız buluşmasıdır.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi