Derviş Deniz

 

Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar

29 September 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

İnsanlık ve devletler tarihi milliyetçi akımlarla etkilendiği kadar ekonomik çıkarlarla da etkilenmiştir. Orta çağlarda ve yeni çağda milletlerin birbirleri ile yaptıkları mücadelelerin kökeninde etnik nedenler kadar ekonomik nedenler de bulunmaktadır. Her işgal edilen ülke toprağı sadece milliyetçi duyguları beslemeyip  ayrıca işgal edilen ülkenin her türlü kaynağını kullanma hakkını da işgal eden ülke ve onu yönetenlere vermiştir. Yıllarca Avrupa ülkelerinin Amerika, Asya ve Afrika kıtalarında sürdürdükleri sömürgeciliğin kökeninde kendi milli kültürlerini sömürge insanlarına kabul ettirmekten çok bu insanları ve doğal kaynakları sömürme yatıyordu ve bu sömürü de ekonomik bir kazanç olarak nitelenmekteydi.
Dünyanın bugünkü hali geçmiş yüzyıllara bakıldığında sömürü açısından geçmişle kıyaslanamayacak kadar iyi olsa dahi, hala eski sömürü düzenin kalıntıları bazı ülkelerde devam etmektedir. Bunun dışında da gerek ülkeler arasında gerekse insanlar arasındaki ilişkilerde ekonomik çıkarlar önemli bir yer tutarken, bu ilişkilerde bazı tarafların paylaşımcı bazılarının ise sömürücü veya sömürülen olarak bu menfaat ilişkileri içersinde yer aldığı görülebilir.
Geçmişte imparatorlarla yönetilen ülkelerde imparatorun stratejik hedefleri doğrultusunda politikalar üretilmekte, kazanımlar sadece ülkeleri yönetenler tarafından paylaşılmaktaydı. Yirminci yüzyılda gelişen farklı ekonomik ideoloji ve felsefeler dünya savaşları ile sarsılan dünyadaki menfaat ilişkilerinin de farklı bir şekilde ülke ve insanları etkilediği görülmüştür.
Dünya siyaset tarihinde ülkelerin ve insanların etnik ve dini kavgaları yer almaktadır. Ancak tarih dersleri içersinde bu etnik ve dini kavgaların yarattığı ekonomik sonuçlar yeteri kadar yer bulmamaktadır. Dünyanın tarihi süreci içerisinde ülkelerin siyasi nedenlere dayanarak yarattığı tüm sorunların büyük bölümünü ekonomik çıkarların oluşturduğu da sonradan ortaya çıkmıştır.
Kıbrıs’ta 1940’larda başlayıp 1950 lerde silahlı çatışmaya giden ve sonucunda da bir ortak Cumhuriyetle sonuçlanan süreçte gerek Kıbrıslı Rumların gerekse Kıbrıslı Türklerin ilk samimi hedefleri milliyetçilik üzerine kurulmuş olsa da, 1958 lerden başlayarak bugüne kadar geçen sürede etnik nedenlerle birlikte ekonomik çıkarlar da sorunun büyük bir parçasını oluşturmuştur. Gerek 1958 de toplumların birbirinden alış veriş yapmasının önlenmesi, gerekse Kıbrıslı Rumların 1963 ten 1974 e kadar Kıbrıs’ın tüm ekonomik kaynaklarını tek başlarına kontrol altına almaları ve en sonunda 1974 ile birlikte Kıbrıslı Türklerin elde ettiği ekonomik kazanımlar, Kıbrıs’ta sorunun bu kadar yıl devam etmesinde etnik ve siyasi nedenler kadar ekonomik nedenler de olduğunu ortaya koymaktadır.
Kıbrıs’ta yıllardır her iki toplumda gelişmiş bulunan diğerine güvenmeme ve bu nedenle birlikte oluşturulacak bir devlette kendilerini güvende hissetmeme hislerinin kökeninde etnik düşmanlıklar yatmaktadır. Ancak durum iyi analiz edildiği zaman da Kıbrıs’ta ortak bir devlette yaşamaya  karşı oluşturulan tavırda etnik nedenler kadar mevcut ekonomik menfaatlerin kaybedilmesi korkusu da görülebilmektedir. Kıbrıs’ın Güneyinde 1974 sonrası daralan kullanılabilir ve inşa edilebilen toprağın yaptığı büyük primlerin zengin ettiği birçok Kıbrıslı Rum, mevcut durumun değişmesi sonucu ellerinde bulundurdukları değerlerin düşeceği korkusu ile herhangi bir çözüm planına hayır diyebilmektedir. Aynı şekilde çeşitli nedenlerle 1974 sonrası Kıbrısın Kuzeyinde hakkı olmayan toprak bulundurduğuna inanlar da bir çözüme karşı tavır koyabilmektedir.
Dünyada son dönemlerde gelişmekte olan trend, eski siyasi düşmanlıkların yerini ekonomik işbirliklerinin almış olmasıdır. Avrupa Birliğinin kuruluş felsefesi, üniter bir Avrupa milletler topluluğu değil de ortak ekonomik menfaatlerin paylaşıldığı bir topluluk kurmaktı. Bu topluluğun kurulup gelişmesi de bundan daha yirmi yıl önce birbirini acımasızca katleden ülkeleri ve bu ülkelerde yaşayan insanları birbirine yakınlaşması ve ortaklık yapmasına neden olmuştur. Amerika ile Japonya, Avrupa Birliği ile Çin, Çin ile Hindistan örneklerinde olduğu gibi yıllarca birbirleri ile sıcak veya soğuk savaş içerisindeki ülkeler ekonomik çıkarlar nedeni ile yakınlaşmışlardır.
Kıbrıs sorununun görüşülüp bir çözüme bağlanmaya çalışıldığı bu günlerde de, bölgedeki stratejik çıkarlar önemli rol oynarken bu stratejik çıkarlarda siyasi etkenler kadar ekonomik menfaatlerin de artık çok büyük önem taşıdığı görülmektedir. Ekonomik menfaatlerin paylaşılması kadar güvenliğinin sağlanması da önem taşıdığından, Kıbrıs’ta bulunacak çözüm için trafiğin daha da artması muhtemeldir.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Ortadoğu değişimler bölgesi 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi