Dr. İsmail Kemal

 

İngiltere AB’den çıkacak mı?

06 November 2014, Thursday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

İngiltere’nin AB içindeki yeri giderek daha tartışmalı oluyor. Ülkenin AB’den çıkması (Brexit) olasılığı güçleniyor. AB içinde İngiltere’ye tepkiler artıyor. İngiltere’nin AB ile ilişkileri hep problemli olmuştur. Şimdi gelinen noktada durum daha ciddi. Gelecek yıl yapılacak parlamento seçimlerine kadar konu gündemde olacak. UKİP’in oylarını artırması, Muhafazakâr Parti’nin UKİP’e oy kaptırmamak için UKİP benzeri söylemlere kayması, AB ile ilişkileri geriyor. Muhafazakâr Parti, Mayıs 2015 seçimlerini kazanması durumunda AB üyeliği konusunda referendum düzenleyeceğini söylüyor.
Referanduma gidilmesi durumunda seçmelerin AB’den ayrılma lehinde oy kullanması olasılığı var. İşte bu nedenlerle İngiltere’nin AB içindeki durumu ciddi olarak incelenmesi gereken bir konu.
İngiltere, 1973 yılında Başbakan Edward Heath yönetimindeki Muhafazakâr Parti iktidarında AB üyesi olmuştu. Avrupa’nın bu önemli ülkesinin AB’yi kurma süreci içinde yer almaması ve sonradan üye olması bize bir şeyler anlatıyor. Ülkenin AB’ye üye olmasından günümüze kadar bu üyeliği sorgulayan, şüphe ile karşılayan ciddi bir seçmen kitlesi var oldu. Nitekim, 1974 yılında iktidara gelen İşçi Partisi (tıpkı şimdi Muhafazakar Parti’nin yaptığı gibi) referendum vaadi çerçevesinde 1975’te referandum düzenlemişti. Dolayısıyla 2017’de bir referandum yapılacaksa bu ikinci referendum olacak. 1975’te Harold Wilson Başbakanlığında yapılan referandumda seçmenlerin yüzde 67’si AB içinde kalma yönünde oy kullanmıştı. İşçi Partisi’nin sol kanadı (Tony Benn, Michael Foot, Barbara Castle gibiler) “hayır” kampanyası yürütmüştü. İşçi Partisi AB konusunda ciddi bir bölünme yaşamıştı. Muhafazakâr Parti’nin bazı milletvekilleri de “hayır” kampanyasına destek vermişti.
1975 referandumu ile İngiltere AB içinde kaldı ama entegrasyon süreçlerine tam olarak katılmadı. Euro’ya geçiş ve Schengen bölgesi dışında kaldı. AB’nin bu büyük entegrasyon adımları İngiltere olmadan atıldı. Almanya ve Fransa AB’nin lokomotifi görevini yerine getirirken İngiltere’nin konumu hep farklı oldu. Bir ayağı AB içinde, bir ayağı AB dışında görünümü verdi. Görünen o ki bu durumun devam etmesi zor. Ülke ya AB içinde kalacak, ya da dışa çıkacak. AB karşıtı UKİP’in güçlenmesi konuyu daha acil hale getiriyor. Muhafazakâr Parti’nin AB karşıtı kanadını da hesaba katmak gerek. Mayıs 2015 seçimleri kampanyasında AB konusu en önemli tartışma konularından biri olacak. Konu ekonomik, politik ve sosyal yönleriyle yoğun olarak tartışılacak. Acaba 44 yıl sonra İngiltere AB’den boşanacak mı? Bu konu sadece İngiltere ve vatandaşları için değil, AB ve uluslararası politika açısından son derece önemli.
Şunu hatırlamakta yarar var. 400 yıl dünyaya hükmeden Avrupa şimdi hızla önemini yitiriyor. Dünya Çin dönemine giriyor. ABD, Çin’in hızlı yükselişi karşısında dikkatlerini Pasifik bölgesine yöneltiyor. Oluşmakta olan bu “yeni” dünyada Avrupa’nın ağırlığı olması için birlik içinde olması şarttır. İngiltere’nin AB’den ayrılması hem AB’nin, hem de İngiltere’nin uluslararası politikadaki önemini azaltacak. Yani, İngiltere’nin ayrılması ne AB’nin, ne de Londra’nın yararına olacak. Bir entegrasyon projesi olarak AB’nin önemli prestij kaybına uğrayacağı muhakkak. AB içinde aşırı sağ, yabancı düşmanı güçler zaten yükselişte. Son Avrupa Parlamentosu seçimlerinin sonuçlarını hatırlayalım. İngiltere’nin ayrılması durumunda AB içinde aşırı sağ daha da güçlenecek. AB karşıtı söylemler daha ön plana çıkacak. “Gemisini kurtaran kaptan” anlayışıyla her ülke kendi çıkarlarını ön plana çıkaracak. Avrupa düzeyinde işbirliği zayıflayacak. Birleşik bir Avrupa’nın yerini bölünmüş ve dünyada önemini yitirmiş bir Avrupa alabilir.
Olası bir referandumda seçmenlerin tercihini en fazla etkileyecek konu İngiltere’nin AB üyeliğinin ekonomik yönü olacak. İngiltere Euro üyesi olmasa da AB ile yoğun bir ekonomik karşılıklı bağımlılık içinde. Dış ticaretinin önemli bir bölümü AB ile. UKİP ve AB’den çıkma yanlısı muhafazakârlar, AB’den çıkışın İngiltere ekonomisi için iyi sonuçlar doğuracağını savunuyorlar. AB üyeliğinin maliyetinin çok yüksek olduğunu iddia ediyorlar. AB içinde kalmaktan yana olanlar ise ayrılmanın ekonomiyi olumsuz yönde etkileyeceğini vurguluyorlar ve AB üyeliğinin ekonomik yararlarını hatırlatıyorlar. Herkes kendi görüşünü destekleyen istatistikler buluyor. Örneğin, Başbakan Cameron’un AB’den İngiltere’ye göçü sınırlayacak tedbirler getirmek istemesi karşısında dün son 10 yılda AB’den İngiltere’ye göçün ülkeye 20 milyar Sterlin kazandırdığı haberleri vardı. Bilindiği gibi Almanya Cameron’un bu isteğine sert tepki göstererek serbest dolaşım ilkesine dokunulmasına izin vermeyeceği mesajını iletti ve İngiltere’ye kapıyı gösterdi.
Garantör güç ve üsleri ile İngiltere’nin Kıbrıs’la önemli ilişkileri, Kıbrıs’tan çok sayıda insanımızın orada yaşamakta olması, AB ile ilişkilerimiz ve AB pasaportunun sağladığı olanaklarla İngiltere’de öğrenim gören, çalışan insanlarımız nedeniyle konu bizi de yakından ilgilendiriyor.

Yazarın Tüm Yazıları
Burkini ve özgürlükler 
Joe Biden ziyareti    
Halep savaşları 
Türk Akımı gerçekleşecek mi?    
Yine mülteci konusu 
Türkiye ve Rusya 
Din ve siyaset 
Rakamlarla mülteci sorunu 
Sıcaklar, kuraklık 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dünya nereye gidiyor? 
Darbe girişimi ve dış politika 
Çözüm daha çok demokrasi 
Sol nerede? 
Sırada İtalya mı var? 
NATO’nun Varşova sınavı 
Avrupa’nın asileri 
Dış politikada doğru adımlar 
İngiltere’nin işi zor 
Büyük Britanya mı, küçük İngiltere mi? 
Avrupalılar ve dünya 
Brexit: Kötü fikir 
Brexit ötesinde AB şüpheciliği 
Demografi ve Avrupa 
1916 Orta Asya ayaklanması 
Ortadoğu’da gençler ne düşünüyor? 
Avrupa ve aşırı sağ   
Doğu Akdeniz’de su sorunu 
Dünya İnsani Zirvesi İstanbul’da 
Ortadoğu’da sınırlar 
Sykes-Picot 100 yaşında 
Vize muafiyeti olacak mı? 
Rusya, Türkiye: Yapısal sorunlar 
22 Mayıs seçimleri yaklaşırken 
Vizesiz Avrupa  
Dine dayalı devlet 
100 yıl sonra Kut’ül Amare 
Irkçılık 
İslam dünyasının durumu  
Kaliteli Rusya analizi 
Panama belgeleri depremi 
BM Genel Sekreteri kim olacak? 
Terörizm ve nükleer güvenlik 
IŞİD’le mücadelede ilahiyat 
Teröre lanet 
Brüksel’den ne çıktı? 
Büyük pazarlık 
Türkiye-AB anlaşması 
Basın özgürlüğü 
Oscarlar ve Spotlight 
Türkiye-AB zirvesine doğru 
İran nereye? 
Suriye: Obama’nın iflası 
Zor günler 
Suriye açmazları 
Suriye’de ateşkes mi? Chamberlain’in hayaleti 
Su ve elektrik 
Suriye: Köyün minareleri 
AB ve gelecek 
Dördüncü endüstri devrimi 
Temelleri sarsılan AB 
Avrupa’nın kaybolan rüyası 
Ortadoğu’da bir Çinli 
İslam dünyasının durumu 
Avrupa’nın popülizm sorunu 
Suudi Arabistan-İran krizi 
ABD’de kadın başkan 
2016’ya “Merhaba” derken 
Ne olacak bu AB’nin hali? 
Dış politikada gerçekçilik 
Türkiye-İsrail ilişkileri 
Ortadoğu’da mezhep kavgaları 
Tarihi Paris anlaşması 
İslam, Müslümanlar, Batı 
Türkiye ve AB üyeliği 
Stratejik rekabet 
AB-Türkiye zirvesi 
Gerilimi düşürme zamanı 
20 yıl sonra Bosna 
Gözler Paris’te 
İklim değişikliği ve global endişe 
Yaklaşan G20 zirvesi 
Su ve İsrail 
Diğer seçimler: Azerbaycan 
Türkiye: Umut ve kaygı 
Coğrafya ve politika (jeo-politik) 
Rusya’nın artan askeri gücü 
Terörizm başaramaz 
Seçimlere doğru Türkiye 
Putin Suriye’de neyin peşinde? 
Enerji, AB, İran 
Hac faciasının düşündürdükleri 
BM başarılı oldu mu? 
Sürdürülebilir kalkınma hedefleri 
Yunanistan’a istikrar gelecek mi? 
Corbyn başarabilir mi? 
Suriye satrancında Rusya 
İnsan kaçakçıları 
Savaşların kurbanı çocuklar 
Mısır’ın enerji piyangosu 
Yine suyun önemi 
AB’nin mülteci krizi 
AB’nin mülteci krizi 
Tsipras’ın sınavı 
Türkiye’de karar halkın 
Türkiye’ye üzülmek 
Stratejik bir kaynak: Su 
Başka bir “çılgın proje” 
Çocuklar öldürülmesin! 
Enerjide Türkiye-AB işbirliği 
Türkiye ve uyanan dev 
IŞİD’le savaş 
Yunanistan: Sönen umutlar 
AB’nin geleceği 
İran’la tarihi anlaşma 
Rusya’nın ayıbı 
Evet mi, hayır mı? 
Suriye’ye dikkat 
İran’la anlaşma olacak mı? 
ABD’ye bakış 
Rakamlarla mülteci krizi 
Magna Carta 800 yaşında 
Dünyada silahlı çatışmalar 
Yunanistan’ın geleceği 
Türkiye’de yeni dönem 
Güç paylaşımı, Lübnan 
Güç paylaşımı, Kuzey İrlanda 
Güç paylaşımı, Bosna 
Geçmiş ve gelecek 
ABD’nin Irak fiyaskosu 
Arakan Müslümanlarının trajedisi 
Siyasette deprem 
Zafer günü 
İngiltere nereye? 
Akdeniz’de stratejik dengeler 
ABD’nin Türkiye’ye bakışı 
Vietnam Savaşı’nı hatırlamak 
Akdeniz trajedileri ve AB 
Yunanistan: Karar zamanı 
Seçimler ve sonrası 
Esas konu geleceğimiz 
Milletin makûs talihi 
Siyasette yeni soluk 
Siyasette yeni soluk 
Çoklukta ölüm bile tatlıymış… İnanmayın! 
İran’la satranç 
Toprakları kanlı Yemen 
Bir yıl sonra Kırım 
İnternete bakış 
Çanakkale geçilmez 
Netanyahu sınavda 
Kadın liderler zorda 
Rumlar ne düşünüyor? 
Savaş çığırtkanı Netanyahu 
Rusya ve Putin 
Demokrasi, demokratlık 
Avrupa’nın kaderi Almanya ve Rusya’nın elinde 
Türkiye’nin kadınla sınavı 
Ukrayna anlaşması kalıcı mı? 
Yunanistan’ın kader günleri 
Avrupa’nın Ukrayna sınavı 
Yakarak öldürmek 
Sina’da ne oluyor? 
Ekonomi ve siyaset 
Yunanistan kavşakta 
Dünyada demokrasi geriliyor mu? 
Euro bölgesinin sorunları 
Avrupa ne yapmalı? 
Müslümanlar ne yapmalı? 
Terörizm hepimizin düşmanı 
Risk toplumu 
Robotlar ve işçiler 
2015: Seçimler yılı 
Güzel Türkçemiz 
Enerji jeo-politiğinde LNG 
2015’te Ortadoğu 
Putin zorda 
Yunanistan’a dikkat 
Gelir uçurumu 
Enerji oyununda kritik gelişme 
Nükleer enerji 
Yeni soğuk savaş mı? 
Dünya Bankası’nın iklim raporu 
Yine iklim değişikliği 
İran’la anlaşma mümkün olacak mı? 
ABD ve Çin sürprizi 
Küreselleşmenin neresindeyiz? 
Mescid-i Aksa 
ABD Kongresi için yarış 
Ukrayna ve Tunus’ta kritik seçimler 
Türkiye’nin G20 dönem başkanlığı 
Petrol fiyatları düşerken 
Eşitsizlik sorunu 
Küreselleşme ve dünya düzeni 
Ebola tehdidi  
Kurbanlar 
Türkiye’nin Ortadoğu sınavı 
Dünya düzensizliği ve BM 
IŞİD hedefte 
Barbarlar kapıdayken 
İskoçya: Kader günü 
İskoçya’dan Katalonya’ya 
İskoçya referandumu 
Kissinger’in “Dünya Düzeni” 
Kritik NATO zirvesi 
Arap dünyasında siyasal İslam 
Türkiye’de yeni dönem (mi?) 
AB ve Akdeniz 
Deneme sırası Norveçlide 
Putin, Aliyev, Sargsyan 
2014’te insani kalkınma 
Kavşaktaki Türkiye 
Türkiye ne düşünüyor? 
Uluslararası guguk 
10 Ağustos ve Kıbrıs 
İsrail kazanabilir mi? 
Yazacak ne kaldı? 
Hepimiz Gazzeliyiz 
Gazze senaryoları 
Filistin trajedisi 
Su sorunu ve uluslararası su hukuku 
Müslümanlar radikalizme karşı 
Türkiye cumhurbaşkanı 
Savaş: 100 yıl önce ve şimdi 
Çin ve Ortadoğu 
Dünyanın mülteci sorunu 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dış politikada gerçekçilik 
Dış güçler 
Bravo Obama 
AB’nin yeni açmazları 
Kapitalizm ve eşitsizlik 
Mısır nereye? 
Öteki Avrupa seçimleri 
Küresel ısınma ve güvenlik 
Avrupa nasıl yolunu kaybetti? 
Washington’dan Biden geliyor 
Batı sonrası düzen 
Türkiye’nin enerji amaçları 
Doğu Akdeniz ve Çin 
Irak’ın geleceği 
Transatlantik ilişkiler, Türkiye 
Orhan Veli 100 yaşında 
Kıbrıs- Güney Afrika 
Ukrayna bıçak sırtında 
Etnik anlaşmazlıklara çözüm 
Türkiye-AB ilişkileri nereye? 
Afganistan’da kritik seçimler 
Türkiye’de “yeni dönem” 
Türkiye seçim sınavında 
Türkiye yanlış yolda 
Yasaklarla nereye kadar? 
Kırım’ın ilhakı ve biraz tarih 
Kırım: Kritik gün 
Ukrayna, Kırım, enerji 
Eşitlik: Uzun ince yol 
Ukrayna dersleri 
Rusya Kırım’a dönüyor mu? 
Venezuela’da ne oluyor? 
Kiev “Meydan muharebesi” 
Kiev alev alev 
Rusya, Mısır, Doğu Akdeniz 
Türkiye, İsrail, Doğu Akdeniz 
Müzakereler başlarken 
Soçi Olimpiyatları başlarken 
Döviz ve durum tespiti 
Fransa-Türkiye ilişkileri 
Ukrayna: Rusya-AB rekabeti 
Gözler Cenevre 2’de 
2014’te savaş çıkar mı? 
Siyasi partilerin geleceği 
Downer başarabilecek mi? 
Cesur yeni dünya 
Avrupa’da aşırı sağa bakış  
Ekonomik beklentiler zayıf 
2014 ve Kıbrıs 
2014 ve Türkiye 
Mandela: Özgürlük meşalesi 
Ortadoğu’da Türkiye algısı 
Eleştirel ve özgür düşünce 
Fikirler, özgürlük ve hukuk