Av. Hasan Sözmener

 

Yanlışı doğru zannetmek

01 December 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Ceza kanununa göre, bir kişinin bir davranışı, yasa tarafından cezalandırılıyorsa, bu davranışa suç denmektedir. Ceza kanunu, suçu, belirtilen şekilde tarif etmektedir. Bu tarif ceza kanununa göre doğrudur ancak, ceza hukukuna göre doğru değildir. Bu nedenle suçları önlemekle ve işlenen suçları soruşturmakla görevli olan polis mensuplarına, suçun doğru tarifinin öğretilmesi gerekmektedir. Doğru tarif öğretilmelidir ki, halen yapılmakta olan bazı hataların yapılması önlenebilsin ve kişilerin bu konudaki şikayetleri son bulabilsin.
Doğru tarifi veriyorum. Bir kişinin bir davranışı yasa tarafından cezalandırılıyorsa ve aynı yasa veya başka bir yasa tarafından böyle bir davranış, cezalandırma dışı bırakılmıyorsa, bu davranışa suç denmektedir. Demek ki, bir davranışın bir yasa altında suç olarak tarif edilmiş olması yetmemekte, bu davranışın aynı zamanda hukuka aykırı olması yani hukuka uygun olmaması gerekmektedir.
Mesela, bir kişi, diğer bir kişiye karşı zor kullanırsa, bu davranış ceza kanununda suç olarak düzenlenmektedir ve böyle bir davranışta bulunan kişinin cezalandırılması gerekmektedir. Ceza yasası böyle emretmektedir. Halbuki bir başka yasa bazı hallerde bir kişinin, başka bir kişiye zor kullanmasına hak vermektedir. Zor kullanmaya hak verilen hallerden birisi şudur; Bir kişi, yasal hakkı olmaksızın bir taşınmaz mala girmeye çalışıyorsa veya yasal hakkı olmaksızın girdiği bir taşınmaz maldan çıkmayı red ediyorsa, böyle bir kişinin taşınmaz mala girişinin önlenebilmesi veya çıkışının sağlanabilmesi gayesi ile, böyle bir kişiye karşı, taşınmaz malı tasarruf eden kişinin makul bir zor kullanma hakkı vardır. Böyle bir durumda zor kullanmak bir suç teşkil etmemektedir. Görülebileceği gibi, zor kullanmak, ceza yasası altında suç olarak kabul edilirken, başka bir yasa, bazı zor kullanmalara hak vermekte ve zor kullanmayı suç olmaktan çıkartmaktadır.
Bana gelmekte olan şikayetlerden anladığım odur ki, polis mensuplarına, yalnızca, ceza yasasına ve suç düzenleyen yasalara ilişkin olarak eğitim veya bilgiler verilmekte, ancak, suç olarak düzenlenmiş olan davranışları suç olmaktan çıkarmakta olan diğer yasalar hakkında eğitim ve bilgiler verilmemektedir. Durum bu olunca da, karşımıza birçok hatalı uygulamalar, soruşturmalar ve ceza davaları çıkmaktadır. Belki de onlarca, yüzlerce kişi, aslında suç teşkil etmeyen davranışlarından dolayı haksız olarak suçlu bulunup mahkum edilmişlerdir.
Bu konuda tüm polis mensuplarının hatalı işler yaptıklarını iddia etmiyorum ancak, bu konuda hatırı sayılır sayıda şikayetler olduğunu ifade etmek istiyorum.
Önemli şikayetlerden birisi de, sözleşme yasası altında düzenlenmekte olan hapis hakkı konusunun pek bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Bir taşınır mal, sahibi veya tasarruf edeni tarafından bir hizmet verilmek üzere bir kişiye verildiğinde, (örneğin, makiniste tamir için araba verilmesi gibi), hizmet vermiş olan kişi, hizmetinin karşılığını alıncaya kadar, bu taşınır malı iade etmemek ve onu hapsetmek hakkına sahiptir. Dolayısı ile, hapis hakkı kullanmakta olan kişi, herhangi bir suç işlememektedir. Hukuki durum bu olmakla birlikte, bazı polis mensuplarının, hapis hakkı kullanımına haksız olarak müdahale ettikleri gözlemlenmektedir.
Gelelim en önemli şikayet konusuna; zannederim bu konuda büyük uygulama hataları vardır. Ülkemizde taksitle araba satışları yaygın şekilde yapılmaktadır. Satıcıların çoğu, satış sözleşmesini yaptıkları anda arabaların tasarrufunu alıcılara devretmekte ancak, satış bedelinin tamamı ödeninceye kadar, arabaların devir işlemlerini yapmamaktadırlar. Bu bize göstermektedir ki, satıcılar bu şekilde davranarak, satışa konu arabaların mülkiyet haklarını kendilerinde tutmaktadırlar. Alıcılar taksitlerini aksattıklarında veya satış bedeline karşılık verdikleri çekler karşılıksız çıkmaya başlayınca da birçok satıcı, sattıkları arabaları geri istemekte ve fırsatını bulduklarında da, alıcıların izni olmadan arabaların tasarruflarını ele geçirmektedirler. Tasarrufu bu şekilde elden giden alıcılar ise, soluğu poliste almaktadırlar. Bu gibi hallerde, bazı polis karakollarında, satıcılar aleyhine, hırsızlık veya daha da ileri giderek soygun suçlarına ilişkin olarak soruşturmalar yapılmakta ve satıcılar bu suçlarla itham edilmektedirler. Kanaatimce bu uygulama oldukça yanlıştır. Hırsızlık suçunun oluşabilmesi için, hırsızın, mal sahibini, mülkiyet hakkından mahrum etmek amacı ile hareket etmesi gerekmektedir. Halbuki hırsızlık veya soygun suçu ile itham edilmekte olan satıcılar, kendi mülkiyetlerine ait arabaları ele geçirmektedirler. Bu nedenle bu durumda olan satıcıların hırsızlık veya soygun suçu işlemelerine olanak yoktur.
Polis mensuplarına diğer bir tavsiyem, suç teşkil etmeyen hukuki işlemlere karışmamalarıdır. Gelmekte olan şikayetlere göre, arkadaşlık, ahbaplık veya başka nedenlerle bazı polis mensuplarının statülerini suistimal ettikleri anlaşılmaktadır. Yani polisi ilgilendirmeyen konulara korkutmak veya tehdit etmek veya baskı oluşturmak gayesi ile müdahale eden polisler bulunmaktadır.
Şikayet konusu olan hususların birçoğunun, yanlışı doğru zannetmekten kaynaklandığı da bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. En zor işlerden birisi de, yanlışı, doğru kabul eden birisine bildiğinin yanlış olduğunu anlatmaktır. Bu durumdaki bir kişiye doğruyu anlatmaya çalıştığınızda, büyük bir cehaletle, saldırı ile ve dirençle karşı karşıya kalırsınız.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti