Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli!

10 December 2014, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Toplu ulaşım dün de büyük sorundu bugün de… Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy “Tramvay Yaylı Sistem” projesine 2015’te başlanacağını açıkladı ve farklı tepkilerle karşılaştı. Elbette bunun arkasında siyasetin söz verip de yapmama “hastalığı” yatıyor. Tepkiler büyük ölçüde siyasetin bir aynası…

Ulaştırma bakanı ciddiye alınmak istiyorsa…
Bu tartışmalar toplu ulaşım alanında temel sorunlar olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ülkemizde toplu ulaşımda emekli yaşını çoktan aşmış şoförler çalışıyor, çalıştırılıyor. Bugün Türkiye’de toplu taşımada 61 yaş ve üzeri şoförlerin trafiğe çıkması yasak. Bizde ise Lefkoşa belediye sınırları içinde 80 yaşında ve “şeker” hastası şoförler çalışıyor… Özellikle sağlık sorunları olan ve toplu taşımada görev almasında sakınca bulunan bile direksiyon başında çoluk çocuğu taşıyor…
İkincisi toplu ulaşımdaki otobüslerin büyük çoğunluğunda klima, soba bulunmuyor. Otobüsler gerçekten toplu taşıma yapmaya elverişli değil. Çocuklar otobüslerde battaniyelerle seyahat ediyor. Hele bazı toplu ulaşım şirketlerindeki şoförlerin tutum, davranış ve konuşmalarından hiç söz etmiyorum bile… Ulaştırma Bakanı Taçoy, tramvay konusunda ciddiye alınmak isteniyorsa öncelikle bu tür “gayri medeni” toplu taşıma koşullarına el atmalıdır.

“Sürdürülebilir üniversite adası

Gelelim tramvay mevzuuna… Aktif nüfusun neredeyse tamamını gençlerin oluşturduğu merkezlerde Tramvay Projesi son derece kritik bir konudur… “Sürdürülebilir Üniversite Adası” konseptinin önemli bir ayağı da rasyonel ve ekonomik ulaşım alt yapısından geçer. Eksiklikler giderilmediği sürece bu alandaki yetersizlikler her geçen gün ulusal sermayeden kayıplara neden oluyor.
Ülkenin en geniş çalışan kesimi “asgari ücretliler” için de toplu taşıma paha biçilmez bir hizmet olacaktır. Ayrıca toplu ulaşım, modernleşme açısından da pek çok faydalara sahip… Tramvay, halk için ortak bir yaşam alanı olacak ve yeni bir toplumsal mobilizasyon da sağlayacaktır. Tramvay projesi, yurttaşların ulaşımını kolaylaştırmanın yanında yerel anlamda kentin kimlik kazanmasına da katkı sunacaktır. Öyle ki bunu yetkililerden önce fark eden bilinçli yurttaşlar Lefkoşa’da “Tramvay ve Tren İnisiyatifi“ kurmuşlar ve proje üretmekle meşguller. Bu arkadaşları tebrik etmek lazım…

Üniversiteler sürece dahil edilmeli
   Toplu ulaşım konusuna üniversiteler de sürece alınmalı. Üniversitelerin de bu projede sorumluluk alacaklarına; özellikle GAÜ, LAÜ, UKÜ ve YDÜ’nün buna gönülden destek vereceklerine inanıyorum. Diğer üniversitelerin de uzun vadeli ve yoğun yatırımları düşünüldüğünde tramvay projesini ciddiye almayacaklarını düşünmek mümkün değil.
Öyle ki, tamamlanacak “Tramvay Yaylı Sistem” üniversitelere doğrudan değer katacaktır. Ülkenin genel değerleri açısından toplu ulaşım kıymetli bir alt yapı yatırımı olacaktır. Buralardaki öğrencilerin akşam 18.00’den sonra yerlerinden kıpırdamaları, hareket etmeleri son derece maliyetlidir ve olası değildir. Ticari taksi öğrenciler için hem pahalı hem de lükstür…

Herkesin arabası var mı?
Tramvay projesine sıcak bakmayan yurttaşlar arasında yaygın olan “Herkesin arabası var zaten” savının bugünkü gerçeği yansıtmadığı aşikar. Ayrıca herkesin aracı olabilir ama insanlar işlerine özel araçlarıyla gitmek zorunda değildir. Her gün trafiğe çıkıp sırf işe gitmek için özel aracını tercih etmek hem pahalı hem de yorucudur. Aynı zamanda kaynakların israfıdır da.
Kaldı ki Mağusa-Lefkoşa anayolu kenarlarında Mesarya köylerinden yolların ağızlarında mesai saatlerinde park edilmiş yüzlerce araç, aslında toplu taşıma ihtiyacına işarettir. Belli ki köylerinden ana yola çıkıp, oradan Mağusa ya da Lefkoşa’daki görevlerine toplu taşıma araçlarıyla giden yurttaşlar epey fazla…
Tramvay Projesi, sadece üniversitede okuyan on binlerce genç düşünüldüğünde bile son derece önemli ve stratejik bir kazanımdır… Bisiklet kullanan ve toplu taşıma araçlarını tercih eden birisi olarak Tramvay Projesini sıcak buldum. Ülkesine değer veren herkesin de üzerine düşen görevi yerine getireceğinden şüphe duymuyorum… Bu aynı zamanda tarihi ve kültürel dokunun da korunmasına fayda sağlayacaktır.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!