Prof. Dr. Vedat Yorucu

 

Ada ekonomileri için denk bütçe uygun değildir

12 December 2014, Friday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Ünal Çağıner, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, İktisat ve Maliye Bölümü mezunu olan, tanınmış Kıbrıslı Türk işadamıdır. Ünal Bey, aynı zamanda Çağın Ltd’in de Yönetim Kurulu Başkanı’dır. Çağın Ltd altında faaliyet gösteren Acapulco Hotel, Akgünler Turizm, Akgünler Gemicilik ve Tarsan (Tarım Sanayi)’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisine yadsınamaz katkıları vardır. Ülkede yarattığı istihdam, Devlet’e kazandırdığı vergiler, ülkedeki üretime yaptığı katma değer ve turizmin gelişmesine katkıları çok büyüktür. Ünal Çağıner, aslında Kıbrıs Türk toplumunun sahip olduğu çok önemli bir değerdir. Bizleri kırmayıp bir söyleşi yapmamıza imkân yarattığı için kendisine çok teşekkür ederim. Gelelim söyleşinin detaylarına:
***
-Sayın Çağıner, 2015 Yılı Mali Bütçesi’nin genel görüşmesi pazartesi günü Meclis’te görüşülüp tamamlandı. Şimdi Bakanlıkların bütçeleri onaylanıyor. Bu Bütçe ile 2015 yılı sizce nasıl geçer. Bu Bütçe’yi bir işadamı olarak nasıl buluyorsunuz?
- “Ada ekonomilerinde Denk Bütçe arayışına girilmesini doğru bulmuyorum. Denk bütçe arayışına girmek ve bu konuda ısrarcı olmak, ekonominin kalkınmasını aşırı frenlemekten başka işe yaramaz. Dünya’nın hiçbir yerinde ada ekonomileri denk bütçeyle yürütülemez. Bunu söylemekle ben, vatandaş çalışmasın ve dışarıdan hazır geleni yesin anlamını çıkarmak istemiyorum. Bu anlayışa bizzat karşıyım. Aksine, dışarıdan kaynaklar getirip, yatırımı, altyapı hizmetlerini artırmak lazımdır. Üniversitelere, turistik tesis inşaatlarına, tarım reformuna destek verilmeli, tarım reformunu gerçekleştirmek için üretimi kredilendirmek, kredi limitlerini mümkün mertebe azamiye çıkarmak gerekmektedir.
***
Üretim arttıkça zaman içerisinde denk bütçeye yanaşılabilir. Şu anda, uygulanılmaya çalışılan politika, üretimi kısalım, kredileri kısalım, yatırımı kısalım, mümkün mertebe Türkiye’den az para borçlanmak suretiyle bütçe açığımızı kontrol altına alalım politikasından, sokaktaki bir işadamı olarak, yani bana göre ayrılmak lazım ve ekonomiyi durgunluğa, çaresizliğe ve çıkmaza sürükleyecek korku dolu kararlardan uzaklaşmak gerekmektedir. Aksine, bilimsel, ciddi ekonomik kararlar almak mecburiyetindeyiz. Şöyle ki, Turizm pazarlamasında, yıllarca karşılaştığımız en büyük sorun, yatak sayımızın kısıtlı olması ve dolayısıyla büyük tur operatörlerini pazarlamada ülkeye sokamamamızdır. Özetle, otel sayılarını artırmamız gereklidir. Turizme dayalı küçük sanayimizi teşvik etmemiz lazımdır. Turizme dayalı Tarım sektörünü güçlendirmemiz ve çeşitlendirmemiz şarttır. Anavatan, bu ülkeye büyük fedakârlıklarla 75 milyon metreküp su getirmeye çalışırken, biz bu ülkenin ekonomisini canlandıramazsak, tarımı geliştiremezsek, turizmini geliştiremezsek ve bu ülkede yaşayan 350 bin nüfusu mutlu bir yaşantıya ulaştıramazsak, bu devletimizin, hükümetimizin ve bizlerin beceriksizliğidir. Kanaatimce, bu ülkeye sahip çıkmak, ancak tırnaklarımızı bu ülkenin toprağına, ellerimizi bu ülkenin inşaatına, zekamızı bu ülkenin kalkınmasına harcamamızı, popülist politikalardan da uzak durmamızı gerektirir”.
***
  -Peki, mevcut hükümetin ve geçmişteki hükümetlerin icraatlarını nasıl buluyorsunuz? Kıyas yapabilir misiniz?
   -“Hükümetler, başarılarını memur maaşlarını ödemekle ölçmektedir. Bu öyle olmamalıdır. Ekonominin bütün çarkları dönebilmelidir. Çeklerin ve senetlerin tahsil edilebilir olması, banka kredilerinin tahsilatının gerçekleşebilmesi önemlidir. Halbuki halk, seçimlere kilitlendirilip, sanki gündemde başka konu yokmuş gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Sistem algı yaratma sistemi üzerine kurulmuştur. Bugün hükümet 13’üncü maaşı öderken, özel sektör 12’nci maaşı ödeyememekle karşı karşıyadır. Hatta çalışanına yıllık iznine ilaveten, senede 15 gün veya 1 ay ödeneksiz izin vermek mecburiyetindedir. Bunun da bir yerlere not edilmesini yararlı görürüm.
***
Hükümetlerin istikrarlı ekonomi politikaları izlememeleri, bilimsel çalışmalara önem vermemeleri, her hareketi günün koşullarına göre politik mülahazalara göre değerlendirmeleri, beni memnun etmemektedir. Şöyle ki, Kariş birkaç gün önce grev yaptı, Kariş’in alacakları ödendi. Halbuki Kariş grev yapmadan alacakları ödenmeliydi. Narenciyeci grev yapar, yürüyüş yapar, gösteri düzenler, onların teşvikleri ödenir. Mademki Bütçe’den fon ayrılmıştır, fonlar ayrıldıkları maksatlar için kullanılmalıdır”.
***
  - Bir işadamı olarak, şu an için karşılaştığınız en zor durum nedir? Özellikle Turizm’deki beklentileriniz karşılanıyor mu?
   - “Şu an gündemde, en zor durumda olan turizm teşvikleridir. Biz turizme önem veriyoruz, lokomotiftir diyoruz. Fakat önümüzdeki yılın bütçesinde, tanıtım ve pazarlama çalışmalarına ayrılan komik bir rakam vardır. Bu rakamlarla bu lokomotifi nasıl çalıştıracağız? Herhangi bir planlama yoktur. Turistik tesis yatırımlarına yönelik yatırımcıyı destekleyecek yatırım teşviği kalemi yok denecek kadar düşüktür. Biz otelciler, her ay çok yüksek elektrik faturaları ödemekteyiz. Kendi kaynaklarımızı kullanarak, güneş enerjisinden kendi elektriğimizi üreteceğimiz solar panellere yatırım yapmak istiyoruz. Ancak bürokratik engellerle karşılaşıyoruz. Önümüze birçok zorluk çıkarılıyor. Bildiğiniz üzere, solar elektrik üretiminin karbon dioksit salınımı yüzde sıfırdır. Çevre dostu bir enerjidir. Buna rağmen, bizleri yönetenler bize yardımcı olacağına, bizlere bürokratik engeller çıkararak, hem çevrenin kirlenmesine çanak tutuyorlar, hem de maliyetlerimizin artmasına neden oluyorlar. Her geçen gün, turizmde rekabet gücümüzü kaybediyoruz. Bu durum bizleri üzmekte, memnuniyetsizliğimizi artırmaktadır”.
***
  -Peki tarım sektörü için ne diyeceksiniz?
-“Tarım faaliyetlerinde hiçbir bilimsel çalışma ve planlama yoktur. Gün gelir domatesin kilosu 25 kuruş, gün gelir 4 TL olur. Bir demet maydanoz 1 TL’ye satılır. Sarma, lahana, brokoli, ıspanak ve pırasa’nın fiyatı sadece avuç yakmaz, aynı zamanda can da yakar. Vatandaş bu tür yiyecekleri sofrasında bulunduramadığı sürece, besin ihtiyacını giderebilmek için kimyasal ilaçları kullanmaya mecbur bırakılır. Bu da insan sağlığının bozulmasına yol açar. Halk sağlığı bundan büyük zarar görür. Devlet istatistik tutsa, mevsimlere göre ekim faaliyetlerini planlayıp programlasa, ziraatçı üretim yapmaktan nefret etmez, zevk alır. Fiyatlar da makul olursa, vatandaş evine sebzesini ve meyvesini rahatlıkla götürebilir. Özetle, tarımda hiçbir bilimsel çalışma, plan, program yoktur. Köylü hangi tohumu kullanacağının bilincinde değildir. Ne kadar ekeceğini, ne zaman ekeceğini yönlendiren yoktur. Domates arzı gereksiz bir şekilde artar, talep yetersiz kalır. Kullanılamayan domatesler heba olur, çöpe gider”.
***
   -KKTC’de hayvancılıkla uğraşan Hayvancı’nın kaderini nasıl görüyorsunuz?
   -“Hayvancının kaderi de, ziraatçı ile aynıdır. Bu kötü talihini nasıl yeneceğini düşünür durur. Gerçekten hayvancı çok kötü durumdadır. Rum tarafından kaçak hayvan gelir. Sağlıklı mı, değil mi, hiçbir kontrol yapılmaz. Halk sağlığı tehlikeye sokulur. Zaman zaman Güney’de itlaf edilen etlerin, Kuzey’e pazarlandığına inanmaktayım. Zaman zaman biz KKTC’de de olur. Böyle hastalık kapan hayvanların bazıları, bilerek veya bilmeyerek piyasaya sürülür. Gümrük kapılarımızda gümrükçüler maalesef sıkı kontrol yapamamaktadır. Hayvancı iflasın eşiğindedir. Hayvancı sütünü verir, süt parasını 3 ay sonra alır .O, kullandığı yemin, mazotun hem bedelini, hem de faizini peşin ödemektedir. Oysa süt paraları, Süt Kurumu’nca 3 ay geç ödenmektedir. Hayvancı greve gider, ancak 15 günlük süt parası ödenip geçiştirilir. Sonrası yine aynı. Devlet’in öne sürdüğü mazeret makul değildir. Yüzde 5 ile yüzde 10 teşviği yem için, veya başka alana direk teşvik olarak kullandırmak, daha yerinde olacaktır. Çaresiz kalan hayvancı, kendi yemini Devlet’ten daha ucuza ithal edebilmektedir. Hükümet popülist politikalardan uzak durmalıdır. Günün koşullarına göre karar üretmeye son verilmelidir. Bağıran çağıran varsa, ona göre karar üretilmektedir”.
***
- Gemi taşımacılığı ile de uğraşıyorsunuz. Aynı zamanda Akgünler Turizm ile de ülkeye uçaklarla turist taşıyorsunuz. Bir işadamı olarak ulaşım bacağında yaşadığınız sorunlar nelerdir?
- “Kıbrıs bir ada ülkesidir. Bu adaya kara ulaşımı mümkün değildir. Deniz ve hava ulaşımı dışında imkân yoktur. Deniz ulaşımı yürekler acısıdır. Bütün şirketler, liman harcamalarından, giriş çıkışlardan dolayı zor durumdadır. Ek mesai ücretleri, limanların yüksek maliyeti nedeniyle, nakliyeci firmaları zor duruma sokmaktadır. Hava limanımız 24 saat hizmet vermekte, bu sürede uçaklar herhangi ek bir ücret ödemeden inip kalkmaktadır. Limanlarda ise maalesef mesai saatleri dışında, yüksek ek mesai ücretleri ile gemicilik baltalanmaktadır. Hiçbir zaman unutmamak lazım ki, bu ülkede deniz taşımacılığı en az hava taşımacılığı kadar önemli ve ülkeye büyük yarar sağlayan bir sektördür. Deniz taşımacılığında ek mesaiyi kaldırmak için bundan beş altı yıl önce ek personel alındı, kadrolar şişirildi, yine de ek mesai kalkmadı. Karşı tarafta, Türkiye’deki limanlardan alınan ek mesai ücreti diye bir şey yoktur. Hava ulaşımında ise, seferlerimiz henüz yeterli değildir. Hava ulaşımını da teşvik etmek gerekmektedir. Ayrıca, Devlet’in Türkiye’de olduğu gibi ulaşım ücretlerinin asgarisini ve azamisini tespit etmesi, belirlemesi lazımdır. İki seneden beri, dini günlerde, bayramlarda, yılbaşılarda, uçak fiyatlarının aşırı yükselmesinden ötürü, otelleri pazarlamada zorluklarla karşılaşıyoruz”.
***
“Charter uçak teşvikleri, firmalar teşviklerini zamanında alamamasından dolayı, otobüsçü, restorancı, otelci zor duruma girmekte ve yüksek faizlerin altında ezilmektedir. Acentelerden aldığım duyumlara ve bilgilere göre, çok yüklü miktarda 2014 yılı charter uçak teşviğini alamayan acenteler vardır. Acenteler zor durumda olunca, otelci de zor duruma girmektedir.
***
Bu kış günlerinde otelci, personelin maaşını ödemektedir. Elektriğini, kasabını, manavını, mazotunu ödemektedir. Teşviği alamayınca bankalardan borçlanarak ödeme yapabilmektedir. Böylece yüksek faiz altında Otelci ezilmektedir. Bu teşvikler artırılabilir ve zamanında ödenebilirse, Kıbrıs’a gelecek turist sayısında da büyük artışlar meydana gelir ve ithalat-ihracat arasındaki dengesizlik büyük ölçüde giderilir. Turizm gelirleri, dış ticaret açığının kapatılmasına büyük katkılar yapmaktadır. Yaptığı katkı neredeyse yüzde 40’tır. 2014 bir yana, 2013 yılından da alacakları olduğunu söyleyen acenteler bulunduğunu duyuyorum ve çok üzülüyorum. Bu duruma el atılmadığı sürece, gelecekle ilgili çok ciddi endişeler taşıyorum”.
***
Bize zaman ayırdığınız için, size Kıbrıs Gazetesi adına tekrar teşekkür ederim. Hoşça kalın, esen kalın.

Yazarın Tüm Yazıları
Dış ticaret gelişmeleri (2016 Ocak-Mayıs) 
KKTC Merkez Bankası 2016 yılı ikinci çeyreği bülteni: Bütçe gelişmeleri 
Türk akımı doğalgaz boru hattı hayat buluyor 
Amerikan Merkez Bankası ışığı yaktı: Eylül’de faizleri arttıracak gibi 
Devlet Planlama örgütü bilgilendirdi: Poly Peck PLC’yi hatırlattı       
Kıbrıs’ta genel sağlık sigortası tamam 
Sterlin neden düştü? 
Esnaf ile alay mı ediliyor? 
Türk Hava Limanları’nda iç hatlara yönlendirilmemizin ekonomik zararları 
Türkiye’deki yabancılar 420 milyon dolarlık bonoyu sattı 
Olağanüstü Hal ilanı Türkiye Ekonomisine nasıl etki eder? 
Askeri darbe girişiminin ekonomik sonuçları 
Güney Kıbrıs Ekonomisi’nde sevinç           
Borsalarda ve kambiyo piyasalarında son durum 
Düşünce Taslağı: Sosyo-ekonomik – politik(2/2) 
Sosyo - ekonomik - politik  (1/2) 
Bayram yerleri    
İsrail ve Rusya ile normalleşen ilişkilerin ekonomik faydaları 
İngiltere’nin AB üyeliğinden çıkmasının doğuracağı sonuçlar 
Genel Gıda ve Yem Yasası neden yürürlüğe sokulmuyor? 
Küçük esnaf ve zanaatkârlar dertli: Mali desteğe ihtiyaç var 
Brexit Gerçekleşirse Sterlin’in dümeni kopmaz 
23 Nisan İlkokulu neden başarılı? Kolej sınavlarında önemli başarı 
2016-2018 Yapısal Dönüşüm Programı’nda yüksek öğretimin yeri 
Alo Alo!......Telefon 
Ekonomik protokol neden sessiz sedasız imzalandı? Telefon ve elektrik satılacak mı? 
İşadamı, KKTC’ye neden yatırım yapmaz? 
Seyrüsefer harçları konulu yazıma gelen okuyucu yorumları 
Bakan Serdar Denktaş’a: 
Avrasya Araştırmaları Enstitüsü ve Kazakistan Kongresi’nden çıkardığım sonuçlar 
Kazakistan’da uluslararası ekonomi, finans ve enerji kongresi 
Dünya Borsaları’ndaki düşüşlere dikkat 
ODTÜ Enerji Konferansı’ndan anekdotlar 
Doğu Akdeniz Enerji Güvenliği ve Jeopolitiği Konferansı 
UBP-DP hükümet programı – (3): Ekonomi ve özelleştirmeler olumsuz, enerji ve hidrokarbonlar olumlu 
UBP-DP hükümet programı -2 
UBP-DP hükümet programı (1) 
Amerika çözümü finanse edecek-miş !!! 
KKTC Merkez Bankası’nın 2015 yılı raporu 
Arif Feridun – “Yazgı” 
Kıbrıs ekonomi zirvesi yazılarıma gelen okuyucu mektubu 
CTP-UBP hükümeti, gerçekleri bal gibi biliyordu 
Sanat ile ekonominin arakesitinde bir yıldız: İlde Atik 
DPÖ’ye dikkat ediniz 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi (3/3) 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi (2/3) 
Kıbrıs ekonomi zirvesi (1/3) 
Hani turizm örgütü nerede? 
Dış ticaret bilançosu ne durumda? 
DAÜ’de, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz hidrokarbon konulu konferans 
KKTC’deki bütçe gelişmeleri 
Parasal ve finansal gelişmeler (2015 IV. Çeyrek Bülteni) 
KKTC’de kara para aklanıyor mu? Maliye Bakanı Özgür’e düşen yükümlülükler 
Ercan Havalimanı’na neden 11 milyon dolar? 
Kat sınırı emirnamesi işe yarar mı? 
Brüt krediler’de ki düşüşe dikkat ediniz 
Türkiye angajman kurallarını uyguluyor 
Görüşme süreci ve Federal Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk ekonomisi raporu hakkında 
Yerel sanatçılara da yer verilsin 
Hükümet düğümünü atacak olan da, bozacak olan da Kıb-Tek olacaktır 
Kürt Amerikan Enerji Koridoru: Hatay’a dikkat ediniz 
Radar Reşat’ın KKTC ekonomisine bakışı 
Yükselen ekonomilerin hepsi zorda 
KIB-TEK, vatandaşı tiftikliyor 
Güney Kıbrıs ekonomisi ne durumda? 
Halkın Partisi’nin özelleştirme politikası (2/2) 
Halkın Partisi’nin özelleştirme politikası (1/2) 
Halkın Partisi’nin ekonomik vizyonu 
2016’da bizleri nasıl bir ekonomi bekliyor? 
Sosyal güvenlik sistemi battı  
Sosyal Güvenlik ağı güçlendirilip genişletilmelidir 
Emeklilik sistemini düzeltmenin tek yolu iradedir 
İsrail-Türkiye yakınlaşmasının temeli doğalgaz 
Kumarhanelerin ekonomik faydası artık tartışılır oldu 
Amerika Merkez Bankası ve faiz artışı beklentisi  
Doğalgaz ittifakı, görüşmelere zarar verir 
Akdeniz enerji halkası 
Kıbrıs Türk Turizm Örgütü ne zaman? 
Türk Rus gerginliği ve olası ekonomik sonuçları 
2016 yılı bütçesi değerlendirmelerim (3 - son) 
2016 yılı bütçesi değerlendirmelerim-(2) 
Böyle bütçe mi olur?  
Program olumlu ve desteklenmeli 
2016-2018 Orta Vadeli Program Taslağı -3 
2016-2018 orta vadeli program taslağı -2 
2016-2018 orta vadeli program taslağı -1 
Orta vadeli program 
Euro’ya geçmek mümkün mü? 
Derinya kapısı geçişlerinden ekonomik kazanç beklemiyorum 
Derinya kapısı geçişlerinden ekonomik kazanç beklemiyorum 
Şeytanca alınan karar: KIBTEK’in görev zararları halka ödettirilecek 
Yeni bir faiz yasasına ihtiyaç vardır 
Olası çözümün maliyetini kim karşılayacak? 
Olası çözümün maliyetini kim karşılayacak? 
Olası bir çözüm sonrası, muhtemel ekonomik endişelerim 
Direk ticaret tüzüğü olmadı Çözüm bize ne kazandırır? 
ASGARİ ÜCRETLE İLGİLİ BİR OKUYUCU MEKTUBU 
CTP hizaya geldi!!! 
Eğitimdeki sorunların temeli irade ve ekonomik çıkmazdır 
GENEL SAĞLIK SİGORTASI YARARLI BİR UYGULAMADIR 
GENEL SAĞLIK SİGORTASI YARARLI BİR UYGULAMADIR 
Kıbrıs’ın havası da, ekonomisi de toz duman içinde 
B20 Zirvesi ve Ankara 
Dış ticaretimiz ne durumda 
Bütçe gelişmeleri 
Eylül’de fedfaiz’i artırır mı? 
FED Eylül’de faiz’i artırır mı? 
Dümeni kopan Türkiye ekonomisi 
Çin Devalüasyona gitti: Dolar ve Euro’nun durumu 
Güney Kıbrıs’ın ekonomik durumu 
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Doğalgaz Ticareti’ndeki önemi 
Doğalgaz piyasasına Avrupa’dan bakınca 
Döviz dalga dalga 
Güney Enerji Koridoru’nda enerji denklemi değişti 
CTP-UBP koalisyonu hükümet programı  
Yeni kabine 
Avrupa, Türkmenistan ve Azerbaycan gazına göz dikti 
KKTC Merkez Bankası’nın 2015 Yılı Birinci Çeyreği Bülteni  
Yunanistan’daki radikal sol, çok erken çark etti 
“Su Yönetimi Projesi” başlıklı yazıma, eski Ekonomi ve Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz cevap verdi 
Amerika faizi artırmadı...Dolar şimdi ne olacak? 
Amerika Merkez Bankası Faiz’i artırır mı? 
Su yönetimi projesi 
Döviz şimdi ne olacak? 
İstatistik Dairesi’nde nihayet iyi işler yapılmaya başlandı 
24’üncü Dünya İşletmecilik Kongresi 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi’nde ekonomik entegrasyon irdelendi 
Transit Ticaret Merkezi – Kıbrıs (Cyprus As A Transit Trade Centre) 
TRT modeli özerklik 
Suriye gaz havzası 
Millî Direnme Ekonomisi  
CTP 
BRT’de doğru işler yapılmaya başlandı: Mete Tümerkan’la uğraşmayı bırakınız 
Kıbrıslı Rumların ekonomisi battı 
Dragon çayı, KKTC’nin stratejik konumunu güçlendirecektir 
Barcelona kıyı ötesi (offshore) protokolü 
Kıbrıs patatesi 
İstanbul’dan ekonomi gözlemi 
Amaranta Vadisi’ndeki yabancılara müjde 
Ne kadar ayakları üzerinde duran ekonomi yarattınız ki? 
Kıbrıs doğalgazı açmazda: Sıkıştırılmış doğalgaz revaçta 
Çamlıbel birinci Ekogünü Yerli üretim ve kültürel miras’ın korunması 
Genel Sağlık Sigortası’na geçilecek: GSS Koordinatörü Dr. Aykut Üretici’nin anlattıkları 
Taksiciler çok dertli 
Belediyeler Bütçesi ve Birlik Başkanı’nın feveranı 
Türkiye’de konut satışları 
Lübnan gaz havzası 
Yerli üretim desteklenmeli 
Dolar’ın ateşi düşmüyor 
Nobelli Ekonomist Stiglitz’in yeni önerileri: “İç talebe bağlı büyüme modeline geçilmeli” 
Yunan halkını acaba neler bekliyor? 
Kolej sınavları hakkında okuyucu yorumları 
Bir acayip kolej sınavı 
Yunanistan’daki radikal sol’un zaferi ve ekonomik beklentiler 
Kur ve faiz hareketlerinin 2015 beklentileri 
İstatistiğin önemi 
Turizm örgütü  
Dünya ham petrol fiyatlarını doğru okuyabilmek 
Sağlık Bakanlığı 2014 yılı icraatları 
Gelir eşitsizliğinin bedeli 
Siber Hanım’ın işi zor! 
KKTC’de Euro’ya geçiş mümkün müdür? 
Dünya petrol fiyatları 
Mevduat neden bu kadar hızlı artıyor? 
2015 yılı bütçesi ile reform olmaz 
Emtia, metal ve enerji piyasaları’nda son durum