Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi

17 December 2014, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Nisan 2015’teki Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaştıkça adayların kampanyaları da kendini gösteriyor. Bu kampanyalar seçmenin algısını şekillendirecek. Algı yönetimi aslında bir tür psikolojik operasyondur. Sadece iç politika değil dış politika için de hayli önemlidir. Seçim deyip geçmeyelim. Seçim konusu, “Kıbrıs Türk liderliği” olunca dış aktörler de konuya dahil… Son 10 yıldaki siyasi gelişmelerle birlikte düşünüldüğünde, sağlıklı bir değerlendirme için adayların yaratmaya çalıştıkları algının arkasındaki güçlere de bakmak gerekiyor.

AB ve ABD eski itibarını kaybetti…
“Çözüm mottosu” KKTC seçimlerinde hep önemli oldu… Lakin dışarıdaki rüzgar halka artık eskisi kadar inandırıcı gelmiyor. Hele Annan Planından sonra hem AB hem de ABD güven erozyonuna uğradı ve Kıbrıs Türkleri açısından eski itibarını kaybetti. Son on yıldaki değişikliklerle birlikte çözümü salt AB gözlüklerinden okuyanlar açısından koşullar elverişli değil… Zaten bazı adayların “Maraş demagojisi” de çözüme olan inançsızlıktan… Kampanya gerçekçi bir çözüm ve federasyon zeminine oturtulmadığı sürece bu cephenin seçimde ipi göğüslemesi güç. Hele iki toplumlu etkinlikler bile artık nerdeyse durma noktasına geldiği bir evrede… Bu bile çözümsüzlük için önemli bir emare…
Belki “reel siyaset” Kıbrıs çözümünü “istismar” malzemesi yapmaya izin vermiyor olabilir. Bu durum çözüme “ihtiyatlı” pencereden bakan aday açısından da ciddi zorluklara sahiptir. Fakat çözüm cephesindeki iki güçlü aday -Sibel Siber ve Mustafa Akıncı- söylem geliştirmede daha şimdiden rüzgarı karşılarına aldılar demek yanlış olmaz.

Hükümet olmanın avantajı, dezavantajı: Vaatsizlik hali
Bu, seçimlerin dış ilişkiler penceresinden bakıldığında görünen boyutu… Seçimlerin bir de iç ayağı var. İçeride CTP-BG ile DP-UG arasında koalisyon hükümeti görev yapıyor… Hükümet icraatları halk nezdinde genelde “başarısız” görülüyor. Bunun seçimde Sibel Siber’e yansımaları olumsuz olabilir. Öte yandan elbette hükümet olmanın avantajı da var… Özellikle belli kesimlere vaatte bulunup oylarını almak da mümkün… Siber’in kadın vurgusu da seçimler açısından kritik bir konu; kullanıldığında ters de tepebilecek bir söylem olabilir… Bunun kıvamını ölçecek araştırmalar mutlaka yapılıyordur…
Lakin bu seçimlerde adayların ortak sıkıntısı “vaatsizlik” hali… Bu durum orta vadede siyaset kurumunun içinin daha da boşalmasına yol açabilir…
Bir diğer aday Akıncı, güven veren ve sol cephede türünün sonuna gelinmiş mahiyette karizma sahibi bir siyaset insanıdır. Akıncı açısından da “uzun ara” siyaset dışında kalmanın getirdiği “kanıksama” görüntüsü önemli bir açmaz… Yine de Lefkoşa’da Akıncı imajıyla heyecan duyan çok insan görüyorum…
Özersay da seçimde ilginç bir yarış içinde… Özersay, Cumhurbaşkanlığında “ulusal” mesele konusunda mesai yapmak yerine “siyaseti” tercih etti… “Atanmış” bir bürokrat olduğu herkes tarafından bilinmektedir… Adaylığı önceki konumundan ötürü tartışmalı olsa bile kendi içinde seçime katacağı bir “renklilik” olabilir…” Toparlanıyoruz” gönüllüleri temiz topluma hizmet için yola çıkmıştı. İnşallah seçim sonuçları onları yollarından alıkomaz…
Kırdağ ise seçimin “kronik adayı… İsmiyle herkeste hoş bir izlenim bırakan bir aday…

Mevcut Cumhurbaşkanı Eroğlu
   UBP üst yönetimine dönük tabandaki burukluk, DP’de ise “belirsizlik” hali Eroğlu açısından belli bir zorluğa işaret ediyor. Bunun süreç içerisinde aşabilirse başarıyı yakalayabilir…
Eroğlu, Siber ve Akıncı’nın kullanacağı dil, vereceği mesajlar da seçimleri etkileyecek… Bu üç adaydan merkez sağın desteğine sahip olan ve uzun yıllardır halk üzerinde “yumuşak güce” sahip olan Eroğlu’nun seçime diğer adaylara göre bir adım önde başladığı görülüyor. Görünen o ki, Nisan 2015 seçimi büyük ölçüde “her hal ve kârda çözüm” diyen bir kampanya ile “çözüm istiyoruz ama çözüm olmazsa da devletimiz (KKTC) var” diyen söylem arasında yürüyecek. Temel paradigma bu söylem üzerinden olacak… Bunun yanı sıra iç siyasete dönük söylemler de kampanyada kullanılacak. İpi kimin göğüsleyeceğini ise bu üç isim arasında tabanlarını “mobilize” etmeyi beceren ve ustalıkla algı yönetmeye “muktedir” olan diyebiliriz.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!