Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

“Dışardaki Tavuriler”

21 December 2014, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

“Alemin sabıkalısı” Tavuri... Baştan söyleyeyim; Tavuri’nin suçlarını aklamak gibi bir niyetim yok. Zaten sabıkalarını hiçbir zaman inkar etmiyor... Bedelini hapiste yatarak ödüyor. Son derece ilginç bir hayat serüveni var. Neredeyse hiç “dışarıda” olmadı. Tavuri’yi “kodese tıkma” büyüsü herkesi işini tam yaptığına inandırıyor.

Adaletin kesebildiği parmaklar: Tavuri ve fukaralar!
Bu ülkede adaletin kesebildiği sadece Tavuri’nin parmağı oldu. Ya da onun gibi “arkası” olmayan fukaralar. Bir de dürüst “mazbata mağdurları”! Varlıklıların yaptığı, “sıradan” olmayan, “organize” suçların arkasında adaletin kesemeyeceği kadar “güçlü” parmaklar var. Tavuri’nin dışındaki “güçlü” suçluları adaletin kılıcı kesmiyor.
O sistem için önemli bir figür. Çünkü bir tür “adalet” işliyor algısı yaratıyor... Vicdanlar Tavuri üzerinden aklanıyor. Arkasında Tavuri’yi savunacak para ve güç olsaydı bu kadar kolay onu kodese tıkarlar mıydı? Sanmıyorum... Hatta onun yerine eskiden olduğu gibi suçu üstlenenler çıkar ve nöbetle cezaevinde bile yatardı... Onu adaletin ülkemizdeki tecellisine bir tür numune olarak da göstermek mümkün... Tavuri olmasaydı suçluların cezasını çektiği algısı inşa edilmeyecekti!
Ah Tavuri ah... Ülkedeki “Adalet mülkün temelidir” şiarının simgesi, devletin suçluları cezalandırdığına kanıt oluşturacak “tek” suçlusun... Seni kaybederse yerine kimi koyacak bu sistem?!

Adaletin “hileli” terazisi
Memlekette esrar, eroin ve her türlü “hap şebekeleri” gençleri kuşatıyor. Gençler her an bağımlılık sarmalına çekilebilir. Bu korkunç tehlike “organize işlerin” yoğun trafiğinden anlaşılabilir. Polisin ciddi çalıştığını ve görevlerini yetkileri içinde yaptığını biliyorum... Bu konularda önleri tıkanmazsa sonuna kadar gidiyorlar. Suçluyu buluyorlar, adalete teslim ediyorlar. Ama ya sonrası?
Kimine göre KKTC’de çalışan tek yer mahkemeler. Peki nasıl çalışıyorlar? Adaletin terazisi yeterince hassas mı? Yoksa terazisinin “darası” ara sıra hatırlılardan yana mı basıyor? Bakın ölümlü kazalarda verilen cezalar “trafik canavarlığını” özendirecek “hafiflikte” ve “çeşitlilikte”!...

Sistem aklayıcı Tavuri
Görünen o ki içeridekiler hep garibanlar oluyor... Adaletin gücü “sistemi soyanlara” işlemiyor. Suça karışan güçlü isimler dışarıda; içeridekilerse hep güçsüz “Tavuriler”! Kamudaki yolsuzluk raporları, siyasetteki rüşvet iddialarından araştırılıp sonuçlandırılan ve adalete teslim edilen yok! Sistemi “soyanlar” elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor ve herkes onlara büyük itibar ediyor... Fakat ülkede adalet var(!) Çünkü Tavuri hapiste! Ülkenin ötekileri ise suçlu ve mahkum... Sistemin kılıcı ancak Tavuri’yi kesiyor! Tavuri içeride yatmasa adalet de sistem de aklanamayacak!
Tavuri artık şeker hastası... Gözünün biri tamamen görmüyor... Onun üzerinden kurtardığınız “Adalet işliyor” algısını yarın Tavuri göçtüğünde nasıl kurgulayacaksınız?

Vicdan yoksa adalet de olmaz
Adaletin gücünün sadece Tavuri’ye yettiği yerde, ciddi bir “sistem” hatası var demektir. Sistemi ıslah etmek yerine onun türevlerine müdahale edildiği sürece düzen hep böyle yürüyecek. Arkası güçlü suçlular cezalarını çekmediği sürece ne bireysel ne de toplumsal vicdan tecelli edecek... Vicdanın firarda olduğu bir yerde adalet de olmaz...
“Karakol Çukurlarından” yetişen ve 1974 sonrası “ganimet furyasına” 9 yaşında çocuk aklıyla bazı resmi görevliler tarafından cesaretlendirilerek hırsızlığa özendirilen Tavuri... Şimdilerde “adalet”in namusunu kurtarıyor!... Cankurtaran değil; sistem aklayan...

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!