Prof. Dr. Vedat Yorucu

 

Siber Hanım’ın işi zor!

26 December 2014, Friday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Bütçe Meclis’ten oylanır oylanmaz, hükümet alel acele yasa gücünde hayat pahalılığı kararnamesi çıkardı. Yılın son günlerinde, hükümet vatandaşa son dakika çalımı atarak bir gol daha attı ve hayat pahalılığı ödeneğini dondurduğunu açıkladı. Dondurduğu söyleminden anladığım şu ki, 2015 yılı başında yapılacak düzenlemeyle, kamuya düşük maaşla giren çalışanlara daha yüksek hayat pahalılığı yansıtılacak ve eski çalışanlarla ve emekli maaşı alanlarla aralarındaki gelir eşitsizliği giderilmiş olacak! Bizlere yapılan açıklama bu yöndedir. Açıklamanın savunması ise, göç yasası diye bilinen ve 2010 yılından beridir yapılan tüm yeni istihdamların, eski çalışanlara göre daha düşük ücret aldıkları yanlışını düzeltmekmiş. Kısacası, eşel mobil diye isimlendirilen ve enflasyon oranında maaşlarda yaşanan kayıpların giderilmesini öngören bu uygulamaya, 2010 yılında UBP hükümeti elveda demişti, şimdi de CTP-DPUG hükümeti aynı şeyleri dolambaçlı söylüyor. Yani değişen bir şey yok.
***
Bildiğiniz üzere eşel mobil uygulaması, maaşlarda yaşanan yüksek enflasyon nedenli kayıpların giderilmesi ve tüketicinin satın alma gücünü korumayı amaç edinen bir uygulamadır.  Eşel mobil’i kaldırmaktan dolayı mali bütçenin rahatlayacağını zannedenler, kısa zamanda yanılacaklarını eminim fark edeceklerdir. Geçmişte sandıkta UBP’ye ödetilen bedel gibi, şimdi de, CTP’ye bir bedel ödetilecektir. Tam da cumhurbaşkanlığı seçimlerine sayılı günler kala böylesi bir yanlışın yapılması, sanırım Sayın Sibel Siber’in oylarına olumsuz yansıyacaktır. Birazdan bunların nedenlerini daha detaylı açıklayacağım.
***
İktisat kuramı, tüketici refahını artırmaya yönelik alınması gereken tedbirlerin nasıl alınacağını bizlere öğretir. Tüketici refahını artırmanın bir yolu da, tüketici gelirinin yüksek enflasyon karşısında erimesini önlemek, reel alım gücünün azalmasının önüne geçmektir. Oysa, KKTC’deki eşel mobil sistemine son vermek, maaşları reel olarak azaltacak, piyasadaki tüketimi düşürecektir. Tüketimin düşmesi de, toplam talebin azalmasına neden olacaktır. Talebin düşmesi üretimi de azaltacağından, GSYİH’nın azalması da, haliyle kaçınılmaz olacaktır. Bu gelişmelerin sonucunda ekonomik durgunluk daha da artacak, işsizlik çoğalacak, gelir dağılımı bozulacak, devlet gelirleri düşecek, bütçe açığı çoğalacak ve kaçınılmaz olarak dış finansman ihtiyacı daha da büyüyecektir. 2015 yılı için tahmin edilen yüzde 4.1’lik büyüme oranı da hayal olacaktır.
***
KKTC’de son yedi yılın ortalama enflasyon oranı yüzde 8.7’dir. Bu oran, Türkiye’de son yedi yılın enflasyon ortalamasından da yüksektir. Türkiye hükümeti her yıl memur ve çalışanına zam yaparak bu olumsuzluğu gidermektedir. Fark edileceği üzere, TC ile KKTC gelir grupları arasındaki fark da, olağanüstü seviyelerde azalmıştır. Merak edenler, dilerse Prof. Dr. Cem Kılıç’ın son yayınlanan kitabını ve makalelerini alıp okuyabilirler. Yakın geçmişimizde, örneğin 1991 Körfez savaşı sonrası, 1994 devalüasyonu sonrası, 1998 Asya krizi dönemi ve sonrası, 2000 yılı bankalar krizi ve 2001 dalgalı kur rejimine geçiş dönemlerinde, Türk Lirası büyük devalüasyonlar yaşamış ve enflasyon yüksek seviyelerde uzunca bir dönem sürmüştü. Türkiye de bu vesileyle yüksek enflasyonlu ülkeler arasında yer almaktaydı. TL değerli bir para birimi addedilmiyordu. Ayrıca TL faizleri de çok yüksekti.
***
AKP’nin tek partili hükümeti sonrası, 2003’ten itibaren Türkiye ekonomisinin toparlanmaya girmesi, TL faizlerinin giderek düşmesi, IMF programına sıkı sıkıya bağlı uyulması, hem enflasyon oranını son 10 yılda ortalama yüzde 8.4 seviyesine düşürmüş, hem de Türkiye’ye istikrar gelmesi nedeniyle, Türkiye’ye yabancı para girişi de hızla artmıştır. Böylelikle TL, değerlenen para birimi olmayı başarmıştır.
***
Esas sıkıntı, yüksek enflasyonlu dönemlerde faizlerin yüksek olması ve TL’nin aşırı değer kaybettiği gerçeğidir. KKTC, kendi parası olmayan ve Türk Lirası’nı resmi para birimi olarak kabul eden bir ada ülkesidir. Parasal egemenliği yoktur. KKTC Merkez Bankası’nın para basıp emisyon yapma kabiliyeti de yoktur. TL kullanıyor olmamızdan dolayı, Türkiye’ye dolaylı yoldan senyoraj ödeme durumunda olduğumuz da, açık bir gerçektir. TL’yi resmi para birimi olarak kullanıyoruz ama KKTC’deki para arzına müdahale etme gibi herhangi bir lüksümüz de maalesef yoktur. Para arzına müdahale edecek enstrümanlara sahip değiliz. Para arzına müdahale edecek para politikası araçlarına sahip olduğumuz da söylenemez. Kısacası, ne piyasalara hazine bonosu sürüp piyasadaki para arzını azaltabilir, ne de olası yüksek enflasyonu düşürmeye yönelik para arzı araçlarını devreye koyabiliriz. Munzam karşılık oranlarında da, önemli oranlarda değişiklikler yapamayız. Buna bağlı olarak, Türk Lirası’nı kullanmaya kararlı olan KKTC’nin, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın ve Türkiye Cumhuriyeti Para Kurulu’nun, TL’yi ilgilendiren konularda alacağı kararlardan kendisini soyutlaması mümkün değildir. Türkiye’de herhangi bir zamanda devalüasyonun yaşanması, faizlerin artması ve enflasyonun yükselmesi durumunda, TL’nin değer kaybetmesinin önüne geçmek de, pek mümkün değildir.
***
TL’yi resmi para birimi olarak kullanan KKTC hükümetinin, memur, işçi ve emekli maaşlarını TL dışında ödemesi olanak dışıdır. KKTC’deki diğer şirket ve kurumlarımızın da, çalışanlarına TL olarak maaş ödemeye devam edeceğini kimse reddedemez. Olası muhtemel yükselen enflasyon dönemlerinde, TL olarak maaş çeken çalışanlarımızın, her ay maaşlarında enflasyon oranında azalma olacağını tahmin etmek, zor olmasa gerek. Eşel mobil diye isimlendirilen ve ülkedeki hayat pahalılığı endeksi olarak kabul edilen Tüketici Fiyatları Endeksi’ne (TÜFE) göre maaşlara yansıtılan enflasyon oranındaki artışla kayıpların giderilmesi, Kuzey Kıbrıs’ta çalışıp maaş alan işçi ve memurları bir nebze olsun korumaktadır. İzolasyonlar altında ezilen ve dışa kapalı bir ekonomi ile gelişme kaydetmeye çalışan KKTC ekonomisi, TL kullanıyor olmaktan dolayı, para politikası araçlarını kullanamaması gerçeğini de dikkate alarak, ÇARESİZDİR! Enflasyonun yükselmesi durumunda, uygulaması dondurulan eşel mobilin yerine, şimdiki hükümetinin koyacağı başka herhangi bir şey olmadığına göre, bu hükümetin de hükümet etme kabiliyetini şimdiden kaybettiğini söyleyebilirim. Kısacası bu hükümet, davayı kaybetmiştir.
***
Sayın Maliye Bakanı’nın yaptığı açıklamaya göre, göç yasası diye adlandırılan yasa kapsamında işe alınan düşük maaşlılara yansıtılacak hayat pahalılığı ödeneği, yüksek maaş alana göre daha yüksek olacaktır. Peki Sayın Bakan’a sormamız lazım;
Yüksek maaş çeken memur veya bürokrat neden yüksek maaş almayı hak etmiştir?
Yanıtını ben vereyim. Yüksek gelir gurubunda kamuda çalışanların birçoğu, Yargıç, Savcı, Milletvekili, Akademisyen, Doktor, Yüksek Mühendis, Yetkili Denetçi, Deneyimli Öğretmen, Polis ve benzeri meslek sahipleridir. Bir de atanmış bürokratlar vardır. Örneğin Müsteşar, Müdür ve Amirler. Bu insanlar, nicelik ve nitelik sahibi bireyler olup, en zor sınavları başarıyla tamamlayan, belki en iyi üniversiteleri yüksek başarı notları alarak tamamlayan, kamuya alınırken belli eleklerden geçip, yıllar içerisinde belli maaş seviyelerine yükselenlerdir. Bu bireyler, beşeri sermaye yatırımlarını kendilerince veya ailelerinin katkılarıyla yapmışlar, uzun yıllar tahsil gerektiren eğitimlerden sonra kamuya girmişlerdir. Hatta bir kısmı, 30’lu yaşlara yakın yaşlarda kamuya girebilmişlerdir.
***
Diğer yanda, 4 yıllık bir üniversite, iki yıllık bir yüksek okul, akademi, ya da lise mezunu olarak işe alınanlar vardır. Bunların sayısı 2010-2014 arasında birkaç bin kişiyi geçmemektedir. Oysa kamudan maaş çeken 60 - 70 bin’in üzerinde çalışan ve emekli vardır. Bütçe dengesizliğini sadece 2 bin kişinin maaşlarını yükselterek, diğer çoğunluğun maaşlarını da sabit tutarak gidermeyi hedefleyen bir anlayışla karşı karşıyayız.
***
Bu uygulama, başarılı ve mükâfatlandırılması gerekeni cezalandırma, kamuya yakın geçmişte delege torpiliyle giren, nicelik ve nitelikten yoksun (istisnalar dışarı) birkaç bin kişiyi hak etmediği halde ödüllendirmeyi öngören bir uygulamadır. Gelir eşitsizliğine daha çok eşitsizlik katmak demektir. Vergi mükellefi çalışanlar arasında var olması gereken eşitliğin yok edilmesi demektir. Burada amaç edilen, göç yasası ile alınanların maaşlarını artırıyoruz görüntüsü verip, popülizmden başka bir şey değildir. Enflasyon nedeniyle zaten geliri azalan çalışana yapılması gereken artışı yapmayarak, 2015 yılının 13’üncü maaşlarına yedek akçe ayırmaktan başka bir şey değildir. Bunu görmeyecek ve anlamayacak kadar da saf değiliz.  Eğer hükümet, param yok, Ankara’dan katkı alamıyorum, kimseye hiçbir kuruş ödeyemem deseydi, benim gözümde daha itibarlı bir hükümet olurdu. Ancak bu uygulamayla, tüm çalışanların iş bırakma kararına hiçbir itirazımız olmaz. Ancak, bu Maliye Bakanı ve bu yöneticilerle bu iş olmayacak. Sanırım CTP’nin adam akıllı bir şamar daha yemesi lazım, başka türlü kendine gelmesi mümkün görünmüyor.

Yazarın Tüm Yazıları
Dış ticaret gelişmeleri (2016 Ocak-Mayıs) 
KKTC Merkez Bankası 2016 yılı ikinci çeyreği bülteni: Bütçe gelişmeleri 
Türk akımı doğalgaz boru hattı hayat buluyor 
Amerikan Merkez Bankası ışığı yaktı: Eylül’de faizleri arttıracak gibi 
Devlet Planlama örgütü bilgilendirdi: Poly Peck PLC’yi hatırlattı       
Kıbrıs’ta genel sağlık sigortası tamam 
Sterlin neden düştü? 
Esnaf ile alay mı ediliyor? 
Türk Hava Limanları’nda iç hatlara yönlendirilmemizin ekonomik zararları 
Türkiye’deki yabancılar 420 milyon dolarlık bonoyu sattı 
Olağanüstü Hal ilanı Türkiye Ekonomisine nasıl etki eder? 
Askeri darbe girişiminin ekonomik sonuçları 
Güney Kıbrıs Ekonomisi’nde sevinç           
Borsalarda ve kambiyo piyasalarında son durum 
Düşünce Taslağı: Sosyo-ekonomik – politik(2/2) 
Sosyo - ekonomik - politik  (1/2) 
Bayram yerleri    
İsrail ve Rusya ile normalleşen ilişkilerin ekonomik faydaları 
İngiltere’nin AB üyeliğinden çıkmasının doğuracağı sonuçlar 
Genel Gıda ve Yem Yasası neden yürürlüğe sokulmuyor? 
Küçük esnaf ve zanaatkârlar dertli: Mali desteğe ihtiyaç var 
Brexit Gerçekleşirse Sterlin’in dümeni kopmaz 
23 Nisan İlkokulu neden başarılı? Kolej sınavlarında önemli başarı 
2016-2018 Yapısal Dönüşüm Programı’nda yüksek öğretimin yeri 
Alo Alo!......Telefon 
Ekonomik protokol neden sessiz sedasız imzalandı? Telefon ve elektrik satılacak mı? 
İşadamı, KKTC’ye neden yatırım yapmaz? 
Seyrüsefer harçları konulu yazıma gelen okuyucu yorumları 
Bakan Serdar Denktaş’a: 
Avrasya Araştırmaları Enstitüsü ve Kazakistan Kongresi’nden çıkardığım sonuçlar 
Kazakistan’da uluslararası ekonomi, finans ve enerji kongresi 
Dünya Borsaları’ndaki düşüşlere dikkat 
ODTÜ Enerji Konferansı’ndan anekdotlar 
Doğu Akdeniz Enerji Güvenliği ve Jeopolitiği Konferansı 
UBP-DP hükümet programı – (3): Ekonomi ve özelleştirmeler olumsuz, enerji ve hidrokarbonlar olumlu 
UBP-DP hükümet programı -2 
UBP-DP hükümet programı (1) 
Amerika çözümü finanse edecek-miş !!! 
KKTC Merkez Bankası’nın 2015 yılı raporu 
Arif Feridun – “Yazgı” 
Kıbrıs ekonomi zirvesi yazılarıma gelen okuyucu mektubu 
CTP-UBP hükümeti, gerçekleri bal gibi biliyordu 
Sanat ile ekonominin arakesitinde bir yıldız: İlde Atik 
DPÖ’ye dikkat ediniz 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi (3/3) 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi (2/3) 
Kıbrıs ekonomi zirvesi (1/3) 
Hani turizm örgütü nerede? 
Dış ticaret bilançosu ne durumda? 
DAÜ’de, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz hidrokarbon konulu konferans 
KKTC’deki bütçe gelişmeleri 
Parasal ve finansal gelişmeler (2015 IV. Çeyrek Bülteni) 
KKTC’de kara para aklanıyor mu? Maliye Bakanı Özgür’e düşen yükümlülükler 
Ercan Havalimanı’na neden 11 milyon dolar? 
Kat sınırı emirnamesi işe yarar mı? 
Brüt krediler’de ki düşüşe dikkat ediniz 
Türkiye angajman kurallarını uyguluyor 
Görüşme süreci ve Federal Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk ekonomisi raporu hakkında 
Yerel sanatçılara da yer verilsin 
Hükümet düğümünü atacak olan da, bozacak olan da Kıb-Tek olacaktır 
Kürt Amerikan Enerji Koridoru: Hatay’a dikkat ediniz 
Radar Reşat’ın KKTC ekonomisine bakışı 
Yükselen ekonomilerin hepsi zorda 
KIB-TEK, vatandaşı tiftikliyor 
Güney Kıbrıs ekonomisi ne durumda? 
Halkın Partisi’nin özelleştirme politikası (2/2) 
Halkın Partisi’nin özelleştirme politikası (1/2) 
Halkın Partisi’nin ekonomik vizyonu 
2016’da bizleri nasıl bir ekonomi bekliyor? 
Sosyal güvenlik sistemi battı  
Sosyal Güvenlik ağı güçlendirilip genişletilmelidir 
Emeklilik sistemini düzeltmenin tek yolu iradedir 
İsrail-Türkiye yakınlaşmasının temeli doğalgaz 
Kumarhanelerin ekonomik faydası artık tartışılır oldu 
Amerika Merkez Bankası ve faiz artışı beklentisi  
Doğalgaz ittifakı, görüşmelere zarar verir 
Akdeniz enerji halkası 
Kıbrıs Türk Turizm Örgütü ne zaman? 
Türk Rus gerginliği ve olası ekonomik sonuçları 
2016 yılı bütçesi değerlendirmelerim (3 - son) 
2016 yılı bütçesi değerlendirmelerim-(2) 
Böyle bütçe mi olur?  
Program olumlu ve desteklenmeli 
2016-2018 Orta Vadeli Program Taslağı -3 
2016-2018 orta vadeli program taslağı -2 
2016-2018 orta vadeli program taslağı -1 
Orta vadeli program 
Euro’ya geçmek mümkün mü? 
Derinya kapısı geçişlerinden ekonomik kazanç beklemiyorum 
Derinya kapısı geçişlerinden ekonomik kazanç beklemiyorum 
Şeytanca alınan karar: KIBTEK’in görev zararları halka ödettirilecek 
Yeni bir faiz yasasına ihtiyaç vardır 
Olası çözümün maliyetini kim karşılayacak? 
Olası çözümün maliyetini kim karşılayacak? 
Olası bir çözüm sonrası, muhtemel ekonomik endişelerim 
Direk ticaret tüzüğü olmadı Çözüm bize ne kazandırır? 
ASGARİ ÜCRETLE İLGİLİ BİR OKUYUCU MEKTUBU 
CTP hizaya geldi!!! 
Eğitimdeki sorunların temeli irade ve ekonomik çıkmazdır 
GENEL SAĞLIK SİGORTASI YARARLI BİR UYGULAMADIR 
GENEL SAĞLIK SİGORTASI YARARLI BİR UYGULAMADIR 
Kıbrıs’ın havası da, ekonomisi de toz duman içinde 
B20 Zirvesi ve Ankara 
Dış ticaretimiz ne durumda 
Bütçe gelişmeleri 
Eylül’de fedfaiz’i artırır mı? 
FED Eylül’de faiz’i artırır mı? 
Dümeni kopan Türkiye ekonomisi 
Çin Devalüasyona gitti: Dolar ve Euro’nun durumu 
Güney Kıbrıs’ın ekonomik durumu 
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Doğalgaz Ticareti’ndeki önemi 
Doğalgaz piyasasına Avrupa’dan bakınca 
Döviz dalga dalga 
Güney Enerji Koridoru’nda enerji denklemi değişti 
CTP-UBP koalisyonu hükümet programı  
Yeni kabine 
Avrupa, Türkmenistan ve Azerbaycan gazına göz dikti 
KKTC Merkez Bankası’nın 2015 Yılı Birinci Çeyreği Bülteni  
Yunanistan’daki radikal sol, çok erken çark etti 
“Su Yönetimi Projesi” başlıklı yazıma, eski Ekonomi ve Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz cevap verdi 
Amerika faizi artırmadı...Dolar şimdi ne olacak? 
Amerika Merkez Bankası Faiz’i artırır mı? 
Su yönetimi projesi 
Döviz şimdi ne olacak? 
İstatistik Dairesi’nde nihayet iyi işler yapılmaya başlandı 
24’üncü Dünya İşletmecilik Kongresi 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi’nde ekonomik entegrasyon irdelendi 
Transit Ticaret Merkezi – Kıbrıs (Cyprus As A Transit Trade Centre) 
TRT modeli özerklik 
Suriye gaz havzası 
Millî Direnme Ekonomisi  
CTP 
BRT’de doğru işler yapılmaya başlandı: Mete Tümerkan’la uğraşmayı bırakınız 
Kıbrıslı Rumların ekonomisi battı 
Dragon çayı, KKTC’nin stratejik konumunu güçlendirecektir 
Barcelona kıyı ötesi (offshore) protokolü 
Kıbrıs patatesi 
İstanbul’dan ekonomi gözlemi 
Amaranta Vadisi’ndeki yabancılara müjde 
Ne kadar ayakları üzerinde duran ekonomi yarattınız ki? 
Kıbrıs doğalgazı açmazda: Sıkıştırılmış doğalgaz revaçta 
Çamlıbel birinci Ekogünü Yerli üretim ve kültürel miras’ın korunması 
Genel Sağlık Sigortası’na geçilecek: GSS Koordinatörü Dr. Aykut Üretici’nin anlattıkları 
Taksiciler çok dertli 
Belediyeler Bütçesi ve Birlik Başkanı’nın feveranı 
Türkiye’de konut satışları 
Lübnan gaz havzası 
Yerli üretim desteklenmeli 
Dolar’ın ateşi düşmüyor 
Nobelli Ekonomist Stiglitz’in yeni önerileri: “İç talebe bağlı büyüme modeline geçilmeli” 
Yunan halkını acaba neler bekliyor? 
Kolej sınavları hakkında okuyucu yorumları 
Bir acayip kolej sınavı 
Yunanistan’daki radikal sol’un zaferi ve ekonomik beklentiler 
Kur ve faiz hareketlerinin 2015 beklentileri 
İstatistiğin önemi 
Turizm örgütü  
Dünya ham petrol fiyatlarını doğru okuyabilmek 
Sağlık Bakanlığı 2014 yılı icraatları 
Gelir eşitsizliğinin bedeli 
KKTC’de Euro’ya geçiş mümkün müdür? 
Dünya petrol fiyatları 
Ada ekonomileri için denk bütçe uygun değildir 
Mevduat neden bu kadar hızlı artıyor? 
2015 yılı bütçesi ile reform olmaz 
Emtia, metal ve enerji piyasaları’nda son durum