Av. Hasan Sözmener

 

Dördüncü kitabım

29 December 2014, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Hukuk alanındaki dördüncü kitabım yayınlanmıştır. Yayınlanmış olan bu kitabım 884 sayfadan ibaret olup, ceza hukuku alanındadır. Kitabımın ismi, “Ceza Genel Ve Ceza Usul Hukuku”’dur. Bu alanda yazmakta olduğum kitap iki cilt olacaktır ve yayınlanmış olan bu kitap, birinci cilttir. İkinci cildi hala yazmaktayım. Kitabımın hukukla uğraşmakta olan herkese faydalı olacağını ümit etmekteyim. Bu kitabıma avukatların yanı sıra özellikle polis mensuplarının da ilgi göstermeleri beni oldukça mutlu etmektedir. Dördüncü kitabımın yayınlandığı bugünlerde, hukukçularımızla ve yargımızla ilgili bazı düşünce ve görüşlerimi de siz okuyuculara aktarmak istedim. Yüksek Mahkeme Başkanı, bir müddet önce yapmış olduğu açıklamasında, Kıbrıs’taki hukuk fakültelerinde, Kıbrıs hukuku dersleri verilmediğini, hukuk fakültelerine çok sayıda öğrenci alınmakta olduğunu ve bu nedenle, hukuk fakülteleri mezunlarının kalitesinde düşüşler olduğunu belirtmişti. En azından ben açıklamadan böyle anlamıştım.
Genellikle ülkemizin gençleri, hukuk tahsillerini, KKTC, Türkiye ve İngiltere üniversitelerinin, hukuk fakültelerinde yapmaktadırlar. Bir gerçektir ki, Kıbrıs hukuku dersleri, KKTC’deki hukuk fakültelerinde verilmediği gibi, Türkiye ve İngiltere’deki hukuk fakültelerinde de verilmemektedir. En azından yeteri kadar verilmemektedir.
Bu nedenle hangi ülkenin hukuk fakültesinden mezun olursa olsun bir hukuk fakültesi mezunu kişi, KKTC’de avukatlık yapmaya kalktığında, Kıbrıs hukukuna uyum sağlamakta hayli zorlanmaktadır.
Dünya hukuku ile bağdaşmayan ve en önemlisi, kendi resmi dilinin dışındaki başka dildeki bir hukuk sisteminin uygulanmasında direnerek, hukuk fakültesi mezunlarında kalite aramak bence doğru bir yaklaşım değildir.
Bence KKTC yargısında söz sahibi olanların karıştırdıkları bir nokta vardır. Karıştırılan nokta da şudur; Avukatlar, akademisyen yani bir hukuk doktoru veya doçenti veya profesörü değillerdir. Dolayısı ile, avukatlardan, akademik çalışmalar yapmalarını ve bilmedikleri veya hakim olmadıkları başka yabancı bir dildeki bilimsel eserleri ve mahkeme kararlarını bilmelerini ve öğrenmelerini istemek doğru olmadığı gibi mümkün de değildir.
KKTC’de Hukuk alanında acilen bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu karar da, yargıda kullanılması gereken dil konusundadır. Yürürlükte olan avukatlar yasasına göre, İngiltere üniversitelerinin hukuk eğitimi veren bölümlerinin yanı sıra, KKTC ve Türkiye üniversitelerinin hukuk fakültelerinden mezun olanlar, stajyer avukat bilahare de avukat daha sonra da savcı ve yargıç olabilmektedirler. KKTC ve Türkiye üniversitelerinin hukuk fakültelerinde verilmekte olan dersler Türkçe dilinde verilmektedir. Dolayısı ile bu hukuk fakültelerinden mezun olanların İngiliz hukuk lisanına sahip olmadıkları bir gerçektir. Bir başka gerçek ise, tam olarak İngilizce hukuk lisanına vakıf olabilmek için İngilizce dilinde eğitim vermekte olan bir hukuk fakültesinden mezun olmak kafi değildir, bunun mümkün olabilmesi için, avukatlık mesleğinin İngilizce dilinde yapılması şarttır.
Dolayısı ile deve kuşu gibi başımızı kuma gömerek doğru bir karar almamız olanaksızdır. Hukuk fakültelerinde Türkçe dilinde eğitim görmüş olan avukatlardan, hatta İngilizce dilinde eğitim almış ancak, avukatlık mesleğini İngilizce dilinde sürdürmeyen avukatlardan, mahkemelerde, mükemmel hukuk İngilizcesine sahip olabilenlerin bile başarmakta zorlanacakları hususlarda başarılı olmalarını istemek, bu avukatlara, savcılara ve yargıçlara bir işkencedir. Hatta anlamayıp da anlarmış gibi görülme çabası çok daha büyük bir işkencedir.
Derhal ve acilen, yargıda kullanılacak olan dilin hangisi olacağı konusunda karar verilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Resmi dili Türkçe olan bu ülkenin yargısında İngilizce hukuk lisanı kullanılmasına devam edilecekse, KKTC ve Türkiye üniversitelerinin hukuk fakültelerinden mezun olanların, avukat olarak kaydedilmemeleri gerekecektir. Eğer bu üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olanların avukat olarak kaydedilmelerine devam edilecekse ki kaydedilmeleri kaçınılmazdır, yargıdaki hukuk dilinin Türkçe olması gerekecektir. KKTC halkının çok büyük bir kısmının ana dilinin Türkçe olması da bu durumu kaçınılmaz hale sokmaktadır. Siz istediğiniz kadar “bu ülkede İngiliz hukuku uygulanır, bizdeki adalet şu ülkenin bu ülkenin adaletinden daha iyidir” diye bağırıp durunuz. Bir ülkenin avukatlarının, savcılarının ve yargıçlarının büyük bir çoğunluğu, yargıda kullanılan dili anlamıyorsa veya anlamakta zorlanıyorsa veya mahkeme kararlarını okuduğunda tam olarak anlamıyorsa, o ülkenin adaleti, hiçbir ülkenin adaletinden daha iyi olamaz. Denebilir ki, bu hukukçular, İngilizce hukuk lisanını otursunlar ve öğrensinler. İddia ediyorum ki, bu asla mümkün olamaz. Kaldı ki, bir vatandaş, avukat tutmadan da davasını veya savunmasını kendisi mahkeme huzuruna şahsen götürmek hakkına sahiptir. O zaman tüm vatandaşların hukuk İngilizcesini öğrenmesi icap edecektir.
Kalite düşüklüğü gibi görülen durumun esas sebebi de yargıdaki dil karışıklığıdır. Bu konuda bir başka hususun da bilinmesinde fayda vardır. İngilizce konuşmayı bilmekle, İngilizce hukuk lisanını bilmek arasında çok büyük fark vardır. Bunun yanı sıra adalet duygusu lisanla gelen bir duygu değildir. Adalet duygusu insanın yaradılışında var olan daha doğrusu var olması gereken bir duygudur.
Konu buralara kadar gelmişken polislerle ilgili yasadaki bir tuhaflıktan söz edemeden geçemeyeceğim. Polis kadrolarının hizmet şemalarında, aranan nitelikler arasında, “İngilizce bilmek” koşulunun olduğunu da gördüm. İngilizce bilmek bir avantaj olabilir, bunu anlayışla karşılarım ancak, bir polis kadrosuna atanabilmek için İngilizce bilmenin bir koşul olmasının anlaşılır hiçbir tarafını bulamadım. Acaba diyorum “bu memleketi yönetenler, “tercümanlık” diye bir mesleğin olduğunu bilmiyorlar mı?
Yabancı dil konusunda yanlış da anlaşılmak istemiyorum. Yabancı lisan bilen vatandaşlarımızı takdir etmekteyim. Tüm vatandaşlara, bir değil birden fazla yabancı lisan öğrenmelerini de hararetle tavsiye ederim. Benim anlatmaya çalıştığımı herhalde okuyucular anlamıştır.

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti