Prof. Dr. Vedat Yorucu

 

Dünya ham petrol fiyatlarını doğru okuyabilmek

13 January 2015, Tuesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Dünya petrol fiyatlarındaki düşüş, her yerde olduğu gibi Kuzey Kıbrıs’taki yurttaşlarımız tarafından da memnuniyetle karşılanmıştır. Petrol fiyatlarında nerden nereye gelindiğini merak edenlere, dünya petrol fiyatlarına bakarak tarihsel bir analiz yapmaya çalışacağım. Bugün dünya kamuoyunda yaratılan algının, petrol fiyatlarının 2008 yılındaki rekor 140 ABD Doları’ndan, şimdilerde 50 ABD Doları’na gerilediği yönündedir. Bu çok önemli bir habermiş gibi algılansa da, işin esasını sorgulamamız açısından fiyatların son 25 yıllık seyrine bakıp, nereden nerelere gelindiğini mukayese edeceğiz.
OECD’nin Uluslararası Enerji Ajansı  (IEA 2013), “Dünya Enerji İstatistikleri” 2013 yılı raporunda, Kuzey Denizi, Dubai ve  WTI’ın aylık oranlamaları alınmış varil başı dünya spot piyasasındaki ham petrol fiyatlarını bir tablo halinde yayınlamıştır. Bu fiyatları, Ocak 1991-Ocak 2013 dönemini içerecek şekilde bir grafik şekline inceleyelim:

Ham Petrol Fiyatları ABD $/varil başı

image001

(Kaynakça: IEA 2013 Key World Energy Statistics, (Argus Media-2013), s.40)


Yukarıdaki şekilden de anlaşılacağı üzere dünya piyasalarında alım satımı yapılan ham petrolün 1991 yılı Ocak ayı fiyatı 20 ABD Doları civarındaydı. 1991 yılında hatırlanacağı üzere Körfez Harbi yaşanmıştı. Bu dönemde Saddam Hüseyin Kuveyt’i işgal etmişti. Bunun üzerine başta Amerika Birleşik Devletleri, ardından da müttefik güçler Saddam’ın Kuveyt i işgaline son vererek, Irak’a müdahalede bulunmuşlardı. Sonrasında Irak yönetimi el değiştirmiş, ABD Irak’a girmiş, uzun bir süre Irak’ta askeri güç bulundurmuştu. Bu dönemde 1991 ekonomik krizi yaşanmış, ardından 1998 yılında da Asya ekonomik krizine tanık olmuştuk. 1991-1998 döneminde dünya ham petrol fiyatları varil başına 20 ABD Dolarının altında işlem görmüştü. 1998 Asya krizi sonrası, varil başı petrol fiyatları önce 20 ABD Doların altına düşmüş, Ocak 1999’dan itibaren her ay artarak 35 ABD Dolarının üzerine çıkarak, artış neredeyse yüzde yetmiş beş düzeylerinde olmuştu. Bu artış 2001 yılının Ocak ayına değin devam etmiş, ardından düşüş trendine girerek 2002 yılı başlarında tekrar 25 ABD Doları seviyelerine gerilemişti. 2002 yılı Ocak ayı ile 2004 yılı Ocak ayı arasında sürekli iniş çıkışlar gösteren petrol fiyatları, 30-35 ABD Doları arasında dalgalı bir seyir izlemişti.
***
İniş çıkışlı dönemin devam ettiği, ancak her geçen yıl belirgin artışların başladığı 2005 yılı, petrol fiyatlarının 40 Doların üzerinde seyretmeye başladığı, 2006 yılının ilk yarısında önce 75 Dolara yükselip, ikinci yarısında da 55 Dolara gerilediği kritik bir yıldı. Sonrasında  2007 yılının başından itibaren, Lehman Brothers’ın iflası ve akabinde dünyayı sarmalayan küresel sistemik finans krizinin etkisiyle birlikte, ham petrol ticareti dünya spot piyasalarında 58 Dolardan başlayıp sürekli artarak rekor 140  ABD Dolara kadar yükselerek tarihi bir rekor kırmıştı. Bu dönemle birlikte elektrik, ulaşım ve hammadde üretim fiyatlarının artması, dünya metal ve emtia fiyatlarının da rekor seviyelere yükseltmiş, dünya ekonomisindeki büyüme negatife dönmüş, büyüme yerini artık küçülmeye bırakmıştı. Ucuz ve bol işgücüne sahip yükselen ekonomilerin dışında, neredeyse tüm Avrupa ve Asya ülkelerinin ekonomileri ekonomik durgunluk ve çöküş yaşamış, borç yükleri artmış, işsizlik çoğalmış, yatırım ve tasarruflar gerilemiş, ekonomik bunalım sarmalına girilmişti. İrlanda, Portekiz, İspanya, İtalya,Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bunalımdan en çok etkilenen Avrupa ülkeleri olurken, Letonya, Litvanya, Estonya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan da çok zor durumlar yaşamıştır.
***
2008 yılının birinci çeyreğinden sonra, petrol fiyatlarına müdahale edilerek fiyatların düşmesini sağlayan dünya ham petrol üreticileri, 2009’un Ocak ayından itibaren fiyatları yeniden 40 ABD Dolarına kadar düşürmüştü. Tabii ki bu düşüş sadece 9 ay sürmüştü. Ocak 2009’dan itibaren tekrar yükselişe geçen ham petrol fiyatları, sırasıyle 2010 yılının başında 70 Dolara, 2011’in başında 90 Dolara, 2012 yılının başında da ortalama 100 Dolara kadar yükselmişti.Bu yükseliş 2013 yılının sonuna kadar devam etmiş, fiyatlar 100-110 ABD Doları arasında dalgalanarak piyasalarda işlem görmüştü.
***
2014 yılı ortalarından itibaren, Amerika’nın Kuzey Arizona ve Mozambik’te açtığı kaya gazı kuyularından, çok düşük maliyetle ürettiği kaya gazını ve kaya petrolünü ihraç etmeye başlayacağı türünden yaptığı açıklamalar, enerji piyasalarında bomba etkisi yapmıştır. Dünya spot piyasalarına darbe niteliğinde etkin yapan bu açıklama sonrası, petrol ihraç eden ülkeler silkelenerek, acaba nereye gidiyoruz demişlerdir. Dünyaya büyük oranda petrol ve doğal gaz ihraç eden Rusya, Kıbrıslı Rumlar’ın ekonomilerine direk katkılar yaparak dolaylı yoldan önce Akdeniz coğrafyasına, sonra da Suriye’deki Esat rejimi üzerinden Kuzey Irak ve Kuzey Kürdistan İdaresi coğrafyasındaki doğal gaz yatakları üzerinde hakimiyet kurma arayışı içerisine girince, deyim yerindeyse Amerika’dan tokadı yedi. Ukrayna ve Kırım işgali neticesinde Avrupa ve Dünya’yı karşısına alan Putin, Amerika’nın kaya gazı ve kaya petrolü ihracatına başlayacağını açıklamasıyla birlikte, 2014 yılının ikinci yarısından itibaren düşmeye başlayıp 55 ABD Doları seviyelerine gerileyen ham petrol fiyatları nedeniyle 70 milyar doları aşkın ekonomik kayıplar yaşamıştır. Dış ticaret gelirleri tamamen doğalgaz ve petrole dayanan başta Rusya ve onu takip eden diğer ülkeler, düşen petrol fiyatları nedeniyle dış ticaret bilançolarında kayıplar yaşarken, bundan sonrası için nasıl bir yol haritası izleyeceklerini planlamaktadır.
***
Özetle, 2005 yılındaki dünya petrol fiyatları seviyelerine geri dönülürken, aradan geçen 8 yıllık periyotta neler yaşandı da, normal seviyelerinde seyrederken birden bire  astronomik seviyelere yükselip, 8 yıl anamızı ağlatmıştır. Dünya ticaretini idare eden Amerika istediği zaman dengeleri kendi lehine döndürebilecek güce sahip olduğunu bir kez daha dünyaya ispat etmiştir. Eğer 2007’de Lehman Brothers krizi olmamış olsaydı, bu denli anomaliler yaşanmayacak, istikrarlı yükselen Avrupa ve Asya ekonomileri yoluna aynen devam edebilecekti. Dünyadaki savaşlar, artık yerini soğuk savaştan, ekonomik savaşa bırakmıştır.
***
Bu analizden çıkan sonuç, dünya ekonomisini yönlendiren ve en büyük ekonomik aktör olarak kabul edilen Amerika’nın, 2015 yılı içerisinde faizler, kurlar ve enerji fiyatları ile ilgili alacağı kararların, dünya ekonomisine açılım getireceği bir yıl olacaktır. Kumaşı Amerika biçecek, gömleği bizler giyeceğiz. Tabii ki bu gömlek birilerine bol, birilerine de dar gelebilir. Kıbrıslı Rumlar, enerji siyasetinde katı durumlarına devam eder, Amerikan şirketi Nobel Enerji’nin çıkarlarına ters yönde hareket etmeye devam ederse, biçilen gömlek onlara dar gelecektir. Tarih bundan mükerrerdir. Sanırım, yukarıdaki tabloyu doğru okumak gerekiyor.

 

Yazarın Tüm Yazıları
Dış ticaret gelişmeleri (2016 Ocak-Mayıs) 
KKTC Merkez Bankası 2016 yılı ikinci çeyreği bülteni: Bütçe gelişmeleri 
Türk akımı doğalgaz boru hattı hayat buluyor 
Amerikan Merkez Bankası ışığı yaktı: Eylül’de faizleri arttıracak gibi 
Devlet Planlama örgütü bilgilendirdi: Poly Peck PLC’yi hatırlattı       
Kıbrıs’ta genel sağlık sigortası tamam 
Sterlin neden düştü? 
Esnaf ile alay mı ediliyor? 
Türk Hava Limanları’nda iç hatlara yönlendirilmemizin ekonomik zararları 
Türkiye’deki yabancılar 420 milyon dolarlık bonoyu sattı 
Olağanüstü Hal ilanı Türkiye Ekonomisine nasıl etki eder? 
Askeri darbe girişiminin ekonomik sonuçları 
Güney Kıbrıs Ekonomisi’nde sevinç           
Borsalarda ve kambiyo piyasalarında son durum 
Düşünce Taslağı: Sosyo-ekonomik – politik(2/2) 
Sosyo - ekonomik - politik  (1/2) 
Bayram yerleri    
İsrail ve Rusya ile normalleşen ilişkilerin ekonomik faydaları 
İngiltere’nin AB üyeliğinden çıkmasının doğuracağı sonuçlar 
Genel Gıda ve Yem Yasası neden yürürlüğe sokulmuyor? 
Küçük esnaf ve zanaatkârlar dertli: Mali desteğe ihtiyaç var 
Brexit Gerçekleşirse Sterlin’in dümeni kopmaz 
23 Nisan İlkokulu neden başarılı? Kolej sınavlarında önemli başarı 
2016-2018 Yapısal Dönüşüm Programı’nda yüksek öğretimin yeri 
Alo Alo!......Telefon 
Ekonomik protokol neden sessiz sedasız imzalandı? Telefon ve elektrik satılacak mı? 
İşadamı, KKTC’ye neden yatırım yapmaz? 
Seyrüsefer harçları konulu yazıma gelen okuyucu yorumları 
Bakan Serdar Denktaş’a: 
Avrasya Araştırmaları Enstitüsü ve Kazakistan Kongresi’nden çıkardığım sonuçlar 
Kazakistan’da uluslararası ekonomi, finans ve enerji kongresi 
Dünya Borsaları’ndaki düşüşlere dikkat 
ODTÜ Enerji Konferansı’ndan anekdotlar 
Doğu Akdeniz Enerji Güvenliği ve Jeopolitiği Konferansı 
UBP-DP hükümet programı – (3): Ekonomi ve özelleştirmeler olumsuz, enerji ve hidrokarbonlar olumlu 
UBP-DP hükümet programı -2 
UBP-DP hükümet programı (1) 
Amerika çözümü finanse edecek-miş !!! 
KKTC Merkez Bankası’nın 2015 yılı raporu 
Arif Feridun – “Yazgı” 
Kıbrıs ekonomi zirvesi yazılarıma gelen okuyucu mektubu 
CTP-UBP hükümeti, gerçekleri bal gibi biliyordu 
Sanat ile ekonominin arakesitinde bir yıldız: İlde Atik 
DPÖ’ye dikkat ediniz 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi (3/3) 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi (2/3) 
Kıbrıs ekonomi zirvesi (1/3) 
Hani turizm örgütü nerede? 
Dış ticaret bilançosu ne durumda? 
DAÜ’de, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz hidrokarbon konulu konferans 
KKTC’deki bütçe gelişmeleri 
Parasal ve finansal gelişmeler (2015 IV. Çeyrek Bülteni) 
KKTC’de kara para aklanıyor mu? Maliye Bakanı Özgür’e düşen yükümlülükler 
Ercan Havalimanı’na neden 11 milyon dolar? 
Kat sınırı emirnamesi işe yarar mı? 
Brüt krediler’de ki düşüşe dikkat ediniz 
Türkiye angajman kurallarını uyguluyor 
Görüşme süreci ve Federal Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk ekonomisi raporu hakkında 
Yerel sanatçılara da yer verilsin 
Hükümet düğümünü atacak olan da, bozacak olan da Kıb-Tek olacaktır 
Kürt Amerikan Enerji Koridoru: Hatay’a dikkat ediniz 
Radar Reşat’ın KKTC ekonomisine bakışı 
Yükselen ekonomilerin hepsi zorda 
KIB-TEK, vatandaşı tiftikliyor 
Güney Kıbrıs ekonomisi ne durumda? 
Halkın Partisi’nin özelleştirme politikası (2/2) 
Halkın Partisi’nin özelleştirme politikası (1/2) 
Halkın Partisi’nin ekonomik vizyonu 
2016’da bizleri nasıl bir ekonomi bekliyor? 
Sosyal güvenlik sistemi battı  
Sosyal Güvenlik ağı güçlendirilip genişletilmelidir 
Emeklilik sistemini düzeltmenin tek yolu iradedir 
İsrail-Türkiye yakınlaşmasının temeli doğalgaz 
Kumarhanelerin ekonomik faydası artık tartışılır oldu 
Amerika Merkez Bankası ve faiz artışı beklentisi  
Doğalgaz ittifakı, görüşmelere zarar verir 
Akdeniz enerji halkası 
Kıbrıs Türk Turizm Örgütü ne zaman? 
Türk Rus gerginliği ve olası ekonomik sonuçları 
2016 yılı bütçesi değerlendirmelerim (3 - son) 
2016 yılı bütçesi değerlendirmelerim-(2) 
Böyle bütçe mi olur?  
Program olumlu ve desteklenmeli 
2016-2018 Orta Vadeli Program Taslağı -3 
2016-2018 orta vadeli program taslağı -2 
2016-2018 orta vadeli program taslağı -1 
Orta vadeli program 
Euro’ya geçmek mümkün mü? 
Derinya kapısı geçişlerinden ekonomik kazanç beklemiyorum 
Derinya kapısı geçişlerinden ekonomik kazanç beklemiyorum 
Şeytanca alınan karar: KIBTEK’in görev zararları halka ödettirilecek 
Yeni bir faiz yasasına ihtiyaç vardır 
Olası çözümün maliyetini kim karşılayacak? 
Olası çözümün maliyetini kim karşılayacak? 
Olası bir çözüm sonrası, muhtemel ekonomik endişelerim 
Direk ticaret tüzüğü olmadı Çözüm bize ne kazandırır? 
ASGARİ ÜCRETLE İLGİLİ BİR OKUYUCU MEKTUBU 
CTP hizaya geldi!!! 
Eğitimdeki sorunların temeli irade ve ekonomik çıkmazdır 
GENEL SAĞLIK SİGORTASI YARARLI BİR UYGULAMADIR 
GENEL SAĞLIK SİGORTASI YARARLI BİR UYGULAMADIR 
Kıbrıs’ın havası da, ekonomisi de toz duman içinde 
B20 Zirvesi ve Ankara 
Dış ticaretimiz ne durumda 
Bütçe gelişmeleri 
Eylül’de fedfaiz’i artırır mı? 
FED Eylül’de faiz’i artırır mı? 
Dümeni kopan Türkiye ekonomisi 
Çin Devalüasyona gitti: Dolar ve Euro’nun durumu 
Güney Kıbrıs’ın ekonomik durumu 
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Doğalgaz Ticareti’ndeki önemi 
Doğalgaz piyasasına Avrupa’dan bakınca 
Döviz dalga dalga 
Güney Enerji Koridoru’nda enerji denklemi değişti 
CTP-UBP koalisyonu hükümet programı  
Yeni kabine 
Avrupa, Türkmenistan ve Azerbaycan gazına göz dikti 
KKTC Merkez Bankası’nın 2015 Yılı Birinci Çeyreği Bülteni  
Yunanistan’daki radikal sol, çok erken çark etti 
“Su Yönetimi Projesi” başlıklı yazıma, eski Ekonomi ve Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz cevap verdi 
Amerika faizi artırmadı...Dolar şimdi ne olacak? 
Amerika Merkez Bankası Faiz’i artırır mı? 
Su yönetimi projesi 
Döviz şimdi ne olacak? 
İstatistik Dairesi’nde nihayet iyi işler yapılmaya başlandı 
24’üncü Dünya İşletmecilik Kongresi 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi’nde ekonomik entegrasyon irdelendi 
Transit Ticaret Merkezi – Kıbrıs (Cyprus As A Transit Trade Centre) 
TRT modeli özerklik 
Suriye gaz havzası 
Millî Direnme Ekonomisi  
CTP 
BRT’de doğru işler yapılmaya başlandı: Mete Tümerkan’la uğraşmayı bırakınız 
Kıbrıslı Rumların ekonomisi battı 
Dragon çayı, KKTC’nin stratejik konumunu güçlendirecektir 
Barcelona kıyı ötesi (offshore) protokolü 
Kıbrıs patatesi 
İstanbul’dan ekonomi gözlemi 
Amaranta Vadisi’ndeki yabancılara müjde 
Ne kadar ayakları üzerinde duran ekonomi yarattınız ki? 
Kıbrıs doğalgazı açmazda: Sıkıştırılmış doğalgaz revaçta 
Çamlıbel birinci Ekogünü Yerli üretim ve kültürel miras’ın korunması 
Genel Sağlık Sigortası’na geçilecek: GSS Koordinatörü Dr. Aykut Üretici’nin anlattıkları 
Taksiciler çok dertli 
Belediyeler Bütçesi ve Birlik Başkanı’nın feveranı 
Türkiye’de konut satışları 
Lübnan gaz havzası 
Yerli üretim desteklenmeli 
Dolar’ın ateşi düşmüyor 
Nobelli Ekonomist Stiglitz’in yeni önerileri: “İç talebe bağlı büyüme modeline geçilmeli” 
Yunan halkını acaba neler bekliyor? 
Kolej sınavları hakkında okuyucu yorumları 
Bir acayip kolej sınavı 
Yunanistan’daki radikal sol’un zaferi ve ekonomik beklentiler 
Kur ve faiz hareketlerinin 2015 beklentileri 
İstatistiğin önemi 
Turizm örgütü  
Sağlık Bakanlığı 2014 yılı icraatları 
Gelir eşitsizliğinin bedeli 
Siber Hanım’ın işi zor! 
KKTC’de Euro’ya geçiş mümkün müdür? 
Dünya petrol fiyatları 
Ada ekonomileri için denk bütçe uygun değildir 
Mevduat neden bu kadar hızlı artıyor? 
2015 yılı bütçesi ile reform olmaz 
Emtia, metal ve enerji piyasaları’nda son durum