Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!...

14 January 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir de “Kıbrıs uzmanlığı” üzerinden tartışma arayışı sürüyor. Cumhurbaşkanı eski “özel temsilcisi” adaylardan biri olunca doğal olarak uzmanlık da kıymete biniyor. Halbuki seçilen cumhurbaşkanı adına görüşmecilik yapacak o kadar çok “Kıbrıs uzmanı” var ki, bunu iddia edenler bu noktayı atlıyorlar. Kıbrıs uzmanlığının cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki etkisi galiba abartılıyor. Kaldı ki fiilen son derece güçlü ve prestijli yetkilerle donatılmış bir bürokratın artı değeri de başarısı da tartışmalıdır. Öyle dudak uçuklatacak bir başarı ya da pırıltı olmadığı aşikar. Hele iki defa gelip gitmesi de bunun delaletidir. Bu dönemin en kritik ve tarihi olayı, 11 Şubat 2014’deki Eroğlu-AnastasiadisOrtak Deklarasyonu’ydu. Bunun hazırlık sürecinde maalesef adaylar arasındaki bürokrat 5 ay önce istifa etmiş ve bu sürece de hiç katkısı olmamıştı. Kısacası, aday olmayı gerektirecek bir başarının olmadığı alanda uzmanlık pek para etmez… İlginç olan adayların hiç birinin de Kıbrıs uyuşmazlığı konusunda ciddi bir öneri de ortaya attığı yok. Yani uzmanlık denildiğinde özgün çözüm formülü ortaya koyan ve meseleye ışık tutan bir yaklaşımı anlıyoruz. Bunun emaresini dahi göremiyoruz!

Seçimde Kıbrıs Uzmanlığı: Dere Yatağındaki Villaya Veranda!
Kıbrıs dosyasına sokaktaki her yurttaş uzmanlar kadar hakim. Bu kadar uzun müzakere edilmiş bir soruna halkın vakıf olması da doğal. Bu sebeple uzmanlık bilgisinin cumhurbaşkanlığı seçiminde etkisi düşüktür, hatta yok denecek kadar azdır. Bunun üzerine inşa edilecek seçim “dere yatağındaki villaya‘veran’da yapmaya” benzer. Hatta halk böylesi bir söylem karşısında kendisinin hafife alındığını bile zannedebilir. KKTC’deki üniversitelerde görev yapan çok iyi yetişmiş 20 Kıbrıs uzmanı sayabilirim. Bunlara yurt dışındakilerini de ekleyebilirsiniz… Seçilecek cumhurbaşkanı bu kişilerden diledikleriyle beraber çalışabilir. Kaldı ki Kıbrıs dosyasına hukuki boyutlarıyla hakim bir adayın seçilmesinin halka avantajı pek açık değil. Önceki süreçlerde iki taraftaki hukukçu liderlerin başarısı da ortada! Seçilme olasılığı anketlerden anladığımız kadarıyla sıfır olduğunu bilmekle beraber… Zaten çözüm sürecinde ayrıntıyı bilmek ve uzman olmak fiili müzakerelerdeki etkisi de tartışmalıdır. Bu anlamda son 4 küsur yıl bu görevdeyken geliştirilen teknik önerilerin faydasını da etkisini doğrusu pek hissedemedik. Önemli olan seçilecek cumhurbaşkanının liderliğini yapacağı ekibini her anlamda iyi yetişmiş uzmanlardan kurmasıdır. Kaldı ki seçilecek cumhurbaşkanı akademik kariyer de yapmayacağına göre Kıbrıs uzmanlığı sadece teknik destek açısından mana taşıyor.

Günışığına çıkmayan konu kalmadı…
Bugüne kadar Güney’de ve Kuzey’de “Kıbrıs uzmanı” olduğu için cumhurbaşkanı seçilenini görmedim. Bilen varsa duymak isterim… Hiçbirisi de halkının istekleri dışında bir adım atmamıştır. Uzmanlarını ve bürokratlarını da seçilen cumhurbaşkanı kendisi seçmiş ve bu alanda sıkıntı çekmemiştir. Kıbrıs 1955’de uluslararası alanda Londra Konferansıyla ilk kez gündeme geldiğinde, Türk dışişlerinde dosya olmadığından ve uzman bulunmadığından büyük panik yaşanmıştı. Lakin aradan geçen 60 yılda Kıbrıs dosyasıyla ilgili güneşin altında konuşulmamış, tartışılmamış konu kalmamıştır. Özellikle milenyumla beraber o kadar çok genç Kıbrıs konusunda tez yazmış ve akademik kariyer yapmıştır ki… Onlardan Kıbrıs uzmanlar ordusu çıkar. İçeride ve dışarıda bulunan Kıbrıs uzmanları, seçilecek cumhurbaşkanı ile talep edildiği takdirde çalışmak için heveslidirler. Ülkelerine katkı koymak için yüreği atan onlarca akademisyen vardır. Önemli olan Kıbrıs konusunda halkın desteğini alarak en geniş kesimlerin benimseyeceği bir adayı demokratik olarak halkın seçmesidir.

Önemli olan Kıbrıs halkıdır!
Kıbrıs uzmanlığı cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilk kez bu denli gündeme geliyor ama içi boş bir şekilde sunuluyor. Öte yandan Seçim 2015 değil de 1955’de yapılıyor olsaydı Kıbrıs uzmanlığı gerçekten önemli bir kıymete haiz olurdu. Lakin 60 yılda öyle çok uzman ve akademisyen yetişti ki, hepsi de seçilecek cumhurbaşkanına birikimlerini tereddütsüz sunmaya hazırlar. Bu konuda uzmanlık üzerinden yapılan tartışmalar 60 yıllık zaman tünelinden geriye doğru gitmek manası taşıyacağından bu kaygılar yersizdir. Dahası politik anlamda etki yaratacak bir fark değildir. Önemli olan halkın duygu ve düşüncelerini tereddütsüz biçimde uluslararası topluma anlatmak ve halkın birliğini temsil etmektir… En mühimi çözüm evresinde “bürokratik ruha” teslim olmamak ve arkasındaki halkın gücüyle doğru bir antlaşmaya imza koymaktır.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!