Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri!

18 January 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Bugün 23 Nisan 2003’ten itibaren açılan sınır kapılarında görev yapan vefakar ve özverili Sivil Hizmet Görevlisi memurlarımızı yazmak istiyorum. Bu memurlar, KKTC’nin gerçekten en özverili ve güler yüzlü kamu personeli onlar arasındadır. Kendilerini göreve alan ve onları olması gereken eğitimle donatıp kara kapılarında görevlendiren tüm yetkilileri kutlamak istiyorum. Son 5 yılda ülkemizdeki meslek grupları arasında bu denli işini ciddiye alan ve düzgün çalışan böylesi bir memur grubunu takdir etmemek elde değil… Kendilerini işlerine adamış devletin sınır kapısında gösterilmesi gereken her türlü nezaketi ve ilgiyi turistlere, komşulara ve yurttaşlara gösteriyorlar. Bu genç memur grubunu işlerini bu denli ciddiye aldıklarından ötürü ayrıca tebrik ederim.
   Devleti nezaketle hissettirmek…
   KKTC’nin sınır kapılarında devleti hissettirecek bir nezaketi ve tatlı bir sertliği mesleklerindeki özveriyle birleştirmişler. Bunun ülkemiz açısından bir meslek grubunun başarı öyküsü olarak ele alınması gerekmektedir. Her birinin pozitif imajı, ülkemizdeki memur algısı açısından insanın ülkesine daha fazla güven duymasına yol açıyor.
Sayılarının 200 civarında olduğunu öğrendiğim bu Sivil Hizmet Görevlisi meslek grubu Güney’deki muadilleriyle kıyaslandığında durum daha net anlaşılır. Bu gençlerin her kamu görevlisinde olduğu gibi bazı sorunları olduğunu değişik vesilelerle öğrenmiş bulunuyorum. Sıkıntılarını kamuoyuyla paylaşmak, bu meslek grubunun gelecekte daha üst düzeyde hizmet vermelerini sağlamak amacıyladır. Aslında sorunları basit ve hakkaniyet ölçüleri uygulandığında giderilebilecek düzeydedir.
   Uygulanmayan nakil tüzüğü
   Hizmet görevlileri iş koluna mensup çalışanlar, on yılı aşkın süredir bu görevi yapmaktalar. Lakin onların çalışma koşullarını düzenleyen Nakil Tüzüğü hazırlandığı halde bir türlü uygulamaya konmamış. Bu noktada doğal olarak 10 yıldır Lefkoşa’da görev yapan Girne ve Mağusa’dan, Mağusa’da görev yapan Lefkoşa’dan gidip geliyor. Bazıları ise ikamet ettiği yerleşim biriminde göreve başladığından beri aynı konumunu koruyor. Doğal olarak insanlar uzun yıllar aynı konumda olup belli bir süre sonra naklini isteyecekken böylesi bir tüzüğün olmayışı hem belirsizlik hem de eşitsizlik yaratabiliyor. Nakil Tüzüğü konusunda siyasi irade de emniyet yetkililerini cesaretlendirmeli ve teşvik etmelidir. Böylesi özveri, disiplin ve yüksek sorumluluk arz eden bir görevde bu görevlilerin aile bütünlükleri de düşünülmeli ve onlar motive edilmelidir.
   Ercan Havaalanı’ndaki disiplinsizlik
   Ülkenin tek havaalanına girişte kayan yazılarla gelen yolcuları yurttaşlıklarına göre düzenlemişler. Özellikle iki sıra KKTC kayan yazısıyla düzenlenmiş ama asla polisler bu uyarıyı uygulamıyorlar. Bu uyarıya uyulmadığını görenler ülkenin ciddiyetini ve sorumluluğuna ilişkin ilk algıyı hemen ediniyor. Bunu yurt dışına gidenler yurttaşlar çok iyi bilirler. Birçok yerde devlet kendisini kapılardaki ciddiyetiyle gösteriyor… Halbuki bu uygulamayı oluşturanlar bu uyarıları kayan yazı olarak düşünmüşler ama belli bir süredir buna başta polisler uymuyor. Bunu sorduğunuzda aldığınız yanıt da çok tuhaf: Amirler öyle istiyor. Bu uyarıları ya uygulayalım ya da uyarıları kaldıralım.
   Ülkenin vitrini!
   Bunun yanı sıra bu hizmet grubunun 2006 yazında birkaç kez ödenen mesaileri de gündemden kaldırılmış ve motive olmalarını sağlayan bu tür ödüller de sanırım olanaksızlıklardan ötürü uygulanmıyor. Bu iki konunun yeni yılla birlikte ele alınmasında ve KKTC’nin dinamik ve güler yüzlü bu personelinin morallerinin yüksek tutulmasında büyük fayda vardır. Öyle ki KKTC kara kapılarının tümü AB sınırlarının, AB yurttaşlarının gelip geçtiği kapılardır. Ülkemizin mevcut güler yüzlü sivil hizmet görevlilerinin istikbalimiz açısından görevlerini aynı motivasyonda yapmalarını sağlamak hepimizin görevleri arasındadır. Bu vesileyle tüm hükümet yetkililerinin de ülkemizin vitrini olan sınır kapılarının personelin moralini ve motivasyon düzeyini yüksek tutmak için gereken itinayı ve ilgiyi göstermelerini bekliyoruz. Kıbrıs Türklerinin ilk yüzü olan bu kapılardaki sivil hizmet görevlilerimizin sorunları aşılamaz değil ama onların da ülkelerini temsil ettikleri gerçeğini düşündüğümüzde görev ve çalışma koşullarındaki farklılık ve eşitsizlikleri gidermek gerekmektedir.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!