Av. Hasan Sözmener

 

Avukata müdahale

19 January 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Bir zamanlar memlekette şeker sıkıntısı vardı. Bakkallar ellerindeki şekeri satmak istemezler ve fiyatın artacağını düşünerek depolarında tutarlardı. Bazı bakkallar ise, şeker satın almak isteyen müşterilerine, şekerin yanında başka bir mal satın almalarını şart koşarlardı. Bakkalların bu tür hareketleri ilgili yasada suç olarak düzenlenmektedir.
Bakkalın birisi, dükkanına gelip de şeker satın almak isteyen bir müşteriye, şeker kalmadı gerekçesi ile, şeker satmamıştı. Halbuki, bakkalın deposunda, 7 torba şeker bulunduğu tespit edilmişti. Bakkal aleyhine bu hareketi nedeni ile bir ceza davası getirilmiş ve bakkal da avukat olarak beni tutmuştu. O zamanlar ben yeni bir avukat idim ve bir ceza davası ile ilgili olarak ilk kez mahkeme huzuruna çıkacaktım.
Huzuruna çıkacağım yargıcın çok sert olduğu söylenmekte idi. Müvekkilim aleyhindeki suçlamayı kabul ediyordu. Avukat olarak benim yapacağım şey, müvekkilimin işlediği suçla ilgili hafifletici sebepleri mahkemeye sunmaktı.
Doğrusunu söylemek gerekiyorsa, yargıcın sertliğine ilişkin duyduklarımdan ötürü, biraz çekiniyordum.
Gün geldi çattı ve müvekkilimle yargıcın huzuruna çıktım. Savcı, suçla ilgili olguları anlattı ve ben de müvekkilimle ilgili hafifletici sebepleri anlattım. Sertliği ile ün yapmış olan yargıç, kararını okudu ve müvekkilime para cezası takdir etti ve döndü ve müvekkilime mealen şu sözleri söyledi; “Dua et ki, avukatın gençtir ve huzurumdaki ilk davasıdır. Bu nedenle, avukatının yüzü hürmetine, bugün hapis cezasından sıyırttın.”
Yargıcın bu sözleri çok hoşuma gitmişti ve mesleğime dört elle sarılmama neden olmuştu.
Yıllar sonra benzeri bir hikayeyi rahmetli Denktaş Bey’den de dinlemiştim. Denktaş Bey yeni avukat olmuş. Bir gün bir Rum avukat kendisini aramış ve kendisine bir ceza davası havale etmiş. Denktaş Bey, kendisine havale edilmiş olan ceza davasında sanığı temsil etmiş ve yargıç, sanığa, benzeri davalarda vermekte olduğu cezadan çok daha az ceza vermiş ve davayı gören yargıç, az cezanın nedeninin, genç Denktaş Bey’i teşvik etmek olduğunu söylemiş. Denktaş Bey, böyle bir geleneğin olduğunu bilmiyormuş ve meğer, bu geleneği bilen Rum avukat, ağır bir ceza beklediği bir davayı, müvekkilinin daha az ceza almasını temin etmek için Denktaş Bey’e havale etmiş. Tabii ki, Rum avukat, az ceza sağladığı için müvekkilinden okkalı bir ücret almış.
Bu iki hikaye nereden aklıma geldi ve bu iki hikayeyi niçin anlattım?
Maalesef son zamanlarda bir mahkeme başkanımızın, özellikle genç avukatları, açık mahkeme salonunda müvekkillerinin önünde azarlamakta olduğuna ve onları yetersizlikle ve başarısızlıkla itham etmekte olduğuna dair yoğun duyumlar almaktayım. Hatta avukatlarının bu şekilde azarlanmalarından ötürü, şahsen bana şikayette bulunmuş olan kişiler de olmuştur.
Bu duyumlar üzerine yukarıda anlatmış olduğum iki hikaye aklıma geldi ve bu nedenle bu iki hikayeyi anlattım.
Bir ceza davasındaki yargıçlar, devletten maaş alarak görev yapmaktadırlar. Savcılar da devletten maaş alarak görev yapmaktadırlar.  Ceza davalarına bakacak olan yargıçların kimler olacağına veya iddia makamı adına bulunacak olan savcının kim olacağına kimse karışamamaktadır. Bu konuda sanığın söz hakkı olmadığı gibi, suç mağdurunun da söz hakkı yoktur. Bir tek sanığın avukatının kim olacağını, sanık belirlemektedir. Dolayısı ile, nasıl ki yargıçların kim olacağına veya savcının kim olacağına sanık karışamamaktadır, yargıçların ve savcının da, sanığın avukatının kim olacağına karışamaması lazımdır. Sanık, bilgisine, ehliyetine ve kabiliyetine güvendiği bir avukatı görevlendirmekte serbesttir. Eğer sanığın görevlendirmiş olduğu avukat, genç ve tecrübesiz ise, yargıçların ve savcının onu azarlamaması, aşağılamaması, ona yardımcı olmaları ve onu teşvik etmeleri gerekmektedir. Kimsemiz anamızdan tecrübeli olarak doğmadık. Her şeyin bir ilki olacaktır ki, ikincisi, üçüncüsü ve dördüncüsü ve devamı olabilsin. Lütfen avukatlara bu şekilde müdahaleler yapılmasın. Yıkıcı olmak yerine teşvik edici, yapıcı olmak çok daha isabetlidir diye düşünüyorum. Tecrübeli olduğunu düşünenler, bir düşününüz bakalım ilk kez yaptığınız işlerde terslenseydiniz, ne olurdu?

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Eleştiri 
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti