Derviş Deniz

 

Ortadoğu değişimler bölgesi

09 February 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

İngiltere’de Chartered Accountant olarak uluslararası denetim ve muhasebe eğitimi gördüğüm ve zorunlu olarak bir uluslararası denetim firmasında çalıştığım 1980 yılı başında, firmaya çalışmaya gelen kırklı yaşlarının sonuna gelmiş bir İranlı generalin söyledikleri yaşanmış bir tecrübenin yansıması kadar, geçmiş ve geleceğin iyi bir analizi olmuştu. Bu İranlı general, İran’daki Ayatollah Khomeni’nin liderlik ettiği İslam devrimi sonrası idamdan kurtulmak için yine orduda subay olan ve devrimciler arasında bulunan kardeşi tarafından ülkeden kaçırılmış ve soluğu İngiltere’de almıştı. Yani İngiltere’ye sığınmacı olarak girmişti.

İranlı generalin benim gibi daha yirmili yaşların ortasında bulunan birine söylenen en önemli söz “Ne yaparsan yap Orta Doğu’da büyük bir varlık birikimine sahip olma” sözü idi. Kendisinin aileden kalan büyük bir serveti bırakarak bir kuruşsuz İngiltere’ye sığınmak zorunda kalması ve amir pozisyonundan emir alan bir konuma gelmesi, insanların bir gün içerisinde nelerle karşılaşacağının çok somut bir örneği idi.

İranlı generalin sözlerini hiç unutmadım. Ortadoğu’nun geçmişine ve bugününe baktığımda bu generale hak vermemek mümkün değildir. Hele de 1950’lerden beri toplumsal kavga içerisinde bulunan Kıbrıs’ın da bir Ortadoğu ülkesi olarak yaşadıkları tıpkı bu şahsın anlatımını bire bir yansıtmaktadır.

Ortadoğu o zamanın güçlü ülkelerinin birinci dünya savaşı öncesinde başlayan bölgesel egemenlik elde etme kavgalarının ortasında bugüne kadar hep kavga, savaş, devrim, göç, katliam ve gözyaşına sahne olmuştur. Kaybedilen insan hayatları kadar da yılların serveti de beraberinde kaybolmuş birçok aile ekonomik yok oluşa sürüklenmiştir. Ancak bütün bu felaketlerin arasında da bu kavga ve kargaşadan ekonomik çıkarlar sağlayan bölge veya bölge dışından insanlar olmuştur. Yani devamlı değişen siyasi yönetimler her devirde yeni zenginler ortaya çıkarırken, yine bu devirlerde birçok kişi de yoksullaşmıştır.

Ortadoğu’da ekonomik istikrar sağlayan ülkeler genelde mutlak krallıkla idare edilen ülkelerdir. Bu bölgede demokrasinin uzun vadeli olduğu söylenemez. Zaten Orta Doğu ülkelerinde demokratik hareketlerin güçlenmesi ekonomik yıkımın da bir nedeni olarak görülmekte, bu nedenle ekonomik olarak güçlü olan batılı ülkeler krallıkla veya diktatörlükle idare edilen ülkeleri desteklemektedirler. Yine bu batılı ülkeler diktatörler veya kralların düzene uymaması halinde ülkeleri kan gölüne de çevirebilmektedirler.

Siyasi istikrarın ne kadar zaman süreceği belli olmayan bu bölgede bir varlık sahibi olmanın büyük bir riski olduğu ortadadır. Ortadoğu ülkelerinin birinde gayrimenkul sahibi olmak çok büyük getiriler sağlayacağı gibi çok büyük kayıplar da sağlayabilir. Bu nedenle bilhassa Ortadoğu ülkelerine yapılan yatırımlar genelde çok uzun bir süre için yapılmamakta, borsada olduğu gibi hisselerin değerinin artışı veya azalışı hesaba katılarak alım ve satımı kısa vadelerde yapıldığı şekilde Ortadoğu’da da varlıklar duruma göre satın alınmakta veya satılmaktadır.    Ancak Ortadoğu’da yapılan tüm işlerin sürdürülebilirliliği hiçbir zaman büyük zaman dilimleri ile hesaplanmamaktadır.

Bizler Kıbrıs adasında yaşayan toplumlar olarak bölgenin yaşadığı çalkantıları kendi içimizde o kadar büyük olmasa da zaman zaman yaşamışızdır. Kıbrıs’ta yaşanan kavgalar sonucu hem Kıbrıslı Türkler hem de Kıbrıslı Rumlar duruma göre kendi içlerinde kazananlar ve kaybedenler diye ikiye ayrılmışlardır. Dikkat edilecek olursa her kargaşanın arkasında büyük bir kayıp ve çok az kazanç olmuştur. Olayların gelişmesinden kazanç sağladığı sanılan birçok kişinin aslında uzun sürede kazançlı olmadığı da bu dönemde ortaya çıkmıştır.

Kıbrıs’ta önce 1958’lerde toplumsal çatışmanın kendilerine hayati zarar vermemesi için yaşadıkları bölge veya köylerden kaçmak zorunda kalan insanlar maddi olarak büyük kayıp görmüşler ve yıllarca bu maddi kayıpların etkisinde hayatlarını sürdürmeye çalışmışlardı. 1963 yılında başlayan toplumlararası kavga çok büyük miktarda Kıbrıslı Türkün ekonomik varlıklarının bir gecede kaybolmasına neden olmuştur. Hele de ekonomik açıdan toprağa bağlı bir toplum olan Kıbrıslı Türklerin ekim ve kasım aylarında toprağa tohumu bırakıp aralık ayında daha hiçbir şey yetişmeden topraklarını terk etmesi, çok uzun yıllar yerine getirilmeyen bir kayıp sağlamıştır. Bu yıllarda Kıbrıslı Türklerin büyük kayıplarının Kıbrıslı Rumların ekonomik kazanç hanesine yazıldığı da ortadadır.

1974 Ağustos’u sonrası oluşan durumda, hem Kıbrıslı Türkler hem de Kıbrıslı Rumlar büyük kayıplara uğramışlardır. Ancak her iki toplum da bu zararları yaşarken bu toplum içerisinde bir kısım insanlar da bunu büyük kazanca dönüştürmüştür. Kıbrıs’ın kuzeyinde ve güneyinde yaşayan insanlar geçmişin bir analizini ve hesabını yaptıkları zaman Ortadoğu’nun diğer ülkelerinde yaşananları zaman zaman kendileri de yaşadıklarını görebilirler. Bu kadar yaşanmıştan sonra hala daha Ortadoğu ülkelerini yatırım açısından güvenli kabul etmek ekonomik akla hizmet etmemektir.  Kıbrıs’ta yaşayan insanların büyük bir bölümü yaptıkları yatırımları ekonomik akla dayalı olarak değil de yaşadıkları ülkeyi sevdiklerinden dolayı yapmaktadırlar. Ortadoğu’nun gerçek ve çıkarsız yatırımcıları da zannederim yine ülkelerin kendi yatırımcılarıdır.

Ortadoğu’da yaşananların tüm faturasının batılı ülkelere çıkarmak çok da doğru bir hareket değildir. Öncelikle insanlar kendi içlerinde barışı ve dayanışmayı sağlamalı ve bu çerçevede ülkelerini refaha götürmeleri gerekir. Ancak bu bölgedeki insan kaynağı henüz bu düşünceyi uygulamaya geçirecek seviyede değildir. Kıbrıs’taki çözümsüzlüğün kökeninde de etnik kavgalar kadar toplumların içindeki çıkar gruplarının etkisi olduğu ortadadır. Salt milli duyguları ekonomik çıkarlarına alet edenler oldukça, Ortadoğu’da ve Kıbrıs’ta her zaman farklı gelişmeler beklenecektir.

Yazarın Tüm Yazıları
G20 toplantısında hedefler 
Güncel 
Önümüzdeki aylarda vatandaşın ekonomik şartlarında kötüleşme olur mu? 
Toplumdaki özgüven eksikliği ekonomik atılımları da etkilemektedir 
Önümüzdeki aylarda ekonomide neler bekleniyor? 
Yabancı yatırım ama nasıl? 
Brexit sonrası Avrupa Birliği 
Brexit büyük hata 
Türkiye ekonomisinin durumu KKTC için çok önemli 
KKTC pahalılık yaratmada gelir düzeyine göre dünyada bir numara 
Ekonomik protokol maddeleri ve su anlaşması geciken icraatların sonucu 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (5) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (4) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (3) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması (2) 
İnsanlığın refahı ve fakirliğin sonlandırılması 
Yatırım ortamının iyileştirilmesi 
KKTC ile TC arasındaki ekonomik protokoller 
Terörizmin hedeflerinden biri ekonomik yıkım 
Önümüzdeki 15 yıl içerisinde en önemli sorun sürdürülebilir insan yaşamı 
Ekonomiye bir de yurt dışından bakmak 
Tüketim toplumu ve sosyal bozulma 
KKTC’de su krizi dünyada ekonomik durgunluk tehlikesi 
Devlet adamlığı, klasik anlamda işadamlığı ve fırsatçılık 
Göç dalgası, fakirlik ve yardım 
Gelir dağılımındaki aşırı farklılıklar sosyal krizler doğurabilir 
Planlama 
Rum Maliye Bakanı’nın Kıbrıs Türk ekonomisi ile ilgili sözleri 
2016’da neler bekleniyor? 
Siyah kuğuların uçuşu 
Siyasette ekonominin bütününü görmek 
Bugünlerde ekonomik hayatımız nasıl görünüyor 
Vergide zarar gösteren kişi veya kurumlar neden zarar gösteriyor 
Kıbrıs’ta toplumların uzlaşacağı ortak bir ekonomik yapı mı, etnik bir ekonomik yapı mı? 
Terör, ekonomik hayatın en büyük risklerinden biridir 
Hükümetler şeffaf muhasebe sistemine geçmeye başladılar 
Ortadoğu’da yaşananların ne olduğunu Avrupa şimdi anlamaya başladı. Ya biz? 
Dünya sınırları olmayan pazara dönüşüyor 
Mülkler konusu ve güncel sorun döviz kurları 
Bir ülkenin ekonomisindeki büyüme kişilerin refah seviyesine yansımazsa 
Söz su yönetiminden açılınca 
Görüşmeler iç siyaset ve döviz kurları 
Ayakları üzerinde duran bir ülke 
Vergi yasa ve uygulamaları vergi kaçaklarını teşvik etmemeli 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Ticaret Odası genel kurulunda konuşulanlar 
Kuzey Kıbrıs’ta bağımsız denetçiliğin durumu 
Bağımsız denetim 
Bağımsız Denetci – Mali Müşavir – Muhasebeci 
DÜNYA ENERJİ KAVGALARI 
Kıbrıslıların kendilerine ait varlıkları yönetmesi 
G 20 ve uluslararası ticaret hizmet ve finansmanda vergi kaçağı 
Avrupa bankaları stres testi 
Avrupa bankaları stres testi 
Ortadoğu’da yaşamak 
Ekonomide daralma var mı? 
Ekonomik çıkarlar ülkeler ve insanlar 
Yeni dünya düzeni 
Şirketler yasasında artık değişim zamanı 
Siyasi gelişmeler ve ekonomi 
Siyasi çözümsüzlüğün ekonomik maliyeti 
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının önemi 
Ortadoğu ve bitmeyen çıkar kavgası 
İçinde bulunduğumuz bölgede ekonomik istikrar için büyük sorumluluk gerekir 
Avrupa Parlamentosu seçimleri bize ne mesaj veriyor? 
Hedefi olmayanların gelecek kaygısı büyük olur 
2014’ün ilk çeyreğinde dünya ve KKTC ekonomisi nerede? 
Kıbrıs sorunun çözümünde ekonomi 
Yatırımlar açısından Kıbrıs’’ta çözüm neden önemli 
Para akışındaki durgunluk mali tedbirlerle aşılabilir mi? 
Kayıt Dışı Ekonomi 
Uluslararası Kriz Grubu’nun Kıbrıs raporunun ekonomik yönü 
Kara Para ile Mücadele ve KKTC 
Tanınma veya Tanınmama ile dünya gerçekleri 
Günlük olaylarla uğraşırken 2014 Yılında olabileceklerin hesabını iyi yapmalıyız 
Kıbrıs sorunu ile ilgili hareketlenme ve ekonomi