Dr. İsmail Kemal

 

Rumlar ne düşünüyor?

08 March 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Öncelikle Rum, Rumlar (Romalılar) kelimelerinin problemli olduğunu hatırlatayım. Kıbrıslı Rumlar kendilerini Elen, dillerini de Elence (Ellinika) olarak tanımlarlar. Türkçe’de var olan Rum ve Yunan ayrımı onlar için bir şey ifade etmez. Diğer dillerde Greek, Greg gibi kelimeler kullanılır. Bu anlamda Kıbrıslı Elenlerden söz etmek daha doğru olur ama konumuz bu değil. Ayrıca, tarihin derinliklerinden gelen Rum kelimesini değiştirmek kolay değil. Dilimizde yaptığımız bu ayrımın Kıbrıslı Rumlar açısından karşılığı olmadığını unutmamakta yarar var.
Konumuz 19 Nisan seçimleri. Seçimler yaklaşıyor. Seçim kampanyaları yoğunlaştı. Adaylar vizyonlarını açıkladılar. Bazı seçmenler ta başından kimi destekleyeceklerini biliyorlardı. Seçim kampanyalarına bakarak karar verecek olan seçmenler de görüşlerini oluşturmaya başladılar. Arka arkaya anketler açıklanıyor. Daha doğrusu anket kirliliği yaşanıyor. Bu seçim döneminden akılda kalacak konulardan biri anketlerin propaganda aracına dönüştürülmesi olacak. İşin ilginç yanı, kendi adayını önde gösteren anketler objektif olarak kabul edilir, sorgulanmazken, diğer anketlere veryansın etmekte zorluk yaşanmıyor. “Benden yana olan anket iyi, benden yana olmayan kötü.”
Peki, yaklaşmakta olan seçimlere Kıbrıslı Rumların bakışı ne? Onlar ne düşünüyorlar? Kıbrıslı Rumların genelde Kıbrıslı Türklere ve siyasi yaşamlarına fazla ilgi gösterdikleri ve bilgi sahibi oldukları söylenemez Genelleme yapmak elbette doğru olmaz. İlgili hükümet birimleri, siyasi partiler ve meslekleri gereği bazı kişiler konuyu daha yakından izlerler, daha fazla bilgileri var. Ama klişeler, stereotipler, kalıplar, ezberler onların analizlerini de etkiler. “Thinkingout of thebox” enderdir. Genelde Kıbrıslı Türklerin siyasi gelişmelerine bakışta çok basit bir kriter uygulanır. “Kıbrıs sorununda bizim görüşlerimize daha yakın olan, müzakere masasında bizim pozisyonlarımıza daha fazla yaklaşacak olan kimdir?” Bu kriterden hareketle “iyiler” ve “kötüler” ayrımı yapılır. İlişkiler, sempatiler, antipatiler bu temelde oluşturulur. Kıbrıslı Türklerin Rumlara bakışında da bazı stereotipler, kalıplar, Kıbrıs sorunu faktörü yok mu? Vardır. Ama sayıca daha az olma ve (en azından geçmişte) Rumca bilenlerin sayısının çok olması nedeniyle karşı topluma ilgileri daha fazla. Kıbrıslı Rumlar, çoğunlukta oldukları, kültürel olarak kendilerini üstün gördükleri için durumları farklı. Kıbrıslı Türklere olan ilgi genelde Kıbrıs sorunu temellidir. Bazı kişisel veya grupsal ilişkiler, dostluklar, görüş alış verişleri elbette vardır. (Kıbrıs sorununa bakış açısı bu ilişkilerde de önemlidir.) Ama kişisel/grupsal düzeyle, toplumsal düzeyi bir birine karıştırmamak gerek.
Kıbrıslı Rumların büyük çoğunluğu 19 Nisan seçim sürecini Rum medyasında yer aldığı oranda izliyorlar. Kıbrıslı Türklerle temasta olanlar, onlardan da bilgi alarak görüş oluşturmaya çalışıyorlar. Anketlere de bakıyorlar. “Hangi adaylara sıcak bakıyorlar, hangi adaylara sıcak bakmıyorlar?” sorusuna cevap bulmak zor değil. En üst düzey yetkililerden en alttaki insanlara kadar Derviş Eroğlu’nun seçimleri kazanmasının kendileri açısından iyi olmayacağı düşüncesi hakim. Eroğlu’nun 5 yıllık performansı ve seçilme şansının yüksek olması onu ön plana çıkarıyor. Burada sürpriz yok. Ancak konuları daha yakından bilen, daha uzun vadeli, stratejik hesaplar yapanların Kudret Özersay faktörü üzerinde de kafa yorduklarını tahmin etmek zor değil. Kıbrıs sorununun ve müzakere sürecinin noktasını, virgülünü, tekniklerini çok iyi bilen, deneyimli, donanımlı, dış dünyada tanınan, genç, dinamik, Kıbrıs Türk siyasi yaşamını içinde bulunduğu hantallıktan, kısır döngüden çıkarabilecek, içyapılara dinamizm kazandırabilecek, özlenen değişimi hayata geçirebilecek, eskimiş sağ-sol ikileminin ötesine geçen, 21. yüzyılın politikacısı,“çetin ceviz” bir rakip olarak Özersay’ın dikkat çekmemesi mümkün değil. Kıbrıs Türk siyasi yaşamında yeni bir aktör/faktör var. Böylesi bir alternatifin ortaya çıkmış olması ne Kıbrıslı Rumların, ne de uluslararası aktörlerin gözünden kaçıyor. Dolayısıyla, sadece 19 Nisan bağlamında değil, daha uzun vadeli olarak Kıbrıs Türk siyasetinin izleyeceği yönü hesaplamaya çalışanlar,Kudret Özersay’ın söylediklerini, yaptıklarını, ortaya koyduğu vizyonu ve seçmenlerden alacağı desteği yakından izleyecek, not edecekler.
Kıbrıslı Rumlar arasında sempati toplayan aday Mustafa Akıncı’dır. Sosyal medyada gözüme ilişti. Dışişleri Bakanı iken sert çıkışları ile hatırlanan Sn. Erato Kozaku Markulli de Akıncı’nın kazanması dileğini ifade etti. Yaygın bu tercihin temelinde yatan mantığı yukarıda aktardım. Akıncı’ya yakın çevrelerin“ikinci tura Akıncı kalacak” tahminleri, konuyu izleyen Rumların beklentilerini etkiliyor. Bu nedenle olsa gerek CTP’nin adayı Sibel Siber’in ismi pekön plana çıkmıyor.
Seçimler yaklaştıkça ve özellikle seçim günü hem Rum medyasının, hem insanların ilgisi artacak. Kendilerine göre “iyi” buldukları adayın kazanamaması durumunda biraz hayal kırıklığı yaşayacaklar. Ama dünyanın sonu olmayacak.

Yazarın Tüm Yazıları
Burkini ve özgürlükler 
Joe Biden ziyareti    
Halep savaşları 
Türk Akımı gerçekleşecek mi?    
Yine mülteci konusu 
Türkiye ve Rusya 
Din ve siyaset 
Rakamlarla mülteci sorunu 
Sıcaklar, kuraklık 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dünya nereye gidiyor? 
Darbe girişimi ve dış politika 
Çözüm daha çok demokrasi 
Sol nerede? 
Sırada İtalya mı var? 
NATO’nun Varşova sınavı 
Avrupa’nın asileri 
Dış politikada doğru adımlar 
İngiltere’nin işi zor 
Büyük Britanya mı, küçük İngiltere mi? 
Avrupalılar ve dünya 
Brexit: Kötü fikir 
Brexit ötesinde AB şüpheciliği 
Demografi ve Avrupa 
1916 Orta Asya ayaklanması 
Ortadoğu’da gençler ne düşünüyor? 
Avrupa ve aşırı sağ   
Doğu Akdeniz’de su sorunu 
Dünya İnsani Zirvesi İstanbul’da 
Ortadoğu’da sınırlar 
Sykes-Picot 100 yaşında 
Vize muafiyeti olacak mı? 
Rusya, Türkiye: Yapısal sorunlar 
22 Mayıs seçimleri yaklaşırken 
Vizesiz Avrupa  
Dine dayalı devlet 
100 yıl sonra Kut’ül Amare 
Irkçılık 
İslam dünyasının durumu  
Kaliteli Rusya analizi 
Panama belgeleri depremi 
BM Genel Sekreteri kim olacak? 
Terörizm ve nükleer güvenlik 
IŞİD’le mücadelede ilahiyat 
Teröre lanet 
Brüksel’den ne çıktı? 
Büyük pazarlık 
Türkiye-AB anlaşması 
Basın özgürlüğü 
Oscarlar ve Spotlight 
Türkiye-AB zirvesine doğru 
İran nereye? 
Suriye: Obama’nın iflası 
Zor günler 
Suriye açmazları 
Suriye’de ateşkes mi? Chamberlain’in hayaleti 
Su ve elektrik 
Suriye: Köyün minareleri 
AB ve gelecek 
Dördüncü endüstri devrimi 
Temelleri sarsılan AB 
Avrupa’nın kaybolan rüyası 
Ortadoğu’da bir Çinli 
İslam dünyasının durumu 
Avrupa’nın popülizm sorunu 
Suudi Arabistan-İran krizi 
ABD’de kadın başkan 
2016’ya “Merhaba” derken 
Ne olacak bu AB’nin hali? 
Dış politikada gerçekçilik 
Türkiye-İsrail ilişkileri 
Ortadoğu’da mezhep kavgaları 
Tarihi Paris anlaşması 
İslam, Müslümanlar, Batı 
Türkiye ve AB üyeliği 
Stratejik rekabet 
AB-Türkiye zirvesi 
Gerilimi düşürme zamanı 
20 yıl sonra Bosna 
Gözler Paris’te 
İklim değişikliği ve global endişe 
Yaklaşan G20 zirvesi 
Su ve İsrail 
Diğer seçimler: Azerbaycan 
Türkiye: Umut ve kaygı 
Coğrafya ve politika (jeo-politik) 
Rusya’nın artan askeri gücü 
Terörizm başaramaz 
Seçimlere doğru Türkiye 
Putin Suriye’de neyin peşinde? 
Enerji, AB, İran 
Hac faciasının düşündürdükleri 
BM başarılı oldu mu? 
Sürdürülebilir kalkınma hedefleri 
Yunanistan’a istikrar gelecek mi? 
Corbyn başarabilir mi? 
Suriye satrancında Rusya 
İnsan kaçakçıları 
Savaşların kurbanı çocuklar 
Mısır’ın enerji piyangosu 
Yine suyun önemi 
AB’nin mülteci krizi 
AB’nin mülteci krizi 
Tsipras’ın sınavı 
Türkiye’de karar halkın 
Türkiye’ye üzülmek 
Stratejik bir kaynak: Su 
Başka bir “çılgın proje” 
Çocuklar öldürülmesin! 
Enerjide Türkiye-AB işbirliği 
Türkiye ve uyanan dev 
IŞİD’le savaş 
Yunanistan: Sönen umutlar 
AB’nin geleceği 
İran’la tarihi anlaşma 
Rusya’nın ayıbı 
Evet mi, hayır mı? 
Suriye’ye dikkat 
İran’la anlaşma olacak mı? 
ABD’ye bakış 
Rakamlarla mülteci krizi 
Magna Carta 800 yaşında 
Dünyada silahlı çatışmalar 
Yunanistan’ın geleceği 
Türkiye’de yeni dönem 
Güç paylaşımı, Lübnan 
Güç paylaşımı, Kuzey İrlanda 
Güç paylaşımı, Bosna 
Geçmiş ve gelecek 
ABD’nin Irak fiyaskosu 
Arakan Müslümanlarının trajedisi 
Siyasette deprem 
Zafer günü 
İngiltere nereye? 
Akdeniz’de stratejik dengeler 
ABD’nin Türkiye’ye bakışı 
Vietnam Savaşı’nı hatırlamak 
Akdeniz trajedileri ve AB 
Yunanistan: Karar zamanı 
Seçimler ve sonrası 
Esas konu geleceğimiz 
Milletin makûs talihi 
Siyasette yeni soluk 
Siyasette yeni soluk 
Çoklukta ölüm bile tatlıymış… İnanmayın! 
İran’la satranç 
Toprakları kanlı Yemen 
Bir yıl sonra Kırım 
İnternete bakış 
Çanakkale geçilmez 
Netanyahu sınavda 
Kadın liderler zorda 
Savaş çığırtkanı Netanyahu 
Rusya ve Putin 
Demokrasi, demokratlık 
Avrupa’nın kaderi Almanya ve Rusya’nın elinde 
Türkiye’nin kadınla sınavı 
Ukrayna anlaşması kalıcı mı? 
Yunanistan’ın kader günleri 
Avrupa’nın Ukrayna sınavı 
Yakarak öldürmek 
Sina’da ne oluyor? 
Ekonomi ve siyaset 
Yunanistan kavşakta 
Dünyada demokrasi geriliyor mu? 
Euro bölgesinin sorunları 
Avrupa ne yapmalı? 
Müslümanlar ne yapmalı? 
Terörizm hepimizin düşmanı 
Risk toplumu 
Robotlar ve işçiler 
2015: Seçimler yılı 
Güzel Türkçemiz 
Enerji jeo-politiğinde LNG 
2015’te Ortadoğu 
Putin zorda 
Yunanistan’a dikkat 
Gelir uçurumu 
Enerji oyununda kritik gelişme 
Nükleer enerji 
Yeni soğuk savaş mı? 
Dünya Bankası’nın iklim raporu 
Yine iklim değişikliği 
İran’la anlaşma mümkün olacak mı? 
ABD ve Çin sürprizi 
Küreselleşmenin neresindeyiz? 
Mescid-i Aksa 
İngiltere AB’den çıkacak mı? 
ABD Kongresi için yarış 
Ukrayna ve Tunus’ta kritik seçimler 
Türkiye’nin G20 dönem başkanlığı 
Petrol fiyatları düşerken 
Eşitsizlik sorunu 
Küreselleşme ve dünya düzeni 
Ebola tehdidi  
Kurbanlar 
Türkiye’nin Ortadoğu sınavı 
Dünya düzensizliği ve BM 
IŞİD hedefte 
Barbarlar kapıdayken 
İskoçya: Kader günü 
İskoçya’dan Katalonya’ya 
İskoçya referandumu 
Kissinger’in “Dünya Düzeni” 
Kritik NATO zirvesi 
Arap dünyasında siyasal İslam 
Türkiye’de yeni dönem (mi?) 
AB ve Akdeniz 
Deneme sırası Norveçlide 
Putin, Aliyev, Sargsyan 
2014’te insani kalkınma 
Kavşaktaki Türkiye 
Türkiye ne düşünüyor? 
Uluslararası guguk 
10 Ağustos ve Kıbrıs 
İsrail kazanabilir mi? 
Yazacak ne kaldı? 
Hepimiz Gazzeliyiz 
Gazze senaryoları 
Filistin trajedisi 
Su sorunu ve uluslararası su hukuku 
Müslümanlar radikalizme karşı 
Türkiye cumhurbaşkanı 
Savaş: 100 yıl önce ve şimdi 
Çin ve Ortadoğu 
Dünyanın mülteci sorunu 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dış politikada gerçekçilik 
Dış güçler 
Bravo Obama 
AB’nin yeni açmazları 
Kapitalizm ve eşitsizlik 
Mısır nereye? 
Öteki Avrupa seçimleri 
Küresel ısınma ve güvenlik 
Avrupa nasıl yolunu kaybetti? 
Washington’dan Biden geliyor 
Batı sonrası düzen 
Türkiye’nin enerji amaçları 
Doğu Akdeniz ve Çin 
Irak’ın geleceği 
Transatlantik ilişkiler, Türkiye 
Orhan Veli 100 yaşında 
Kıbrıs- Güney Afrika 
Ukrayna bıçak sırtında 
Etnik anlaşmazlıklara çözüm 
Türkiye-AB ilişkileri nereye? 
Afganistan’da kritik seçimler 
Türkiye’de “yeni dönem” 
Türkiye seçim sınavında 
Türkiye yanlış yolda 
Yasaklarla nereye kadar? 
Kırım’ın ilhakı ve biraz tarih 
Kırım: Kritik gün 
Ukrayna, Kırım, enerji 
Eşitlik: Uzun ince yol 
Ukrayna dersleri 
Rusya Kırım’a dönüyor mu? 
Venezuela’da ne oluyor? 
Kiev “Meydan muharebesi” 
Kiev alev alev 
Rusya, Mısır, Doğu Akdeniz 
Türkiye, İsrail, Doğu Akdeniz 
Müzakereler başlarken 
Soçi Olimpiyatları başlarken 
Döviz ve durum tespiti 
Fransa-Türkiye ilişkileri 
Ukrayna: Rusya-AB rekabeti 
Gözler Cenevre 2’de 
2014’te savaş çıkar mı? 
Siyasi partilerin geleceği 
Downer başarabilecek mi? 
Cesur yeni dünya 
Avrupa’da aşırı sağa bakış  
Ekonomik beklentiler zayıf 
2014 ve Kıbrıs 
2014 ve Türkiye 
Mandela: Özgürlük meşalesi 
Ortadoğu’da Türkiye algısı 
Eleştirel ve özgür düşünce 
Fikirler, özgürlük ve hukuk