Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Kadının adı hâlâ yok

08 March 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Bugün Dünya Kadınlar günü… Yani emekçi kadınlar günü… İşsiz, sigortasız, dul, hamile, emekli, yaşlı, anne, boşanmış, teyze, nine, öksüz, yetim ve “yalnız” tüm kadınlarımızın bayram gibi yaşayacağı günler olsun…
Türkiye’de kadın cinayetlerinin her geçen yıl arttığı ve bu konuda yıldırıcı önlem alınamadığı bir dönemden geçiyoruz. KKTC’de ise kadınlar asgari ücretlilerin en geniş kesimini oluşturuyor… Buralarda hâlâ şiddete maruz kalan kadınının sayısını bilmiyoruz. Kadının onurunun ayaklar altına alındığı ama okumuşunun da tavan yaptığı bir yerdeyiz…
Kadının toplumdaki yeri konusunda uzun ve derin bir tartışma yapmak niyetinde değilim. İnsanın toplumdaki yerine baktığınızda kadının yeri de net olarak görülebilir. Güçlünün güçsüzü ezdiği, göçmenin hor görüldüğü, yurttaş olmayanların olanlar arasında yaşam koşulları aslında sınıfsal anlamda pek bir farkın kalmadığı gözlemleniyor… Öğrenim durumuna göre normal bir Kuzey ülkesi, ama kadının toplumdaki yeri bakımından tipik bir Üçüncü Dünya ülkesiyiz… Bunu anlamak için asgari ücretlilere ve ekonomik yaşama katılan kadın sayısına bakmak yeterlidir. Burada hemen belirteyim; ülkemiz her alanda istatistik yoksulu olduğu için elimizde somut, sayısal veriler yok ve bu değerlendirmeler gözlemler üzerinden yapılıyor.

Hazin tablomuz: Genç işsizler
Karpaz,Mesarya, Güzelyurt, Lefke bölgesinde ya da merkezde bulunan master yapmış genç işsiz kızlarımızın sayısını bilen var mı? Bu genç kızlar ülkesine ve kendisine katkı yapmak amacıyla okuyor, kendini yetiştiriyor ama iş bulamıyor… Ülkemizin en hazin tablolarından birisi de budur. Üniversiteli genç işsizler. Bu insanların hayata tutunması ve ülkesini sevmesi için artık sorunlarına el atılmalıdır. Üniversitelerin ağır rekabet şartlarından ötürü KKTC yurttaşlarına meslek seçiminde öncülük yapamadığı yerde devletin bu konuya el atması gerekiyor.Ya da ilgili yüksek öğretim kurumuna yetki verip KKTC yurttaşlarının üniversiteye girişte ihtiyaç olan alanlara yönlendirilmesi sağlanmalıdır. Yoksa ülkemizin her yanında genç üniversiteli insanlar umutsuz, karamsar ve gelecek kaygısı altında heder olup gidecekler.
Gençlerin bugün uyuşturucu ve çeşitli hapları kullanma yaşı 12’lere inmiş durumda Bu gençlere karşı hepimiz sorumluyuz. Devlet istese uyuşturucu ve çeşitli hapların piyasadaki dolaşımını bir günde yasaklar ve bunları temizler Bu konuda elinizi tutan mı var? Emniyet güçlerine emri vereceksiniz bu sorun kökten temizlenecek… Bu küçük toplumda kimin nerede ne tür işler yaptığını bilmemek mümkün değil. Her şey gözümüzün önünde oluyor… Okulların ve üniversitelerin etrafları, kantinleri, parklar ve eğlence yerleri denetim altına alındığında işin büyük bölümü tamamlanmış olur…

Erkek şiddeti: Güç yansıması değil; zavallılık işareti
Kadınlar günü diye başladık; nerelere geldik Fakat tüm bu saydıklarımız toplumun tamamının sorunu olmakla birlikte, kadınların omzuna binen ağır bir yüktür aynı zamanda. Kadının erkek şiddeti ve toplum algısındaki yeri dışında karşı karşıya kaldıkları problemler benziyor. Erkek şiddeti aslında gücün bir yansıması değil zavallılığın işaretidir. Kadına şiddet çocuğa şiddetten de ayrı değildir. Şiddetin televizyon dizileri üzerinden 30 yıldır nasıl normal bir yaşammış gibi hepimize dayatıldığı üzerinde düşünmeliyiz. Ekonomik sıkıntılar şiddetlendikçe ve bu diziler böyle her kanalda normalmiş gibi gösterilmeye devam ettikçe daha çok şiddet vakaları görmeye hazırlıklı olmalıyız…Bu iki boyut ve tabi bir de şiddet uygulayanları caydıracak yüksek cezalar önlem olabilir. Unutmamak gerekir ki yaşamın kalitesi insana yapılan yatırımın ciddiye alınmasıyla ölçülür.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!