Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Anketler değerlendirilirse faydası yüksek!

11 March 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Artık seçimler kamuoyu araştırmalarından ayrı düşünülemez. Bu araştırmalar esas olarak siyasal iletişimin ayrılmaz bir parçası olarak kullanılıyor. Kamuoyu araştırmalarından siyasal partiler, medya ve diğer aktörler de bilinçli/bilinçsiz yararlanmaya çalışıyor.

Kamuoyu araştırmalarının özellikle partilerin ve adayların içinde bulunduğu durumun fotoğrafını çekmek ve analiz etme açısından önemli katkıları oluyor… Adayların zayıf ve güçlü yönlerini görme ve önlem alma açısından bu araştırmaların faydaları aşikardır. Lakin siyasi iletişim planlamalarının salt seçimden seçime düşünülmesinden ötürü bu araştırmaların faydası da sınırlı oluyor. Türkiye’de 12 Eylül 1980’den sonra yapılan ilk seçimde kamuoyu araştırmaları ciddi olarak kullanılmış ve sonrasında da seçimlerde yer etmeye başlamıştır. Bu araştırmaları AKParti dışında kalan partiler seçimden seçime kullanmaktadırlar. KKTC’de ise tüm partiler ve aktörler Türkiye’deki muhalifler gibi kamuoyu yoklamalarını “part time” yapmayı tercih etmektedirler…

Gezici Araştırma’nın KKTC imtihanı
Ülkemizde de seçmen sayısı ve profillerine dönük araştırmalar son derece sınırlıdır. Özellikle seçim coğrafyası konusunda elde nitelikli analizler hemen hemen yoktur. Özellikle Karpaz, Güzelyurt, Lefkoşa, Girne ve Gazi Mağusa seçmenleri bölgesel olarak seçim coğrafyası bakımından benzerlik ve farklılıkları üzerinde yapılmış analiz ve siyaset bilimi incelemesi yoktur.
Gezici Araştırma, KKTC’de ilk kez sahaya indi ve bulduğu sonuçlarla kimseye yaranamadı. Yerel anketörlerden yararlandığını söyleyen Murat Gezici’nin 3000 kişiyle görüşecek böylesi bir takımı sahaya sürmeden önce nasıl bir eğitimden geçirdiği bile ciddi soru işaretleriyle doludur. Murat Gezici’ye tavsiyemiz amatör ruhla ama ilkeli, disiplinli ve gerçek verilerle hareket eden Muharrem Amcazade’nin (Aynı şekilde Muharrem Faiz’in, Kudret Akay’ın ve Salih Egemen’in) deneyimlerini de göz önünde bulundurmasıdır. Dahası Girne Araştırmaları Enstitüsü’nün de kadrosundan sahadaki “özel hususiyetler” konusunda faydalanmasıydı. Gezici Araştırma’nın hiç bilinmeyen ve ilk kez çıkılan bir sahada ve ülkede örneklemi sıhhatli koşullarda kuramamış olabilir. Öbür türlü KKTC’de bir ara yapılan anketlere güven çeşitli nedenlerle sarsılmıştı. Şimdilerde belki hâlâ öyledir bilmiyorum.

Siyasi partiler seçmen analizinin öneminin farkında mı?
Seçmen analizlerinin yapıldığı bu anketler ve araştırmalar, esasen seçim sonucuna dair bir öngörü geliştirmekten çok daha fazlasıdır. Kullanım alanları seçimle sınırlı olmamalıdır. Sağlıklı yapılmış bir seçim anketi, toplumun röntgeninin çekilmesidir ve seçim sonrasına da ışık tutacak niteliktedir. Lakin ülkemizde seçimden seçime kim nereye oy atacakla sınırlı bir tartışma olarak yürüyor; o da sığ kalıyor. Dahası seçimi manipüle etme algısına kurban olabiliyor. Bir bölgede bir partiye seçmen neden daha fazla teveccüh gösteriyor? Hangi saiklerle tercihte bulunuyor? Yaşanılan coğrafya seçmenin tercihini ne ölçüde etkiliyor? Oy verme davranışını etkileyen tarihsel, kültürel, sosyal, demografik ve ekonomik faktörler nelerdir? Bir siyasi parti, en yüksek oyu alacağını bilse dahi seçim sonrası için bu verilere ihtiyacı vardır. Bu bilgilere vakıf olmayan bir iktidar ya da temsilci, toplumdan kopuk olmaya mahkumdur ve ülkemiz de bunu ziyadesiyle tecrübe etmiştir. Seçim araştırmalarının ve seçmen profilinin çıkarılmasının önemi buradan gelmektedir. Araştırmalar, seçim kampanyası esnasında iman tazelemek için kullanılmamalı; bilimsel veriler olarak ele alınmalı ve değerlendirilmelidir.
Elbette seçimler bazen bu faktörleri geride bırakacak hayli özel şartların etkisiyle de neticelenebilir. Fakat seçim sonuçları genellikle küresel ve yerel olmak üzere iki temel ölçekteki gelişmelerden etkileniyor. Ülkemizde de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin genelde Kıbrıs meselesi üzerinde tarafların geliştirdiği yaklaşımlar ve politikalarla şekillendiği aşikardır. Bu yüzden siyaset pazarına ilk defa ayak basanlar ile piyasadan uzak ara çekilmiş aktörlerin sürekliliği olmaması hasebiyle seçimlerde başarılı olması olağanüstü koşullara bağlıdır. Seçim işi Kıbrıs’ta halk kültüründe çok önemli bir yere sahip olan Lefkara işine benzetilebilir. Lefkara, ince iştir ve ara vermeye, ihmale gelmez.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!