Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam

15 March 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Ülkemizde kentlerin insan yolculuğuna mekânsal düzeyde yaptığı katkıları pek araştırmıyoruz. Kentlerimizin insan figürlerinin oluşmasındaki rolüne de pek ilgi duymuyoruz. Kentlerimizde insan unsurunun her bakımdan beslenmesine dönük projeksiyonlar yerel yöneticilerimizin de ilgisini çekmiyor. Hala çöpleri düzenli toplayan belediyeler kendini bahtiyar hatta marka sayabiliyor… Kentlerimizin ne kadar çocuk parkına, yeşile, kültür sanat ortamına sahip olup olmadığına dönük sorgulamalar bizi pek ilgilendirmiyor… Ülkemize üniversite öğrenimine gelen gençlerin bu ülkenin kültür sanat ortamlarına katılımlarıyla ilgili mekânların olup olmamasının hiçbir önemi yok… Gençlerin ülkenin kültür sanat müzelerine girip çıkacakları ve bu ülkenin üzerinde yaşanmış 10 bin yıllık insanlık tarihine ilişkin yolculuklara çıkmaları için hiçbir hazırlık ve faaliyet ortada yok. Varsa yoksa siyaset, sendikalar ve buna benzer perspektifsiz konuşmalar, sürüklenmeler… Çocuklarımızı Güney’de okuturuz; kendimiz Kuzey’de öğretmenlik-sendikacılık yapıp Kuzey’deki sistemi yerden yere vururuz ama bir günden bir güne öz eleştiri yapmayı aklımıza getirmeyiz.Partilerimizi tutar, saflarımızı seçimden seçime sıklaştırır oylarımızı renklerini sevdiğimize atarız.

İnsanlarda yaşayan kentler…
Kentlerin yolculuklara ev sahipliği yapmasına ve insan hayatının kurgulanmasına katkısını da merak etmiyoruz. Kestirmeden yanıtlar kolayımıza geliyor. Araştırma yapmak zor ve yorucu olduğundan mı yoksa böyle bir kültürün yoksulluğundan mı pek ilgi gösterilmiyor. Kıbrıslılar Türkiyelileri sevmez gibisinden bir yargıyı acar bir gazeteci çok rahat haber yapıp okur ve destek toplayabiliyor… Bir şekilde daha ciddi bir iş için Kıbrıs’a gelen gazeteciler iş arasına böyle bir yazıyı da sıkıştırabiliyor. Lakin 307 yıl Osmanlı idaresinde kalmış Adanın kültürel benzerlik ve farklılıklarını da düşünmeyiz. Yoksa Türkiye’de makale yazıp sorunun anlaşılmasına katkı koymayı değil anlaşılmazlığa bir taş da biz atalım modunda karalamalar yapar halimize devam ederiz…

Üniversite adası mı kumar adası mı?
Kısacası Kıbrıs gibi Doğu Akdeniz’de birçok büyük gücün etki kurmak istediği bir adada etkimizi azaltacak ne varsa onu yaparız. Stratejik kültür, siyasi planlama, yumuşak gücü artırma gibi gailelerle değil; daha popüler konuları çalakalem yazmayı iş sayarız. Aslında bu tarzın altında yatan nedenlerin başında Kıbrıs adasına verdiğimiz önem ve atfettiğimiz kimlikle alakası vardır. Kıbrıs’ı kumar adası olarak kurguluyorsak hayatını burada idame ettirip bu toprakları vatan bilen herkesi kırıp geçiriyoruz. Kıbrıs’ı Üniversite adası olarak kurguluyorsak başka bazı hedefler ve öncelikler olmalıdır. Kıbrıs’ın geleceği üniversiteler üzerinden kurgulanacaksa herkesin yapacağı haberden tutun da atacağı adıma biraz daha fazla özen göstermesini istemek hepimizin hakkıdır.

Ne yapmalı?
Kuzey Kıbrıs çeşitli şekillerde kuşatma altında tutuluyor. Kıbrıslıların tembel olduğu konusunda çeşitli rivayetler sayılıyor ama bunun kökenine bakma ihtiyacını kimse duymuyor. İlk olarak burada yaşayan insanların tembel olmadığını ve dahası çalışkanlığını ön plana çıkaracak hedefleri önümüze koymalıyız. Dahası Kıbrıs’ın en az 3 büyük kentine kültür-tarih ve sanat müzeleri kuracak bir yaklaşıma yönelmeliyiz. Buranın önünde duran büyük fotoğraf çözüm ve antlaşma olabilir. Lakin o fotoğrafın yerleşeceği ve sağlam bir ortaklıkta yer alacak bu toprakların kurumları ne kadar oturur ve başarılı olursa bu ülkenin yapacağı antlaşmanın uzun ömürlü ve dengeli olması da buna bağlı olacaktır. Kıbrıs’a stratejik bakmanın uzun vadeli düşünmekten, planlı biçimde hayatın içine sağlam kurumları yerleştirmekten geçtiğini unutmamalıyız…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!