Av. Hasan Sözmener

 

Eleştiri

16 March 2015, Monday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Ülkemizde yıllarca yargı eleştirilmemiş, daha doğrusu, eleştirilerin dışında tutulmuştur.
Yasalar yargının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunabilmesi açısından, bazı düzenlemeler yapmış ve bazı hâl ve hareketleri, yargıya saygısızlık olarak belirlemiş ve hatta bunları suç saymıştır.
Örneğin, yargısal işlemlerde karar vermiş olan mahkeme hakkında, şeref veya haysiyet veya onur kırıcı nitelikte, yazı yayınlamak, konuşma yapmak veya harekette bulunmak suçtur.
Konumları gereği yargıçlara saygı göstermek, onların otoritelerini düşük göstermemek ve onları yıkıcı bir şekilde eleştirmemek herkesin görevi olmalıdır.
Tabii ki, yargıçlar da bu hassas konumları arkasına gizlenerek, “Benim her yaptığım doğrudur, beni kimse eleştiremez, ben yaparım olur, yaptıklarım tartışılmadan kabul edilmelidir” dememelidir.
Daha doğrusu yargı, kendisine ait olmayan bazı yetkileri, sahiplerine bırakmalıdır. Çünkü yargı, eskiden kalma alışkanlıklarla veya sömürge döneminden kalma mevzuatın arkasına gizlenerek, yasamaya veya yürütmeye veya avukatların meslek örgütlerine ait olması gereken birçok yetkiyi kullanmakta ve bir takım icraatlar yapmaktadır.
Anladığım kadarı ile son zamanlarda yargıya karşı başlamış olan eleştirilerden yargı oldukça rahatsızdır. Ancak tüm demokratik ülkelerde, gerekli hallerde yargı da eleştirilmektedir. Eleştirilmekten rahatsız olan yargıya benim tavsiyem, kendilerine ait olmayan birçok yetkilerde ısrar etmemeleridir. Aksi takdirde bu yetkileri kullanmaya devam ettikçe ve demokrasimiz de geliştikçe, yargıya olan eleştiriler artacaktır.
Demokrasilerde yasama organının yetkileri belirlenmiştir, yürütmenin yetkileri belirlenmiştir. Esasen bir ülkede genel adalet dağıtma yetkisi bu iki organdadır. Bu iki organı harekete geçirecek olan da halktır, halkın oluşturacağı sivil toplum örgütleridir. Halk, sivil toplum örgütleri vasıtası ile bu iki organ üzerine baskı oluşturarak istediği adaleti elde etmeye çalışacaktır. Baskının oluşturulmasında çeşitli demokratik yöntemlere başvurulması yasal ve demokratik bir haktır. Halbuki halkın yargı üzerinde bu tür bir baskı oluşturması hem mümkün değildir hem de, mümkün olmamalıdır.
Birkaç örnek vereyim. Geçen hafta, Türkiye Barolar Birliği Başkanı, cumhurbaşkanımıza yapmış olduğu ziyaretinde, cumhurbaşkanımıza, bazı konularda talimat vermesi halinde KKTC adına, hukuki çalışmalar başlatabileceklerini ifade etti. Türkiye Barolar Birliği Başkanı’nın bu ifadesi eleştirildi. Dendi ki, “Bizim ülkemizde de Barolar Birliği var, bizimkisi dururken size ne ki, böyle bir ifadede bulunursunuz, tüm kurumlarımızı yok farz ediyorsunuz.” Bu eleştirileri yapanlar yerden göğe kadar haklıdırlar. Ben de aynı eleştiriyi yapıyorum. Ancak ben, böyle bir çalışma başlatmamış olan bizimkilerini de eleştirmekteyim. Eleştiriler haklı ancak, eleştirmekte olduğumuz benzeri bir durum, bir mahkeme tüzüğü değişikliğinde yaşandı, bunu yaşatan da, yüksek mahkeme oldu. Hatta yüksek mahkeme işi lafta da bırakmadı ve bu ülkenin onca hukukçusu olmasına rağmen İngiltere’den hukukçular getirterek, tüzükte değişiklik yaptı. Acaba yüksek mahkeme de bizim kurumlarımızı ve hukukçularımızı yok farz etmiş olmadı mı? Türkiye Barolar Birliği başkanı eleştirilebilinirken, yargı, “biz yargıyız, bizim eleştirilemememiz lazımdır” demelimidir?
Deniyor ki, yargı işlemlerinin harçları astronomik şekilde yüksektir. Hükümet, sair harçları artırdığında, tüm halk kesimleri ve basın eleştiriyor. Yargı işlemlerinin harçlarını belirleyen yüksek mahkemedir. Yani harçları ödenemez hale getiren yüksek mahkeme olunca, yüksek mahkemeyi eleştirmememiz mi lazımdır? Bunun dışında yüksek mahkeme, yasamaya ait ve yürütmeye ait olan birçok daha yetkiyi kullanarak tüzükler yapmakta, işlemler yapmaktadır. Halbuki bu yetkileri gerçek sahiplerine bırakmış olsalar, halk ve hukukçular sivil toplum örgütleri vasıtası ile, yasama ve yürütme üzerinde baskı oluşturabilecekler ve istediklerini elde etmeleri daha rahat olacaktır. En önemlisi, yargı çok daha az eleştirilmiş olacaktır.
Uzun lafın kısası, kendisine saygısı olmayanın başkasından saygı beklentisi nafiledir. Eleştiri ne ki…

Yazarın Tüm Yazıları
Halk oylaması 
İlmi olmasın 
Anlaşılmak ve anlatmak 
Ölüm cezası ve koordinasyon ofisi 
Hap bölme (kırma) makinası 
İlk soruşturma 
Keşke bu iş yargıya bırakılmasaydı 
Yasal düzenlemedeki karışıklıklar 
Egemenlik duyarlılığı 
Kantarın topuzu kaçtı 
Cumhurbaşkanı topu Anayasa Mahkemesi’ne attı 
Girne kayasından aşağıya atsalar dahi 
Kızıyoruz ama… 
Yargıda teamül 
Beşinci kitabım 
Söylemiştim boşanmaların artacağını 
Eğri gemi, sefer de eğri 
YÖDAK Başkanı 
Suç kimdedir? 
Rüstem Sefer (21.1.1943-7.4.2016) 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Beraat kararı ne demektir? Ya vicdan? 
Türkiye yargıda reform istiyor 
Denetimli serbestlik hakkında 
Bekle be annem 
Şartlı tahliye şikayetleri 
Şartlı tahliye nedir? 
Hangi canlı öldürülürse cinayet olur? 
Sınır dışı kararları 
Hisseli mal satışlarındaki tin gözlükler 
Hisseli taşınmaz mallar 
Taşınmaz mallarla ilgili bazı sorunlar 
“Cahil adam, ne zarar verebilir ki?” 
Unutulma hakkı 
Lütfen bulaştırmayalım 
Yüksek ökçeler 
Kalp sağlığı 2  
Kalp sağlığı 2 
Kalp sağlığı 
Mahkeme kararları 
Cinayet suçları 
Amerika’nın Kıbrıs’ı kaptırmaya niyeti yok 
Acamı Deli 
Kiminle iş yaptığınıza dikkat  
Kudret Özersay 
Kudret Özersay 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Koruma emri (Aile Yasası altında) 
Yargıç atamaları 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
İletişim böyle mi olmalıdır? 
Tutukluluk 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Kıbrıs sorunu çözülünce 
Bir de sen yaz dediler 
Sabah kahvaltısı  
2015-2016 Adli Yılı başlarken  
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Boşanmada paylaşılmayacak mallar 
Yargı sallanmadan boşanma sebebi  
Yargı sallanmadan boşanma sebebi 
Nişanlanma ve evlenme 
Boşanmada koçan değişikliği 
Sabit görüntülü radarlar 
Napan be yeğen? 
CÜBBE 
YÖDAK ve İyi İdare Yasası 
1 yıl ve 2 yıl hapis cezası tartışması 
Avukat/hukukçu milletvekilleri ve siyasetçiler 
Belesbite devam 
Belesbit 
Almak ve vermek  
Irza geçmek (Cinsel tecavüz)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı (3)  
Aile Değişiklik Yasa Tasarısı  
Polis terfilerinde son durum 
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken 
Faks numarası  
Yüksek Mahkeme “acil” dedi 
Beytambal galsın yok ki 
Dönülmez akşamın ufkundayız 
Topluluk malı 
Fırsat yine kaçırıldı 
Avukata müdahale  
İki vahim durum ve dram 
Biline ki padişah seçilmeyecektir  
Dördüncü kitabım 
Tekrar nafaka borçlularına  
Nafaka borçlusuna ve anlayanına  
Yanlışı doğru zannetmek  
Tazminat hakkı  
Yargıdaki tehlikeli rekabet 
Emrullah Bey 
Göç Yasası’na devam 
Sayın yargıçlara duyurulur 
İmam yellenirse  
Ne istediğimizi galiba biz de bilmiyoruz 
Cezaevinden telefon var 
Olmadı müdür bey olmadı 
Hukukumuzda yargıcın konumu (2) 
Hukukumuzda yargıcın konumu (1)  
Kamulaştırmada Tazminat 
Hellada, bullada, uyusun da, büyüsün  
Resmi dil Türkçe 
İcar-satış 
Mahkemelerimizi bir daha deneyelim 
Eskiden de eskiler aranırdı 
Tıs yok gık yok, çıkart da görelim 
GK Komutanından rica ediyorum 
Cinayetle su yüzüne çıkanlar 
Tutuklama polisi zora sokabilir 
Oybirliği ile ret vacip olmuştur 
Genç yargıç adayları mülakatta 
Eğitim, denetim ve ceza 
Saat 21.53 
Polis terfilerinde top mahkemede 
Fermuarınız açık kalmış 
Anladığımı yazamıyorum 
Üçte bir 
Zorunluluk değil, mecburiyet vardır 
Kurbağanın nal hikayesi 
Bizimkiler yine coşabilir 
Bırakınız böyle kalsın  
Serhat Bey çok güzeldi 
Yargı, yargıç ve bina istiyor, bildiriyor ve talep ediyorum 
Sade sen mi Ersin Bey hepimiz da 
Polis terfileri konusunda iktidarı göreve çağırıyorum 
Lo lo lo 
Ah bir de rezillerden korkmasam 
Okul seçeceklere ihbar 
Kadın Eli 
İdam cezası ve hukuk reformu hakkında 
Felaketname olmasın 
İşte, işte söylemeye çalıştığım bu idi 
Allah aşkına çağrıda bulunuyorum 
Bizimkisi anglo 
Bazı trafik suçlarında niçin apar topar mahkemeye 
Ölüm getirmişti