Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran!

22 March 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Alpay Durduran, Kıbrıs Türk siyasetinde enerjisi, duruşu, söylemleri, çalışkanlığı ve üretkenliğiyle hep özel bir konuma sahip olmuştur. Siyasete farklı bir tarzı ve özgün yaklaşımı olduğunu bilmeyen yoktur.
KKTC Meclisinde yaptığı uzun ve araştırmalara dayanan efsanevi söylevlerinin ardından hâlâ konuşulması da bunun önemli bir kanıtıdır.

Kıbrıs Türk siyasetinin bilgesi durduran
   Durduran Kıbrıs Türk siyasetinin bilgesidir. Mecliste yaptığı konuşmalar her zaman farklı görüşteki vekillere de örnek teşkil etmiştir. Sadece 13 yıllık performansına çok şeyler sığdırmış bir figürdür.
Kıbrıs Türk siyasetine hukuk ve tarih üzerinden yaptığı kıyaslamalara ve analitik çözümlemelere her zaman katılmayabiliriz. Lakin çözümlemelerini hep bir dünya görüşünden yola çıkarak yaptığını herkes biliyor.  Doğrusu Kıbrıs Türk siyasetini oturup konuştuğumuzda kendisinden her zaman yeni bir şey öğrenmişimdir.
Özellikle yakın tarihteki siyasi olayları doğru biçimde aktarıp sonrasında kendi görüşünü de ortaya koyması az siyasetçiye has bir özelliktir. Bunu farklı bir ekolden gelen Nejat Konuk’ta, İsmet Kotak’ta ve belli ölçüler içinde İsmail Bozkurt’ta gördüğümü söylemek isterim.

Siyasette ileri görüşlülük: Kırmızı pasaport açılımı
   Siyasete 18 Mart 1976’da kurulan TKP’nin (Toplumcu Kurtuluş Partisi) genel başkanlığıyla giren Durduran’ın TKP’yle girdiği 1976 ve 1981 seçimlerinde önemli bir başarı sağladığını söylemek gerekiyor.
Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesiyledemokratik yaşam durdurulduktan ve askerler iktidarı aldıktan bir yıl sonra KTFD’de seçimlere gidilmişti. Bu seçimlerde Durduran’ın TKP’si patlama yaptı ve %28,5 (13 vekile) oya erişti. CTP’nin (6 vekil) ve DHP’nin (2 vekil) aldığı oy ve çıkardığı vekillerle Hükümeti kurma görevi kendisine verilmesi gerekirken, seçim sonuçlarıyla oluşan siyasi tabloya Ankara’dan müdahale edildi ve görev başka aktörlere verildi.
Konuştuğumuz dönemde KTFD meclisinde vekil sayısı 40’dı. Bu durumda da bu üç partinin oy ve vekil sayısı UBP’den fazla ve hükümet kurmaya yeterdi. Durduran, 1983’te KKTC’nin kuruluş süreciyle ilişkili olarakparti içinde başlayan tartışmaların ardındangenel başkanlığı kaybetti. Sonrasında 1989’da TKP milletvekili iken ihraç edilen Alpay Durduran, Rasıh Keskiner ve bir grup Halk-Der’li yoldaş Yeni Kıbrıs Partisi’ni(YKP) kurdular. YKP 1990 seçimlerine katıldı.
O seçimlerde Durduran ve arkadaşlarının büyük bir ileri görüşlülükle “Kırmızı Pasaport”açılımını yaptığı günleri hâlâ dün gibi hatırlıyoruz. Dönemin koşulları içinde UBP karşısında tüm partiler DMP(Demokratik Mücadele Partisi)altında seçime giderken, YKP farklı ve zor bir seçenek önermekteydi. O yıllarda Durduran’ın söylediği Kırmızı Pasaport olayını henüz kimse konuşmazken sadece 13 yıl sonra herkesin talep ettiği bir şey haline gelmişti. Yani 2003’den sonra herkesin dört elle sarıldığı AB pasaportunu siyaset üzerinden ilk kez dile getiren Durduran olmuştu.

Siyasetin filozofu, meclisin vazgeçilmezi
   Durduran her zaman halkın önünde gitmeyi kendisine prensip edindi ve bu yüzden de o dönemde bombalandı;siyasetin zencisi ilan edildi. Durduran’ın AB konusundaki perspektif ve yaklaşımları da aynı kulvardaki diğer sosyal demokrat partilerden çok önceye dayanmaktaydı.
Siyasetin filozofu denilebilecek Durduran kendisini bu topraklarda sürekli geliştiren ve ileriyi görme konusunda dar bakışlı olmak yerine hep geniş pencereden siyasete bakan bir vizyonu olmuştur. Durduran’ın olmadığı meclisin muhalefetinin eksik ve sönük kaldığını söylemek gerekiyor.
Durduran’ın muhalefetini rakipleri için de değerli kılan yanı, yaptığı eleştirilerinde hep bir duruş üzerinden yapması ve genel kamunun çıkarlarını dar parti çıkarları üzerinde tutmasını bilmesinden güç almasıydı. Bu hâlâ böyledir.
Kıbrıs Solu veya muhalefeti Durduran’ın eksikliğini her zaman duymuştur. Onun yerini akıl dolu ve özgün muhalefet etme tarzıyla bezeyerek dolduran siyasi bir aktör henüz çıkmış değildir. Bu yüzden O damdan siyasete düşen yegane Federalist’tir...

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!