Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Adayların müzakere stratejisi

25 March 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Aylardır cumhurbaşkanlığı seçimlerine gömüldük. 19 Nisan’da yapılacak seçimler için kampanyalar ilk kez yazın ortasından itibaren başladı. Resmi olarak 7 aday yarışıyor. Tümüne de seçimlerde başarılar dileriz. Lakin seçimlerin en orijinal tarafı Kıbrıs müzakerelerinin dışında her şeyi konuşuluyor olmasıdır. Bu, tüm adaylar açısından riskli ve tehlikeli bir durumdur. Daha önce yazmıştık, bir kere daha yineleyelim: Kıbrıs müzakerelerini vizyon ve söylem dışında tutmak, seçimleri cumhurbaşkanlığı seçimlerinin dışında başka bir seçim havasına sokar. Bunun her adaya görüntüde belli düzeylerde getirisi olabilir. Lakin genel anlamda halkın seçeceği cumhurbaşkanının anayasal yetkilerinin sınırlandırılmış olduğunu her seçmen biliyor. Kaldı ki oy vermeye giderken Kıbrıs uyuşmazlığını çözecek veya çözmeye aday bir lider seçeceği algısı seçmenler açısından son derece önemlidir.

Kıbrıs Uyuşmazlığı göz ardı edilebilir mi?
Kıbrıs uyuşmazlığına bakışın sol ve sağ olmayı tayin ettiği bir coğrafyada seçmenin bu konuda adayların fikirlerini ve projelerini duymaya çok ihtiyacı vardır. Bu konuda yapılan her anket çalışmasında Kıbrıs uyuşmazlığını önemseyenlerin en kalabalık grubu oluşturduğu bir gerçektir. Kaldı ki 1976’dan 2010’a kadar yapılan önce devlet başkanlığı sonrasında KKTC’de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu tartışma ana paradigma olmuş ve seçmende tercihlerini buna göre biçimlendirmiştir. Elbette siyasal iletişim gereği başka bazı argümanlar seçim içerisinde konjonktürel olarak kullanılabilir. Lakin bu argümanlar hiçbir şekilde ana paradigmayı egale etmeye yetmez... Kısacası, bu seçimde adaylar birçok yan nedenden ötürü oy tırtıklamak amacıyla bazı söylemleri ifade edebilirler. Lakin Cumhurbaşkanı ve lider olacak olan adayın esas sorumluluğu sorunların anası olan “Kıbrıs Uyuşmazlığı” olacağından, seçmenlerin bu konuya ilişkin temel tezler ve söylemlere bakarak karar vereceğini göz ardı etmemek gerekiyor.

Siyasal iletişim stratejisi mi?
Öyle ki şimdi yeniden müzakereler başlıyor havası oluşuyor… Bu söylemin sahibi kim olursa seçmen onun üzerinden tahkim edilmiş olacaktır. Kıbrıs müzakerelerinin halkta bıkkınlık yaratması, meselenin uzaması veya henüz çözüm konusunda somut ilerleme sağlanmamış olması bu durumu değiştirmez. Kanaatimce siyasal iletişimciler bilinçli olarak adayların Kıbrıs uyuşmazlığı konusuna girmesini istemiyordur. Lakin bu konu konuşulmadığında seçmenin bunu görmediğini ya da önemsemediğini sanmak büyük yanılgıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde istisnasız seçmeni tahkim eden bir konuyu adayların büyük çoğunluğunun konuşmuyor olması onun olmadığı veya önemsizleştiği anlamına gelmemelidir.

Çözüm antlaşmasının yol haritası masada
Bugün mevcut Cumhurbaşkanı’nın adıyla anılan bir belgenin masada olduğu ve buna uluslararası toplumun ve en başta da BM’nin desteği ortadadır. Dolayısıyla masada olan bir belgenin sonuçlandırılması, referanduma götürülmesi ve bir çözüm antlaşması imzalanması ve bir şekilde ülkenin yeniden birleştirilmesi artık çok yakındır. Bunun üzerinde nasıl mesai harcanacağı ve hangi ekiplerle bunun yürütüleceği açıkça konuşulmadığı sürece görevdeki cumhurbaşkanı seçimlerde en avantajlı aday olacaktır. Makul seçmen dünyanın her yerinde somut gerçeklere bakarak oy vermektedir. Bundan ötürü adayların tümünün masadaki belgeye dönük müzakere stratejilerini açıklamaları, seçmenlerin kararında etkili olacaktır.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!