Dr. İsmail Kemal

 

Toprakları kanlı Yemen

29 March 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

“Anlı Yemen, şanlı Yemen, toprakları kanlı Yemen.” Bizim için Yemen buruk türkülerdir. Anaların “Giden gelmiyor. Acep nedendir?” diye sorduğu, “Gitme Yemen’e, Yemen’e” diye haykırdığı, imparatorluk topraklarını savunurken binlerce Mehmetçiğin şehit düştüğü, çöllerde kefensiz yattığı yerdir. Acılarla dolu, hüzünlü bir geçmiştir. “Kahve Yemen’den gelir” sözü de kahvenin Yemen’den imparatorluğun başkenti İstanbul’a geldiği ve “Türk kahvesi” olarak pişirildiği günlere dayanır. Kısacası Yemen bizim için tarihtir. 1552-60 döneminde Özdemir Paşa tarafından Osmanlı topraklarına katıldı. Osmanlı’nın Yemen topraklarını kontrol etmesi kolay olmadı. Ayaklanmalarla uğraşmak zorunda kaldı. İngiliz İmparatorluğu’nun Hindistan’a giden yolda stratejik öneme sahip Aden bölgesine göz dikmesi ile İngilizlerle rekabet başladı. Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgi ile Yemen mazide, türkülerde kalır.
Yemen’in Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki tarihi çok karmaşık, iç kavgalar ve dış güçlerin müdahaleleri ile doludur. Ülkenin kuzeyi daha erken bağımsızlık kazanırken, güneyi 1967’ye kadar İngiliz idaresindeydi. 1967’de Güney Yemen devleti kuruldu. İki Yemen 1990’da kanlı bir savaş sonrasında kuzeyin lideri Ali Salih yönetiminde birleşti. Ali Salih, “Arap Baharı” başlayıncaya dek ülkeyi babasının çiftliği gibi yönetti. Ayaklanan Yemenliler onu devirdi ama ülkede özlenen demokratik düzen kurulamadı. Ali Salih dahil farklı siyasi gruplar arasında iktidar kavgası giderek yoğunlaştı. İçte zayıflayan ülkeler dış aktörleri mıknatıs gibi çeker. Hem devlet, hem de devlet olmayan aktörler oluşan boşluktan yararlanmaya çalışır. Bunu Suriye’de gördük. Şimdi aynı şey Yemen’de yaşanıyor. El Kaide ve İŞİD gibi örgütler Yemen’de de güçlendiler. Bölgede devam eden İran-Suudi Arabistan rekabetinin zayıflayan Yemen’e yansımaması mümkün değildi. Suudi Arabistan’ın Yemen’e askeri müdahalesi ile yeni ve tehlikeli bir durum oluştu. ABD işin içinde.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan öncülüğündeki Sünni koalisyona lojistik destek sağlanacağını söylemesi ve İran’a yönelik sert açıklamaları “Acaba Türkiye Yemen girdabına çekilir mi” sorusunu gündeme getirdi. Türkiye’nin kesinlikle bu girdaba çekilmemesi gerekir. Suudi Arabistan’ın peşine takılıp maceralara sürüklenmek büyük hata olur. Belli ki Yemen’i zor günler bekliyor. Oradaki kavgada Türkiye’nin hiçbir çıkarı yoktur. Türkiye, sorunun çözümü için tüm taraflarla konuşan aktör olmalıdır. “Sünni cephede” yer almak Ortadoğu’da zaten kötü olan durumunu daha da kötüleştirir. Türkiye’yi yönetenler Osmanlı’nın Yemen deneyimlerini iyi incelesinler ve bu bataklıktan uzak dursunlar. Yeni Yemen türküleri istemiyoruz.
Yemen’de Zeydi Husilerle Cumhurbaşkanı Hadi’yi destekleyen güçler arasındaki iktidar mücadelesi dünyaya Şii-Sünni çatışması olarak yansıtılıyor. Ortadoğu genelinde devam etmekte olan Sünni-Şii rekabetinin yeni bir tezahürü olarak sunuluyor. Bu analiz konuyu çok basitleştiren bir analizdir. Eski Cumhurbaşkanı Ali Salih’e sadık askeri birlikler Husilere destek veriyor. Ali Salih Sünni’dir. Söz konusu olan farklı gruplar arasında kıyasıya iktidar mücadelesi ve bölgesel güçlerin bundan yararlanmaya çalışmasıdır. Konunun mezhep boyutu elbette vardır ama sadece bu yön yaşananları anlamamıza yetmez. Olay daha karmaşıktır. Middle East Journal editörü Michael CollinsDunn, “Beware the Sunni-Shi‘ite Conflict Narrative” başlıklı yazısında bu noktaya dikkat çeker. Konunun dünyaya Sünni-Şii mezhep çatışması olarak sunulmasında hem İran’ın, hem de Suudi Arabistan’ın rolü var. İran, kendine övünme payı çıkarmak ve gücünü olduğundan fazla göstermek için konuyu bu şekilde sunarken, Sünni çoğunluğun yönettiği ülkelerde Şii azınlık İran’ın 5. kolu olarak sunulmak isteniyor. Suriye ve Irak’ta mezhep çatışması söylemi geçerli. Şimdi buna Yemen de eklendi. Dunn’ın yazdığı gibi İran ve Suudi Arabistan’ın propagandasını güçlendiren bu söylem kabul edildikçe “self-fulfilling prophecy” haline geliyor.
Ortadoğu’ya yaklaşırken temel alınması gereken kriter din veya mezhep olamaz. Kriter ülkenin çıkarları olmalıdır. Karmaşık olguları basite indirgeyerek, siyah-beyaz ikilemi çerçevesinde anlamaya çalışmak, grinin farklı tonlarını görmemek insanlara özgü bir şeydir. Dış politikada böylesi analizlere yer yoktur. Olayları, olguları tüm karmaşıklığı içinde anlamaya çalışmak, incelemek gerekir. Yemen için de bu geçerlidir. Suudi Arabistan ve İran mezhep söylemi arkasında kendi devlet çıkarlarını ilerletmeye çalışıyorlar. Olan Yemenlilere olacak. Yemenliler ulusal diyalog başlatarak, uzlaşarak ülkelerine sahip çıkmazlarsa felakete sürüklenecekler. Suriye’ye bakıp ders alsınlar.

Yazarın Tüm Yazıları
Burkini ve özgürlükler 
Joe Biden ziyareti    
Halep savaşları 
Türk Akımı gerçekleşecek mi?    
Yine mülteci konusu 
Türkiye ve Rusya 
Din ve siyaset 
Rakamlarla mülteci sorunu 
Sıcaklar, kuraklık 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dünya nereye gidiyor? 
Darbe girişimi ve dış politika 
Çözüm daha çok demokrasi 
Sol nerede? 
Sırada İtalya mı var? 
NATO’nun Varşova sınavı 
Avrupa’nın asileri 
Dış politikada doğru adımlar 
İngiltere’nin işi zor 
Büyük Britanya mı, küçük İngiltere mi? 
Avrupalılar ve dünya 
Brexit: Kötü fikir 
Brexit ötesinde AB şüpheciliği 
Demografi ve Avrupa 
1916 Orta Asya ayaklanması 
Ortadoğu’da gençler ne düşünüyor? 
Avrupa ve aşırı sağ   
Doğu Akdeniz’de su sorunu 
Dünya İnsani Zirvesi İstanbul’da 
Ortadoğu’da sınırlar 
Sykes-Picot 100 yaşında 
Vize muafiyeti olacak mı? 
Rusya, Türkiye: Yapısal sorunlar 
22 Mayıs seçimleri yaklaşırken 
Vizesiz Avrupa  
Dine dayalı devlet 
100 yıl sonra Kut’ül Amare 
Irkçılık 
İslam dünyasının durumu  
Kaliteli Rusya analizi 
Panama belgeleri depremi 
BM Genel Sekreteri kim olacak? 
Terörizm ve nükleer güvenlik 
IŞİD’le mücadelede ilahiyat 
Teröre lanet 
Brüksel’den ne çıktı? 
Büyük pazarlık 
Türkiye-AB anlaşması 
Basın özgürlüğü 
Oscarlar ve Spotlight 
Türkiye-AB zirvesine doğru 
İran nereye? 
Suriye: Obama’nın iflası 
Zor günler 
Suriye açmazları 
Suriye’de ateşkes mi? Chamberlain’in hayaleti 
Su ve elektrik 
Suriye: Köyün minareleri 
AB ve gelecek 
Dördüncü endüstri devrimi 
Temelleri sarsılan AB 
Avrupa’nın kaybolan rüyası 
Ortadoğu’da bir Çinli 
İslam dünyasının durumu 
Avrupa’nın popülizm sorunu 
Suudi Arabistan-İran krizi 
ABD’de kadın başkan 
2016’ya “Merhaba” derken 
Ne olacak bu AB’nin hali? 
Dış politikada gerçekçilik 
Türkiye-İsrail ilişkileri 
Ortadoğu’da mezhep kavgaları 
Tarihi Paris anlaşması 
İslam, Müslümanlar, Batı 
Türkiye ve AB üyeliği 
Stratejik rekabet 
AB-Türkiye zirvesi 
Gerilimi düşürme zamanı 
20 yıl sonra Bosna 
Gözler Paris’te 
İklim değişikliği ve global endişe 
Yaklaşan G20 zirvesi 
Su ve İsrail 
Diğer seçimler: Azerbaycan 
Türkiye: Umut ve kaygı 
Coğrafya ve politika (jeo-politik) 
Rusya’nın artan askeri gücü 
Terörizm başaramaz 
Seçimlere doğru Türkiye 
Putin Suriye’de neyin peşinde? 
Enerji, AB, İran 
Hac faciasının düşündürdükleri 
BM başarılı oldu mu? 
Sürdürülebilir kalkınma hedefleri 
Yunanistan’a istikrar gelecek mi? 
Corbyn başarabilir mi? 
Suriye satrancında Rusya 
İnsan kaçakçıları 
Savaşların kurbanı çocuklar 
Mısır’ın enerji piyangosu 
Yine suyun önemi 
AB’nin mülteci krizi 
AB’nin mülteci krizi 
Tsipras’ın sınavı 
Türkiye’de karar halkın 
Türkiye’ye üzülmek 
Stratejik bir kaynak: Su 
Başka bir “çılgın proje” 
Çocuklar öldürülmesin! 
Enerjide Türkiye-AB işbirliği 
Türkiye ve uyanan dev 
IŞİD’le savaş 
Yunanistan: Sönen umutlar 
AB’nin geleceği 
İran’la tarihi anlaşma 
Rusya’nın ayıbı 
Evet mi, hayır mı? 
Suriye’ye dikkat 
İran’la anlaşma olacak mı? 
ABD’ye bakış 
Rakamlarla mülteci krizi 
Magna Carta 800 yaşında 
Dünyada silahlı çatışmalar 
Yunanistan’ın geleceği 
Türkiye’de yeni dönem 
Güç paylaşımı, Lübnan 
Güç paylaşımı, Kuzey İrlanda 
Güç paylaşımı, Bosna 
Geçmiş ve gelecek 
ABD’nin Irak fiyaskosu 
Arakan Müslümanlarının trajedisi 
Siyasette deprem 
Zafer günü 
İngiltere nereye? 
Akdeniz’de stratejik dengeler 
ABD’nin Türkiye’ye bakışı 
Vietnam Savaşı’nı hatırlamak 
Akdeniz trajedileri ve AB 
Yunanistan: Karar zamanı 
Seçimler ve sonrası 
Esas konu geleceğimiz 
Milletin makûs talihi 
Siyasette yeni soluk 
Siyasette yeni soluk 
Çoklukta ölüm bile tatlıymış… İnanmayın! 
İran’la satranç 
Bir yıl sonra Kırım 
İnternete bakış 
Çanakkale geçilmez 
Netanyahu sınavda 
Kadın liderler zorda 
Rumlar ne düşünüyor? 
Savaş çığırtkanı Netanyahu 
Rusya ve Putin 
Demokrasi, demokratlık 
Avrupa’nın kaderi Almanya ve Rusya’nın elinde 
Türkiye’nin kadınla sınavı 
Ukrayna anlaşması kalıcı mı? 
Yunanistan’ın kader günleri 
Avrupa’nın Ukrayna sınavı 
Yakarak öldürmek 
Sina’da ne oluyor? 
Ekonomi ve siyaset 
Yunanistan kavşakta 
Dünyada demokrasi geriliyor mu? 
Euro bölgesinin sorunları 
Avrupa ne yapmalı? 
Müslümanlar ne yapmalı? 
Terörizm hepimizin düşmanı 
Risk toplumu 
Robotlar ve işçiler 
2015: Seçimler yılı 
Güzel Türkçemiz 
Enerji jeo-politiğinde LNG 
2015’te Ortadoğu 
Putin zorda 
Yunanistan’a dikkat 
Gelir uçurumu 
Enerji oyununda kritik gelişme 
Nükleer enerji 
Yeni soğuk savaş mı? 
Dünya Bankası’nın iklim raporu 
Yine iklim değişikliği 
İran’la anlaşma mümkün olacak mı? 
ABD ve Çin sürprizi 
Küreselleşmenin neresindeyiz? 
Mescid-i Aksa 
İngiltere AB’den çıkacak mı? 
ABD Kongresi için yarış 
Ukrayna ve Tunus’ta kritik seçimler 
Türkiye’nin G20 dönem başkanlığı 
Petrol fiyatları düşerken 
Eşitsizlik sorunu 
Küreselleşme ve dünya düzeni 
Ebola tehdidi  
Kurbanlar 
Türkiye’nin Ortadoğu sınavı 
Dünya düzensizliği ve BM 
IŞİD hedefte 
Barbarlar kapıdayken 
İskoçya: Kader günü 
İskoçya’dan Katalonya’ya 
İskoçya referandumu 
Kissinger’in “Dünya Düzeni” 
Kritik NATO zirvesi 
Arap dünyasında siyasal İslam 
Türkiye’de yeni dönem (mi?) 
AB ve Akdeniz 
Deneme sırası Norveçlide 
Putin, Aliyev, Sargsyan 
2014’te insani kalkınma 
Kavşaktaki Türkiye 
Türkiye ne düşünüyor? 
Uluslararası guguk 
10 Ağustos ve Kıbrıs 
İsrail kazanabilir mi? 
Yazacak ne kaldı? 
Hepimiz Gazzeliyiz 
Gazze senaryoları 
Filistin trajedisi 
Su sorunu ve uluslararası su hukuku 
Müslümanlar radikalizme karşı 
Türkiye cumhurbaşkanı 
Savaş: 100 yıl önce ve şimdi 
Çin ve Ortadoğu 
Dünyanın mülteci sorunu 
Türkiye ve Arap dünyası 
Dış politikada gerçekçilik 
Dış güçler 
Bravo Obama 
AB’nin yeni açmazları 
Kapitalizm ve eşitsizlik 
Mısır nereye? 
Öteki Avrupa seçimleri 
Küresel ısınma ve güvenlik 
Avrupa nasıl yolunu kaybetti? 
Washington’dan Biden geliyor 
Batı sonrası düzen 
Türkiye’nin enerji amaçları 
Doğu Akdeniz ve Çin 
Irak’ın geleceği 
Transatlantik ilişkiler, Türkiye 
Orhan Veli 100 yaşında 
Kıbrıs- Güney Afrika 
Ukrayna bıçak sırtında 
Etnik anlaşmazlıklara çözüm 
Türkiye-AB ilişkileri nereye? 
Afganistan’da kritik seçimler 
Türkiye’de “yeni dönem” 
Türkiye seçim sınavında 
Türkiye yanlış yolda 
Yasaklarla nereye kadar? 
Kırım’ın ilhakı ve biraz tarih 
Kırım: Kritik gün 
Ukrayna, Kırım, enerji 
Eşitlik: Uzun ince yol 
Ukrayna dersleri 
Rusya Kırım’a dönüyor mu? 
Venezuela’da ne oluyor? 
Kiev “Meydan muharebesi” 
Kiev alev alev 
Rusya, Mısır, Doğu Akdeniz 
Türkiye, İsrail, Doğu Akdeniz 
Müzakereler başlarken 
Soçi Olimpiyatları başlarken 
Döviz ve durum tespiti 
Fransa-Türkiye ilişkileri 
Ukrayna: Rusya-AB rekabeti 
Gözler Cenevre 2’de 
2014’te savaş çıkar mı? 
Siyasi partilerin geleceği 
Downer başarabilecek mi? 
Cesur yeni dünya 
Avrupa’da aşırı sağa bakış  
Ekonomik beklentiler zayıf 
2014 ve Kıbrıs 
2014 ve Türkiye 
Mandela: Özgürlük meşalesi 
Ortadoğu’da Türkiye algısı 
Eleştirel ve özgür düşünce 
Fikirler, özgürlük ve hukuk