Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm!

01 April 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Maraş tartışmalarının Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde öncelikli hale gelmesini siyasetin meşruiyeti ve makuliyeti açısından da düşünmek gerekiyor. Maraş’ı gündeme alan adayların meşru ve reel düzeydeki siyasal güç tablosunda bu konuyu aydınlatmaları gerekmektedir…

Adaylar için Maraş ne ifade ediyor?
Bir kere KKTC parlamenter sistemle idare edilmektedir. Lakin Maraş açılımı yapan adaylar, Başkanlık sistemindeki yetkilerle donatılmış gibi konuşuyorlar. Bunlarla birlikte KKTC’nin kuruluşuna ve anayasal yapısına hakim olan ateşkes halinin de bu tür güvenlik boyutlu açılımlara cevaz vermediği de vakıadır. Maraş gibi önemli bir konuda, Cumhurbaşkanı’nın arkasında duracak KKTC Meclisindeki siyasi güç dağılımı son derece önemlidir. Öyle ki, Maraş açılımı bugünkü siyasi tablo içerisinde realist de değildir. Dahası uyuşmazlığın çözümünde kritik öneme sahip Maraş gibi bir konunun garantör ülke Türkiye tarafından da çözümün bir parçası olarak kabul edildiği bilinmektedir. Müzakerelerde Cumhurbaşkanı’nın içeride KKTC Meclisindeki güç dağılımını arkasına alması gerektiği gibi, Türkiye’nin de dış destek bakımından tutumu ve desteği son derece önemlidir. Müzakere masasının hâlâ açık olduğu bir süreçte, Maraş konusunu gündemine alan Cumhurbaşkanı adaylarının, konuya Kıbrıs Türklerinin ulusal çıkarları bakımından ne derece rasyonel yaklaştıkları da şüphelidir. Doğrusu Kıbrıs uyuşmazlığını ve müzakerelerini Maraş’a indirgemek hem riskli hem de Cumhurbaşkanı seçilecek adayın elini kolunu bağlamasına sebep olacağından pek makul bir tutum değildir.
Kıbrıs uyuşmazlığı Maraş’a indirgenemez
Kıbrıs uyuşmazlığını Maraş’a indirgemek olası müzakere sürecinde uluslararası topluma yanlış mesaj vermeyi de beraberinde getirecektir. Kıbrıs’ta çözüm planı içerisinde Maraş konusunun esnemesi elbette manalı olabilir. Adayların alternatif ve kapsamlı çözüm planı ortaya atmaları beklenirken kolaycı biçimde Maraş’ı çözümün kendisi haline getirmek müzakerelerde boyut değişikliğine yol açabilir. Maraş’ın kendisini çözüm yerine koymak, ölçek düşürmeyi başından kabul etmek anlamına geliyor. Kıbrıs uyuşmazlığında Maraş’ı seçim malzemesi haline getirmenin de yukarıda zikredilen ana hususlardan ötürü siyasi anlamda riskli olacaktır. Öyle ki kapsamlı bir çözüm planı yol haritası yapmak varken çözümü Maraş’a indirgemek; daha çok Anastasiadis’in tezi olan “Maraş’ı verin iyi niyetinizi görelim” ya da “Rum halkının gönlünü alalım” yaklaşımını da güçlendirmek anlamına gelmiyor mu? Anastasiadis’in müzakerelerden çekilmesi sırasında ulusal çıkarlarına kıskançlıkla sarılması ortada iken; bazı adayların Maraş üzerinden “yumuşak” ve profili düşük kampanya yapması da global çözüm ekseninden uzaklaşmayı tetikleyebilir. Maraş tartışmaları çözüm algısında kırılma yaratma ihtimali yüksek bir konudur.

Çözümden uzaklaşma tehlikesi
Müzakereler evrensel anlamda sıkı pazarlık yapma, genel olarak Kıbrıs halklarının milli gelirini ve refahını maksimize etme stratejik anlayışına dayalı olarak sürdürülmesi ve sonuçlandırılması gereken ulusal bir meseledir. Kıbrıs uyuşmazlığında rol oynayan aktörlerin bazıları Kıbrıs Türklerine izolasyonların kaldırılmasını bile çok görürken, Maraş üzerinden bu denli “alttan alma” tutumu, Güney’deki siyasi baronların algılarına şerbet dökmek manasına da gelebilir. Dolayısıyla çözüm vizyonunu Maraş’la sınırlamak; esas çözüme dönük yanlış algılamalar oluşmasına yol açabilir.
Ve elbette meseleye göçmen olmuş ve uzun yıllardır bireysel mülklerine dönmek isteyen insanlar açısından da bakılması gerekiyor. İnsani boyut önemlidir. Lakin siyasetin dilinde böyle bir gerekçe de olmadığı aşikardır. “Maraş açılımı”nın, uzun yıllar çözüme hasret kalmış ve 24 Nisan 2004’de BM Planına “Evet” demiş Kıbrıs Türklerini uluslararası toplumdan kopuk bırakmamasına özen göstermek şarttır.
Özetle, Kıbrıs’ta acil ve değeri yüksek olan şey sadece çözümdür. Çözüm dışındaki tüm adımlar pişmiş aşa su katmaya yol açabilir.
Not: Dileyenler Başlık ve yazıyı 1 Nisan şakası olarak da okuyabilirler…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!