Prof. Dr. Vedat Yorucu

 

Barcelona kıyı ötesi (offshore) protokolü

07 April 2015, Tuesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

İsrail, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku’nu imzalamayan ülkelerden biridir. Aynen Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri gibi, İsrail de ulusal çıkarları ve kıyıdaş komşularıyla yaşadığı siyasi uyuşmazlıklar nedeniyle, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin dışında kalmıştır. Ancak İsrail, 1994 tarihinden beridir, bazı ülkelerle ikili veya çoklu antlaşmalar yaparak, “Barselona Kıyı Ötesi Protokolu” kurallarına bağlı olarak, 1976’da belirlenen “Akdeniz ve Bölgesi için Deniz Kıyıları ve Çevre Güvenliği” kapsamında ikili antlaşmalara imza atmaktadır. “1976 - Barcelona Offshore Protocol” diye isimlendirilen söz konusu Deniz kıyıları ve Çevre Sözleşmesi, denizlerden çıkarılacak petrol ve doğalgaz faaliyetlerinde sürdürülebilir çevre ve kıyı güvenliği ile diğer güvenlik konularını kapsayan çok geniş çaplı yasal mevzuattan ibarettir.
***
1976 yılında yürürlüğe giren Barselona Sözleşmesi’ne, İsrail 2005 yılında imza koymuştur. Bu protokol kapsamında “çevresel atıkları” düzenleyen bu protokol 1978’de yürürlüğe girmiştir. Karasal atıklardan kaynaklanan Akdeniz’deki kirliliğin korunmasına yönelik protokolü 1978’den beridir uygulayan İsrail, Akdeniz’de oluşabilecek her türlü çevre felaketine karşı, bu protokol kapsamında yasal tedbirleri almış durumdadır. 1994’te hazırlanan “Barselona Kıyı Ötesi Protokolü” nün 2011’de AB Hukukuna uygun olarak uyumlaştırılmasıyla birlikte, Avrupa Birliği bu protokolü 2013 yılında onaylayarak, bu protokole uygun olarak Yönergeler çıkarmıştır. İsrail, AB’nin de kabul ettiği bu protokolü 1994’te imzalamış olmasına rağmen, kendi Meclis’inden henüz onaylatmamıştır.

Ancak, bu protokol Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve Suriye Meclisleri’nden onaylanarak, Devletlerarası antlaşma olma özelliğini kazanmıştır.
***
Buna göre, Güney Kıbrıs Rum Kesimi 14 Kasım 1994’te imza koyduğu bu antlaşmayı, 16 Mayıs 2006 tarihinde kendi Meclisi’nde oylatmış ve 24 Mart 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe koymuştur. Aynen Güney Kıbrıs gibi, Suriye Devleti de, 20 Eylül 1995’de bu antlaşmayı imzalamış, 22 Şubat 2011’de kendi Meclisi’nde oylatmıştır. 24 Mart 2011 tarihinden itibaren bu antlaşma Suriye’de de yürürlüğe girmiştir. Bu iki ülke yanında, Avrupa Birliği de bu antlaşmayı 17 Aralık 2012’de imzalamış ve 27 Şubat 2013 tarihinde Avrupa parlamentosunda onaylatmıştır. Mısır, Türkiye ve Lübnan, bu antlaşmayı benimsemediği için imzalamamıştır. Yunanistan ise bu antlaşmayı İsrail ile birlikte, aynı gün, 14 Ekim 1994 tarihinde imzalamıştır. Ancak, şimdiye değin atılan imzalar, ulusal Meclislere götürülmemiştir.
***
Avrupa Birliği ile ikili antlaşmalar yapan Barselona Protokolü kapsamındaki diğer devletler, bir şekilde Avrupa Birliği’nin öngördüğü “Akdeniz’de Deniz ve Kıyı Güvenliği Yönergesi’ni” dolaylı olarak uygulamak zorunda kalmaktadır. Avrupa Birliği’ne üye olmamalarına karşın, AB’nin öngördüğü yönergeleri AB üyesi devletmişler gibi aynen kabul edip uygulamak zorunda kalmışlardır. Ancak Mısır, Türkiye ve Lübnan bu uygulamanın tamamen dışındadır.
***
Lübnan, İsrail, Filistin Yönetimi ve Mısır, AB ile ayrı bir işbirliği antlaşması imzalayarak, “Avrupa Komşuları ile İşbirliği Yapmak ve Yardımlaşma” sağlanması hususunda kendi aralarında tamamen ayrı bir antlaşma imzalamışlardır. Bu antlaşma, Barselona Protokolü kapsamındaki hususları kapsamıyorsa da, Doğu Akdeniz’deki çevrenin korunması ve deniz güvenliği konularında, genel ölçülerde bağlayıcılığı olan önemli hükümler içermektedir. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında devam eden AB başlıklarının görüşülmesi ve AB müktesebatına uyumlaştırma, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin aksi tutumu nedeniyle askıya alındığından, Avrupa Birliği’nin Barselona Protokolü çerçevesinde üye olmayan devletlerle yaptığı antlaşmalar Türkiye için geçerli değildir. Hiçbir bağlayıcılık içermemekle beraber, Avrupa Birliği’nin Türkiye üzerinden elde edeceği menfaatlerin de yok olmasına neden olmaktadır. Bunun suçlusu, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’dir.
***
Bu vesileyle, Doğu Akdeniz’deki kıyı güvenliği, çevrenin korunması, denizlerin sınırlandırılması, münhasır ekonomik bölgeler gibi uyuşmazlıkların, yalnızca 1982 Deniz Hukuku ve AB Müktesebatı kapsamında ele alınmasının yanlış olduğunu burada belirtmekte yarar görürüm. Başta Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, dünya kamuoyundan dışlanarak suçlanmasının büyük bir yanılgı olduğunun bilinmesinde yarar görürüm. Ülke hukukçularının, burada irdelediğim konuları detayları ile ele alarak, görsel ve yazılı basında kamuoyu ile tartışmalarında büyük fayda vardır. Biz akademisyenlere düşen görev de, bu konularda yapacağımız araştırmalarla bu haksızlığı yabancıların bilgisine getirmektir. Konunun esasını doğrularıyla anlatmaya yardımcı olmak ve bilinmeyenleri yabancı diplomatların bilgisine getirmektir.

Yazarın Tüm Yazıları
Dış ticaret gelişmeleri (2016 Ocak-Mayıs) 
KKTC Merkez Bankası 2016 yılı ikinci çeyreği bülteni: Bütçe gelişmeleri 
Türk akımı doğalgaz boru hattı hayat buluyor 
Amerikan Merkez Bankası ışığı yaktı: Eylül’de faizleri arttıracak gibi 
Devlet Planlama örgütü bilgilendirdi: Poly Peck PLC’yi hatırlattı       
Kıbrıs’ta genel sağlık sigortası tamam 
Sterlin neden düştü? 
Esnaf ile alay mı ediliyor? 
Türk Hava Limanları’nda iç hatlara yönlendirilmemizin ekonomik zararları 
Türkiye’deki yabancılar 420 milyon dolarlık bonoyu sattı 
Olağanüstü Hal ilanı Türkiye Ekonomisine nasıl etki eder? 
Askeri darbe girişiminin ekonomik sonuçları 
Güney Kıbrıs Ekonomisi’nde sevinç           
Borsalarda ve kambiyo piyasalarında son durum 
Düşünce Taslağı: Sosyo-ekonomik – politik(2/2) 
Sosyo - ekonomik - politik  (1/2) 
Bayram yerleri    
İsrail ve Rusya ile normalleşen ilişkilerin ekonomik faydaları 
İngiltere’nin AB üyeliğinden çıkmasının doğuracağı sonuçlar 
Genel Gıda ve Yem Yasası neden yürürlüğe sokulmuyor? 
Küçük esnaf ve zanaatkârlar dertli: Mali desteğe ihtiyaç var 
Brexit Gerçekleşirse Sterlin’in dümeni kopmaz 
23 Nisan İlkokulu neden başarılı? Kolej sınavlarında önemli başarı 
2016-2018 Yapısal Dönüşüm Programı’nda yüksek öğretimin yeri 
Alo Alo!......Telefon 
Ekonomik protokol neden sessiz sedasız imzalandı? Telefon ve elektrik satılacak mı? 
İşadamı, KKTC’ye neden yatırım yapmaz? 
Seyrüsefer harçları konulu yazıma gelen okuyucu yorumları 
Bakan Serdar Denktaş’a: 
Avrasya Araştırmaları Enstitüsü ve Kazakistan Kongresi’nden çıkardığım sonuçlar 
Kazakistan’da uluslararası ekonomi, finans ve enerji kongresi 
Dünya Borsaları’ndaki düşüşlere dikkat 
ODTÜ Enerji Konferansı’ndan anekdotlar 
Doğu Akdeniz Enerji Güvenliği ve Jeopolitiği Konferansı 
UBP-DP hükümet programı – (3): Ekonomi ve özelleştirmeler olumsuz, enerji ve hidrokarbonlar olumlu 
UBP-DP hükümet programı -2 
UBP-DP hükümet programı (1) 
Amerika çözümü finanse edecek-miş !!! 
KKTC Merkez Bankası’nın 2015 yılı raporu 
Arif Feridun – “Yazgı” 
Kıbrıs ekonomi zirvesi yazılarıma gelen okuyucu mektubu 
CTP-UBP hükümeti, gerçekleri bal gibi biliyordu 
Sanat ile ekonominin arakesitinde bir yıldız: İlde Atik 
DPÖ’ye dikkat ediniz 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi (3/3) 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi (2/3) 
Kıbrıs ekonomi zirvesi (1/3) 
Hani turizm örgütü nerede? 
Dış ticaret bilançosu ne durumda? 
DAÜ’de, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz hidrokarbon konulu konferans 
KKTC’deki bütçe gelişmeleri 
Parasal ve finansal gelişmeler (2015 IV. Çeyrek Bülteni) 
KKTC’de kara para aklanıyor mu? Maliye Bakanı Özgür’e düşen yükümlülükler 
Ercan Havalimanı’na neden 11 milyon dolar? 
Kat sınırı emirnamesi işe yarar mı? 
Brüt krediler’de ki düşüşe dikkat ediniz 
Türkiye angajman kurallarını uyguluyor 
Görüşme süreci ve Federal Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk ekonomisi raporu hakkında 
Yerel sanatçılara da yer verilsin 
Hükümet düğümünü atacak olan da, bozacak olan da Kıb-Tek olacaktır 
Kürt Amerikan Enerji Koridoru: Hatay’a dikkat ediniz 
Radar Reşat’ın KKTC ekonomisine bakışı 
Yükselen ekonomilerin hepsi zorda 
KIB-TEK, vatandaşı tiftikliyor 
Güney Kıbrıs ekonomisi ne durumda? 
Halkın Partisi’nin özelleştirme politikası (2/2) 
Halkın Partisi’nin özelleştirme politikası (1/2) 
Halkın Partisi’nin ekonomik vizyonu 
2016’da bizleri nasıl bir ekonomi bekliyor? 
Sosyal güvenlik sistemi battı  
Sosyal Güvenlik ağı güçlendirilip genişletilmelidir 
Emeklilik sistemini düzeltmenin tek yolu iradedir 
İsrail-Türkiye yakınlaşmasının temeli doğalgaz 
Kumarhanelerin ekonomik faydası artık tartışılır oldu 
Amerika Merkez Bankası ve faiz artışı beklentisi  
Doğalgaz ittifakı, görüşmelere zarar verir 
Akdeniz enerji halkası 
Kıbrıs Türk Turizm Örgütü ne zaman? 
Türk Rus gerginliği ve olası ekonomik sonuçları 
2016 yılı bütçesi değerlendirmelerim (3 - son) 
2016 yılı bütçesi değerlendirmelerim-(2) 
Böyle bütçe mi olur?  
Program olumlu ve desteklenmeli 
2016-2018 Orta Vadeli Program Taslağı -3 
2016-2018 orta vadeli program taslağı -2 
2016-2018 orta vadeli program taslağı -1 
Orta vadeli program 
Euro’ya geçmek mümkün mü? 
Derinya kapısı geçişlerinden ekonomik kazanç beklemiyorum 
Derinya kapısı geçişlerinden ekonomik kazanç beklemiyorum 
Şeytanca alınan karar: KIBTEK’in görev zararları halka ödettirilecek 
Yeni bir faiz yasasına ihtiyaç vardır 
Olası çözümün maliyetini kim karşılayacak? 
Olası çözümün maliyetini kim karşılayacak? 
Olası bir çözüm sonrası, muhtemel ekonomik endişelerim 
Direk ticaret tüzüğü olmadı Çözüm bize ne kazandırır? 
ASGARİ ÜCRETLE İLGİLİ BİR OKUYUCU MEKTUBU 
CTP hizaya geldi!!! 
Eğitimdeki sorunların temeli irade ve ekonomik çıkmazdır 
GENEL SAĞLIK SİGORTASI YARARLI BİR UYGULAMADIR 
GENEL SAĞLIK SİGORTASI YARARLI BİR UYGULAMADIR 
Kıbrıs’ın havası da, ekonomisi de toz duman içinde 
B20 Zirvesi ve Ankara 
Dış ticaretimiz ne durumda 
Bütçe gelişmeleri 
Eylül’de fedfaiz’i artırır mı? 
FED Eylül’de faiz’i artırır mı? 
Dümeni kopan Türkiye ekonomisi 
Çin Devalüasyona gitti: Dolar ve Euro’nun durumu 
Güney Kıbrıs’ın ekonomik durumu 
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Doğalgaz Ticareti’ndeki önemi 
Doğalgaz piyasasına Avrupa’dan bakınca 
Döviz dalga dalga 
Güney Enerji Koridoru’nda enerji denklemi değişti 
CTP-UBP koalisyonu hükümet programı  
Yeni kabine 
Avrupa, Türkmenistan ve Azerbaycan gazına göz dikti 
KKTC Merkez Bankası’nın 2015 Yılı Birinci Çeyreği Bülteni  
Yunanistan’daki radikal sol, çok erken çark etti 
“Su Yönetimi Projesi” başlıklı yazıma, eski Ekonomi ve Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz cevap verdi 
Amerika faizi artırmadı...Dolar şimdi ne olacak? 
Amerika Merkez Bankası Faiz’i artırır mı? 
Su yönetimi projesi 
Döviz şimdi ne olacak? 
İstatistik Dairesi’nde nihayet iyi işler yapılmaya başlandı 
24’üncü Dünya İşletmecilik Kongresi 
Kıbrıs Ekonomi Zirvesi’nde ekonomik entegrasyon irdelendi 
Transit Ticaret Merkezi – Kıbrıs (Cyprus As A Transit Trade Centre) 
TRT modeli özerklik 
Suriye gaz havzası 
Millî Direnme Ekonomisi  
CTP 
BRT’de doğru işler yapılmaya başlandı: Mete Tümerkan’la uğraşmayı bırakınız 
Kıbrıslı Rumların ekonomisi battı 
Dragon çayı, KKTC’nin stratejik konumunu güçlendirecektir 
Kıbrıs patatesi 
İstanbul’dan ekonomi gözlemi 
Amaranta Vadisi’ndeki yabancılara müjde 
Ne kadar ayakları üzerinde duran ekonomi yarattınız ki? 
Kıbrıs doğalgazı açmazda: Sıkıştırılmış doğalgaz revaçta 
Çamlıbel birinci Ekogünü Yerli üretim ve kültürel miras’ın korunması 
Genel Sağlık Sigortası’na geçilecek: GSS Koordinatörü Dr. Aykut Üretici’nin anlattıkları 
Taksiciler çok dertli 
Belediyeler Bütçesi ve Birlik Başkanı’nın feveranı 
Türkiye’de konut satışları 
Lübnan gaz havzası 
Yerli üretim desteklenmeli 
Dolar’ın ateşi düşmüyor 
Nobelli Ekonomist Stiglitz’in yeni önerileri: “İç talebe bağlı büyüme modeline geçilmeli” 
Yunan halkını acaba neler bekliyor? 
Kolej sınavları hakkında okuyucu yorumları 
Bir acayip kolej sınavı 
Yunanistan’daki radikal sol’un zaferi ve ekonomik beklentiler 
Kur ve faiz hareketlerinin 2015 beklentileri 
İstatistiğin önemi 
Turizm örgütü  
Dünya ham petrol fiyatlarını doğru okuyabilmek 
Sağlık Bakanlığı 2014 yılı icraatları 
Gelir eşitsizliğinin bedeli 
Siber Hanım’ın işi zor! 
KKTC’de Euro’ya geçiş mümkün müdür? 
Dünya petrol fiyatları 
Ada ekonomileri için denk bütçe uygun değildir 
Mevduat neden bu kadar hızlı artıyor? 
2015 yılı bütçesi ile reform olmaz 
Emtia, metal ve enerji piyasaları’nda son durum