Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Şantekler Kabare ve Bağımsızlık!

19 April 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Şantekler, 1950'lerin Kıbrıs’ının meşhur kabarelerinden. Eskilerin hepsi Şantekleri bilir. Rum seçkinlerinin de gittiği yerlerden biri olduğu bilinir...  Gerçi Rumlar kabare demezler, pavyon derler. Kıbrıslıların Rum’u da Türk'ü da aslında çok “gırgır” insanlar vesselam!

Bunun sebebi de “ciddi” işleri gırgıra, gırgırı da ciddiye almalarıdır. Buna en iyi örneklerden biri de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş resepsiyonundaki bu naiflikte bulmak mümkün…

Kıbrıs bağımsızlık resepsiyonu

Dr. Servet Sami Dedeçay, kendisi ilk kadın cumhurbaşkanı adaylarımızdandır ve diğer bir özelliği de 1960 Anayasanın Türk hazırlık komisyonu başkanı Prof. Dr. Nihat Erim’in sekreterliğini icra etmiş olmasıdır.

Dedeçay ile sohbet ederken ondan cumhuriyet resepsiyonunun Şantekler Kabaresi’nde yapıldığını öğrendim... Gerçekten son derece ilginç bir anektod. Belki sizler için Cumhuriyetin bağımsızlık resepsiyonunun kabarede kutlanması küçük bir ayrıntı. Ama bu ayrıntı siyasi kültürümüzdeki yeri bakımından önemli bir nüans… 16 Ağustos 1960'da bağımsızlık kutlaması Makarios ve Dr. Küçük Başkanlığında Şantekler Kabare’de bir resepsiyonla kutlanmış!    Düşünebiliyor musunuz? Kıbrıs Cumhuriyeti’nin doğuşunu Şantekler Kabare’de kutlamış bir siyasi zümre! Yani sömürgecilikten kurtulma kabarede kutlanıyor! Aslında işin ne kadar ciddiye alındığını buradan anlamak bile mümkün! Evlilik düğününü kerhanede yapmakla, Cumhurbaşkanı ve Türk muavini eşliğinde devletin doğuşunu kabarede kutlamak arasında bir fark olduğunu sanmıyorum! Boşuna Kıbrıs için “Akdeniz’in yosması” dememişler! Devlet doğarken halka değil kabareye doğmuş… Tabii siyasi elitlerin “bağımsız” devlet algısını da öğrenmiş oluyoruz…

 

Sömürgeden kabareye...

55 yıllık serüven aslında bir biçimde kopuksuz sürüyor! Son 52 yıldır kabarede resepsiyonu verilen devletin tereke kavgası iki tarafta da farklı biçimde devam ediyor. Doğuşu kabarede kutlanan devletin vesayet davasını hiçbir BM Genel Sekreteri bitiremiyor...

Bunun ne zaman sona ereceğine ilişkin ciddi bir yol haritasına maalesef dün tamamlanan seçim propagandaları sırasında da rastlamadık! Kavga zaten halkın bağımsızlığını ve onurunu kurtarma biçiminde değil; elitlerin kendi içinde konum elde etme mücadelesi olduğunu söylemek için arenaya çıkan adayların söylemlerine bakmak bile yeterli olur sanırım! Afrika’da da birçok ülke sömürgelikten bağımsızlığını onuruyla kazandı... Sonrasında onlar da bağımsızlıklarını çeşitli nedenlerle yitirdiler ama olsun…

 

Devlet kabarede doğarsa…

Sanırım hiçbiri ülkesinin bağımsızlığını kabarede kutlamamıştır... Buradan bakıldığında “Avrupalılığımız” Afrika’dan geri... Ülkemizde gazinoların ve gece kulüplerinin varlığından “muhalifiyle/ statükocusuyla” siyasi elitlerin hiçbirisinin rahatsız olmamasının kökeninde acaba Şantekler Kabare’de doğan devletin etkisi de var mıdır? Antropolojik açıdan incelemeye değer bir veridir. Şanteklerde kutlanan bağımsızlığın Birleşik Krallık’ın statüsünü konuşmadan seçim tamamlayan aktörlerin varlığına tepki duyulmamasıyla da bir bağlantısı olabilir. Bu durumdan siyasi aktörlerin tümünün de nasibini alması siyasetten umudu kesmek için yeterli bir ipucudur.

Bunun üzerinde düşünmek gerekir. Siyaset reel verilerle yapılmadığı sürece insanların ondan kendilerine ait bir şey bulmaları son derece güçtür. Siyasetin klişelerle evlendirilmesinde “Doğululuk” kimliğimizin bir etkisi olabilir. Belki de kabarede kutlanan bağımsızlık resepsiyonunun da bu kimlikle bağlantısı olabilir.

Bu tespitlerle birlikte seçimin ülkemize ve halkımıza hayırlı olmasını dilerim…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!