Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Siyasi ekollerin son örneği!

29 April 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Kısa Kıbrıs Türk siyasi tarihinde 4. ve “son” ekol, yeni cumhurbaşkanı seçildi… Her şeyden önce yeni cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Akıncı’yı tebrik eder, ülkemizeve halkımıza hayırlı olmasını temenni ederim…

KKTC cumhurbaşkanları ve ekoller…

KKTC’de ilk ekol merhum kurucu cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’tı… 1976-2005 yılları arasında ilk iki seçimde devlet başkanı seçildi; sonrasında KKTC’deki dört seçimde de cumhurbaşkanı seçilerek aralıksız 30 yıl görev yaptı… Elbette 1973’deki Kıbrıs cumhuriyeti muavinliği görevini saymazsak… CTP geleneğinden gelen ve ikinci ekolü sembolize eden Mehmet Ali Talat 2005-2010 arasında görev yapmıştı. Bugünlerde tekrar CTP-BG’nin liderliğine geri dönmesi konusunda tartışmalar var...
CTP-BG’nin ilk turda yaşadığı seçim mağlubiyeti bir taraftan Talat’ın toparlayıcılığı öte taraftan da Akıncı’nın kazanmasının olası “teselli ikramiyesi”yle biraz daha kolay atlatılabilir… CTP-BG’nin olası erken seçimde sol cephede göreceli “Akıncı rüzgarı”ndan zemin kaybına uğraması ilk turdaki sol grupların TDP ile kuracakları düzeyli seçim ittifaklarına bağlıdır. Üçüncü ekolü UBP’de uzun yıllar genel başkanlık yapan ve 2010-2015 döneminde 3. cumhurbaşkanlığı görevini sürdüren Dr. Derviş Eroğlu temsil ediyor...
Eroğlu, Denktaş ekolü içerisinde kabul edilse bile, aslında parti temelli bir siyasal kariyere sahip olması hasebiyle farklı mektepten sayılması daha doğru olabilir. Uzun yıllar UBP’de genel başkan ve başbakanlık yaptığı zamanlarda Asil Nadir etkisiyleekonomide “altın dönem” yaşanmasında önemli rolü olmuş deneyimli bir siyaset ve devlet adamıdır... Olası bir erken seçimde UBP’nin de DPUG’nin de hızla ortak zeminde buluşmadığı ve yenilenmedikleri takdirde marjinalleşmeleri muhtemeldir. Yeni sağın çözüm söylemine sıcak ve liberal ekonomik modeli savunan bir çizgide buluşması gerekiyor…

4. ve son ekol: Mustafa Akıncı

Dördüncü ekolü ise pazar gün yapılan ve geniş bir halk desteğiyle seçilen Mustafa Akıncı temsil etmektedir. Akıncı aslında seçim döneminde de yazdığımız gibi sosyal demokrasinin önemli figürlerindendir. Öyle ki, yerel yönetim geçmişi de kendisine halka doğrudan ilişkilenmesinde önemli bir fırsat yaratmıştır. Farklı siyasal çizgilerdeki seçmenlere karşı geçmişten beri belli bir cazibe oluşturduğu biliniyor. Bu seçimde aldığı yüksek oyun temel sebeplerinden birisi de bu çizgisidir. Aslında 2003 seçimlerinde CTP’nin Birleşik Güçler açılımı ile Akıncı’nın Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) o günlerde halktan ciddi ilgi görmüş ve önemli bir seçmen kitlesini harekete geçirmişti. Lakin kitle rüzgarı daha çok Talat başkanlığındaki CTP-BG’nin arkasından esmekteydi... O günlerde Akıncı bir adım gerideydi... Seçimlerden 10 ay önce bağımsız adaylığını ilk açıklayan Akıncı uzun bir kampanya ile ikinci tura Eroğlu’ndan çok az farkla kalmayı başarmış ve CTP-BG’nin de kararlı desteğiyle 26 Nisan’daki ikinci turda yüksek bir ilgi görerek 4. cumhurbaşkanı seçilmiştir. Akıncı’nın görev yapacağı süre boyunca diğer iki cumhurbaşkanına göre partisinin muhtemel hükümet icraatlarından sorumlu tutulmayacak olması şimdilik önemli bir avantaj sayılabilir.

Sosyal demokrasi ve değişim vurgusu

Elbette Akıncı ilk turda TDP, BKP ve Baraka Grubu’nun desteğini almıştı... Dördüncü ekolün kaynağında sosyal demokrasi ve değişim vurgusu öteden beri hep vardır. Akıncı’nın ekol olmasının kökeninde merhum Ziya Rızkı, Alpay Durduran, merhum Burhan Nalbantoğlu, İsmail Bozkurt ve Önder Konuloğlu gibi sendika kökenli simaların da bulunduğunu hatırlamak lazım. Bu isimler arasında sosyal demokrasiyi bakış açısında her birinin farklı ve özgün tarza sahip oldukları söylenebilir… Bunlarla birlikte değişim olgusu sosyal demokrasiyi tek başına ekol yapmaz… Yerel yönetimlerde halka hizmet odaklı siyaset yapma biçimi de ekol olmanın tetikleyicisi olmuştur... Belediyecilik yıllarında Lefkoşa’nın ortak kanalizasyona kavuşmasında Rum mevkidaşıyla ilk projeyi savaşın hemen sonrasında sağlamayı başarması komşularla işbirliğine açık örnektir.
Kıbrıs konusunda kritik bir evredeyiz... Öyle ki 11 Şubat 2014 Eroğlu-Anastasiadis ortak açıklaması ve müzakerelerin belli bir yere gelmiş olması nedeniyle çözüm vurgusu ve referandum arzusu hız kazanabilir... Seçimlerde Akıncı kampanyasını her ne kadar Maraş odaklı yürütmüş olsa da mayıs ayının ikinci haftası başlayacak müzakerelerde global çözüm formatı yükselebilir... Maraş açılımı bir biçimde Ankara ile koordine edilmesi gereken boyutlar taşıdığı da açıktır. Akıncı, aslında, belediye başkanıyken Denktaş ile de yakından mesai yapan, sosyal demokrasiden beslenen ve UBP (Eroğlu) ile kurduğu koalisyonlardan 3 farklı kaynağı da tanıyor ve bir biçimde ekolüne bu anlayışların doğrularını da alabilir... Aslında hayal edildiğinde Kıbrıs sorunu “Akıncı ekolü”yle çözüme kavuşturulabilir... Bunun yaşama geçmesi elbette sadece Kıbrıs Türkleri ve Türkiye’nin istemesiyle değil Güney Kıbrıs liderliğinin de elini taşın altına koymasıyla mümkün olduğunu söylemek lazım… Henüz işin başındayız ve gelecek konusunda halkın beklentileri yüksek…

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!