Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay

03 May 2015, Sunday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Çok yeni tanıdığınız ama derin sohbet ettiğiniz birini kaybetmek insanın çok gücüne gidiyor… Kendisini çabucak anlatmak telaşındaydı… Ona kişisel hikayesini merak ettiğimi söylediğimde bana “Her şeyi yazdım” demişti;“Her şey kitaplarımda var, daha neyi merak ediyorsunuz?”
“Yazmadıklarınızı, ‘yazamadıklarınızı’” diye yanıtlamıştım… Buna manalı ve ermiş misali gülmüştü… Hemen kitaplarını okuyup okumadığını sormuştu… Bazılarını okuduğumu, bazılarını okumadığımı söylemiştim… Okumadıklarımı elime tutuşturdu. İlk görüşmemiz böyle başlamıştı. Sonra hastalandı. Onu ikinci ziyaretim hastanede olmuştu. Ömür Yılmaz ile gitmiştik. Eve çıktığında kendisine arka arkaya ziyaretlerim oldu… Tabii her gittiğimde hasta olmasına rağmen bir şeyler anlatmaya kendisini zorladı… Çok görüşme yapamadık; yeniden hastalandı… Bu sefer iş daha ciddiydi… Bir gün Nazım Topcan beni telefonda kendisiyle görüştürdü… Sesi çok iyi geliyordu. Ameliyata hazırlanıyordu. Ameliyatla ilgili bilgiler çok iyiydi. Lakin üç gün önce Nazım’dan gelen telefon kötü haberi verdi. Dr. Servet Sami Dedeçay artık aramızda değil…

Kıbrıs’ta ilkleri yapan kadın
Çok üretkendi ve aydın yalnızlığını o da yaşadı…Ürettikleri, yazdıkları Kıbrıs’la ilgiliydi… 1972’de kurduğu üniversite Lefkoşa Özel Türk Üniversitesiydi. Ne Rumlarda ne Türklerde böyle bir arayış henüz yoktu. Bu topraklarda ilk üniversiteyi kuran Dedeçay… Her yönüyle takdire şayan bir hayat sürdürdü…1976’da savaş sonrası ilk devlet başkanı seçimlerinde hem de kurucu cumhurbaşkanı karşısında ilk bağımsız kadın aday olarak yer aldı… Bunun önemini anlamak için 1970’li yıllardaki toplumsal ve siyasal kültürü düşünmek lazım… Öyle arkasında parti, devlet, dış destek, örgüt hiçbir şey yokken atıverdi toplumun önüne kendisini… Gerçek bir aydın duruşuyla sesini hiç kısmadı…Ürettiği her eseri yayınladı… Hastalanmadan önce Paris’te 1968’de yazdığı Doktora tezini yayınlamak için çalışıyordu… Kriminoloji(suç bilimi)üzerine doktorasını yaptı… Batı-Doğu Avrupa’daki hapishaneleri ziyaretler etti; mahkumlarla görüştü…Çok iyi bir tez yazdığına şüphe yok. Hemen akabinde Erzurum Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1968- 1972 yıllarında Erzurum’da görev yaptı. Erzurum’daki görevi sırasında da doktora sonrası çalışma olarak Türkiye’deki hapishaneleri inceledi, araştırdı. Doğu’dan başladı Batı’ya kadar hapishaneleri ve mahkûmları ziyaret etti ve çalışmasını tamamladı. O yıllarda ziyaret ettiği hapishanelerin bazılarının Kiliseden dönüştürülmüş yerler olduğunu söylemişti… Erzurum, Urfa, Diyarbakır, Bursa hapishanelerini tek tek ziyaret edip, mahkûmlarla görüşmeler yaptı. Kıbrıs’ın yetiştirdiği önemli bir bilim insanı Dr. Servet Sami Dedeçay, ardında 24 kitap bıraktı. Tütüncülükten kadın konusuna, balıkçılıktan hastanelere kadar birçok konuda eserler yayınladı…
Sahip çıkabildik mi?
Dedeçay’ı tanımak için çok zaman gerekiyordu… Maalesef hayat buna izin vermedi… Kendisini ülke ve toplum ne kadar biliyor? Uzun yıllardır ailesinin yakın desteğiyle ayakta duran bu güçlü isme sahip çıkamamış bir ülkeyiz. Bunun sebeplerini gerçekten araştırmak lazım… Bunun vicdani, psikoloij, kültürel, dinsel ve ideolojik birçok sebebi olduğunu hissediyorum… Değerlerine, insanlarına sahip çıkamayan bir ülkenin kendisi olmasını beklemek çok da gerçekçi değildir. Kendimiz olmayı başarmak değerlerimize sırt çevirerek değil; onları içimizde yükselterek, hissederek ve nihayetinde sahip çıkarak başarılacak bir şey. Ot gibi yaşamak istemiyorsak Dedeçay gibi isimlere sahip çıkalım… Öyle uzaktan seyrederek değil… Ciddi biçimde yaşatılması gereken işler yaptığını anlayarak, hissederek ve içselleştirerek yapalım… Ayıp oluyor… Bu denli “umursuz” ve insanına sırtını dönmüş bir cemaatin de münevverlerinin de işi “boru”…
Dr. Servet Sami Dedeçay’a Allah’tan rahmet ve tüm yakınlarına da başsağlığı diliyorum.

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!