Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Değişim! Ama nasıl?

06 May 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Siyasi değişim açısından Kıbrıslı Türkler ilginç bir dönemden geçiyor… Bir tarafta uzun yıllar bir biçimde rejimin, statükonun dışladığı ve sonrasında 2003- 2010 döneminde ve ardından 2013’den günümüze hükümet etmenin yarattığı olanaklarla serpilmiş CTP-BG kadrolarının yıpranmışlığı söz konusu. Öte yandan uzun yıllar hükümet etmiş ve 2010-2013’de halkın büyük tepkisini çekmiş UBP kadrolarının açmazı… Bu iki partinin dertleri ve sıkıntıları farklı olsa bile buluştukları esas konu, yenilenme ve vizyon oluşturma. Şimdi ilk bakışta Talat’ın liderliğe seçimsiz biçimde dönmesiyle CTP’nin bunu aşabileceği şeklinde bir algı oluşabilir… Bu durum siyasetten ve genel başkanlıktan ayrılarak eve çekilmiş ve sonrasında 2008’de parti başkanı olup 2009’da başbakan, 2010’da da Cumhurbaşkanı olan Eroğlu’na benzetilebilir… CTP’nin Talat liderliğinde böyle bir trend yakalaması mümkündür… Lakin bu CTP’de esas gerekli olan değişimi belli bir süre ertelemeye neden olabilir; hatta ilkesel yenilenmenin önünü bile tıkayabilir… Öyle ki bu değişim halk nezdinde ne denli kabul görecek o da muamma. CTP halkın önce erken seçimde, sonrasında yerel seçim ve anayasa referandumunda ve nihayet Cumhurbaşkanlığı seçimindeki mesajını eksik algılamış gibi bir intibaa yaratabilir. Buna ilişkin iç tartışmalar tam demokratik ve katılımcı yapılabildiği ölçüde süreç hız kazanabilir… Bu göstergelerle birlikte yapılacak Haziran Kurultayında hem parti meclisi hem de MYK’nın yenilenmesi önemli bir başlangıç olabilir. Salt genel başkan değişikliği mevcut genel başkanı “günah keçisi” ilan etmek gibi bir intibaya kolaylıkla yol açabilir. Bu da sorunu bütünsel bir yaklaşımla ele alınmamasını tetikleyebilir…    “Değişim” denince ne anlaşılıyor?
Değişim, tepeden tırnağa yenilenme ve ilkesel bir evrim diye anlaşılırsa bunu ilk yapabilecek örgütsel güce yine CTP sahiptir. Lakin anladığım kadarıyla CTP mesajın sadece vitrinde isim değişikliği şeklinde anlamaya daha yakın duruyor. Bunun halk ve seçmen nezdinde karşılığı yeterli görülmeyebilir. Dahası, CTP’deki lider değişikliği eskiye dönüş şeklinde algılanıp UBP’de bile bunun ters etkisi görülebilir. Hafta sonu ikinci Cumhurbaşkanı Talat 25 ilkeyle genel başkanlık yoluna ilk adımı attı. Bu kendi içinde değerli bir çıkış ve Talat’a büyük sorumluluk yükleyen bir yoldur. İnşallah Talat yaşanmakta olan süreci dışarıda kaldığı zamanlarda doğru okumuştur ve yerinde müdahalelerle CTP’de bir dinamizm ve toparlanma yaratabilir… Aslında ideal olan “genç” ve siyasette yıpranmamış vekillerin eş başkanlığında CTP’nin köklü bir değişime yelken açmasıdır… Bu bir bakıma federal bir çözüme de ayak uydurmanın önemli bir enstrümanı olabilir…
Sandıktan çıkacakları değişim belirleyecek
Doğrusu UBP’de durum çok daha vahimdir… Bunun son örneği Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görüldü ve bunu hem UBP hem de DP kolay atlatamayabilir. Özellikle iki partinin kadro açısından sıkıntıları büyüktür. Mevcut kadroların hemen hepsi yeni süreci anlayabilecek yetkinlikte ve derinlikte görünmüyorlar. Kısacası, UBP daha 2003’te yaşaması gereken fikri ve ilkesel yenilenmeyi bir türlü yapamadı… Yapılacak ilk seçimde “merkez-liberal” yeni bir parti dili-vizyonu-vitriniyle çözüme odaklı ortaya çıktığı anda DP baraj altında kalabilir; UBP ise ancak TDP gibi bir parti olmaya yetecek oy gücüne sahip olabilir. Bu durumda UBP yukarıda sözü edilen kimliğe odaklanıp yenilenme sağlayabilir mi? Mucize gibi görünse de kaçınılmaz olan budur. Şu anda UBP’de her vekil kendisini genel başkan adayı görüyor… Hiç biri de aynaya bakıp durumunu anlayacak bir yetkinlikte olmadığından aslında konuşmaya değer bir tablo UBP açısından bulunmamaktadır. Bu, durumun vahametini anlamaya yeter de artar bile…
Sol rüzgarı
Bu tabloda TDP ciddi bir sol zeminde Akıncı’nın rüzgarına kendisini bırakarak belli bir oy alma şansına sahiptir… Lakin TDP sadece “sol” içi bir ittifakla yetinmemeli aynı zamanda merkezdeki liberal seçmene de mesaj vermeli ve bunun için de vizyonuna derinlik kazandırmalıdır… İlkeli bir söylemle vizyonunu somutlaştırarak ve mümkünse vitrine eş başkan olarak güçlü bir kadın figür katarak değişime adres olabilir… TDP sol gruplar arasında sağlayacağı uzlaşma ve işbirliği zemini yanında yeni ve “bakir”(örneğin çevreci, kosmopolitan gençlik) alanlara açılmalı ve sosyal demokrasinin katılımcı ayağına hayat vermelidir. Bu yapıldığı oranda “medyan” seçmendeki konumunu güçlendirmek suretiyle “liberal-sağ/sol”da ama merkeze yakın duran önemli bir kesime de dokunmaya başlayabilir… Buna ilaveten siyasetin “temiz” söylemine dönük halkta var olan ilgiyi şu andaki göreceli siyasi tabloda en yakın görünen adres TDP’dir… Sonuçta “Kosmopolitan” bir şemsiye altında ve “yeni” merkez olma iddiasıyla yola çıkılabildiği ölçüde çekim gücü oluşturulabilir….

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Bedava yaşıyoruz bedava... 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!