Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

 

Bedava yaşıyoruz bedava...

13 May 2015, Wednesday    Yorum Yaz   Yazdır  

    

Bugün farklı bir konuya değinmek istiyorum… Öncelikle “hissi” biçimde 10 yıldan fazla bir zamandır kişisel olarak ne marketten ne de dışarıdan asla tavuk tüketmediğimi söylemeliyim...

Bu yılların yarısı Türkiye’de yarısı da Kıbrıs’ta geçmiştir... Bu kararımdaki haklılığımı birkaç gün önce işin uzmanlarından birisiyle konuşurken fark ettim…

Yediklerimizin içinde neler var?

Hayvan (özellikle tavuk) yemlerinde kullanılan etken madde antibiyotikler ve büyütme faktörü olan emtialar gelişigüzel kullanılmaktadır. Hayvan yemlerinin içerisine konan ve hayvanların erken büyümesini sağlayan çeşitli gıda takviyeleri denetimsiz ve hiçbir ölçü olmadan kullanılmaktadır. KKTC Gümrüğüne veya limanlarına gelen bu tür gıda takviyeleri herhangi bir tahlilden geçirilmeden serbest biçimde piyasaya çıkmaktadırlar.

Halbuki istense 24 saat içerisinde bu takviyelerin içerikleri tahlil yapılarak denetimden geçirilebilir. Lakin bu tür işlemler asla yapılmamaktadır. Örneğin Ayçiçek yağının PH derecesi ölçülebildiği gibi istense bu tür tahliller bu gıda takviyeleri için yapılabilir. Bu tahliller yapılmadan yetişkin ve özellikle çocuk beslenmesine bu tür gıda takviyelerinin ne gibi zararları olduğunu bilmeden bu gıda takviyeli hayvansal besinleri her gün sofralarımızda tüketiyoruz.

 

Erken büyüyen tavuklar, çığ gibi artan hastalıklar…

 

Halbuki bu tür ürünlerin ülke içine girişinin ve kullanımının belli bir denetim içerisinde yapılması şarttır. Özellikle Türkiye ve komşumuzda bu tür gıda takviyeleri analiz yapılmadan ülke içine asla alınmıyor. Dış ülkelerden ve Türkiye’den gelen hayvan yemlerinde kullanılan vitamin ve amino asitlerin torba üzerinde yazılan değerleriyle içindeki değerler çoğu zaman aynı değildir.

Böylesi durumda dahi hiçbir analiz ve tahlil yapılmadan bu tür katkı maddeleri ülke içine alınması çok vahim bir durumdur. Tehlikenin farkında mısınız? Torba üzerinde yazılan değerler ile torbanın içindeki katkı maddelerinin değerleri uyuşmadığında hayvanların bağışıklık sisteminde olumsuz etki yaratıyor. Bu durum ise doğal olarak bizlerin bağışıklık sistemi bozulmuş hayvanları tüketmemize ve bizlerin de bağışıklık sisteminin bozulmasına doğrudan etki edebiliyor.

Örneğin tavukların erken büyümesi için gıdalarına eklenen amoxycillin önce hayvanın, sonra da onu tüketen insanın bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Bilindiği gibi her antibiyotiğin verilme süresi ve bünyeden arındırılma zamanı vardır. Örneğin 5 gün tedavi uygulanıyorsa 5 gün de bünyeden arındırılması için zaman geçmesi gerekiyor. Bunun geçip geçmediği de pek denetlenmiyor. Elbette bu tür denetimler önce gümrüklerden sonra da marketlerdeki raflardan tavuklar alınarak tahlil yapılması da gerekmektedir. KKTC’de olanaksızlıklar yüzünden bu tahliller yapılamayabilir.

Lakin bunları Ankara’ya göndererek sonuçlandırmak 12 saatte olabiliyor. Bunların yanı sıra tedavi edici ve büyütme faktörü özelliği de olan Oxytetraciklin de ülkemizde gıda takviyeleri arasında kullanılmaktadır. Bunlarla birlikte ülkemizde yapılan hayvan besiciliğinde pozitif bir halden de söz etmek gerekmektedir. O da “Rendering” ürünlerinin hayvan besiciliğinde kullanılmamasıdır. Kısaca “Rendering” hayvanların kemik ve et atıklarının belli bir ısı derecesinde proteine dönüştürülme işlemidir. Bu iyi tarafımızdır.

 

Halkın sağlığını umursayan siyasetçi aranıyor!

 

Seçimlerde hiçbir aday ve parti ülkemizdeki kanser sorununa köklü çözüm getirmek için sosyal sorumluluk projelerini destekleyeceğini söylemedi. Lakin beslendiğimiz tavukların böylesi bir gıda takviyesiyle soframıza geldiği de bir gerçekliktir. Bunlar ne denli sorumsuz yaşadığımıza ilişkin somut örneklerden sadece birisidir. Bedava yaşıyoruz bedava… Hava bedava, su bedava tavuklar da bedava değil ama ucuz… Kanser dediğimiz illetin belki de sebeplerinden birisi de bu denli gıda takviyelerini tüketmemizden kaynaklanıyor… Üzerinde düşünmeye değer…

 

Yazarın Tüm Yazıları
“Mağusa Limanı, Limandır Liman!” 
“Çözüm” hapishanesi!    
Üniversiteler: “Bilim Rekabeti”nde neden yok?! 
Memleketin güzelliğini yaşamak… 
Darbelere karşı “Garpçı” duruş?!   
Eserler “eski,” Mağusa “aynı”: “Büyük sarnıç lağım kuyusu olmuş”! 
90’lı gençlerden mektup var! 
Son kuşağın adı: “Reddediyoruz”! 
Siyasete “cüzzam”ın16 nedeni! 
Ahalinin değişen algısı! 
Durum berraklaşır mı? 
Futbolcu destek, folklorcu köstek!.. 
“Sol”un“sivilleşme” çabası ve güvenlik güçleri 
“Seks kölesi” sicili 
Üçüncü Göz: 3 kez 
Her şerde bir hayır var! 
Darbelerin Gölgesinde Kıbrıs 
Kalkışma algısı... 
Duruma seyirci kalmamalıyız… 
Polislerimiz hâlâ reşit değil mi?! 
Kasis: Zihinsel bir Engeldir! 
“Yalakalığın milleti olmaz…” 
Ayrılma Şoku, AB ve Kıbrıs 
Britanya AB’den kopunca... 
Koordinasyon Ofisi?!    
Nerede bu gençler? 
Aile şirketleri ve kurumsallaşma 
Kapıları çözüme açmak 
Erhürman ve siyasette güven 
Anastasiadis’i bekleyen “rol” 
Türkiye Kökenli Yurttaşlar Güney’e neden geçemiyor? 
Cin şişeden çıkınca… 
Güney seçimleri ve çözüm 
Molozlarla iç içe yaşamak 
Ada Kronikleri: Demokrat Zihniyet için! 
Gündelik propaganda ve çözüm!  
Mevzu: Annan Referandumunun ertesi günü! 
Global Trendler ve YÖDAK  
CIA’nin Projeksiyonları ve Mehmet Diana… 
Üniversiteler ve “Kurumsallaşma”  
Ada’nın Gizli Kalmış Girişimcisi: Mehmet Diana 
“Güven Erozyonu” siyasetin kaderi mi? 
Yeni toplumsal dinamikleri anlamak 
Doğarken ağladı Statüko! 
Üniversite ve Etik! 
Siyaset yeniden şekillenirken!… 
Ekonomi nasıl yönetilmez? 
“Zihniyet Devrimi” ve Taksim Yürüyüşleri 
Akdeniz medeniyet projesi 
CHP halka neden gidemiyor? 
Bu yazıyı profesyonel siyasetçiler okumasın!  
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Neden 70 gün taksim sahasında yürüdüm? 
Antep’ten Kıbrıs’a ve Ortadoğu’ya bakış 
Üniversitelerin kurumsal güvenlik algısı… 
THY Kalkış Zamanlamasında 22’nci 
Dünya Kadınlar Gününe 2 Kala… 
“Bilim diplomasisi” ve küresel yüksek öğrenim 
Siyasetin “Yenisi” ve Toplumun “Temizi”! 
Anastasiadis’e açık mektup 
“Kurucu KKTC Başbakanı” Mustafa Çağatay: Protokol Krizi “Rivayet” mi? 
“Sevgililer Günü”nden üç gün sonra!... 
Federal Çözümde “İnsan” Kaynağı 
Çözüm ve “Garantörlük” tartışmaları 
Toplum olmak ya da olmamak!.. 
İki toplumlu koro ve çözüm! 
40 Adımda “Aşınan” Egemenlik!… 
Kıbrıs ve Davos 
Oturarak değil; yürüyerek ülkemizi anlamak… 
Cemaatin Travmatik Mottosu: “Dur Bakalım N’olcak?” 
“Cemaati çalan” kılıfını uydurur! 
Halk Odaklı Partilerin 6’ncısı: “Halkın” Partisi!.. 
Reform ve Referandum!... 
Dereboyundaki Kaldırımlar ve Kentlilik 
“Göç” ve “Kimlik”  
Yeni yıla girerken 45’lik CTP… 
“Özrün” en büyüğü zihniyette!... 
“Vekâleten” hayat ve “Şükran Ekonomisi” … 
Statükonun Anası!... 
Mehmet Rıfat Aras: “Birbirinizi adada nasıl ayırt edip öldürdünüz?!” 
Gazetecilik ve promosyon 
Kemal Köse: Bisikletin ruhunu biliyor!... 
“Evkaf’ın Su Meselesine Dönmek”!... 
Cari zihniyetin “Üç hali”!.. 
Enerji, Su ve Yumuşak Güç: Kıbrıs’a olası etkileri… 
“Marjinal” mi dediniz?! 
Suyun derinliğinin farkında mıyız? 
“Cumhurbaşkanı” şapkasını parti başkanı taşırsa! 
Federal hayatı yeşertecek kültür 
“Empati Müzesi”? 
“Akil İnsan”, “Aktif” siyasetçi olursa… 
Bisikletin Filozofu ŞAFURİ: Altay Ayrancıoğlu  
UBP kurultayının arifesinde… 
Korsan Morsan! 
“Barış” suyu, Akıncı ve Çanakkale 
Partiler ve Siyasi Türbülans 
Hayat: Gri’nin Tonlarıdır… 
Ülkemizin geleceğini nasıl kuracağız? 
Sakız Adasından “Baf Sakızı”na….  
“Kıbrıs’ta Barış” bal gibi engellenecektir! 
Yarın Bayram… 
1 Kasım Seçimleri ve “Kıbrıslı Türkler” 
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
Ada Fenomeni “Nisan Yağmuru” ve sosyal medya!  
“Barış” sahici olmaktan geçer… 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
Kuzey Kıbrıs “FailedState” mi? 
“Temiz Toplumu” Nerede Aramalı? 
“Temiz Toplum”, Statü Endişesi ve Prekarya… 
Mağusa yeniden gazi mi oldu? 
UBP nereye gidiyor? 
Önceliklerimize odaklanalım, çözüm ararken kaybolmayalım 
Yaseminlerin Öyküsü Yok?!… 
İnsan Kaçakçılığı ve “ABD Paradoksu” 
Kadın “ticareti” ve insan kaçakçılığı!  
“AKP-CHP Koalisyonu” ve Kıbrıs 
Demokrat Zihniyet! 
Siyaset uzlaşma işidir 
Savaş Hilton ve “Survivor”(*) 
Federal çözüm ve oryantasyon!.. 
Yüksek Öğrenim Platformu 
Siyaset ve “Halüsinasyon” 
Futbol Federasyonu ve YÖDAK 
“Üniversite Adası” olmaya yakın mıyız?  
Sahillere“haraç” barajı kurmayın! 
Türkiye’nin koalisyon seçenekleri ve Kıbrıs  
“Büyük insanlık” ve vicdan 
Federal çözüm felsefesi “ayrımcılığı” bitirir mi? 
Yüksek öğrenime bakış 
Akdeniz Federasyonu 
Türkiye’deki seçimler 
Güven İnşası ve “Redif Ordularının Tasfiyesi” 
Dinamik müzakere süreci 
“Omonia” Büyük Camia 
Klişeleri şiirle yargılamak: “Rumca küstüm, Türkçe kırıldım” 
Değişim! Ama nasıl? 
Giden bir değerin ardından: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Siyasi ekollerin son örneği! 
Annan Referandumu, 11 Yaşında ve “Statüko” 
Seçimin kaderi Pazar’a kaldı! 
Şantekler Kabare ve Bağımsızlık! 
Çözüme Halkın Güveni 
Adaylarda“Demokrasi” Kültürü 
Tepebaşı Spor Kulübü’nde konferans 
“Kurtarıcı” ararken kaybolmak! 
“Varoşha”nın seçimlerde dayanılmaz hafifliği ve çözüm! 
“FederatifSiz” “Çözümcüler”! 
Adayların müzakere stratejisi 
Siyasete damdan düşen federalist: Alpay Durduran! 
Çatlak mozaikte tango!.. 
Kendimizi ADA’yacağımız bir yaşam 
Anketler değerlendirilirse faydası yüksek! 
Kadının adı hâlâ yok 
20 Nisan ve Sonrası!? 
Köpeğinin bedeli kadar konuş! 
Başkanlık sistemine geçmişiz de haberimiz yok! 
Yeni moda köpek sevgisi ve getirdikleri 
Eskisi, yenisi, aynısı ve kendisi 
Yasemin dilinde “Adalılık” ! 
Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların söylemi: O iş “yaş”! 
“Elektrik Yüzü” Görmeyen Köylerimiz Var! 
Çipras’ın Kıbrıs ziyareti: Radikal tavır nerede?  
Adalılık: “Hayatı Maskesiz Yaşamak” 
Siriza kelebek etkisi yaratır mı? 
Üniversitelerin öncüsü ve ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı: Dr. Servet Sami Dedeçay 
Anastasiadis’in dili çözüldü! 
KKTC’nin kara kapılarındaki gülen yüzleri! 
Seçimler “Nisan 1955!”te yapılsaydı!... 
23 Asırlık Kent: Gazi Mağusa  
Ekonomik Kriz Önce Ahlakı Vurur! 
“Karikatürün Evliya Çelebisi”: Hüseyin Çakmak 
2014 takvimden düşerken… 
“Çağlayan” parkı Dereboyu’ndan büyüktür! 
Hakikatlerle yüzleşelim!  
“Dışardaki Tavuriler” 
“Vaat-sizlik” seçimi ve algı yönetimi 
“Kıbrıs bir Ada” mıdır? 
“Tramvay”dan önce toplu ulaşım düzeltilmeli! 
Bir “semptom” olarak “popülizm” 
Anayasa Referandumu: “Dersini Almış da Yapıyor Ezber!” 
Siyaset ve “Himaye”!